10. bölüm / 10
Tesadüf Mü?5. Bölüm
Bölümler 10Şu an: 5. Bölüm
-Efsal'den-
Alarmın çalmasıyla birden gözüm açılmıştı. Telefona uzanıp alarmı kapattım doğruldum.
Saat 4.45'di . Yataktan kalkıp yüzümü ovalayıp uykumu açmaya çalıştım.
Komidinin üzerindeki mumlar küçük mum olduğumdan gece bitmişti sanırım uyuduktan sonra . Oda biraz karanlık olsada akşamki kadar değildi .
Yusuf kalkmış mıydı acaba namaza ?
Karanlıktan biraz tedirgin olsamda telefonun flaşını açıp kapıya ilerledim. Kapıyı yavaşça açıp kafamı salona uzattığımda Yusuf koltukta uyuyordu.
Sessiz adımlarla lavaboya ilerleyip abdest alıp hemen çıktım . Önce benim namazımı kılıp sonra Yusuf'u kaldırmam daha iyi olurdu .
Seccade aramakla uğraşmayıp yerdeki halıya baktığımda temiz gözüküyordu .
Başörtümü düzleyip namazımı kıldım .
Saate baktığımda 5.07'ydi . Hava hafif aydınlanmaya başlamıştı ve Yusuf hala kalkmamıştı .
Kaldırmam gerekiyordu ama nasıl kaldıracaktım ki ?
Balkonun kapısı ful cam olduğu için salon daha aydınlıktı az önceye göre . Telefonun flaşını kapatıp koltuğa doğru ilerledim .
Saçları dağılmıştı ama çok masum gözüküyordu .
3 kere aralıklarla ismini seslendiğimde uyanmamıştı.
Elimdeki telefonla kolunu hafif dürtmeye başladım .
Kolu kaslarından dolayı çok sertti zaten yapılı bir vücudu olduğunu ve spor yaptığını ilk gördüğümde anlamıştım . O anı hatırladıkça hala utanıyordum . Resmen Elif'le Yusuf'u evli sanmıştım .
Bı kere Yusuf diye seslenip hafif dürtmemle gözleri açılır gibi oldu.
Neyseki fazla uğraştırmadı .
"Yusuf sabah namazı vakti kalkda namaz kıl istersen , hava aydınlanır birazdan ."
Konuşmamla sanki karşısındaki beni gördüğüne inanamamış gibi elleriyle gözlerini üfeledi.
Biraz geriye çekildiğimde tamamen gözlerini açıp oturmuştu.
Gözlerini tam açabildiğinde bana bakıp gülümsemiş sonra ayağa kalkmıştı.
"Aslında telefonda alarm kuruluydu ama şarjı bit-"
"Yusuf . Vakit geçiyor bir an önce namazını kıl bence "
Yüzüme bakıp tekrar gülümsedi. Nolmuştu buna sabah sabah dün akşam yüzüme bakmayan çocuk şu an gözlerimin içine bakarak sırıtıyordu .
"Emredersiniz Efsal Hanım ."
Dayanamayıp bende güldüğümde lavaboya ilerledi.
O lavabodayken bende yatağımı toplamaya gittim . Kerahat vakti uyumazdım zaten ondan sonrada hava aydınlanacaktı ve burda pek bı işim kalmamış olacaktı .
Çarşafları yataktan çıkarıp katlı bir şekilde yatağın üzerine koydum . Telefonu cebime koyup salona çıktım . Ayakta seccadesini katlıyordu .
"Çok az kaldı bir gün seninle cemaat olarak namaz kılacağız . " Bana göz kırpıp yanımdan geçip odaya girmişti . Bu ne demek oluyordu şimdi .
Hava iyice aydınlanmıştı. Boğazımı temizleyip konuşmaya başladım.
"Her şey için teşekkür ederim hava aydınlandı artık ben gideyim , kusura bakma sana zahmet verdi-"
"Zahmet falan vermedin dediğim gibi kim olsa aynısını yapardım."
