2. bölüm / 4
Sonu olmayan yolSonu olmayan yol-l
Bölümler 4Şu an: Sonu olmayan yol-l
- 1 Sonu olmayan yol1.309 kelime
- 2 Sonu olmayan yol-l1.350 kelime · Okuduğun bölüm
- 3 Sonu olmayan yol-ll766 kelime
- 4 Sonu olmayan yol-lV174 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Lara: Dönmek mi?.. Yoksa bu yolu bitirmek mi?
Mira: Peki devam etmeyi seçtiysek… sonuna gelmeden ya öteki insanlar gibi olursa sonumuz?
Lara'nın yüzünde en ufak bir ümitsizlik yoktu. Önündeki yola baktı ve hiç tereddüt etmeden yürümeye devam etti.
Eren: Sonunu düşünsene Mira. Belki güzel bir şey var.
Mira: Bu yol hiç bitmek bilmiyor, Eren.
Dördünün arasına bir anda sessizlik çöktü. Attıkları adımların sesi bile sanki boşluğun içinde kayboluyordu. Tam o sırada önlerinde kocaman bir harita belirdi.
Aras: Çocuklar... Buraya bakın.
Dördü haritanın etrafında toplandı. Haritanın üzerinde yollar, işaretler ve daha önce hiç görmedikleri semboller vardı. Fakat en dikkat çekici olan, yolun üzerine sıralanmış sayılardı.
1... 3... 5... 11...
Ve daha fazlası.
Lara parmaklarını haritanın üzerinde gezdirdi.
Lara: Bunlar rastgele yazılmamış.
Aras: Sayılar neyi temsil ediyor?
Mira: Bilmiyorum ama bir şey bana içimden bunların birer... oyun gibi geldiğini söylüyor.
Eren: Oyun mu?
Mira: Evet. Sanki biri bizim ne yapacağımızı önceden biliyor.
Lara yeniden sayılara baktı.
Lara: 1, 3, 5, 11... Ve daha fazlası. Bu bir işlem olabilir.
Aras: Peki işlemin sonucu ne?
Lara cevap vermedi.
Çünkü haritanın tam ortasında yeni bir yazı belirmişti.
“İLK YOL TAMAMLANDI.”
Dördü donup kaldı.
Mira: İlk... yol mu?
Eren: Demek ki bu, son değil.
Haritanın üzerindeki bütün yollar bir anda karardı. Ardından yalnızca tek bir cümle kaldı.
“İKİNCİ YOLDA GÖRÜŞÜRÜZ.”
Lara haritaya bakarken hafifçe gülümsedi.
Lara: Demek oyun daha yeni başlıyor.
Harita bir anda ortadan kayboldu.
Dört arkadaş karanlığın içinde birbirlerine baktılar.
Ve o anda, yollarının aslında hiç bitmediğini anladılar.Karanlık birkaç saniye daha üzerlerinde kaldı. Haritanın kaybolmasıyla birlikte dört arkadaş ne yapacağını bilemeden oldukları yerde duruyordu. Az önce önlerinde duran yollar, sayılar ve gizemli yazılar sanki hiç var olmamıştı. Fakat Lara'nın elinde hâlâ haritanın üzerinden aldığı küçük, eski bir kâğıt parçası vardı.
Mira: Lara... O elindeki ne?
Lara kâğıda baktı. Üzerinde yalnızca üç kelime vardı.
“GERİ DÖNMEYİN.”
Eren: Bu hiç iyi değil.
Aras: Belki de tam tersine, bizi uyarmaya çalışıyor.
Mira: Kim?
Aras cevap veremedi.
Lara kâğıdı çevirdi. Arka tarafında daha küçük bir yazı olduğunu fark etti.
Lara: Burada bir şey daha var.
Üçü hemen yanına geldi.
Kâğıtta tek bir sayı yazıyordu.
17.
Mira: Yine sayı...
Eren: İlk sezondaki sayılardan biri mi?
Lara başını iki yana salladı.
Lara: Hayır. Bunu daha önce görmedik.
Tam o anda bulundukları yerin zemini hafifçe sarsıldı. Dördü birden geri çekildi.
Karşılarındaki duvarda ince bir çatlak oluştu.
Çatlak yavaşça büyüdü.
Ardından duvarın arkasından bir ışık sızmaya başladı.
Aras: Sanırım yolumuzu bulduk.
Mira: Ya bu da oyunun bir parçasıysa?
Lara, ışığa doğru bir adım attı.
Lara: O zaman oyunun kurallarını öğrenmenin zamanı geldi.
Dördü birbirlerine baktı.
Sonra hiçbirinin geri dönmediği o ilk adımı birlikte attılar.
Işığın ardında onları neyin beklediğini ise henüz bilmiyorlardı.
