Bölüm 1

Vaveyla Yazarı: Merve Kayhan

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 3Şu an: Bölüm 1

selamlar efendim ben Mevrem sizlerle ilk kurgumu paylaşıyorum umarım beğenirsiniz... KEYİFLİ OKUMALAR DİLERİMM

.

Odayı dolduran alarmın sesiyle başımı yastığın altından zorlukla çıkardım yüksek ihtimalle gece yatağımda alelade bir yere koyduğum telefonu aramaya başladım,vee evet telefonu ayak ucumda buldum.. Bir an önce bu alarmı kapatmam gerekliydi, uzun süredir çalıyordu ve kafam şişmişti!

Saate baktığımda çoktan sekiz olduğunu gördüm yarım saate evden çıkmam gerekiyordu,buda çalan ilk alarm olmadığı anlamına geliyordu.Şimdi bunu düşünecek zamanım olmadığı için yataktan çabucak kalktım zaten geceden duş aldığım için sadece hazırlanacağım.

Üzerim için bol gri Kazak, altına siyah bir mini etek ve siyah transparan külotlu çorap. Saydıklarımı hızlıca giydim, dolabın alt çekmecesini açtığımda gözlerimden kalpler çıkıyordu.

"Sizi giyinmenin hayali ile uyudum bebeklerim!"

Elimde tuttuğum bordo renk topuklu çizmeler ile aşk yaşıyordum,işte asıl kombinimi patlacak parçalar bunlar.
Onları da giyinip makyaj masama oturdum

.

Gözlerime sürdüğüm kahve göz kalemi ve mürdüm maskara yeşil gözlerimi öne çıkarmış farklı bir hava katmıştı, yanaklarıma allığı boca edince makyajının %70 'i bitmişti bile. Yüzümde ki renk eşitsizliklerini kapatıp soft bir lipgloss ile makyajımı bitirdim.

Geceden saçlarımı düzleştirdiğim için fön Makinesi ile bir kaç kez üstünden geçtikten sonra hazırdım.

.

Haber merkezine vardığımda herkes benim gibi yeni geliyordu karşılaştığım iş arkadaşlarıma günaydın deyip kendi odama çıktım. Bir haber merkezinde Gazeteci/araştırmacı olarak çalışıyorum ve işimi çok seviyordum hoş buralara tırnaklarımla kazıyarak gelmiştim ve şu anki hayatımı zamanında çok düşlemiştim bunları kaybetmeye pek niyetim yoktu ,işimde en iyi olmaya çalışırken gözüm karaydı,saklanmış bir bilgiyi tutup çıkarırım ve bir dosya bitmeden rahatlayamam.

"Bahar, hani bugün kahvaltı yapacaktık!?" Odamın kapısında kollarını beline koymuş çatık kaşlarla bana bakan kızı görünce bir an afalladım ama sonra Efsun'un dün bana telefonda " yarın işe gitmeden buluşup kahvaltı yapalım bak sakın unutma" dediğini hatırladım. Suçlulukla dudaklarımı içe doğru kıvırıp birbirine bastırdım. "Üzgünüm, uyuya kaldım tamamen unutmuşum." bu halim Efsuna tatlı gelmiş olacak ki

başını yavaşça iki yana sallayıp gülümsedi. "Bunun telafisini çok yakın zamanda ödeyeceksin Bahar Demir." Ellerimi çenemin altında birleştirdim "Bu benim için ödül olur" sonunda kapımı rahat bıraktığında bende bu ayın dosyasını elime aldım büyük bir haber yapacaktık zengin bir iş adamının karısı onu ortağı ile aldatmıştı ve bazı pis işleri olduğu düşünülüyordu dün arşive gidip gerekli bilgileri

almıştım. Dosyayı gözden geçirirken sessizce kendi kendime mırıldanıyordum

"Evet, varlıklı bir iş insanı..Fazla düşmanın var hayatın sadece iş insanı olmandan ibaret değildir değilmi?"

Başka bir sayfayı çevirdim. Bu bilgileri öğrenmem hiç kolay olmamıştı,normal bir insana asla verilmeyecek tarzdaydı ve gazeteci olduğumdan zorda olsa bazı bilgilere erişimi mi sağlaya biliyordum. Yeni açtığım sayfada okuduklarım yüzümde bir iğrenti ifadesi oluşmasını sağlamıştı.

"zaman zaman yasaklı madde satışı, kullanımına özendirme ,kadın ve çocuk ticareti suçlarından gözaltına alınmış lakin yeterli kanıt olmadığından dışarı bırakılmış, demek karaktersiz herifin tekisin ha? O'Zaman senin kirlileri bi ortaya serelim.

..

Ofisde gerekli işlerimi halletmiştim birkaç işe yarayacak dosya ve fotoğraf bulabilmek için arşive gideceğim o yüzden çantamı topluyordum.sonunda hazır olduğumda asansöre binip
aşağı kata indim tam binanın kapısından çıkmıştım ki telefonum çalmaya başladı.

