5. bölüm · Sözde Abisi ;) TEXTİNG
5. Bölüm
Bacılarım bölüm yazınca atıyım dedim iyi okumalar💞yorum ve oynatın lütfen
gözlerimi araladım.
Başım zonkluyordu.
Dün gece olanları hatırladıkça mideme bir yumru oturdu.
Telefonu elime aldım.
Ekranda peş peşe gelen mesajlar vardı.
Poyraz:Günaydın, iyi misin diye merak ettim Duru.
Poyraz:Dün gece neden öyle konuştun bilmiyorum ama sarhoş olduğun için başka bir şeye sinirlenip bana patladığını düşünüyorum. Umarım öyledir.
Poyraz:Galiba hâlâ uyuyorsun. Normal, çok içmişsin. Yalın söyledi. Uyanınca mutlaka yaz.
Derin bir nefes aldım.
Parmaklarım istemsizce klavyeye gitti.
Ben:Tünaydın… Öğlen olmuş.
Ben:Poyraz abi, haklısın. Seninle alakası yoktur. Ben saçmaladım işte, boş ver.
Birkaç saniye düşündüm.
Belki de en doğrusu buydu.
Ben:Bana önemli bir şey olmadığı sürece yazmazsan sevinirim Poyraz abi. İyi günler.
Mesajı gönderdikten sonra içim daha da sıkıştı.
Telefon birkaç saniye sonra yeniden titreşti.
Poyraz:Benimle alakası yoksa bana neden soğuk davranıyorsun?
Bir mesaj daha.
Poyraz:Ne düşünmem gerektiğini bilmiyorum.
Ardından…
Poyraz:Bir yanlışım olduysa kusura bakma. Beni bir konuda yanlış mı anladın? Söyle.
Ekrana uzun uzun baktım.
Anlatamazdım.
Anlatsam daha da rezil olurdum.
Ben:Poyraz abi… Yani sana anlatabileceğim bir konu değil.
Mesajı gördü.
Ama yazmadı.
Dakikalar geçti.
Tam telefonu bırakacakken yeniden titreşti.
Poyraz:Gönül meselesi mi? Hayatında senden rahatsız olan biri mi var? Ama öyle olsa bana kızmazdın ki, değil mi?
Boğazım düğümlendi.
İçimde acı bir tebessüm oluştu.
Ben:Gönül meselesi evet… Sana kızmadım. Sadece yanlış kişiyi seçtim.
Bu kez cevap çok hızlı geldi.
Poyraz:Yani başkası yerine beni aradın ha? O zaman neden benim adımı söyledin?
Gözlerimi sımsıkı kapattım.
Beni anlamıyordu.
Belki de anlamaması gerekiyordu.
Ben:Öyle değil… Neyse, konuyu kapatalım. Birbirimizi yanlış anlıyoruz.
Son bir mesaj attım.
Ben:Önemli bir şey olursa buradayım abi.
Ekranda yazıyor ibaresi belirdi.
Poyraz:Çok soğuksun be kızım… Ben de her zaman buradayım.
Telefonu yatağın üzerine bıraktım.
Daha birkaç dakika önce bana, “Önemli bir şey olmadığı sürece yazma,” demiştim.
Ama akşam olunca yine mesaj atmıştı.
Anlamıyordum.
Derdi neydi?
Git işte…
Dün gece yanındaki kıza yaz.
Telefon yeniden titreşti.
Poyraz:Abin evde mi?
Kaşlarımı çattım.
Ben:Abime neden sormuyorsun?
Cevabı gecikmedi.
Poyraz:Bilmem. En üstte sen vardın.
İstemsizce göz devirdim.
Ben:Benim laflarımı bana satma.
Birkaç saniye sonra yeni bir mesaj geldi.
Poyraz:Böyle… Ben de aynısını yapınca şüphelenmedim değil.
Şaşkınlıkla ekrana baktım.
Ben:Ne konuda?
Poyraz:Benim gibi farkında olmadan arama konusunda.
İçimdeki sinir yeniden kabardı.
Ben:Ne alakası var?
Cevabı yine alaycıydı.
Poyraz:Tamam, bingo. Bu cümleyi de aldıysak…
Derin bir nefes verdim.
Artık gerçekten tahammül edemiyordum.
Ben:Poyraz abi, cidden siktir git ya.
Bu kez cevap beklediğimden daha yumuşaktı.
Poyraz:Kızım, ne oldu birdenbire?
Telefonu elimde sıktım.
Ne olduğunu gerçekten bilmiyor muydu?
Yoksa bilmezden mi geliyordu?
Ben:Bir şey olmadı.
Birkaç saniye sonra son mesajımı attım.
Ben:Abim evde. İyi akşamlar.
Ekran yeniden aydınlandı.
Poyraz:Banane abin evde mi? Zaten benimle değilse evdedir. Off…
İstemsizce gülümsedim.
Eskiden olsa bu hâline güler, hatta mutlu olurdum.
Ama şimdi…
Yüzümde oluşan tebessüm bile buruktu.
Dünden beri bana karşı fazlasıyla ilgiliydi.
Sanki bir şeylerin ters gittiğini hissediyor ama ne olduğunu çözemiyordu.
Keşke hiç hissetmeseydi.
Çünkü ben her gözümü kapattığımda aynı sesi duyuyordum.
O kadının kahkahasını…
Ardından Poyraz’ın sesi…
“Hadi eve geçelim artık…”
O birkaç kelime, durmadan zihnimde yankılanıyordu.
Ne kadar unutmaya çalışırsam çalışayım…
Susmuyordu.
