1. bölüm · 𝐆ü𝐥

̶İ̶H̶A̶N̶E̶T̶

damla rizz

1.bölüm

Artık ciddi derecede sıkılmıştım. Ege 'yi bekleyecek halim kalmamıştı, saate son kez baktım. Saat 23:43' idi ve eve gitmezsem babamdan gerçekten büyük bir azar işitecektim. Çantamı koluma taktım ve restorandan çıktım,bu saatlerde otobüs olmayacağı için mecbur taksi çağıracaktım. Türkiyede olan son olaylardan sonra çantamda biber gazı taşıyordum. Kim taşımıyorum ki? çantamı açıp biber gazını kontrol ettim ve telefonu çıkarıp taksi numarası aradım. Bir kaç dakika içerisinde taksi geldi ve sağ salim eve ulaşabildim. Taksiye parasını verdim ve anahtarları mı çıkardım. Evimiz müstakildi ve bize aitti babam bu evi kardeşleriyle birlikte yaptığını söylerdi, bana sürekli evin hikayesini anlatırdı. Anahtarımı çıkarıp yuvasına sokacaktım ki yerde bir buket gül gördüm, Ege 'nin yolladığını düşünüp gülümseyerek yerden aldım. Ama aklıma sonrasında bu buluşmamızda beni ektiği geldi ve hemen yüzüm soldu. Güllerim ile birlikte eve girdim ve girdiğim anda babamın kızgın yüzüyle karşılaştım. "hani seni eve bırakacaktı? Hadi bunu geçtim saatin kaç olduğundan haberin var mı güçük hanım?" suratımda tam sıçtık bakışı vardı. "Eve giriş-çıkış saatlerini özellikle bilirlemiştik hatırladın mı? Geç içeri hemen üstünü değiştir gel salona" babamı ilk defa bu kadar kızgın görüyordum. Aslında haklıydı. Kafamı sallayıp odama doğru yürüyordum ki omzumdan tuttu.
"bu buket ne? Ege mi verdi?" dedi bir kaşı havaya kalkmıştı. "kapıdaydı illaki Ege gönderdi" dedim ve odama girdim. Odama girdiğimde telefonumu çıkarıp Ege 'mesaj attım "Ege, ben evdeyim sen nerdesin?" yazdım ve üstümü hızlıca değiştirip salona girdim. Babamın kaşları yine çatıktı, sessizce karşısındaki koltuğa oturdum.
"biber gazım yanımdaydı baba" dedim sessizce.
"biber gazı yanında olabilir kızım. Ben dışarısına güvenmiyorum biliyorsun. Kaç defa konuştum senle o Ege'ye de güvenmiyorum" dediği anda atladım bende
"babaa" dedim uyarıcı bir sesle. Ters ters baktı bana.
"Bana onu savunma" dedi "saat 7 'den geç gelinmeyecek bu evde" dedi uyarıcı bir sesle. Yere baktım. Aslında babam kızgın biri değildir sevecendir ama ciddi konularda fazla ciddi olur.
Bir süre sessizce durduk öyle. Sessizliği bozan babam oldu. "Gül" dedi bana sessiz bir sesle.
Efendim dercesine baktım babama. Yanağımı okşadı başımı öptü. "seni seviyorum kızım. Lütfen kendini benim yerime koy sana kadşı ne kadar endişeli davrandığımı düşün hadi şimdi git uyu"
Dedi tekrar başımı öptü. Gülümsedim ona dediği gibi yaptım, odama gidip yatağıma yattım son bir kez daha Ege'yi aradım ama tabiki cevap yoktu endişe duydum ama yapacak bir şey yoktu o yüzden o geceyi Ege' düşünerek uykuya daldım.

...

Sabah çok güzel uyandım odamdaki Kanarya 'nın güzel cıvıldayan sesi beni bana katıyordu adeta. Telefonuma uzanıp Ege' den bir mesaj olup olmadığını kontrol ettim ama yine mesaj veya arama yoktu. Moralim düşmeye başlamıştı banyoya gidip işimi hallettim mutfağa girdim. Evden ses çıkmıyordu illaki babam işteydim ve benim için kahvaltı hazırlamıştı. Hazır olan sofraya oturdum. Bir yandan yemek yiyor bir yandan instagramda geziniyordum. Ege 'nin profilini gördüm 34 dk önce aktifti yazısı beni hemen heyecanlandırdı. Dm' e girip Ege ye yazdım.
"Ege bana yaz seni çok merak ettim" yazarak gönderdim. Saate baktım 7:32 okula az kalmıştı. Hızla hazırlandım,evden çıkmak için kapıyı açtım. Yerde tekrar bir buket gül gördüm. Yanında bir zarf vardı. Bukete uzanıp elime aldım buketi kenara koyarak zarfı açtım bir fotoğraf vardı...

Ege ve düşmanım Mine yanyana, dudak dudağa...

(bölüm sona ermiştir)