Ama duvarın üzerinde, onlar geçtikten sonra yeni bir yazı belirdi:Işığın ardına geçtiklerinde karşılarına beklediklerinden tamamen farklı bir yer çıktı. Burası ne eski galeriye ne de daha önce yürüdükleri o uzun yola benziyordu. Dört taraflarında yüksek duvarlar vardı ve duvarların üzerinde yüzlerce küçük kapı sıralanmıştı. Her kapının üzerinde farklı bir sayı bulunuyordu.
Mira: Şaka yapıyorsunuz…
Eren: Bence bu sefer gerçekten şaka değil.
Aras, duvarlardan birine yaklaşıp kapıların üzerindeki sayılara baktı.
Aras: Hepsi farklı.
Lara sessizce yürümeye başladı. Birkaç kapıyı inceledikten sonra durdu.
Lara: Hayır… Hepsi farklı değil.
Mira yanına geldi.
Mira: Ne demek istiyorsun?
Lara, duvardaki üç kapıyı gösterdi.
Lara: Bunlara bakın.
Kapıların üzerinde sırasıyla 1, 3 ve 5 yazıyordu.
Eren: İlk sezondaki sayılar.
Aras: Ama 11 nerede?
Dördü birlikte duvar boyunca ilerledi. Sayılar giderek büyüyordu.
7…
9…
11…
Lara'nın yüzündeki ifade değişti.
Lara: Sayılar rastgele değilmiş.
Mira: Nasıl yani?
Lara: Bizi buraya getiren yolun haritasıymış.
Aras: Peki neden?
Tam o anda 11 numaralı kapının arkasından bir ses geldi.
Tak.
Dördü birden sustu.
Sonra kapının kolu yavaşça aşağı indi.
Mira: Kim var orada?
Cevap gelmedi.
Kapı birkaç santim açıldı.
İçeriden yere küçük bir kâğıt parçası bırakıldı.
Kapı yeniden kapandı.
Lara eğilip kâğıdı aldı.
Üzerinde tek bir cümle vardı:
“Bu kez yolu siz seçmeyeceksiniz.”
Mira'nın yüzündeki gülümseme kayboldu.
Mira: O zaman kim seçecek?
Karanlık koridorun içinden başka bir ses duyuldu.
“Ben.”
Dördü oldukları yerde kaldı.
Ve kapı yeniden açılmaya başladı.Kapı ağır ağır açıldı. İçerisi ilk bakışta tamamen boş görünüyordu. Ne bir insan vardı ne de hareket eden başka bir şey. Sadece duvarın ortasında duran büyük bir masa ve masanın üzerinde dört ayrı zarf bulunuyordu.
Eren: Az önce biri konuştu.
Mira: Ben de duydum.
Aras kapının eşiğinde durdu.
Aras: Ama burada kimse yok.
Lara, masadaki zarflara yaklaştı. Her birinin üzerinde isim yazıyordu.
Lara.
Mira.
Eren.
Aras.
Mira: Bizim isimlerimizi nereden biliyor?
Lara zarflardan birine dokundu ama açmadı.
Lara: Bilmiyorum.
Aras: Belki de açmamamız gerekiyor.
Eren: Buraya kadar geldik. Bence artık geri dönmek diye bir seçenek yok.
Mira: İlk sezonda da böyle düşündük.
Eren sustu.
Lara dört zarfa baktı.
Lara: Bu kez hepimiz kendi zarfımızı açacağız.
Dördü aynı anda zarflarını aldı.
Lara zarfını açtığında içinden eski bir fotoğraf çıktı.
Mira: Senin ne çıktı?
Lara fotoğrafa baktı ve yüzündeki ifade bir anda değişti.
Lara: Bu...
Fotoğrafta dört kişi vardı.
Lara, Mira, Eren ve Aras.
Ama fotoğraf eskiydi.
Çok eski.
Eren: Bu imkânsız.
Aras fotoğrafı Lara'nın elinden aldı.
Aras: Biz hiç böyle bir yerde bulunmadık.
Mira: Fotoğrafın arkasına bak.
Aras çevirdi.
Arkasında yalnızca bir tarih yazıyordu.
“17 yıl önce.”
Dördü birbirlerine baktı.
Lara'nın elindeki kâğıt yere düştü.
Çünkü kâğıdın üzerinde yeni bir cümle belirmişti:
“Siz bu oyunu ilk kez oynamıyorsunuz.”Fotoğrafın üzerindeki dört kişiye bakarken odadaki sessizlik daha da ağırlaştı. Hiçbiri konuşamıyordu. Çünkü fotoğraftaki insanlar gerçekten onlara benziyordu; yalnızca daha küçük yaşta görünüyorlardı.
Mira: Bu nasıl mümkün olabilir?
