4. bölüm · Yanı Başımdaki

✨.2

Suzii .

O sırada kapı çaldı ve gelen Miraç eski sevgilim Selinle birbirimize bakıp kaldık "Senin ne işin var burda Miraç" "Müjgan yapamıyorum sensiz olmuyor işte ayrıldığım için bin pişmanım bi anlık bi hataydı telefonlarına ulaşamıyorum engelimi kaldır lütfen" tam da o anda abim geldi ve yüz ifadesinden anlaşıldığı üzere her şeyi duymuştu
"Abi açıklayabilirim gerçekten" "Senle sonra konuşcaz Müjgan önce şunun bir hesabını keseyim" iyi de abim niye bu kadar erken geldi ki saat daha 5 annemgil 7 gibi gelcez dedi "Sen karışma bi ben Müjganla konuşmaya geldim" bu çocuk ölmeyi bayılmak sanıyo galiba ya "Abi ben onunla konuşuyum bi gidicek o zaten lütfen" "Müjgan sen ka-" "Bak Müjgan doğru diyor konuşalım gidicem" "Öyle olsun bekliyorum burda" ısrar ediceğimi bildiği için abim üstelemedi fakat yüzünde bariz bir hayalkırıklığı oldu.

Miraç'ı nasıl kapının önüne çıkardığımı bilemedim bu çocuğun derdi neydi ayrılalım dedi tamam dedim sonra kapıma gelip barışmak istiyor. "Miraç git burdan seni dinlemek istemiyorum rezil etme beni mahalleye" "Müjgan olmuyo diyorum sensiz anlamıyor musun seviyorum seni" bi an da kolumu sıkmasıyla kendimi geri çekmeye çalıştım ama olmadı ne yaptığını sanıyodu bu salak tam elimi kaldırmış bi tane yapıştırcakken abim geldi "Lan ben sana demedim mi sabah ne işin var buralarda dedim de ev bakıyorum demedin mi sen bana kardeşimin yanında ne işin var senin sabah da anladım niyetini ben senin ama sen öyle diyince yanlış anladım herhalde dedim ama bir daha seni bu mahallede bu kızın etrafında görürsem sonun kötü biter" demek ki abim o yüzden bana mesaj atmıştı sabah bende diyorum kendi kendime ne alaka görünce yüzüme bile bakmayan konuşunca tersleyen abim niye mesaj attı diyodum "Bak Tufan ben bu kızla barışmadan gitmem gerekirse sana sabah dediğim gibi burdan bir evde tutarım ki annemgilde bu mahallede gerekirse Müjgan için annemgilin yanınada yerleşirim ama yinede vazgeçmem"
Bu gerizekalı ne olsun istiyor acaba rezil etti beni mahalleye tam bir şey diycekken Eren'i gördüm sokağın başında "Miraç git hadi Eren geliyor sonra gerekirse konuşuruz" Miraç tamam diyip gitti ama abimi susturabilene aşk olsun "Ne sonra konuşması Müjgan sen istemiyorum demedin mi"
"Hâlâ istemiyorum öyle demesem gitmezdi sen de anla beni" "Öyle olsun gülüm" ben eve çıkıcak diye beklerken eve gelmeden kahveye gitti Eren onu görünce o da peşinden gitti .

Ben eve çıktım Selinle birlikte sofrayı kurmaya başladık "Müjgan bu çocuğun derdi ne bitmesin diye o kadar uğraştın sonra sen vazgeçince gelip sana pişmanım diyor eve gelmeler falan" bi süre sessiz kaldım "Bilmiyorum Selo ama abimin öğrenmesi hiç iyi olmadı iyi ki annemler evde yoktu" bi de orası vardı annemgilde evde olsaydı naneyi yemiştim.

TUFAN'DAN

Uzun zamandır Müjgandan kaçıyordum içim de ona karşı kardeşlikten fazla bir duygu vardı ne kadar dayımın kızıda olsa bana o gözle bakmıycağınıda bilsem ama kendime engel olamıyordum. Günlerim bir şekilde geçiyordu ama kahveye gittiğim vakitler dakikalar bir azap gibi geliyordu çoğunlukla yazın balkonundaydı. Bende elimde olduğunca kahveye gitmeye çalışırdım sırf onu görebilmek için ilk başlarda kendime kızıp bu sevdadan kendimi vazgeçirmeye çalışsamda beceremedim kalbime söz geçiremedim.

