12. bölüm / 15
Yalanın Bize Ait TarafıBölüm 12 - Sahte İmza
Bölümler 15Şu an: Bölüm 12 - Sahte İmza
- 1 Bölüm 1 - Herkesin Bildiği Yalan1.123 kelime
- 2 Bölüm 2 - Kurallarımız Var1.001 kelime
- 3 Bölüm 3 - Rolünü Fazla İyi Oynuyorsun1.007 kelime
- 4 Bölüm 4 - Kıskanmak Yasaktı999 kelime
- 5 Bölüm 5 - Sesini Tanıyorum862 kelime
- 6 Bölüm 6 - Bir Kez Daha Yalan Söyle1.037 kelime
- 7 Bölüm 7 - Bizi Kim İzliyor?1.032 kelime
- 8 Bölüm 8 - Verdiğin Söz903 kelime
- 9 Bölüm 9 - Eski Çocuk Parkı949 kelime
- 10 Bölüm 10 - Beni Senden Kim Aldı?905 kelime
- 11 Bölüm 11 - Aileden Kalan Sırlar976 kelime
- 12 Bölüm 12 - Sahte İmza1.014 kelime · Okuduğun bölüm
- 13 bölüm 13 - Ölü Bir Adamın Gölgesi1.118 kelime
- 14 Bölüm 14 - Saklanan Kişi972 kelime
- 15 Bölüm 15 - Bazı Yalanlar Daha Gerçektir1.356 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Elliot, telefon ekranındaki belgeye bakarken Adrian'ın elini bıraktığını fark etmedi.
Belgenin altındaki isim, ikisinin de bildiği bir isme aitti.
Adrian Blackwood.
Elliot: Bunun gerçek olmadığını nasıl biliyorsun?
Adrian: Çünkü o yaşta böyle bir belgeyi imzalamadım.
Elliot: Kaç yaşındaydın?
Adrian: On bir.
Elliot: Belki sana imzalattılar.
Adrian: Elliot, on bir yaşındaki bir çocuğun böyle bir belgeye imza atmasıyla bir şeyi teslim etmesi aynı şey değil.
Elliot: Biliyorum, sadece anlamaya çalışıyorum.
Adrian: Bu belgeyi daha önce hiç görmedim.
Elliot: Peki imza neden senin adına?
Adrian cevap vermedi.
Çünkü kendisi de aynı soruyu soruyordu.
Adrian telefonu büyütüp belgenin alt kısmına baktı.
İmzanın yanında küçük bir mühür vardı.
Adrian: Bu mühür…
Elliot: Ne olmuş?
Adrian: Babamın çalıştığı şirketin mührü.
Elliot: Şirket hâlâ var mı?
Adrian: Var ama yıllardır yönetim değişti.
Elliot: O zaman oradan başlayabiliriz.
Adrian: Bir şirket arşivine nasıl ulaşacağız?
Elliot: Sen hukuk öğrencisisin, ben de iletişim öğrencisiyim.
Adrian ona baktı.
Elliot: Sen belgeleri incelersin, ben insanlarla konuşurum.
Adrian: Bu kadar kolay olmayacak.
Elliot: Zaten kolay olsaydı The Blacklist bize bulmaca göndermek yerine doğrudan cevap verirdi.
Adrian istemeden gülümsedi.
Elliot: İşte bu. Biraz daha gülümse, belki beynin daha iyi çalışır.
Adrian: Senin yanında beynimin çalıştığından emin değilim.
Elliot birkaç saniye ona baktı.
Elliot: Bu bir iltifat mıydı?
Adrian: Hayır.
Elliot: Ben iltifat olarak kabul ediyorum.
Adrian başını iki yana salladı ama yüzündeki gülümseme kaybolmadı.
Ertesi sabah Adrian, babasının eski evraklarının bulunduğu aile arşivine erişmek için ailesini aradı.
Telefonu babasının avukatı açtı.
Avukat: Adrian, uzun zamandır aramamıştın.
Adrian: Babamın kaybolduğu döneme ait belgeleri incelemem gerekiyor.
Avukatın sesi aniden ciddileşti.
Avukat: Bu konuyu neden şimdi açıyorsun?
