3. bölüm / 5
Tersine Akan Kan.Küllerin Üzerinde
Bölümler 5Şu an: Küllerin Üzerinde
3. Bölüm – Küllerin Üzerinde
(Anlatıcı: Göktuğ)
Biri bana “intikamın seni özgürleştirir” demişti bir zamanlar. Oysa intikam insanı zincirler. Seni yakar, dumanına dönüşürsün, sonra o dumanı solursun. Ve fark etmeden, zehirin ta kendisi olursun.
Ben o zehirle yaşıyorum, Asena.
Ve o gece… seni beklememin tek nedeni, o zehrin kaynağını bulmaktı.
Seni ilk kez görmem o yangından birkaç gün sonraydı. Çöken binanın altında bir çocuğu kucaklayıp taşıyan birini hatırlıyorum. Küçüktün. Ellerin kan içindeydi ama gözlerinde korku yoktu. Sadece sessizlik vardı.
O gece bana bir emir geldi: “Tanıkları ortadan kaldır.”
Ama yapamadım.
Seni görünce elim titredi. Çünkü senin yüzünde kız kardeşimin izleri vardı. O da yanarak ölmüştü, başka bir operasyon yüzünden.
Sana dokunamadım.
Sonra seni bulamadım.
Yıllar geçti, örgüt beni susturdu.
Benim görevim bitti, ama pişmanlığım hiç bitmedi.
Şimdi seni gördüğümde, sanki geçmiş yeniden doğmuş gibiydi. O silahı bana doğrulttuğunda, içimde bir parça huzur buldum. Belki de sonunda hak ettiğim sona yaklaşıyordum.
Ama sen tetiği çekmedin.
Ve o an anladım, biz aynı zincirle bağlıyız.
Asena, sen Ağaçkakan’ın ürünü olabilirsin ama ben onun gölgesiyim.
Beni de o yarattı, seni de.
Farkımız şu: ben hatamı kabulleniyorum, o ise hâlâ tanrı oynamaya devam ediyor.
O gece laboratuvarın yanındaki odada bulduğum dosya hâlâ elimde. İçinde sadece bir satır dikkatimi çekti:
“Mantis Protokolü – Denek 03: Asena. Denek 02: Göktuğ.”
Evet, biz sadece kurban değilmişiz. Denekmişiz.
Kendi duygularımız, travmalarımız, intikam dürtümüz bile planlanmış birer deneydi.
O yüzden Ağaçkakan seni bulduğunda şaşırmadım.
Çünkü o, bizi birbirimize düşürmek istiyordu.
Bizi karşı karşıya getirmek… en büyük oyunu buydu.
Şimdi bu oyunu bitirmemiz gerekiyor.
---
Asena yanımda yürüyor.
Karanlık tünelde ayak sesleri yankılanıyor.
Ona bakıyorum. Artık eski Asena değil.
Gözleri hâlâ karanlık, ama bu kez içinde bir ışık kıvılcımı var.
Sanki sonunda yönünü biliyor.
“Onu nasıl bulacağız?” diyor.
“Bulmayacağız.” diyorum. “O zaten bizi bulacak.”
Tünelin sonuna geldiğimizde dışarıda şehir uzanıyor. Neon ışıkları ıslak kaldırımlara vuruyor. Her şey sanki masum bir dünyanın kötü bir rüyası gibi.
Köprünün altındaki barın kapısı yarı açık. İçeride eski örgüt üyeleri buluşur genelde.
“Hazır mısın?” diye soruyorum.
Asena başını sallıyor.
“Elimdeki dosyayı al. Eğer bana bir şey olursa, devam et.”
“Bu kadar mı kolay pes edeceğini sanıyorsun?”
“Pes etmek değil bu, plan yapmak.”
İçeri girdiğimizde herkes bir anda susuyor. Gözler bize çevriliyor.
Bir kadın arka masadan kalkıyor. Uzun paltosu dizlerine kadar, elinde sigara.
“Bakın bakın… kim gelmiş.” diyor.
Adı Lina.
Eskiden bizimleydi. Şimdi Ağaçkakan’ın sağ kolu.
Gözleri Asena’ya kayıyor. “Sen hâlâ yaşıyor musun?”
“Hayal kırıklığına uğradın mı?” diyor Asena soğuk bir sesle.
Lina gülüyor. “Sen hâlâ duygularına yenik düşüyorsun. Ağaçkakan haklıymış.”
“Onu nerede buluruz?” diyorum.
“Bulamazsınız. O sizi bulur dedim ya.”
Lina cebinden bir şey çıkarıyor. Küçük bir cihaz.
Bir ışık yanıp sönüyor.
Sonra sadece sessizlik.
Bir saniye sonra barın ön cephesi patlıyor.
Camlar fırlıyor, masalar havalanıyor.
Asena’yı yere çekiyorum.
Kulağımda sadece tiz bir uğultu.
Patlamadan sonra her şey karanlık.
Sadece uzaktan bir siren sesi.
Gözlerimi açtığımda kül kokusu var.
Asena’nın sesi yankılanıyor: “Göktuğ! Göktuğ!”
“Elindeyim.” diyorum.
Ama kanıyorum.
Gömleğimin altından sıcak bir şey süzülüyor.
“Yara derin değil.” diyor ama sesi titriyor.
“Bu tuzaktı.”
“Evet.” dedim. “O her zaman bir adım önde.”
Yavaşça cebimden bir not çıkarıyorum.
Üzerinde sadece bir kelime var.
“Yuva.”
Ağaçkakan’ın bir sonraki hamlesi bu olmalı.
Ama aynı zamanda geçmişimizin başladığı yer de.
O yangının çıktığı bina… hâlâ duruyor.
Belki de her şey orada bitecek.
Asena gözlerime bakıyor.
“Oraya gideceğiz.” diyorum.
“Ve bu kez yanan biz olmayacağız.”
Yağmur yeniden başlıyor.
Gökyüzü gri.
Ben elimde o dosyayı sıkıca tutuyorum.
Küllerin içinde yanmış bir dünyanın kalıntısıyız biz.
Ama belki… belki küllerin altında hâlâ biraz umut vardır.
---
🩸 3. Bölüm Sonu
Bölüm etkileşimi