Annem arıyor

Derin bir nefes alıp telefonu açtım.

" Nerdesin bahar, Bugün kuaför randevum vardı hala para atmadın?" Parmaklarım avuç içime sertçe kıvrıldı.

"Biliyorum anne şuan çalışıyorum birazdan hesabını kontrol edersin....sen nasıls-" bir anda telefon kapandığında ağzıma tıkılı kalan cümlemle öylece kalmıştım. Etraf bulanıklaşmaya başlayınca gözlerimin dolduğunu anladım ve bu beni çok sinirlendiriyordu sıktığım elimi açtığımda avucumun içindeki tırnak izleri yine bana yerini özletmemişti. Hayır normalde bu kadar ağlak ve duygusal biri değilim sadece böyle anlarda anlam veremediğim bir boşluk ve yalnızlık içinde kalıyordum ,tüm bunların içinde tanıdıklık hissi içimde kendi hakimiyetini kuruyordu.
Kapının önünde durduğumu fark edince kendine geldim,nasıl olsa alışkındım.

.

Ellerimin arasında tuttuğum çay bardağı soğuk havaya büyük bir tezat oluşturarak ellerimi ısıtıyordu. Arşivde işlerim bittiğinden evimin yakınındaki küçük bir kafede çay içiyordum,buranın manzarası İstanbul boğazına bakıyordu ve günde en az bir kere buraya gelip bir çay alıp birkaç saat oturuyordum.

Dümdüz karşıyı izlerken babamın aramasını hatırladım;

"Bugün eve gel annene yardım et,ayrıca konuşacaklarımız var."

Eve gitme fikri omuriliğimdeki tüm kasların hareketlenmesine sebep olmuştu;Evet,ailemle çok iyi anlaştığım söylenemezdi.

Ay içinde onlara yeteri kadar para attıysam en azından saçma laflar işitmiyordum.herkes yerinde sağ oluyordu.

İçime çektiğim soğuk havayı yavaşça bırakırken kendi kendime mırıldandım.

"Bugün içimde kötü bir his var"

Birden yanımda hissettiğim hareketlilikle hızlıca yanıma döndüm.

"Sonbahar da akşam üzeri Deniz fazla güzel değil mi?"

Ne ara gelip yanıma oturduğunu kestiremediğim adama korku ve şüphe dolu gözlerle bakıyordum,O ise duygudan arındırılmış gözleri ile Denizi seyrediyordu.

Arkamı döndüğümde kafenin yanında duran 3 siyah VIP aracı gördüm,sonra tekrar yanımda oturan adama baktım.

Bu herif kim be?!

"Pardon beyefendi ne halt ettiğinizi sorabilirmiyim?"

Bana bakma tenezzülünde bile bulunmadan son derece sakin bir şekilde cevap verdi;

"Manzaranın tadını çıkarıyorum"

Sinirlerim bozulduğu için histerik bir şekilde güldüm.

"1 dk önce bende öyle yapıyordum,yani sen gelene kadar!"

Adam bir anda ciddileşerek bana döndü. Evet şimdi yüzünü daha net görebiliyordum.Koyu kahve gözleri neredeyse siyaha çalıyordu aynı koyuluktaki saçlarının yanları üstlerine göre daha kısaydı özenle şekillendirilmiş,taranmıştı. Sakalları yeni yeni çıkıyordu gözlerim aşağı doğru kaydığında siyah jilet gibi ütülenmiş gömleği ve pantolonu ile bütünleşmiş gibi görünüyordu aslında biraz daha baktığımda gözüm bir yerlerden ısırıyor gibiydi ama çıkaramadım.

Yanında duran bir diğeri ona bir dosya uzattığında gerilmiştim. Adam dosyayı alırken konuştu;

"Sana bir iş teklifim var" Zaten çatık olan kaşlarım mümkünmüş gibi iyice çatılmıştı.

"Sen kimsin?" Sorduğum soruyla bana hak vermiş gibi kafasını yavaşça eğdi. " Kıraç Çakırer...ve sizde..?"

Duruşumu dikleştirdim."Bahar Demir." Başımı omzuma doğru hafifçe büktüm. "Ama siz zaten bunu biliyorsunuz."

Onaylayan bakışlarını görünce haklı olduğumu anladım onun kim olduğunu hatırlamıştım. Mücevher üretimi ve satışı üzerine olan şirketi ile ülkenin sayılı zenginlerinden olan Kıraç Çakırer.

Aslında bu işin görünen yüzüydü arka planda bazı yasal olmayan işler yaptığı herkes tarafından biliniyordu ayrıca yer altında da söz sahibiydi, bu söz sahipliği olayı aslında basit bir şey değildi bu insanların hat dedikleri bölgeleri vardı ve o bölgelerde onlardan habersiz kuş uçmazdı.

