6. bölüm / 5
UYANIŞBÖLÜM 4 – EĞİTİM
Bölümler 5Şu an: BÖLÜM 4 – EĞİTİM
- 1 Bölüm 1304 kelime
- 2 Bölüm 2386 kelime
- 3 Bölüm 3397 kelime
- 4 ..Karekterler..152 kelime
- 5 BÖLÜM 4 – EĞİTİM482 kelime · Okuduğun bölüm
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Akademi sandığından daha sessizdi Umay’ın.
Ama bu sessizlik boş değildi. İzleyen, tartan, bekleyen bir sessizlikti.
Kapıdan girer girmez göğsünde hissetti.
Hava ağırdı. Sanki nefes almak bile bir sınavdı.
Aylin önden yürüyordu.
Omuzları dik, adımları net.
Kerem arkadaydı ama alışıldık şakaları yoktu.
Ceyhun ise yanındaydı… ama zihni başka bir yerde gibiydi.
“Bugün temel eğitime başlıyoruz.”
Eğitmen salonun ortasına çıktı.
Arena ışıkları yandı. Zemin pürüzsüzdü; kırılmaya, yanmaya, savrulmaya hazır gibi.
“Yeni başlayanlar,” dedi sakin ama sert bir sesle,
“önce izler.”
Elini kaldırdı.
Salonun ortasında bir titreşim oluştu.
Ne ateşti, ne su, ne toprak.
Saf, ham bir güç…
Hava yoğunlaştı, sonra serbest kaldı.
“Elementler zorlanmaz,” dedi.
“Çağrılır. Hissedilir.”
Elini indirdiğinde salon tekrar normale döndü.
“Şimdi,” dedi,
“hazır olanlar denesin.”
Kısa bir sessizlik oldu.
“Elementlerinizi çağırın.”
Kerem ilk adımı attı.
Avucunda alev belirdi. Kontrol altındaydı ama sabırsızdı.
Fısıltılar hemen yayıldı.
Aylin ayağını yere bastı.
Zemin hafifçe titredi. Toprak yükseldi, sakin ama mutlak bir cevap verdi.
Aylin’in yüzünde tek bir mimik yoktu.
Ceyhun elini kaldırdığında ortam serinledi.
Su sessizce var oldu. Gösterişsizdi ama herkes hissetti.
Sonra sıra Umay’a geldi.
Derin bir nefes aldı.
Hava önce gelmedi.
Bir an rahatladığını sandı.
Tam o anda—
Salonun içindeki basınç değişti.
Işıklar titredi.
Rüzgâr yönünü kaybetti.
Hava sertleşti, döndü, çoğaldı.
Umay’ın kalbi hızlandı.
Nefesi sığlaştı.
“Umay,” dedi biri ama sesi duyamadı.
Rüzgâr spiraller çizdi. İnsanlar geriye savruldu.
Bir an için salon nefessiz kaldı.
“Kes!” diye bağırdı eğitmen.
“Kontrol et!”
Ama edemiyordu.
Göğsü sıkıştı.
Bedenini dinlemiyordu.
Kerem hiç düşünmeden öne çıktı.
“Bak bana,” dedi.
Sesi garip bir şekilde sakindi.
Rüzgâr ona çarptı ama durmadı.
“Buradasın,” dedi Kerem.
“Ben buradayım.”
Bir adım daha yaklaştı.
“Benimle say.”
Umay’ın dudakları titredi.
“Bir.”
Rüzgâr yavaşladı.
“İki.”
Basınç azaldı.
“Üç.”
Hava çözüldü.
Salon sessizliğe gömüldü.
Umay’ın dizleri çözüldü.
Kerem kolundan tuttu. Bir an için fazlasıyla yakınlardı.
“Ben… istemedim,” dedi Umay nefes nefese.
“Biliyorum,” dedi Kerem.
“Kimse ilk seferde istemez.”
Sessizlik ağırlaştı.
Aylin yere baktı.
Çatlamış zemine.
Sonra başını kaldırdı.
“Hocam,” dedi ciddi bir ifadeyle,
“küçük bir soru sorabilir miyim?”
Eğitmen kaşını kaldırdı.
“Sor.”
“Biz şu an temel eğitimde miyiz,” dedi Aylin,
“yoksa yanlışlıkla doğal afet tatbikatına mı alındık?”
Bir saniyelik sessizlik oldu.
Sonra Kerem güldü.
Tutamadı.
Aylin devam etti.
“Çünkü ben evden çıkarken ‘ders var’ dedim,” diye ekledi.
“‘Fay hattı aktif’ demedim.”
Salon koptu.
Gülüşler bastırılmaya çalışıldı ama olmadı.
Aylin omuz silkti.
“Sigorta kısmını da konuşalım bence.
Şimdiden.”
Eğitmen derin bir nefes aldı.
“Yeter.”
Ama sesinde kızgınlıktan çok, zor tutulan bir gülümseme vardı.
Umay hâlâ titriyordu ama gülmemek için kendini zor tuttu.
Ceyhun uzaktan izliyordu.
Gülmedi.
Ama bakışlarını Umay’dan ayırmadı.
Eğitim bittiğinde kimse eskisi gibi değildi.
Koridora çıktıklarında konuşmadılar.
Normalde yan yana yürürlerdi.
Bu sefer herkes biraz mesafeliydi.
“Bir şey mi oldu?” dedi Umay sonunda.
Aylin bakmadı.
Kerem omuz silkti.
Ceyhun sustu.
Sessizlik…
cevaptı.
O gün yollar ayrılırken herkes başka yöne gitti.
Umay arkalarından baktı.
Rüzgâr yine kıpırdadı ama bu sefer içindeydi.
Bu sadece eğitim değildi, diye düşündü.
Bu, kopuştu.
Ve bir yerlerde…
onu izleyen biri vardı.
Bölüm etkileşimi
