5. bölüm · 𝐆ü𝐥

"𝘿𝘼𝙃𝘼 𝙔𝙀𝙉İ 𝘽𝘼Ş𝙇𝙄𝙔𝙊𝙍𝙐𝙕"

damla rizz

5. Bölüm

"engellersen bulurum demiştim sana" dedi kulağıma fısıldayarak Hareket etmeye çalıştım ama beni duvara daha çok bastırdı. Kalbim anında on katı hızlı atmaya başladı karanlık olduğu için çocuğun yüzünü göremiyordum.

En azından artık Gülleri gönderen kişinin benim yaşlarımda bir genç olduğunu biliyordum.

"korkma yavrum, korkma" dedi sanki beni hissediyormuş gibi kalbimin hızlı attığını hissetti galiba. "sana zarar vermeyeceğim sadece uyaracağım" dedi fısıldamaya devam ederek böyle söylesede ben hala korkuyordum ve korkudan titremeye başlamıştım.

Elini kaldırıp yanağımı okşadı sonra yüzünü boynuma sokup kokumu içine çekti sonra yüzüme baktı. Bende onun yüzüne baktım. "korkma yavrum" dedi sesi güven vericiydi gözlerine baktım karanlıkta zor görüyordum ama galiba gözleri kahverengiydi.

"B-Ben..." önce dudaklarıma sonra gözlerime baktı daha çok yaklaştı yüzüme burnu burnuma değiyordu.

"Gül" dedi fısıldayarak kafamı efendim dercesine hafifçe aşağı yukarı salladım. "evde senden başka biri yok değil mi" diye sordu kafamı salladım.

Eli topuzumdaki tokaya uzandı ve dağınık topuzunu açtı saçlarım omuzundan aşağı sarıldı, tokaya baktı sonra saçlarıma, tokayı cebine koydu elini tekrar saçıma uzatıp bir tutam saçımı aktı burnuna götürüp kokladı.

"s-sen kimsin...?" diye sordum artık korkum azalmıştı, korkuma beraber titrememde gözlerine bakarak soruma cevap vermesini bekledim.

Bir süre durup bana baktı ve konuştu "onu zamanı gelince öğrenirsin" dedi bunu demesinden sıkıldım.

"şimdi öğrenmek istiyorum" dedim cesaretle. Bana gülümseyerek baktı. Tekrar konuştum "adın ne-" derken sözümü kesti

"zamanı değil" dedi sert bir ses tonunda. Onu ittirmeye çalıştım ama bileklerinden tutup beni duvara daha çok bastırdı nefes verdi. "sabrımı sınama Gül, burada tatlı tatlı konuşuyoruz rahat dur beni sinirlendirme" dedi sert bir sesle.

"Ege ile bir daha konuşmayacaksın" dedi gerizekalı

Sinirle konuştum "konuşmuyorum zaten!" diye yükseldim, O da bana sinirle yükseldi.

"Gül!" dedi öfkeyle. Sonra gözlerini kapatarak bir kaç nefes alıp verdi, tekrar konuştu "Ege dışında başka bir erkekle iletişime geçin istemiyorum" dedi ulan gerizekalı sen benim sevgilim değilsin bir şeyim değilsin SANA NE.

"buna sen karar vermiyorsun sana uymak zorunda değilim" dedim bunu söylememle gülmeye başladı.

"yakında kendi isteğinle uyacaksın" dedi sırıtarak kulağıma eğildi "artık daha yakın olacağız, gözümün önünden ayrılmayacaksın."

Yanağımı öptü sonunda bileklerimi serbest bırakıp geri çekildi ona bakıyordum. "yakında görüşürüz" dedi kapının kolu tutup kendine çekti o an çok garip hissettim.

"dur" dedim durup bana baktı "adını söyle" diye sordum tekrar bana uzunca baktı sonra bir şey söylemeden dışarı çıkıp gitti.

Hızla kapıyı kilitleyip odama koştum telefonumu aldım hemen Güzel'i aradım...

...

Üzerimi giyiniyorum bu gece hiç iyi uyuyamamıştım gece boyu Güzel 'i arayıp durdum.

Bugün hiç istemesemde okula gitmek zorundaydım Mine ile hala konuşmamıştım ama konuşmak da istemiyordum, Güzel birazdan gelecekti ve beraber okula gidecektik tam da zil çalmıştı.

Kapıya doğru yürüdüm kapıyı açtığında Güzel değil bir buket gül vardı. Her zamanki gibi...

Gülü elime aldım içeri girdim bu sefer zarf vardı, zarfı açtım içinde not vardı elime alıp okudum.
"günaydın yavrum bu gün çok güzel geçecek🖤" yazıyordu buketi masaya koydum, odama gidip çantamı aldım kapı çaldı.

Kapıyı açtığımda Güzel ile karşılaştım sarıldım ona "günaydın" dedim soluk bir sesle.

"Günaydın Gül'ümm hadi gel" dedi elimi tutup, Ayakkabılarımı hızlıca giyip kapıyı kilitledim okula doğru yürümeye başladık, Kısa süre içerisinde birlikte okula geldik tüm kızlar bir sevinç içerisindeydi. Biri bağırarak arkadaşına doğru koştu "yeni çocuk gelmiş! Çok yakışıklı!" diye bağırıyordu.

Güzel ile bakışıp sınıfa doğru çıktık, sınıfa girdiğimizde zil çaldı yerlerime geçtik içeri hoca girdi "günaydın gençler bu günkü konumuz..."

dersin bitmesine 10-15 dakika falan kalmıştı kapıyı biri tıklatıp içeri girdi "merhaba hocam ben yeniyim de geç kaldığım için üzgünüm" dedi çocuk gerçekten yakışıklıydı sesi dün gece evime gelen o çocuğun sesine çok benziyordu.

"hoş geldin adın ne bakalım?" dedi hoca çocuk sınıfa göz gezdirdi sonra hocaya bakarak ismini söyledi.

"adım Emir Can Çelik" dedi sonra bana baktı gülümsüyordu.

Bende ona baktım sonra hoca konuştu "hoş geldin Emir Can hangi ismini kullanıyorsun?" diye sordu hoca.

"ikisi de hocam" dedi Emir Can garip bir isimdi.

"tekrar hoş geldin Emir Can sen şimdilik bir yere geç rehber öğretmeniniz derse girince senin için bir sıra bakar" dedi Emir Can sınıfa göz gezdirdi sonra benim sırama doğru yürümeye başladı.

Bizim okulda herkes tek kişi otururdu sebebi ise iki kişi birlikte oturunca çok şikayetin olmasıydı, Emir Can yanıma oturdu ve elini masaya koydu bileğindeki toka dikkatimi çekti kahverengiydi, aynı dün gece saçıma yaptığım dağınık topuzumdaki toka gibiydi... Yoksa?

Emir Can kulağıma eğilip şöyle söyledi "daha yeni başlıyoruz yavrum"

(bölüm sona ermiştir?)