Gerçekten yapar mıydı acaba? Ya karşı dairede ben değilde başka bir kız olsaydı ? Yine onla da mı aynı evde kalacaktı ? Ya onu sevseydi? Ya bana gülümsediği gibi o kıza gülümseseydi ? Yapar mıydı ki ? Yapmazdı herhalde . Ama kim olsa . Hey Allah'ım ne diyorum yine !
Kapıya doğru ilerlediğimde tam kapıyı açacakken arkamı döndüm .
"Yusuf , beni seven birini burda bırakıp gidemem . "
Gülümseyip dışarı çıkıp kapıyı kapattım . Ne tepki verdiğini merak ediyordum ama tepkisine bakacak kadar heyecanımı yenememiştim henüz .
Ama o sevgisini gösteriyorsa bende birazcık göstermeliydim sanki ..
--Elif'den--
"Neeeeeğğğ abiiiii ne demek öyle dediiii Allah'ımm "
"Ya Elif kaç kere dedim şu telefonda bağırma diye ."
"Abii Efsal resmen bende seni seviyorum demiş saf mısın salak mısın ya hiç bir şey anlamıyorsun puahaha bu aşk sana hiç yaramadı "
"Yo seni seviyorum demediki "
"Ya abi lütfen kendini camdan aşağı atarmısın beni yorma boş yere . Bak Efsal demişki : beni seven birini burda bırakıp gidemem . Bu ne demek oluyor bende seni seviyorum gitmiyorum bir yere senin için burdayım gel beni ist-"
"Eliif! Yine başlama abartmaya !"
"Aman be doğru düzgün sevinmeye bile izin vermiyosun abi ya ! "
" Ya Elif benim kafam iyice karıştı . Nolcak bundan sonra . Ne konuşucaz ne dicez hem açık olarak demediki seviyorum diye . Belkide ben sadece ümitleniyor-"
"Ya abi bu aşk gerçekten sana yaramadı ya ! Kız zaten çekingen , utangaç bide seviyorum dese karşında heyecandan bayılır sonra bir hastane faciası daha ama merak etme bu sefer gerçek nişanlı olursunuz sanırı-"
"Elif gerçekten sende hiç B12 falan yok mu niye unutmuyorsun kızım şunları ya!"
"Ha ha ha çok komik , yok takibi ben çok sağlıklı spor yapan fit bir kızım bı kere ."
"Sen ve spor yapmak ? 3 senedir sporla ilgileniyorum bı kere sana spor yaptıramadım noldu sen spora başlamalar falan ?"
"Hiç öylesine aaa ben canım isteyince spor yapamazmıyım canım . Sende hemen altta bişeyler arıyorsun yani tabikide yapabilrim benimde özgür irad-"
"Tamam bir şey demedim sen yine saçmalamaya başladıysan var altında bir şey hadi hayırlısı ."
"Kapı çalıyor abi seni birazdan ararım , görüşürüz."
Telefonu cebime koyup kapıya ilerledim kimdiki bu annemlerde daha yeni çıkmıştı hemen gelmezlerdi.
"Elif Demirel?"
"Buyrun benim ."
"Bu çiçek size "
Ağağağağâğa yerim ben bu çocuğuuu !
"Teşekkür ederim."
Şu an sevinçten havalara zıplamak istiyordum . Her geçen gün beni kendine daha çok bağlıyordu .
Koltuğa oturup telefonu elime aldım . Fotoğrafını çekip Yiğit'e attım.
Ben ; 1 fotoğraf
Teşekkür ederim çok güzellerrrr 💝🧚🏻♀️
Hemen çevrimiçi olmuştu .
Yiğit Bey; bunlar kimden Elif !
Bu ne demek oluyordu simdi kendinden değil miydi şaka yapıyordu herhalde . Başka kimden olacaktıki canım yani !
Ben; sen göndermedin mi Yiğit?