Günlerden yine bir gün kahveye giderken sokağın köşesinde Müjgan'ı gördüm tek değildi ama yanında bir lavuk vardı sarıldılar Müjgan'ı öptü Müjgan'da onu öptü başımdan aşağı kaynar sular döküldü başkasını seviyordu başkası için atıyordu kalbi o lavuğa güldüğü gibi hiç bir zaman gülmedi bana gerçi beni abisi olarak görüyordu nasıl o gözle baksın ki aptallık bende yanlarına gitmek istedim hesap sormak istedim ama gidemedim olduğum yere çakılıp kaldım resmen. Oldukları yere doğru hareket ederken Müjgan aşağı tarafa doğru gitti elinde buketle o lavukta kahveye doğru yürümeye başladı yaklaştıkça anladım ki o lavuk Miraç'dı bizim Aysel Teyze'nin oğlu eyvallah çocuğu tanıdığımız kadarıyla düzgün biriydi ama ne kadar düzgün olursa olsun onları öyle gördüm ya sanki biri yüreğime bir hançer sapladı kalbim öyle sızladı canım öyle yandı.

O günün üstünden 1 yıl geçti ben o günden sonra resmen Müjgan'a düşman kesildim hiç konuşmamaya başladım ilk başlarda bu tavırlarımı garipsedi ama bi gün yine bize geldiği zaman "sevgilisi var herhalde kız benden rahatsız olduğu için böyle yapıyor" dediğini duydum ardından mutfağa girdim ama sanki ben hiç mutfağa girmemişim gibi konuşmaya devam etti.
Benim gözüm senden başkasını görmüyor ki sevgili yapıyım be gülüm.

Bu akşam yengem bizi yemeğe davet etmişti ben yine kahvede oturuyodum bizim çocuklarla Mert beni dürtünce kendime geldim Miraç itini gösterdi bana "Yiğit abigilin eve mi bakıyor o" dedi "Anlarız şimdi" Miraç'ın yanına gittim "Hayırdır aslanım amcamgilin evle bir derdin mi var" "Estağfurullah Tufan kendime ev alıcamda ev bakıyodum yanlış anlamışsın sen" bi şey demeden içeri girdim biraz içerde oturunca sigara içmeye çıktım birazdan Mert gelince benim arabayla çarşıya gitcektik arabayla beni gelip aldı biz tam gidicekken durdurdum. Müjgan çamaşır asmaya balkona çıkmıştı Miraç iti hala dayımgilin eve bakıyodu tamda Müjgan'a . Bende Müjgan'a mesaj attım

Siz: Hava biraz soğudu gibi gülüm üzerine bir şey al istersen

Gülüm : Tamam abi birazdan içeri girerim zaten

Elindeki işi bırakıp hemen mesajıma bakması hoşuma gitmişti. Biraz daha bekleyip çarşıya gittim işim bitince eve döndüm Selin dışarı çıkmak için hazırlanıyordu yine nereye gidiyodu acaba. "Hayırdır Selo" "Market yapıp Müjgangile geçicem abi " "Ben yaparım marketi" bi şeyler dedi ama dinlemeden gittim marketi yapıp bıraktım eve sonra işe geçtim . Akşama doğru dükkanda işler hafifleyince çıktım Miraç hala dayımgilin evin oralardaydı binaya doğru yürümeye başladı bu çocuk dayak istiyordu benden gerçekten. Tamam hâlâ sevgili olabilirler ama bu kadarı fazlaydı.

Duyduklarımla sevinsem mi üzülsem mi bilemedim ayrılmışlardı demek ki Müjgan'ın etrafta o kadar bitik bir şekilde dolaşmasının sebebi buydu.

Evet arkadaşlarrrr bir bölümün daha sonuna geldik umarım beğenirsiniz lütfen kalbe basmayı unutmayalımm
Sevgiyle kalınnnnnn