12. bölüm · Teoden

12. Bölüm

Damlaa _

Deniz Anlatımı
Öğle teneffüsünde bahçedeki banklardan birine oturdum.
Defterimi açmıştım ama tek satır okuyamıyordum.
Aklım yine aynı yere gidiyordu.
Öztürkler...
Babamın dosyasında yazan soyadı.
Aras'ın soyadı.
İç çekip başımı kaldırdım.
Aras birkaç metre ileride Barış ve Evren'le konuşuyordu.
Gülüyordu.
Bir katile benzemiyordu.
Sonra kendime kızdım.
"Ailesi..."
"Aras değil."
Ama ya gerçekten aileleri...
Başımı iki elimin arasına aldım.
"Düşünme."
Ses Teoman'ın sesiydi.
Yanıma oturdu.
Elinde iki meyve suyu vardı.
Birini bana uzattı.
"Al."
"Gerek yok."
"Ben zaten iki tane aldım."
İstemeden aldım.
"Teşekkür ederim."
Birkaç saniye sessiz kaldık.
"Hâlâ aynı şeyi düşünüyorsun."

"Neyi?"
"Aras'ı."
Şaşırdım.
"Bu kadar belli mi?"
"Daha demin on dakikadır aynı noktaya bakıyordun."
Gülümsedim.
"Sen her şeyi fark ediyorsun."
"Meslek hastalığı."
"Ne mesleği?"
"Seninle uğraşmak."
Koluna hafifçe vurdum.
"Komik değildi."
"Bence komikti."
İkimiz de güldük.
Sonra yüzündeki ifade yeniden ciddileşti.
"Deniz Kızı..."
"Hı?"
"Ben de düşünüyorum."
"Neyi?"
"Ya gerçekten Öztürkler yaptıysa?"
Sözleri boğazıma düğümlendi.
"Ama..."
"Aras'ın böyle biri olduğuna inanamıyorum."
Teoman başını salladı.
"Ben de."
"Belki de gerçek bambaşkadır."
İkimiz de sustuk.sırada bahçenin diğer tarafında...
Kutay elindeki topu Leyla'ya attı.
"Yakala!"
Leyla hazırlıksız yakalanınca top omzuna çarptı.
"Ay!"
Kutay'ın yüzündeki gülümseme bir anda kayboldu.
"İyi misin?"
Leyla omzunu tuttu.
"İyiyim ya."
Kutay yanına koştu.
"Harbi acıdı mı?"
"Bir bakayım."
Leyla gülmeye başladı.
"Kutay."
"Abartma."
Kutay rahat bir nefes verdi.
"Bir an korktum."
Uzaktan onları izleyen Ezgi, Barış'a dirsek attı.
"Sence de..."
Barış sırıtıp başını salladı.
"Evet."
"Bence de."
"Kutay farkında değil."
"Hiç değil."
Ders zili çaldı.
Herkes sınıfa döndü.
Öğretmen tahtaya bir grup ödevi yazdı.
"Bu dönem ikişerli çalışacaksınız."
Sınıfta uğultu başladı.
Öğretmen listeye baktı.
"Deniz ve..."
Bir an durdu.
"Teoman"
Deniz Anlatımı
Son ders bitmişti.
Öğretmen sınıftan çıkarken arkasından seslendi.
"Deniz, Teoman."
İkimiz de döndük.
"Grup ödevinizi iki hafta sonra istiyorum."
"Konunuz 'Suç ve Adalet'."
Bir an donup kaldım.
Teoman da bana baktı.
İkimiz de aynı şeyi düşünmüştük.
Suç...
Adalet...
Aklıma yine ailem geldi.
Öğretmen bunu fark etmedi.
"Anlaştık mı?"
"Anlaştık hocam."
Sınıftan çıktık.
Koridorda birkaç dakika sessiz yürüdük.
En sonunda Teoman konuştu.
"İstersen başka bir konuyla değiştirmesini isteyelim."
Başımı iki yana salladım.
"Hayır."
"Kaçmak istemiyorum."
Bana baktı.
"Emin misin Deniz Kızı?"
"Evet." O sırada hiç beklemediği bir anda dudaklarına bir buse kondurdum şok içinde dona kaldı kalbim 10 kat hızlı atıyordu önünden geçip hızla yürüdüm
Okuldan çıkarken hava hafif serinlemişti.
Kutay her zamanki gibi önde yürüyordu.
Leyla ise telefonuyla uğraşıyordu.
Bir anda ayağı kaldırıma takıldı.
"Dikkat!"
Kutay refleksle kolundan tuttu.
Leyla dengesini yeniden sağladı.
"İyiyim."
Kutay hemen bıraktı.
"Pardon."
Leyla gülümsedi.
"Teşekkür ederim."
Kutay kulağını kaşıdı.
"Şey..."
"Bir daha yürürken telefona bakma."
Barış sessizce yanıma eğildi.
"Sence de garip davranmıyor mu?"
Kime baktığını anlamam uzun sürmedi.
Kutay...
Normalde herkese şaka yapardı.
Ama Leyla'nın yanında bir anda cümle kuramaz olmuştu.
Gülmemek için başımı çevirdim.