Bı kaç kere bir şey yazıp göndermeden geri silmişti uygulamadan çıkıp tekrar aktif olmuştu .
Bu hareketini biliyordum . Şu an sinirlenmişti ve beni üzmemek için yazdıklarının hepsini silip sakın kafayla bir şey yazmak istiyordu.
Gerçekten ondan değil miydi yoksa ?
Çiçeği sehpaya koydum. Ondan değilse niye alacaktım ki çiçeği!
Birden ekranda adının belirmesiyle telefonu açtım.
Sakin kalmak istercesine bir ses tonuyla konuşuyordu .
"Elif kimden geldi bu !"
"Yiğit ne bileyim sen göndermedin mi ? Senden başka kimse niye göndersin bana çiçek ?"
"Elif sen beyaz lale sevmiyor musun ? Ben sana niye kırmızı gül göndereyim!"
İyi de kim göndermişti o zaman?
"Yiğit ne bileyim-"
"Üzerine bakarmısın kart falan var mı ?"
Derin nefes alıp sakin kalmaya çalışıyordu .
Çiçeği çevirmemle üzerindeki minik kartı fark ettim .
Kartı açtığımda dona kaldım .
"Alışman için önden alıştırma yapıyorum gül güzeli ,yarın bir gün istemeye geldiğimde şaşırma .
Adem Gümüşkaya "
Salak adam yine yapmıştı yapacağını . Ama yiğit bu adamı bilmiyordu ve bilmemesi gerekiyordu .
"Elif kimden baktın mı?"
"Ş-şey abimdenmiş ya dün konuşurken söz vermişti o göndermiş ."
Yalan söylemeyi pek beceremezdim . Umarım anlamamıştır .
"Emin misin abinden geldiğine sesin hiç öyle demiyor."
Kesinlikle öğrenmemesi gerekirdi !
"Evet hatta senle konuştuktan sonra abimi arayıp teşekkür edicem . Ee sen napıyosun?"
Hiç inandırıcı olmadığımın farkındaydım ama öğrenmemesi daha iyiydi .
"Hazırlanıyorum dışarı çıkıcam şimdi sen ?"
"Bende iyi ev işi falan filan, nereye gideceksin ?"
"Spora sonrada vakıfa gidicem ."
"Yiğit ... Seni çok seviyorum biliyosun demi .."
Gülmüştü . Bu çocuğun en ufak yaptığı şey bile o kadar hoşuma gidiyorduki ..
"Elif.. Seni çok seviyorum biliyosun demi.."
Aynı anda gülmüştük . Gerçekten seviyordum onu .
"Ablamlardan haberin var mı Yusuf abiyle araları nasıl ?"
"Birazcık gelişme var ama söyleyemem sürpriz olsun."
Birazcık dediğim abim direk Efsal'e sevdiğini söylemişti ve Efsal'de sevdiği halde çekingen davranıp söyleyemiyordu . Çok birazcık sayılmasada abim Efsal dahil kimseye söyleme dediği için söyleyemezdim .
"Allah Allah o niyeymiş ?"
" Beni biri arıyor galiba tüh kapatmam gerek sonra görüşürüz."
Bir şey demeden çocuğun yüzüne kapatmıştım.
Çiçeği sehpaya koyup ademle sohbete girdim.
Ben; sen ne hakla bana çiçek gönderiyorsun !
Ben; bide utanmadan üzerine not yazmışsın istemiyorum dedim bin kere hala ısrar ediyorsun illa abime babamamı söylemem gerekiyor
Adem pisliği; teşekkür etmen yeterliydi prenses hanım
Ne prenses mi demişi kusacaktım şimdi şuraya .
Ben; iğreniyorum senden 🤢
Adem pisliği; bende seni çok seviyorum Elif
Ben; bir daha sakın böyle saçma sapan şeylere kalkışma direk abimle babama söylerim haberin olsun !
