8. bölüm · 𝐆ü𝐥

"𝙂Ü𝙕𝙀𝙇İ𝙈𝙎İ𝙉 İŞ𝙏𝙀"

damla rizz

8. Bölüm

Kavgalarının akşamıydı Emir ve Ege birbirine saldırdıktan sonra gerçekten korkmuştum ne yapacağımı bilememişim Mert olmasıydı kim bilir ikisini kim ayırabilirdi? Neyse işte o günün akşamında olan her şeyi Güzel e anlattım.

Babama olanları hiç anlatmadım çünkü Ege den sonra erkeklerle konuşmamı veya buluşmama izin vermiyordu.

Saat 01:23 geçiyordu babam uyuyordu ve bende tabiki uyumamış yatağımda uzatarak telefonumla oynuyordum.

Telefonuma mesaj geldi yazan kişi tabi ki de Emir Can 'Dı mesajda şöyle yazıyordu "yine uyulmamış gece gece Tiktok mu izleniyor?" yazıyordu.

Artık bu çocuk evi izlemeyi bırakmış telefonu mu da izliyordu? Yeter lan bu kadarı da senin ne haddine? Hemen mesaja tıklayıp ona cevap yazdım. "sana ne Emir can? Evi izlemeyi bırakıp telefonuma mı geçtin?" diye yazdım ve mesajı gönderdim.

Mesajım anında görüldü okuduktan sonra Yazmaya başladı. "yok güzelim telefonunu izlemek isteseydim gizliden yapmazdım kendim rahatça bakardım" yazdı ulan sen kimdin benim telefonuma rahatça bakacaksın hadsiz.

"yok ya öyle şeyler sen kimsin benim telefonuma özel şeyime bakacaksın?" dedim kaşlarımı çatarak.

O da anında mesaj yazdı. "sevgilinim" dedi bu bu okuduğumda daha da kaşlarımı çattım.

"nereden sevgilin oluyorum ben senin acaba? Sen bana teklif bile yapmadın" diye yazdım mesajımı okudu ama bu sefer hemen cevap yazmadı, bir kaç dakika sonra bir fotoğraf gönderdi.

Fotoğrafı açtığımda bileğindeki kahverengi tokamın fotoğrafını atmıştı bunu görünce bir şey söyleyemedim öylece kaldım.

Sonra fotoğraftan çıkıp mesaj yazmaya başladım. "bileğinde tokamın olması sevgilim olduğun anlamına gelmiyor" dedim ve mesajı gönderdim anında cevap yazdı o da.

"benim için öyle prenses" dedi bunu okuyunca gözlerimi devirdim ve mesaj yerinden çıktım titok uygulamasına girip izlemeye devam ettim.

İnstagramdan çıkıp Tiktok girmek dünya da ki en saçma şey olabilirdi galiba...

Bir kaç dakika sonra Emir Can tekrar yazdı. "candayım camı aç" diyordu mesajı okuduğum gibi yataktan havalandım cama baktım, ayağa kalkarak cama doğru yürüdüm ve camı açtım.

Duvara doğru tırmanarak cama geldi Emir Can salak salak baktım ona. "sen az önve6düz duvara mı tırmandı?" dedi şaşkın şaşkın.

"yok be güzelim çıkıntılar vardı oradan tutunarak tırmandım" dedi salak düz duvar işte.

"senden korkulur valla" dedim sonra yatağa oturdum Emir Can karşıma geçti cebinden küçük bir kutu çıkardı bana doğru uzattı merakla baktım kutuya "bu ne?" dedim.

"sabah sana aldım da vermeyi unutmuşum" dedi elinden aldım kutuyu açtığımda içinde bir kolye vardı gül simgesigle çok tatlı çok hoş duruyordu.

"gerek yokt-" derken Emir sözümü kesti.

"canım sana hediye almak istedi bit şey söyleme zaten hediyeler geri çevrilmez." dedi Sonra elimden kutuyu alıp içindeki kolyeyi aldı. "saçlarını tut kolyeyi takacağım" dedi.

Emsemdeki saçlarımı alıp yukarı doğru lüçük6bir topuz yaparak elimle o topuzu tuttum kolyeyi takmasını bekledim.

Emir Can bana doğru eğildi kolyeyi boğazıma doğru getirdi ve taktı "sana çok yakıştı aynı hayal ettiğim gibi" dedi ve yanağımı öperek geri çekildi.

"teşekkür ederim" dedim mahcup bir şekilde elimi saçlarımdan indirerek saçlarımı omuzlarıma düşmesine izin verdim.

Emir Can cama yürüyüp camı kapattı. "havalar soğuyor oda da soğudu hasta olma şimdi" dedi. Çalışma masama ilerleyip sandalyeme oturdu bir bana bir kitaplarıma baktı.

"Emir" dedim bana bakması için.

"efendim güzelim" dedi bana baktı gülümsedi.

"bir daha Ege'yle kavga etme olur mu?" dedim bunu söylememle Emir Can 'ın gözlerinin öfkeden kırmızıya göndüğünü karanlık bile olsa anladım.

"o itin adını ağızına almazsan kavga etmem söz" dedi sonra sandalyeme dönerek kitaplığımda bir kap aldı.

"bu saatte neden geldin?" diye sordum, kitabın sayfalarını karıştırırken sorumu cevapladı.

"hep geliyorum" dedi anlık Bir düşündüm sonra haklı olduğunu anladım.

"doğru" dedim kendi kendime mırıldanarak bir süre öyle boş boş oturduk, o kitabın sayfalarıyla oynadı ben onu seyrettim esnedim bir anda.

"hadi git artık sende uykum geldi benim" dedim tekrar esneyerek Emir can gülümseyerek baktı.

Şöyle söyledi "uyu yavrum ben seni izlerim sen uyursun" dedi aptal bakışıyla.

"Emir Can mal mısın ya bak mal olduğunu biliyorum ama garanti olsun diye soruyorum" dedim ona ciddi ciddi bakarak.

Emir Can kısa bir kahkaha attı "sadece sana malım ben başkasına mal olmam" dedi.

"yav he he çık dışarı" dedim camı göstererek.

"bir kere öpersen çıkarım" dedi yine mal bir daha ölsemde öpmem ben o yanağını.

"Emir!" dedim sesimi hafifçe yükselterek babam duymaması için içimi yiyordum.

Gülümsedi "hadi be güzelim nolur bak bir kere" dedi yalvararak.

"bir kere bir kere diyerek o birleri kaç kere yapacaksın acaba?" dedim sonra ayağa kalkıp camı açtım "hadi" dedim kafamla camı işaret ederek.

"pfff" diye bir ses çıkarttı Emir can "o zaman sarılayım?" dedi sordu ama ben daha cevap vermeden ayağa kalkıp bana sarıldı, yüzünü boynuma sokup nefes çekti sonra geri çekildi "ohh bundan daha güzel bir koku yok dünyada" dedi ve camdan çıkıp gitti.

...

(öğle saatleri)

Güzelin masasında oturuyordum o da sandalyesinde oturuyordu bu şekilde sohbet ediyorduk.

Gülümsedi Güzel "arkana baksana" dedi bana gülümseyerek arkama baktım bende, Emir Can öğretmenler masasında oturuyordu öğretmenler masası peteğin yadındaydı peteğe yaslanan da bir kız vardı.