3. bölüm / 3
TOZÇığlık
Bölümler 3Şu an: Çığlık
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Gözlerimi açtığımda odamdaki beyaz soluk ışık, her sabah olduğu gibi bugün de içimi daraltıyordu. Hava sıcak, rutinin boğuculuğuyla birlikte anonsun sesine uyanmıştım.
Bu duvarlar, her geçen gün biraz daha nötürleşiyordu beynimde. Dünden hiç bir farkı yoktu. Öyle sanıyordum.
Bir anlık sessizliğin ardından, kalktım ve sabah alışkanlığıyla metal bardaktan su içtim. Nefes almak zor, ama dün daha kolay gelmişti. Kapı açıldıktan beş dakika sonra Eden geldi.
''Günaydın.'' sesi daha yumuşak, daha yakın mesafedeydi bugün.
''Günaydın. Saçın? '' bu kadar da aptal olmamalıydım. Ona bu şekilde dikkatli baktığımın ben bile farkında değilken, ona bunu bu kadar aleni hissettirmesem daha iyiydi. Bu düşünceler en fazla 2 saniyede kafamda oluşuverdi.
''Nesi var?'' dedi. Eliyle saçlarını karıştırarak. Koku burnumu delip ciğerlerime ulaşmıştı adeta.
''Akasya'' kafasını öne eğip, sol elinin baş parmağını dudağının kenarına getirip sırıttı. Çok anlıktı. Bunu gördüğüme onu ikna edemezdim bile.
''yani?''
''Çam kullanırsın. Yaklaşık 1 yıldır.'' burnumun keskinliği konuyu nerelere getirmişti.
Kendimden utanıyordum.
Koridorda sessizce yürürken, yıllardır bana eşlik eden rutinin dışında bir şeyler vardı. Sesler yüksekti, hareketlilik bahçedeki havuza yaklaştıkça artıyordu.
F Blok’tan gelen bir ses, sayısız yansıma.. Görevliler koşar adım ilerliyorlardı.
"Cinayet işlenmiş," dedi bir ses, hiç beklemediğim bir anda. O an olduğum yerde öne doğru yalpaladım. Sanki sırtımdan içeri bir kurşu girip göğüs kafesimi parçalamıştı. Ilık ılık kanın dışarı boşaldığını hissediyordum. Eden'ın elini hissettim.
''İyi misin?''. Değildim.
Hissetmiştim. Kötü bir şey olduğunu vücudumun her noktasında hissetmiştim.
Gözlerimi araladım ve her şey birkaç saniye içinde hızla değişmeye başladı.
F Blok’ta bir cinayet... Ne oluyor? Hızla o tarafa doğru ilerledim, tüylerim diken diken olmuştu. Kimdi? Ne olmuştu?
Hemen koridoru geçip F Blok’a doğru yöneldim. Kalbim hızla çarpıyordu.
İçeriye girmeden önce duvarlarda kan izlerini gördüm. Ardımda bir grup görevli ve bazı mahkumlar da hızla geçiyordu, hepsi bir yere doğru koşturuyordu. Girmesi yasak olan herkes buradaydı. Çünkü bunu ilk defa yaşıyorduk.
İçeriye girdiğimde, gördüğüm şey, her şeyin önündeydi. Yerde yatan kişi… Mill'di.
Küçük, 13 yaşlarında, her zaman gülümsediği ve her fırsatta çocukça bir bakışla bana umut dolu gözlerle bakan Milly… Ama burada olmamalıydı.
Milly, 40 gün sonra serbest kalacaktı. Ailesine kavuşacak, kasabasındaki eski parkta arkadaşlarıyla oynayacak, en çok sevdiği şey olan uçurtmasını uçuracaktı.
Çilekli ve kavunlu dondurmasını yerken, küçük kasabasında hayalini kurduğu her şey çok yakındı. Ve sonra, son bir adım kalmışken, Mill'in hayalleri burada, bu duvarlar arasında son bulmuştu.
E Blok’ta olmalıydı. Onu tanıyordum, her gün bana hayallerini anlatan, beni topladığı mor çiçeklere benzeten, şarkı sesli minik bir kızdı. 300 küsur gündür adeta benim kızımdı. Ailesiyle kavuşacağı günü sayardı. Çıktığım zaman,odasına benim için bir minder aldıracağını söylerdi. Bir çocuk, umudu tükenmemiş, her şeyin ötesinde hayata tutunmaya çalışan bir çocuktu o.
Ama burada, F Blok’ta, kimseye ait olmayan bir bedende son bulmuştu.
O kadar öfekeliydim ki sesim içimde yangına dönüştü.
Yere kapaklandım. Eden, bir eliyle kolumdan diğer eliyle belimden kavrayıp kucağına aldı. Öfke,sinir,acıyla daha fazla kendimde kalamadım. Eden'ın kollarında bayılmışım. Uyandığımda onun yatağında uzanıyordum.
Sessizdim ama kafayı yemek üzereydim. Kırıp dökmek istiyordum. Saçlarımı yolmaya başladım. Bacaklarımı başımın hizasında karnıma çekmiş otururken, sadece ileri geri 'Hayır' diyebiliyordum.
'' HAYIR ''
Mill'in cinayetle ne ilgisi vardı?
Onu nasıl bu duruma soktular?
Burada olmamalıydı.
Onun o ufak bedeninden büyük hayalleri bu duvarlarda hapsolmuştu.
Onu buradan çıkarmak, özgür bırakmak zorundaydım. Bu benim görevimdi.
Zihnimde milyonlarca soru dönerken, bir şey kesin olarak aklıma geldi:
Millie’nin ölümünü çözmek, onun anılarını ve hayallerini yaşatmak için bir yol bulmalıydım.
Bu işin peşini bırakmayacaktım.
Bölüm etkileşimi