Adem pisliği ; senin söylemene gerek yok güzelim istemeye geldiğimde ben söyleyeceğim zaten seni sevdiğimi
Ben; şakanın hiç sırası değil saçmalama
Adem pisliği; kapıda beni görünce anlarsın şaka mı değilmi 😉
Gerçekten sinirden çatlayacaktım . Ne saçmalıyordu bu !
Telefonu kapatıp mutfağa geçtim.
--Efsal'den --
Tam tamına 1,5 ay olmuştu buraya geleli .
Üzerimde cuma akşamı salmışlığı vardı , ne kadar öğretmende olsam şu histen vazgeçemiyordum . Hafta sonu napsaydım acaba hiç planım yoktu .
Yemek tabağını ve geri kalan bulaşıkları makineye koyup kahve yaptım.
Bir tane sahabe hayatı romanıda alıp balkona çıktım. Hava bugün çok güzeldi .
"Elinin değdiği her şey bu kadar güzel olmak zorunda mı ? Kokusundan bile etkileniyor insan ."
Yine başlamıştık. Yusuf bana sevdiğini söylediği günden sonra sürekli iltifat ediyordu , kendine aşık etmeye çalışıyor gibiydi .
Bilmiyordu ama ben çoktan kendine düşmüştüm bile ..
Cevap vermeyince elimdeki kitaba baktı.
"Sana ilk konuştuğumuzda demiştim ya inatsın diye . Hala aynısın sevdiğin halde inat edip seviyorum demiyorsun . Sen bı seviyorum desen neler yaparım bı bilsen ! Ama sen sessiz kalınca- neyse ya ne anlatıyorsam seven şimdiye kadar belli ederdi .Ee ne okuyorsun ?"
Niye böyle demişti şimdi , canım sıkılmıştı.
Ben zaten seviyordum , inatta etmiyordum , çekiniyordum sadece . Üzmüşmüydüm yine ? Her iltifat etmesinde sevdiğini söylediğinde ya konuyu değiştirmeye çalışıyrodum ya susuyordum o da zaman zaman üzülüyordu ama hiç pes etmiyor yine aynı şeyleri yapıyordu , beni kendine çekmeye çalışıyordu ,çoktan ona çekindiğimi bilmeden..
Kitabın ismine hiç bakmamıştım. Rastgele raftan almıştım baktığımda Hz. Ali'nin hayatı olduğunu gördüm.
Fatıma ve Ali.. En güzel ilişki , en güzel evlilik , en güzel nasip..
"Alt tarafı kitap ismini sordum be bundada çekinmezsin bence ?"
"Hz.Ali'nin hayatı"
Sesli bir şekilde gülmüştü. Aşık olmamaya çalışıyordum ama her hareketi o kadar etkiliyordu ki ..
"Tevafuklar , tesadüfler , nasipler .. her neyse hepsi bizi denk getiriyor diyorum inanmıyorsun . Söz vermiştim ya sana Hz. Ali gibi sevip Hz. Ömer gibi cesur davranacağım diye . Ben sözümü tuttum sanki ha Efsal ? Açık sözlülüğün en âlâsını yapmaya çalışıyorum , sevgimi en açık şekilde göstermeye çalışıyorum, tabi sen cevap vermiyorsun orası ayrı. Bı bilsem seviyor musun sevmiyor musun ? Bazen çok tedirgin oluyorum bunu yaparak kendimden soğutmuşmuyumdur ? Bunu yaparak kendime çekebilmişimmiyimdir? Şöyle yapsam sever mi beni ? Şu an bana karşı sevgimi besliyor , nefretmi ? Diye düşüne düşüne günlerim geçmiyor . İşin bide haram helal kısmı var daha oraya geçmiyorum bile biliyorsun zaten o konuları. Belirsizliğin beni bitiriyor Efsal . Söyleyemesen bile duygunu belli etsende anlasam seviyormusunun sevmiyormusun ? Bende ona göre hareket ederdim . Sevmiyorsan , nefret ediyorsan zaten çokta uğraşmanın bı anlamı yokt-"
"Yusuf.. kendi içinde verdiğin savaşta başarılı oldun . Kazanan sensin ve ben ."
