11. bölüm · SUSTURULANLAR

Patlama

Hiranuryss.

10. Bölüm

Mert ve Ece alt katı doğru koşarak hızlanıyordu tam Asya ve efe'nin yanına geldiklerinde;

Asya:"bu normal bir kutu değil açmasak mı?"

Efe:"o zaman devamını bulamayız."

Efe tam o anda kutuyu açtı. Bir kilit sesi geldi her şey o anda oldu.

"BOM "

herkes ayrı bi yana savruldu. Asya ve Efe yan yana Mert yere Ece de onun üzerine düşmüştü. Yaklaşık 40 dakika boyunca kimseden ses gelmiyordu. 40 dakika sonunda Ece uyanmıştı. Üzerine düştüğü Mert'e baktı ve;

Ece:"Mert iyi misin? Ne oldu?"

Mert gözlerini açıp Ece'nin kolunu tuttu ve dizlerinin üzerine oturdu.

Mert:"iyiyim merak etme sen nasılsın?

Ece:"merak etme bende iyiyim Efe ve Asya nerede sisten bir şey göremiyorum."

Mert yavaşça ayağa kalktı. Etraf toz ve duman içindeydi. Görüş mesafesi neredeyse yoktu.

Mert: "Efe! Asya!"

Hiçbir ses gelmedi.

Ece öksürerek etrafına baktı.

Ece: "Bu… bu normal bir patlama değil. Sanki bir şey bilerek açıldı."

Tam o sırada zeminden ince bir titreşim geçti.

Mert: "Duydun mu?"

Ece başını salladı.

Duman biraz dağıldığında, Efe ile Asya’nın olduğu yerde kimse yoktu.

Sadece yerde açık kalmış metal kapak görünüyordu.

Ece: "Onlar… aşağı düşmüş olabilir mi?"

Mert hemen kapağa koştu.

Mert: "Efe! Asya!"

Aşağıdan çok hafif bir ses geldi.

Asya: "Buradayız… ama bu yer… normal değil."

Ece dizlerinin üzerine çöktü.

Ece: "Ne demek normal değil?"

Efe’nin sesi titriyordu.

Efe: "Bu bir depo değil… bu bir geçit gibi. Duvarlar… farklı."

Mert el fenerini aşağıya çevirdi.

Aşağıda dar, taş bir koridor görünüyordu. Eski, ıslak ve soğuk.

Ece: "Oraya inmemiz gerekiyor."

Mert bir an durdu.

Mert: "Emin misin?"

Ece: "Artık geri dönüş yok."

Mert kapağa baktı, sonra Ece’ye.

Mert: "O zaman birlikte."

İkisi aşağı inmeye başladığı anda, üstlerindeki kapak yavaşça kendi kendine kapanmaya başladı. Ve o sırada bir ses geldi ama onlar duymadı 3. Kişinin de yakınlarında olduğunu bilmiyorlardı.

Devam edecek...