11. bölüm / 15
Yalanın Bize Ait TarafıBölüm 11 - Aileden Kalan Sırlar
Bölümler 15Şu an: Bölüm 11 - Aileden Kalan Sırlar
- 1 Bölüm 1 - Herkesin Bildiği Yalan1.123 kelime
- 2 Bölüm 2 - Kurallarımız Var1.001 kelime
- 3 Bölüm 3 - Rolünü Fazla İyi Oynuyorsun1.007 kelime
- 4 Bölüm 4 - Kıskanmak Yasaktı999 kelime
- 5 Bölüm 5 - Sesini Tanıyorum862 kelime
- 6 Bölüm 6 - Bir Kez Daha Yalan Söyle1.037 kelime
- 7 Bölüm 7 - Bizi Kim İzliyor?1.032 kelime
- 8 Bölüm 8 - Verdiğin Söz903 kelime
- 9 Bölüm 9 - Eski Çocuk Parkı949 kelime
- 10 Bölüm 10 - Beni Senden Kim Aldı?905 kelime
- 11 Bölüm 11 - Aileden Kalan Sırlar976 kelime · Okuduğun bölüm
- 12 Bölüm 12 - Sahte İmza1.014 kelime
- 13 bölüm 13 - Ölü Bir Adamın Gölgesi1.118 kelime
- 14 Bölüm 14 - Saklanan Kişi972 kelime
- 15 Bölüm 15 - Bazı Yalanlar Daha Gerçektir1.356 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Elliot, annesinin son cümlesinden sonra birkaç saniye boyunca konuşamadı.
Elliot: Ne demek istiyorsun?
Annesi: Elliot, eve gelmeni istiyorum.
Elliot: Hayır, önce bana Adrian'ın başına ne geldiğini anlatacaksın.
Annesi: Bunu telefonda konuşamayız.
Elliot: Yıllardır çocukluğumla ilgili hiçbir soruma cevap vermedin, şimdi de aynı şeyi yapıyorsun.
Annesi: Lütfen, eve gel.
Elliot: Adrian'a ne oldu?
Annesi: Bizim yüzümüzden hayatından birini kaybetti.
Elliot'ın nefesi kesildi.
Elliot: Kimi?
Annesi: Eve geldiğinde anlatacağım.
Elliot: Anne—
Annesi: Elliot, ne olur.
Telefon kapandığında Elliot'ın eli hâlâ kulağındaydı.
Adrian karşısında durmuş, yüzündeki her değişimi dikkatle izliyordu.
Adrian: Ne söyledi?
Elliot telefonu cebine koydu.
Elliot: Eve gitmemi istiyor.
Adrian: Gidecek misin?
Elliot: Evet.
Adrian başını salladı ama Elliot onun yüzündeki gerginliği fark etti.
Elliot: Bana ne söylemediğini düşünüyorsun?
Adrian: Bilmiyorum.
Elliot: Adrian.
Adrian: Annenin söyledikleri seni korkuttuysa, yalnız gitmek zorunda değilsin.
Elliot: Benimle gelmeni yasakladı.
Adrian: Ben de annene itaat etmek zorunda değilim.
Elliot istemeden gülümsedi.
Elliot: Bazen gerçekten dayanılmazsın.
Adrian: Bunu daha önce de söylemiştin.
Elliot'ın gülümsemesi yavaşça kayboldu.
Elliot: Keşke o günleri hatırlayabilseydim.
Adrian: Ben de.
Elliot birkaç saniye düşündü, ardından Adrian'ın elini tuttu.
Elliot: Bu kez benden uzaklaşma.
Adrian parmaklarını onun eline geçirdi.
Adrian: Sen de benden bir şey saklama.
Elliot: Anlaştık.
Birbirlerine verdikleri sözün ne kadar zor sınanacağını ikisi de henüz bilmiyordu.
Elliot eve vardığında annesini oturma odasında beklerken buldu.
Masada eski bir fotoğraf albümü, birkaç belge ve yıllardır açılmamış gibi duran küçük bir zarf vardı.
Annesi, Elliot'ı görünce ayağa kalktı.
Anne: Gel, otur.