"O ne demek oluyor ?"
"Kalbimde bu zamana kadar sana karşı gram sevmemezlik ya da nefret olmadı aksine her geçen gün beni kendine daha çok çektin daha çok aşık ettin demek ."
🧚🏻♀️💌
-Yusuf Taha'dan --
" Yusuf , nasılsın evlat ?"
Ayakkabılarımı ayakkabılıktan alıp yere koydum .
"İyi çok şükür Hasan amca evden camiye camiden eve ne olsun ?"
"İyi oğlum maşallah maşallah."
"Sen nasılsın iyisin inşallah?"
"Halimize şükür oğlum el ayak tutmayınca camiden başka bir yere gidemiyorsunki . Vade doldu her halde her geçen gün daha da kötüye gidiyorum , yinede şükür halime ."
"Hayırlısı be Hasan amca ölüm sadece yaşlanınca gelmiyor ki. Zamanını Allah bilir . Rabbim ölürken müslüman olabilmeyi nasip etsin önemli olan o ."
"Haklısın oğlum sende haklısın. Ee yokmu daha kimse ? "
"Ne anlamda amca ?"
"Gönlünde diyorum oğlum yokmu kimse sende bı haller var ama anlayamıyorum seviyonmu sevmiyonmu var mı yokmu ?"
Tahmin etmeliydim konunun buraya geleceğini. Yansıtıyormuydum ki çevreme? İnsan aşık olduğunu nasıl belli eder ki ?
"Gel şu banka oturalım istersen Hasan amca ayakta yorulma ."
Ayakkabımı giyip Hasan amcanın koluna girdim .
"Olmuşsun sen olmuşsun konuyuda değiştirdiğine göre söyle bakalım bizim müezzin kime vurulmuş ?"
"Yok amca ne konu değiştirmesi sen yoru-"
"Şştt susta karşıma otur bakalım ."
Hasan amcayı oturtup karşısına geçtim .
"Kim bu hanım kızımız oğlum vakti sıhhati nasıl uygunmu sana giyimi kuşamı ? Niyetinde sahih misin ?"
"Öğretmen Hasan amca .. benim karşı komşum . Herşeyiyle çok güzel kusursuz gibi giyimi kuşamı yerli yerinde .Hafız , namazlarını kılıyor , kuranını okuyor elhamdülillah."
Ah ve Efsal senden bahsederken yüreğimin halini bı görsen..
Derin nefes alıp devam ettim .
"İlk gördüğüm günden beri seviyormuşum ama haberim yokmuş çevremdekiler söyleyince farkettim aşık olduğumu. Ben açıldım kendi başlarda cevap vermedi sevmiyor sandım üzülsemde vazgeçmedim devam ettim sonra utandığından çekindiğinden söyleyemediğini anladım . Ama en sonunda benim ona hissettiklerimi onunda bana hissettiğini öğrendim . "
"Ah be oğlum sen abayı bu kıza yakmışsın . Anlatırken gözlerinin parlayışını bı görsen . Yüreğin ne durumda kim bilir ?"
Çocukların avludaki top oynayış sesi geliyordu .
"Yüreğim de o diye yanıyor be Hasan amca. Açıldım, sevdiğimi söyledim ama şimdi ne yapacağımı bilmiyorum sen büyüğümsün akıl versen ?"
"Oğlum sen namazında niyazında çocuksun . Hanım kızımızda öyle anladığım kadarıyla. E ikinizinde işi gücü var çok şükür . Yaşlarınızda uygun . İkinizde seviyorken ailelere haber gönderin evlenin derim kızımızda isterse ha yok biz daha bekleyecez derseniz aman ha harama bulaşıp sevgili işlerine girmeyin evladım sen benden daha iyi bilirsin helali haramı."
