4. bölüm / 5
UYANIŞBölüm 3
Bölümler 5Şu an: Bölüm 3
- 1 Bölüm 1304 kelime
- 2 Bölüm 2386 kelime
- 3 Bölüm 3397 kelime · Okuduğun bölüm
- 4 ..Karekterler..152 kelime
- 5 BÖLÜM 4 – EĞİTİM482 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Salon hâlâ dağınıktı.
Kapı yarı kırık, perde savrulmuş, hava ağırdı.
Ama en kötüsü…
sessizlikti.
Umay hâlâ ayaktaydı.
Bacakları ona ait değil gibiydi.
“Akademi sandığın şey… sandığın gibi değil.”
Annesinin cümlesi odada asılı kaldı.
Kimse hemen konuşmadı.
Aylin ilk nefes alan oldu. “Şey… bu cümle normal bir aile cümlesi değil.”
Kerem duvara yaslanmıştı.
Az önceki Kerem değildi bu.
Omuzları daha dik, bakışları daha sertti.
“Bu ev artık güvenli değil,” dedi kısa bir tonla.
Umay kafasını ona çevirdi. “Sen ne zamandır böyle konuşuyorsun?”
Kerem cevap vermedi.
Bakışlarını başka yere kaçırdı.
Babası kapıyı kontrol ederken konuştu: “Umay… bu geceyi atlatmamız gerekiyordu.
Ama artık erteleyemeyiz.”
“NE Yİ ERTELEMEK?” diye patladı Umay.
Sesi titremedi.
Ama içi titriyordu.
Annesi yaklaştı. Ellerini Umay’ın omzuna koydu.
“Biz seni korumaya çalıştık.”
Bu cümle…
hiçbir zaman iyi bir yere çıkmazdı.
Aylin kanepeye oturdu. “Ben gitsem mi?” dedi yarı ciddi.
“Çünkü bu konuşma beni biraz fazla kapsıyor.”
Kerem başını salladı. “Hayır. Artık çok geç.”
Aylin yutkundu. “Harika. Hayatımda ilk kez önemliyim.”
Kimse gülmedi.
Babası derin bir nefes aldı. “Umay… sen doğduğunda, seni sıradan sanmıştık.”
Umay’ın kaşları çatıldı. “Bu bir iltifat mı?”
“Hayır,” dedi annesi.
“Bir hataydı.”
O an…
evdeki hava yeniden değişti.
Umay’ın kalbi hızlandı.
Tanıdıktı bu his.
Yine geliyor.
“Bazı insanlar,” diye devam etti babası,
“dünyayı sadece yaşar.
Bazıları… hisseder.”
Kerem araya girdi: “Ve bazıları… dünyayı uyandırır.”
Umay’ın başı döndü. “Ben sabah işe giden, kahve içen, insanlara laf sokan biriyim.”
Kerem ona baktı. “Ve bugün, var olmayan birini gördün.”
Aylin hemen atladı: “Ben görmedim.”
Kerem başını salladı. “Çünkü sana bakmıyordu.”
Sessizlik.
Umay’ın boğazı kurudu. “Bana neden bakıyordu?”
Annesi gözlerini kaçırdı. “Çünkü seni buldular.”
“Kim?” dedi Umay fısıltıyla.
Cevap, beklediğinden sakindi.
“Uyananlar.”
Bu kelime…
Umay’ın içinde yankılandı.
Rüyasında duyduğu alarm sesi.
Kalbinin anlamsızca hızlanması.
Aynadaki gecikmeli yansıma.
Hepsi yerine oturuyordu.
Ve bu, hiç rahatlatıcı değildi.
Aylin sessizce konuştu: “Ben yarın işe gidecek miyim?”
Kerem istemsizce gülümsedi. “Keşke tek derdimiz bu olsa.”
Umay ona döndü. “Sen kimsin, Kerem?”
Bu kez kaçmadı. Gözlerinin içine baktı.
“Ben başından beri buyum.”
Bir an durdu. Sonra ekledi: “Ve seni akademiye götürmekle görevliyim.”
Umay güldü. Kısa. Sinirli. İnançsız.
“Ben hiçbir yere gitmiyorum.”
Tam o anda…
evin içindeki hava yeniden titreşti.
Uzaktan.
Çok uzaktan.
Ama tanıdık bir ses yükseldi.
Alarm.
Bu sefer…
sadece Umay duymadı.
Kerem küfretti. Babası annesine baktı. Aylin ayağa fırladı.
“Bu da neydi?”
Kerem’in sesi sertleşti. “Geç kaldık.”
Umay’ın içinden tek bir cümle geçti:
Beni uyandırdılar.
Ve bu kez…
geri uyku yoktu.
Bölüm etkileşimi