Elliot: Oturmak istemiyorum.
Anne: Elliot, lütfen.
Elliot: Adrian'ın başına ne geldiğini anlat.
Annesi derin bir nefes aldı ve albümü açtı.
İlk sayfada Elliot'ın çocukluk fotoğrafları vardı.
Bir doğum günü, bir bahçe, birkaç aile gezisi…
Sonra Adrian'la çekilmiş fotoğraflar başladı.
Elliot: Bunları neden sakladın?
Anne: Çünkü o dönemi geride bırakmamız gerektiğini düşündüm.
Elliot: Kimin için?
Annesi cevap vermedi.
Elliot: Benim için mi, yoksa kendin için mi?
Anne: İkimiz için de.
Elliot: Ben çocukken Adrian'la arkadaştım.
Anne: Sadece arkadaş değildiniz.
Elliot'ın kalbi hızlandı.
Elliot: Ne demek bu?
Anne: Birbirinize çok bağlıydınız. Her gün birlikteydiniz ve birbirinize verdiğiniz sözleri çok ciddiye alırdınız.
Elliot: Bunu biraz hatırlıyorum.
Annesi fotoğraflardan birini çıkardı.
Fotoğrafta Adrian ve Elliot, kırmızı salıncağın önünde yan yana duruyordu.
Anne: Taşınacağımız gün, Adrian seni görmek için parka gelmişti.
Elliot: Bunu biliyorum.
Anne: Ama sen onunla vedalaşamadın.
Elliot'ın yüzü gerildi.
Elliot: Çünkü biri beni götürdü.
Annesi gözlerini kapattı.
Elliot: Kimdi o?
Anne: Ben.
Odanın içindeki sessizlik ağırlaştı.
Elliot bir adım geriledi.
Elliot: Sen mi?
Anne: Evet.
Elliot: Neden?
Anne: Çünkü babanla ciddi sorunlar yaşıyorduk. Taşınmak zorundaydık ve Adrian'ın ailesiyle aramızda da bir anlaşmazlık çıkmıştı.
Elliot: Ne anlaşmazlığı?
Anne: Babası, bazı şeyleri öğrenmememiz gerektiğini söylüyordu. Bizim ailemizin yaptığı bir hata yüzünden onun ailesi çok zor durumda kalmıştı.
Elliot: Hangi hata?
Annesi albümü kapattı.
Anne: Baban, Adrian'ın ailesine ait bir belgeyi başkalarına vermişti.
Elliot: Nasıl bir belge?
Anne: Bilmiyorum. Bana hiçbir zaman bütün ayrıntıları anlatmadı.
Elliot: Ama Adrian'ın hayatı değişti.
Anne: Evet.
Elliot: Ne oldu ona?
Annesinin gözleri doldu.
Anne: O gece, Adrian'ın babasıyla büyük bir tartışma yaşandı. Sonrasında babası ortadan kayboldu.
Elliot donakaldı.
Elliot: Adrian'ın babası kayıp mı?
Anne: Evet. O zamandan beri ondan haber alınamadı.
Elliot: Adrian bunu biliyor mu?
Anne: Elbette biliyor.
Elliot: Peki neden benim ailemden sorumlu tutulsun?
Anne: Çünkü babanın verdiği belge, Adrian'ın babasının hayatını tehlikeye sokmuş olabilir.
Elliot başını iki yana salladı.
Elliot: Olabilir mi? Sen bile ne olduğunu bilmiyorsun.
Anne: Bildiğim tek şey, o gece yaşananlardan sonra ailelerimizin birbirinden uzaklaştığı.
Elliot: Ve beni Adrian'dan uzaklaştırdın.
Anne: Seni korumak istedim.
Elliot: Beni korumak için en yakın arkadaşımı kaybetmeme neden oldun.
Anne: Elliot…
Elliot: Hayır, anne. Bütün çocukluğum boyunca bir şeylerin eksik olduğunu hissettim. Bana nedenini söylemedin. Adrian'ın beni aradığını biliyor muydun?
Annesi gözlerini kaçırdı.
Elliot: Biliyordun, değil mi?
