1. bölüm · Son Bahar

20. Yaşım

Sıla Öyleişte

Vee artık 20 oldum. Küçüklüğümden beri hep 20 yaşında olmak isterdim. Bu yaş bana hem genç hem istediğim herşeyi yapabileceğim bir yaşmış gibi geliyor hep küçükken 20 yaşında olmayı ve koluma kelebek dövmesi yaptırmak isterdim ve bu isteğimi tam bugün ilk gün yaptıracağım. "Bahar" Annemin bahar demesiyle irkildim. "Efendim anne" gene azar yiyecektim biliyorum ama ne yapmıştım? "kızım fotoğraf çekiyorum baksana bana" Anne Allah aşkına ben nereden biliyim senin beni çekeceğini. Dudaklarıma masum güzel bir gülümseme yayıldı. Annem büyük ihtimalle instegram sayfasında biricik kızım diye paylaşıcak istersem 40 yaşında olayım annem bunu hep yapıcakmış gibi geliyor. Anneme poz verdikten sonra yorulduğumu hissettim ve koltuğa oturdum kız kardeşim Alya mutfakta pastayı kesmiş bize servis ediyordu. Pastamın çilekli olması günümü güzelleştiriyor gibi geldi. Afiyetle pastamı yemeye başladım. Taki halamın "Eee Bahar konuştuğun var mı" halama 20 yaşında olmanın evlenme yaşı olmadığını anlatmaya çalışmak hiç içimden gelmediği için "Yok hala" dedim ve yüzüme sahte bir gülümseme yaydım. Annem moralimin bozulduğunu anlamıştı ve hemen konuyu değiştirmişti. "Eee Mehtap senin oğlan ne yapıyor" bu arada tanıştırmadım Mehtap bizim 12 senelik komşumuz tanısanız o kadar seversiniz ki. Çok tatlı bir kadın. Bu ortamdan hemen ayrılmak istiyorum. Saat yavaş yavaş 2:30'a geliyordu. Annemler kendi aralarında bana doğum günü sürpriz yapmak istemişlerdi ama arkadaşlarımda beni Cafe'ye çağırıyordu. Sanırım onlarda doğum günümü kutlayacaklardı. Tam bunları düşünürken,telefonuma bir bildirim geldi telefonumu elime aldım ve baktım ki Hira'dan mesaj gelmiş. Mesaj aynen şu şekildeydi *Bahar saat 4'te eczanenin yanındaki Cafe'ye buluşuyoruz hadi bir şekilde evde ayrıl* diye bir mesaj atmıştı. Ama şimdi gidersem de buradakilere ayıp olacaktı. Sonuçta hepsi buraya benim için gelmişti. Hemen Hira'ya "Malesef gelemem Hiraa çok ayıp olur öyle* diye bir mesaj attım. Geri mesaj hiç gecikmedi. *Tamam o zaman annene söyle o da bir bahane bulsun* bu mesajı attıktan sonra aklıma bir yalan geldi. Hemen sanki spor randevum olduğunu unutmuşum gibi bir" Aaaaa" diye bir bağırdım. O kadar gerçekçi attım ki bu bağırtıyı herkes neredeyse inandı. Daha sonrasında "Nasıl unuttum 20 dakika sonra randevum var" Annem olayı anlamış bir şekilde bana baktı ve "Aaa kızım sakın onu kaçırma bak spor önemli" diyerek gülümsedi. Anneme hayrandım onu çok seviyordum. Daha sonra misafirler hep bir ağızdan tamam kızım git sen sporuna dedi. Ayıp olmasın diye lütfen kusura bakmayın dedim. Ve hemen salondan ayrıldım, odama girdim ve hemen üstümü değiştirdim. Hira'nın doğum günümü kutlayacağını biliyordum ama gene de hevesini kırmamak için ona söylemedim. Üstüme gri bir crop giydim ve altıma da onun takımı olan gri bir İspanyol paça giydim. Hafi bir makyaj yaptıktan sonra tam odadan çıkıyordum ki yanıma Alya geldi ve "Abla bensiz mi gidiceksin" diye sordu ve sonra ekledi "Allah aşkına abla ben napıcam bu yaşlılarla şimdi içeri gidicem bin tane soru sorucaklar lütfen beni de al" diye yalvarıyordu tabiki onu da alıcaktım ona hiç kıyar mıydım. Tamam dedim gülümseyerek gel. Sevinerek yanağıma bir öpücük kondurdu. "Hadi ama hızlı ol bak" "Tamam abla sadece üstümü değiştiricem" telefonumu alıp instegrama girdim öylesine geziniyordum. Tam gezinirken birden önüme bir çocuk çıktı çocuk o kadar yakışıklıydı ki yani sanki, sanki anlatamam o kadar karizmatik duruyordu ki. En az boyu bakın en az 1.83 civarıydı. Çocuktan o kadar etkilenmiştim ki Alyanın hadi abla deyişini bile duymadım en sonunda Alya dürttüğünde irkildim ve şaşkın gözlerle ona baktım "Abla hadi çıkalım artık" tamam diyerek telefonumu kapattım ve odadan çıktım. Misafirlere görünmem gerekiyordu yoksa bana hemen spora cropla mı gittiğimi soracaklar ve bu sefer de spora gitmediğim anlaşılıcaktı. Odamın kapısından hemen dış kapıya yöneldim. Hemen ayakkabılarımı giyip dışarı çıktım. Allahtan Alya da hızlıydı. Saat 4:12'idi. Daha dövme yaptıracaktım neyse Cafe'den sonra Alya ve Hira ile giderdim. Yolda giderken aklıma o çocuk geldi Çağdaş.. Yolda giderken yol boyunca o çocuğu düşündüm acaba kaç yaşındaydı nelerden hoşlanırım nedense bunları çok merak ediyordum. 10-20 dakika sonra Cafe'ye geldik ama Hira yoktu telefonumdan onu arayacaktım ki Alya yerini gösterdi. Gülümseyerek yanına gittik ve oturduk. Hira hemen "Ya kızım nerede kaldınız bir an gelmeyeceksiniz sandım" "Napıyım kızım uzak mesafedeyiz" Hira doğrulayan bir simge yarattı yüzünde. Biraz daha sohpet ettikten 20 dakika sonra birden iyiki doğdun Bahar diye bir şarkı çalmaya başladı aslında biliyordum böyle birşey olacağını ama gene de şaşırır gibi yaptım,gülümsedim. Daha sonra garsonlardan biri gelip çilekli harika bir pasta getirdi. Herkes çilekli pasta sevdiğimi biliyordu. Ayağa kalkarak hemen Hira'ya sarıldım. İyiki var. Biraz oturup sohpet ettikten sonra aklıma 8'de dövme randevusu yaptıracağım geldi. Hemen Hira'ya "Hira nasıl unuttuk dövme randevum vardı" Hira da çok içinde bana baktı saate baktığımda saat 6.27 idi içim rahatladı bir an geç kaldım zannettim. Daha sonrasında ne olur ne olmaz diyerek Hira'ya 'Zaten işimiz yok erken gitsek te birşey olmaz hadi kalkalım artık' dedim o da onayladı ve 3 kız dövmeciye doğru ilerledik. 30-40 dakika sonra vardık. Sercan abi mükemmel gülümsemesiyle karşılaşmıştık bizi gene. 'Ooo Bahar hanım sonunda 20 oldun da dövme yaptırmaya geliyorsun' dedi. Sırıtarak 'evet' dedim. Sercan abi çok uzun zamandır tanıdığım bir abi çok sevecen ve çok hayvan severdir.