Adrian: Çünkü babamın kaybolmasıyla ilgili bir belge buldum.
Avukat: Nereden buldun?
Adrian: Bu önemli değil.
Avukat: Adrian, bazı dosyalar yıllar önce kapatıldı.
Adrian: Kapatılmış olmaları, cevapların ortadan kaybolduğu anlamına gelmiyor.
Avukat bir süre sustu.
Avukat: Bugün saat dörtte ofisime gel.
Adrian: Belgeleri görebilecek miyim?
Avukat: Önce ne bulduğunu görmek istiyorum.
Adrian: Anlaştık.
Telefon kapandığında Elliot, karşısındaki sandalyede oturuyordu.
Elliot: Bir şey öğrendin mi?
Adrian: Saat dörtte babamın eski avukatıyla görüşeceğiz.
Elliot: Birlikte mi?
Adrian: Evet.
Elliot: Emin misin?
Adrian: Bu olayın senin ailenle de ilgisi var.
Elliot: Ya avukat benim gelmemi istemezse?
Adrian: O zaman dışarıda beklersin.
Elliot ona boş boş baktı.
Elliot: Gerçekten mi?
Adrian: Şaka yapıyorum.
Elliot: Adrian Blackwood şaka yaptı. Bugün tarihî bir gün.
Adrian: Bir daha yapmam.
Elliot: Hayır, devam et. Gelişimini destekliyorum.
Adrian güldü.
Elliot'ın bakışları bir an onun yüzünde kaldı.
Sonra Elliot, sanki kendisini yakalamış gibi hızla çantasını açtı.
Elliot: Neyse, saat dörde kadar yapacak işlerimiz var.
Adrian onun gülümsemesini gördü ama üzerine gitmedi.
Saat dörtte avukatın ofisine ulaştılar.
Yaşlı adam onları küçük bir toplantı odasına aldı ve kapıyı kapattı.
Avukat: Adrian, sana gösterebileceğim belgeler sınırlı.
Adrian: Neden?
Avukat: Çünkü babanın kaybolduğu geceyle ilgili bazı kayıtlar resmî soruşturmanın parçasıydı.
Elliot: Peki soruşturma ne zaman sona erdi?
Avukat Elliot'a baktı.
Avukat: Sen kimsin?
Elliot: Elliot Hayes.
Avukatın yüzü değişti.
Bu küçük değişim Adrian'ın gözünden kaçmadı.
Adrian: Onu tanıyor musunuz?
Avukat: Aileni tanıyordum.
Elliot: O zaman bana neden ailemin Adrian'ın babasının kaybolmasıyla bağlantılı olduğunu söylemediniz?
Avukat: Çünkü bunu kesin olarak bilmiyorum.
Elliot: Herkes aynı şeyi söylüyor ama kimse bir şey bilmiyor.
Avukat çekmecesinden ince bir dosya çıkardı.
Avukat: Bu, babanın kaybolduğu geceye ait kayıtların bir kopyası.
Adrian dosyayı açtı.
İçinde birkaç tutanak, tarih ve isim listesi vardı.
Adrian: Burada babamın şirketinden çıkarılan bir belge görünüyor.
Avukat: Evet.
Adrian: Teslim eden kişi olarak benim adım yazılmış.
Avukat: Bunu daha önce görmedim.
Elliot: Peki imza?
Avukat: İmza gerçek olabilir ama belgenin altına ne zaman atıldığını bu kopyadan anlayamayız.
Adrian: Yani biri benim imzamı kullanmış olabilir.
Avukat: Evet, bu ihtimal var.
Elliot: Belgeyi kimin teslim aldığını biliyor musunuz?
Avukat dosyanın son sayfasını çevirdi.
Avukat: Kayıtlarda teslim alan kişinin adı yok.
Adrian: Nasıl yani?
Avukat: Sadece bir kod var.
Elliot sayfaya eğildi.
Elliot: Burada yazan ne?
Avukat: N-17.
Adrian'ın yüzü gerildi.
Elliot: Bu kod size bir şey ifade ediyor mu?
Avukat: O dönemde bazı belgeler bu şekilde arşivlenirdi.
Adrian: N-17'nin kime ait olduğunu bulabilir miyiz?