"Haklısın Hasan amca. Elimden geldiğince helale harama dikkat etmeye çalışıyorum zaten . Evliliğe gelince benim için şu dakika nikah kıyılsa kabulüm ama onu bilmiyorum. "
Hasan amca sesli gülmüştü.
Birden masanın ortasına top gelip sonrasında bahçe dışına sıçramasıyla çocukların hepsi buraya doğru koşuyordu .
"Ya Yusuf abi niye tutmadın şimdi Remzi dayı kesecek topumuzu ."
"Çocuklar ne olduğunu anlamadımki birden geldi gitti .Gelin beraber almaya gidelim ben alırım Remzi dayıdan merak etmeyin . Hasan amca müsadenle ben topu alıp geleyim ."
Remzi dayının evi tam karşıda olduğu için camiden kaçan toplar sürekli oraya gidiyordu . Adamda haliyle bıkıp her seferinde bı daha top gelirse keserim diyordu .
Banktan kalkıp çocuklarla bahçe kapısına ilerledik .
"Okul nasıl gidiyo çocuklar?"
"Ya müezzin abi sen sormuyodun bide sen başladın bırakın artık şu okulu sormayı okulun güzel gitme ihtimali var mı sence ?"
"Burda top oynasam ders çalışmasam benimde okul iyi gitmez Kerem . Önce ödevleri yapacaksınız sonr oyun anlaşıldı mı?"
" Benim ödevim bitti müezzin abi ama din kültürü dersinde camiyi gezip bölümleri tanıyın dedi öğretmenimiz ."
"Sen zaten biliyosun Emre maşallah hepiniz camimizin birer cemaatisiniz ."
Remzi dayının evinin önüne geldiğimizde sandalyede oturuyordu ve ayağına değen topa sinirli bir şekilde bakıyordu.
Çocuklar biraz korkup geride durmaya başlayınca bende ileri gittim .
"Selamün aleyküm Remzi dayı nasılsın iyisin inşallah?"
"Bu topçu tayfa korktuda seni gönderdiler demi topu almaya ."
"Ama Remzi dayı sende keserim diyosun o top kaç para biliyomusun ?"
"Şşt Ali büyüklere saygısızlık yok !"
"Ya Yusuf abi ya tamam sustum ."
"Aaa Efsal öğretmen geliyoor !! Öğretmeenimm !"
Çocuklar koşarak ve bağırarak çeşmenin oraya doğru koşmaya başlamışlardı kafamı çevirdiğimde Efsal ordaydı . Kalbimde hafif bir sıkışma hissettiğimde gülümsedim . Çocuklarla çok güzel gözüküyordu .
Ne yapıyordum ya .
"Remzi dayı müsadenle topu alayım çocukları uyarırım ben merak etme ."
Eğilip topu aldığımda tekrar sağ tarafa baktım . Çocuklar koşarak yanıma geliyordu . Efsal'i de çekiştiriyorlardı.
"Sağol Remzi dayı Allah'a emanet görüşürüz."
"Yusuf abiii bak öğretmenimiz buraya gelmiş ."
Hepsi hep bir ağızdan konuşarak seviniyorlardı . Efsal'e baktığımda gayet mutlu gözüküyordu.
"Öğretmeninizi görünce topu unuttunuz bakıyorum çocuklar?"
"Efsal öğretmenim bakın bu müezzin abi ."
"Öğretmenim biliyor musunuz ben her namaza geldiğim için cami bölümlerini biliyorum isterseniz Yusuf abiye sorun ."
Efsal'in birden bana bakmasıyla sanki dünyadan soyutlanmıştım .
"E şey evet çocuklar namazı hiç kaçırmazlar hepsi biliyorlar cami bölümlerini."
"Aferin çocuklar maşallah size . "
"Öğretmenim biz avluda top oynuyoruz da Yusuf abiyle sizle de oynayabilir miyiz?"