Anne: Birkaç kez evimize gelmeye çalıştı.
Elliot'ın boğazı düğümlendi.
Elliot: Onu gördün mü?
Anne: Evet.
Elliot: Peki ona ne söyledin?
Annesinin sesi neredeyse duyulmayacak kadar kısıldı.
Anne: Bir daha seni aramamasını söyledim.
Elliot evden çıktığında hava kararmıştı.
Adrian'a her şeyi anlatmak istiyordu ama hangi cümleden başlayacağını bilmiyordu.
Telefonunu açıp onu aradı.
Adrian: Elliot?
Elliot: Neredesin?
Adrian: Kütüphaneden çıktım. Neden?
Elliot: Seni görmem gerekiyor.
Adrian: Bir şey mi oldu?
Elliot: Evet.
Kısa bir sessizlik oldu.
Adrian: Geliyorum.
Elliot telefonu kapattı ve evinin yakınındaki küçük parkta beklemeye başladı.
Adrian geldiğinde Elliot'ın yüzünü görünce soru sormadan yanına oturdu.
Adrian: Anlat.
Elliot ellerini birbirine kenetledi.
Elliot: Çocukken seni benden annem uzaklaştırmış.
Adrian'ın yüzündeki ifade sertleşti.
Elliot: Taşındığımız gün beni parktan alıp götürmüş. Seninle vedalaşmama izin vermemiş.
Adrian: Bunu neden yapmış?
Elliot: Ailelerimiz arasında bir sorun varmış. Babamın, senin ailene ait bir belgeyi başkalarına verdiğini söyledi.
Adrian'ın bakışları uzaklara kaydı.
Adrian: Babamın kaybolduğu gece…
Elliot: Evet. O geceyle bağlantılı olabileceğini düşünüyor.
Adrian ayağa kalktı.
Adrian: Bana yıllardır bunu anlatmadılar.
Elliot: Annen de her şeyi bilmiyor.
Adrian: Ama senin benden uzaklaştırıldığını biliyordu.
Elliot: Evet.
Adrian ellerini cebine soktu ve başını eğdi.
Adrian: Seni aradığımda annen bana kapıyı kapatmıştı.
Elliot'ın gözleri doldu.
Elliot: Üzgünüm.
Adrian: Senin suçun değil.
Elliot: Ama sen yıllarca beni terk ettiğimi düşündün.
Adrian ona döndü.
Adrian: Artık öyle düşünmüyorum.
Elliot: Bana kızgın değil misin?
Adrian: Sana değil.
Elliot: Peki kime?
Adrian'ın cevabı gecikmedi.
Adrian: Bizi birbirimizden ayıran herkese.
Elliot yavaşça onun yanına yaklaştı.
Elliot: Adrian, ben seni yeniden tanımak istiyorum.
Adrian'ın bakışları yumuşadı.
Adrian: Ben de seni.
Elliot: Geçmişimiz ne olursa olsun.
Adrian: Geçmişimiz ne olursa olsun.
Adrian elini uzattı ve Elliot'ın parmaklarını tuttu.
Elliot başını onun omzuna yasladı.
İlk kez, geçmişleri hakkında öğrendikleri bir şey onları birbirinden uzaklaştırmak yerine birbirlerine yaklaştırmıştı.
Ama bu huzur uzun sürmedi.
Adrian'ın telefonu titredi.
The Blacklist'ten yeni bir mesaj gelmişti.
Adrian mesajı açtı ve Elliot'a gösterdi.
“Annen sana gerçeğin yalnızca yarısını anlattı.”
Altında bir belge fotoğrafı vardı.
Belgenin üzerinde Adrian'ın babasının imzası ve Elliot'ın babasının adı görünüyordu.
En alt satırda ise tek bir cümle yazıyordu.
“Teslim eden kişi: Adrian Blackwood.”
Elliot ekrana baktı.
Sonra yavaşça Adrian'a döndü.
Elliot: Bu ne demek?
Adrian'ın yüzündeki ifade değişti.
Adrian: Bu imkânsız.
Elliot: Adrian…
Adrian: Ben o belgeyi hiç görmedim.
Bölüm etkileşimi