Avukat: Eski kayıt defterleri hâlâ arşivdeyse, belki.
Elliot: Nerede?
Avukat: Şirketin eski binasında.
Adrian dosyayı kapattı.
Adrian: Oraya gideceğiz.
Tam ayağa kalkacakları sırada avukat yeniden konuştu.
Avukat: Adrian, bir şey daha var.
Adrian: Nedir?
Avukat: Baban kaybolmadan birkaç gün önce seni görmek istemişti.
Adrian'ın yüzü dondu.
Adrian: Bana hiçbir şey söylemedi.
Avukat: Çünkü sana ulaşamadı.
Adrian: Neden?
Avukat gözlerini Elliot'a çevirdi.
Avukat: O gün seninle görüşmesini engelleyen kişi, Elliot'ın ailesinden biriydi.
Elliot'ın kalbi hızlandı.
Elliot: Babam mı?
Avukat: Bunu söyleyemem.
Elliot: Ama biliyorsunuz.
Avukat: Bildiğim şey, o görüşmenin gerçekleşmediği ve sonrasında her şeyin değiştiği.
Adrian yavaşça ayağa kalktı.
Adrian: Bunu neden daha önce anlatmadınız?
Avukat: Çünkü o zamanlar seni korumaya çalışıyordum.
Adrian: Herkes bizi korumaya çalışmış. Sonunda ikimiz de birbirimizi kaybetmişiz.
Avukat cevap vermedi.
Ofisten çıktıklarında Elliot, Adrian'ın yanında sessizce yürüdü.
Elliot: Sana bir şey sorabilir miyim?
Adrian: Sor.
Elliot: Eğer babam gerçekten senin babanla görüşmesini engellediyse, bana hâlâ güvenebilir misin?
Adrian yürümeyi bıraktı.
Adrian: Sen babanın yaptığı her şeyden sorumlu değilsin.
Elliot: Ama ailem yüzünden hayatında bir şeyler kaybetmiş olabilirsin.
Adrian: Seni kaybettiğimi sandım. Bu yeterince kötüydü.
Elliot'ın gözleri Adrian'ın yüzünde kaldı.
Elliot: Şimdi ne düşünüyorsun?
Adrian: Şimdi seni yeniden bulduğumu düşünüyorum.
Elliot bir adım yaklaştı.
Elliot: Ya geçmişimiz düşündüğümüzden daha kötü çıkarsa?
Adrian: O zaman gerçeği birlikte öğreniriz.
Elliot: Ve birbirimize yalan söylemeyiz.
Adrian: Ve birbirimize yalan söylemeyiz.
Elliot elini uzattı.
Adrian tuttu.
Bir süre öylece kaldılar.
Elliot, Adrian'a biraz daha yaklaşmayı düşündü ama ikisi de henüz söyleyemedikleri şeylerin ağırlığını taşıyordu.
Bu yüzden yalnızca elini biraz daha sıkı tuttu.
O sırada Adrian'ın telefonu titredi.
The Blacklist'ten yeni bir mesaj gelmişti.
Mesajda tek bir dosya vardı.
Adrian dosyayı açtı.
Eski bir güvenlik kamerası kaydıydı.
Görüntüde, yıllar önceki şirket binasının girişinde iki kişi görünüyordu.
Biri Elliot'ın babasıydı.
Diğeri ise çocuk yaşta Adrian'dı.
Elliot ekrana yaklaştı.
Elliot: Bu gerçekten sen misin?
Adrian: Evet ama o gün orada olduğumu hatırlamıyorum.
Görüntüde küçük Adrian, elindeki dosyayı bir yetişkine uzatıyordu.
Yetişkin dosyayı aldıktan sonra kameraya dönüp yüzünü gösterdi.
Elliot'ın gözleri büyüdü.
Elliot: Hayır…
Adrian: Ne oldu?
Elliot'ın sesi titredi.
Elliot: Bu adamı tanıyorum.
Adrian: Kim o?
Elliot ekrandan gözlerini ayıramadı.
Elliot: Annemin yıllardır öldüğünü söylediği adam.
Kayıt tam o anda sona erdi.
Bölüm etkileşimi