"Lütfen öğretmeniimmm"
"Arkadaşlar öğretmenimizle Hasan dedeyi tanıştırmayı unuttuk ."
"Aaa evett öğretmenim lütfen Hasan dedeylede tanıştıralım sizi lütfen, zaten avluda oturuyo ."
Çocuklar daha Efsal'in cevap vermesini beklemeden avluya koşmaya başlamışlardı.
Koca sokak ortasında sadece ikimiz kalmıştık.
"Çok memnun oldum tanıştığıma Efsal öğretmenim . En yakın zamanda daha da yakından tanımak isterim ."
Kafasını eğip avluya doğru yürümeye başladı. Utanmıştı.
"O günlere gelecektir illaki müezzin abi ."
Abi mi ? O nerden çıkmıştı şimdi ya ! Niye abi diyordu ?
"Abi mi ! "
"Benden 2 yaş büyüksünüz diye biliyorum. Yanlış mı?"
Ne yani abimi diyecekti bana ! Hayatta diyemezdi ! İnsan sevdiği adama abi dermi canım!
"Doğru ama yanlış yani aslında sizle yaşıtım yani abi demeyin yani aynı yaşta değiliz ama abi demeyin ."
"Ne diyeyim müezzin abi ?"
"Kocam diyebilirsin mesela ?"
Birden susup bana bakıp kafasını eğmişti tekrardan yine berbat etmiştim demi .
"Yani şimdi değil tabiki ilerde sonuçta daha evli değiliz ama evleneceğiz her halde yani isterseniz ?"
İyice saçmalıyordum .
"Açık sözlü olmanız insanı utandırıyor."
"Utanmak mı? Sen o utanmaları birde evlendikten sonra gör."
"Anlamadım?"
"Neyi?"
"Az önce bişey mi dediniz ."
Ben onu seslimi söylemiştim. Bu kızla iki kelime konuşmak bendeki devreleri alt üst ediyordu .
"Yo hiç bişey demedim ."
"İyi"
"İyi olsun bakalım Efsal hanım."
Aynı anda caminin bahçesinden içeri girmiştik.
Çocuklara baktığımda Hasan amcaya heyecanlı heyecanlı bir şey anlatıyorlardı.
Oraya doğru yürüdüğümüzde çocukların sesi daha çok geliyordu .
"Bak Hasan dede öğretmenimiz bu."
"Biliyomusun Hasan dede öğretmenimizi müezzin abiyle tanıştırdık ."
Hasan amca Efsal'le benim aramda mekik dokuyordu.
"Çocuklar öğretmeninizi görünce topu unuttunuz bakıyorum da hadi siz oyuna geçin takımları kurun bende gelicem birazdan inşallah."
Çocuklar koşarak uzaklaştığında Hasan amca yine ikimize bakıyordu.
"Hoş geldin hanım kızım, geçin oturun hadi çocuklar."
"Hoş buldum amca nasılsın iyimisin?"
"Elhamdülillah halimize şükür kızım."
Ben Hasan amcanın yanına oturduğumda Efsal'de karşımıza oturdu.
"Yusuf oğlumda az önce senden bahsediyordu ."
Hasan amca konuya balıklama dalış yaptı . Sağol yani hasan amca .
Efsal kafasını kaldırıp aniden bana bakmıştı. Kim bilir ne diyordu acaba içinden , şu an benden nefret bile ediyor olabilirdi herhalde.
Hasan amca durumun farkında olunca biraz toparlamaya çalıştı.
"Yani bahsediyor derken kızım normal sohbet ediyorduk konu gönül işlerine gelince bende biraz ısrar ettim oğlum senden bahsetti ."
Yani az öncekine göre daha iyidi . Efsle baktığımda kafası yere eğilmiş ama yüzünde hafif tebessüm vardı ,hoşuna gitmişti sanki.