Eren fotoğrafı tekrar eline aldı.
Eren: Belki bize benzemiyorlar. Belki sadece tesadüf.
Lara: Dördümüzün aynı fotoğrafta olması mı tesadüf?
Aras fotoğrafın köşesini inceledi. Orada diğerlerinden daha küçük bir işaret vardı.
Aras: Burada bir sembol var.
Mira: Ne sembolü?
Aras parmağıyla işareti gösterdi. Daire şeklindeki sembolün içinde yine aynı sayı vardı.
17.
Lara'nın yüzü ciddileşti.
Lara: Her şey dönüp dolaşıp bu sayıya geliyor.
Tam o sırada masanın üzerindeki dört zarfın altında gizlenmiş küçük bir bölme açıldı.
İçinden dört anahtar çıktı.
Her anahtarın üzerinde farklı bir harf vardı.
L. M. E. A.
Eren: Bunlar bizim baş harflerimiz.
Mira anahtarı eline aldı.
Mira: Peki hangi kapıyı açıyorlar?
Duvar boyunca sıralanan yüzlerce kapının arasında bir tanesi yavaşça aydınlandı.
Üzerinde sayı yoktu.
Sadece dört harf vardı:
L M E A
Lara anahtarı sıkıca tuttu.
Lara: Sanırım cevabı bulduk.
Aras: Ya kapının ardında bizi bekleyen şey?
Lara kapıya doğru yürüdü.
Lara: Bunu öğrenmenin tek yolu var.
Dört arkadaş anahtarlarını aynı anda kilitlere yerleştirdi.
Klik.
Kapı açıldı.
Fakat bu kez karşılarında karanlık bir oda yoktu.
Gözlerinin önünde, sanki yıllardır kendilerini bekliyormuş gibi duran dört sandalye vardı.
Sandalyelerin arkasındaki duvarda ise tek bir cümle yazıyordu:
“HOŞ GELDİNİZ. HATIRLAMAYA HAZIR MISINIZ?”Odanın içinde birkaç saniye boyunca kimse konuşmadı. Dört sandalye karşılarında sessizce duruyor, duvardaki “HOŞ GELDİNİZ. HATIRLAMAYA HAZIR MISINIZ?” yazısı sanki onları bekliyordu. Mira yavaşça sandalyelerden birine yaklaştı ama oturmadı.
Mira: “Ben burada daha önce bulunmuşum gibi hissediyorum.”
Eren ona baktı.
Eren: “Ben de.”
Lara duvardaki yazının altına doğru yürüdü. Orada, diğerlerinden daha küçük bir çizik fark etti. Parmağını üzerinden geçirince çiziklerin aslında harfler olduğunu anladı.
Lara: “Burada başka bir şey yazıyor.”
Aras yanına geldi.
Aras: “Ne yazıyor?”
Lara gözlerini kısarak harfleri okumaya çalıştı.
Lara: “Dört kişi girdiniz... ama yalnızca üç kişi çıkmış.”
Mira'nın yüzündeki ifade bir anda değişti.
Mira: “Ne?”
Eren: “Bu ne demek?”
Aras hemen odanın çevresine bakmaya başladı. Dört duvar, dört sandalye ve tek bir kapı vardı. Fakat odada beşinci bir şey vardı.
Yerde duran eski bir ayakkabı.
Lara eğilip ayakkabıya baktı. Tozlanmıştı ama diğer eşyalar kadar eski görünmüyordu.
Lara: “Bu bizim değil.”
Mira: “Belki burada çalışan birinindir.”
Aras başını iki yana salladı.
Aras: “Burası yıllardır kullanılmıyorsa neden yeni gibi?”
Tam o sırada odanın ışıkları bir kez titredi.
Duvarın ortasındaki yazı değişti.
“HATIRLAMAK İÇİN OTURUN.”
Dört sandalye aynı anda geriye doğru çekildi.
Kimse dokunmamıştı.
Eren: “Bence artık kaçmak için çok geç.”
Lara sandalyeye baktı.
Lara: “O zaman öğrenelim.”
Dördü de yavaşça oturdu.
Bir anda odanın ortasında eski bir görüntü belirdi. Sanki havaya yansıtılmış bir anı gibiydi.
Dört çocuk görünüyordu.
Lara, Mira, Eren ve Aras...
Ama yanlarında bir kişi daha vardı.
Yüzü görünmüyordu.
Mira fısıldadı:
Mira: “Biz... beş kişiydik.”
Görüntü bir anda karardı.
Ve duvarda yalnızca tek bir cümle kaldı:
“BEŞİNCİ KİŞİYİ HATIRLADIĞINIZDA, YOLUN GERÇEK SONUNU GÖRECEKSİNİZ.”
Bölüm etkileşimi