"Açık konuşmak gerekirse kızım ikinizinde birbirinde gönlü varmış duyduğuma göre. Nasıl tanıştınız ne yaptınız ne ettiniz orasını bilemem tabi . Ama Allahu Teala sizi buluşturduysa vardır bı bildiği. Ya evlilik ya imtihan . Ben Yusuf oğlumu pek istekli gördüm gönlü pek açık sana karşı az önce bı anlatışı vardı seni sanırsın aya bakıyor gibi gözleri parlıyordu . "
Şu an Efsal'in aklını o kadar çok okumak istiyordum ki .. En ufak şeyde utanan birisiydi o şimdi yerin dibine girmek istiyordur herhalde . Acaba o da benim ona karşı hissettiğimi mi düşünüyor? Yoksa saçma mı buluyor tüm anlatılanları ?
"Ben müezzinin bu zamana kadar bı kötülüğünü görmedim maşallah saygılı , sevgili , namazında niyazında , Seni tanımam kızım ama sende tıpkı Yusuf gibisin biraz bahsetti bizim oğlan maşallah sende namazında niyazında hanım bı kızmışsın duyduğum kadarıyla."
Yanakları kızarmıştı. Resmen yanakları kızarmıştı. İlk defa görüyordum niye kızarmıştı birden bire ?
"Uzun lafın kısası dengi dengine çocuklarsınız , ikinizinde yaşı yerli yerindeyken evlilik işini uzatmayın derim . "
Açık sözlülükte Hasan amca gibi olacaksın .
"Rahmetli Fadime yengenizle ben 20 o 17 yaşındayken evlendik . Kocamaan bir ömür geçirdik . Rabbim onu bana sevdirdi beni ona sevdirdi ömrümüzde bı kere kavga etmedik . 44 yılımız birlikte geçti de dahada hasretim pişmanım keşke daha çok sevdiğimi
söyleseydim dedim . Her gün Allah'a şükrediyorum çocuklar 'Allah'ım şükürler olsun bugünde fadimeme kavusmama az kaldı diye . "
Gözünden yaş damlamıştı Hasan amcanın.
"Toprağa ne kadar sevdiğini soylesende boş ne kadar toprakla yan yana dursanda boş . Demem o ki madem birbirinizi sevdiğinizi söylemişsiniz evlilik işini çok uzatmayın çocuklar beraber kaç yıl gecirseniz toprak altına girdiğnizde kalana o yıllar yetmiyor ."
Daha fazla tutamamıştı kendini gözlerinden yaşlar boşanıyordu ,kim bilir nasıl özlemişti eşini .
Efsal'in ilk beni tanıdığı günde ölümden döndüğü gündü..
"Çocuklar ben diyeceğimi dedim anlatacağımı anlattım kusura bakmayın Fadimem aklıma gelince göz yaşları durdurmuyor kendini. Müsaadenizle ben bir abdest tazeleyeyim ordanda kalbime bir Yasin okurum herhalde hadi Allah'a emanet olun."
"Allah razı olsun Hasan amca."
Efsal'le baş başa kaldığımız da sadece nefes alış veriş sesimiz duyuluyordu ve bide çocuk sesleri.
"Çok üzüldüm Fadime teyzeyle hasan amcaya kalbim sıkışıyor gibi hissettim ."
" 2 sene önce kanserden vefat etti Fadime teyze . Hasan amca daha yeni yeni toparlanmaya başladı. Çok zor zamanlar geçirdi . Bu zamana kadar aşk hep saçma gelirdi inanmazdım ama onların aşkı bana rehber oldu sonra işte bende sana aşık oldum."
"Yusuf Taha?"
"Efendim?"
"Evlensek mi ?
🎬
Düğün hazırlıkları başlasınn
Düğünümüz vaarr👰🏻♀️
Nasıl buldunuzzz??
Lütfen yorum +beğeni+takip yapmayı unutmayın.
Hepinizi seviyorummm 💝
Bölüm etkileşimi