Kıraç Çakırer ise 2. Hattın lideriydi zamanında amcası Selim Çakırer'i devirip onun hattının başına geçmişti ve hala bölgesini genişletmeye devam ediyordu.

"Bana tam olarak nasıl bir iş teklif etmeyi planlıyorsunuz Kıraç Bey?"

O da artık son derece ciddiydi , aramızdaki masaya doğru yavaşça eğildi.

" Bana çalışacaksın ,sen bir gazetecisin benim için birkaç araştırma yapmanı istiyorum."

Adamın suratına şimdi tam bir avanak gibi bakıyordum, kafayı yemiş olabilir mi?

" P-pardon doğrumu anladım sizin için bazı dosyaları araştıracağım öylemi?" "Aynen öyle."

Yok!yok hayır bu adam kafayı yemiş. Ya ben gazeteciyim kardeşim ne işin var benimle milyonluk adamsın başka birisini bul!

Kısaca Boğazımı temizledim.

" Maalesef Kıraç bey, özel olarak birileri ile çalışmayı düşünmüyorum teklifiniz için teşekkür ederim... fakat neden ben?"

Elindeki dosyayı masadan önüme doğru itti.

" Kısa süre önce bu dosyayla ilgilendiğinizi biliyoruz, işiniz de çok iyisiniz ve bu dosya hakkında yeterince bilgiye sahipsiniz başka birine detayları açıklayarak kaybedecek zamanımız yok ,kendimizde araştırabiliriz ama bu dikkat çekecektir rastgele bir gazeteci göze batmaz nede olsa işiniz bu" aslında hepsini düşünmüşlerdi açıklaması mantıklıklıydu

Önümdeki dosyaya baktım.

bu geçen ay üstünde çalıştığım bir haberdi ama artık haberlik bir değeri kalmadığına karar verdiğimizde dosyayı kapatmıştık.

"Kapanan dosyayı benim için tekrar açacak ve bana gerekli olan bilgileri getireceksin ama onlar gazeteci olarak orada araştırma yaptığını ,röportaj yaptığını sanacaklar.karşılığında çalıştığın şirketin maaşının 2 katını teklif ediyorum"

Şu Anda burada annem olsaydı onun için düşünmeye bile gerek yoktu para için herşeyi yapacak insanlardandı.

Kıraç gözlerini kısarak elini ileri doğru uzattı; "Ne diyorsun Bahar Demir?"

Hayır, bu batağa bir kere batarsam çıkmam girişim kadar kolay olmazdı .

Uzattığı elini sıkmayacağımı anladığında elini rahatca cebine koydu.

"Üzgünüm teklifinizi reddetmek zorundayım,iyi akşamlar"

Çantamı toplayıp masadan kalktım. Kıraç Çakırerin suratında yine hiçbir duygu değişimi yoktu.

Yanından geçip gittiğim de derin bir nefes aldım gerçekten çok gerilmiştim.

.

.

"Bu ay evin kirasını bile ödeyemedik!"

Babamların yanına geldiğim 15 dakikadır duvardaki saati ve yerdeki halı desenlerini inceleyerek babamın geçirdiği sinir krizlerini atlatmasını bekliyordum "O'Zaman ev sahibi ile konuşup durumu söyleyin diğer ay halledebilirsiniz."

Ortaya attığım fikir hoşlarına gitmemiş olacak ki annemle babam bana beni öldürecekmiş gibi bakıyordu.

"Bu ayki kirayı sen öde" Annem kiralarını benim mi ödememi istiyordu?

" Zaten evinizin masraflarının yarısından çoğunu ben ödüyorum ,sana kuaför için attığım paralar çoktan bir ayın kirası ederdi,değilmi?" Sözcükler ağzımdan rahatça çıkıyor gibi görünebilirdi ama aileme karşı hakkımı savunmak hep zordu. Beklediğim gibi söylediklerim annemin şartellerini attırmıştı.

"Bak sen bahar hanıma, bizim sayemizde okuyup para kazandın şimdi bize hesap mı sorar oldun,Şeytan diyorki-" Lafını kestiğimde bana salladığı işaret parmağı durmuştu. "Beni siz okutmadınız , ben kendim okudum okurken çalıştım kendi paramı kazandım, kimse başardıklarımdan pay biçmesin!" Daha fazla dayanamayıp hızlıca banyoya gittim,ellerime baktığımda yine avuç içlerimdeki tırnak izleri yerli yerindeydi. Musluğu açıp soğuk suyla yüzümü yıkadım, Aklımdaki sesler yine beni sakinleştirmeye çalışıyordu.

Sakin ol bahar.

Onlar senin ailen.

O senin annen saygısızlık yapamazsın!

Haklıdırlar onlar senin ailen.

Geçen dakikalardan sonra derin bir nefes aldım ve banyodan çıktım . Salonun kapısına geldiğimde elim kapının kolunda asılı kalmıştı.babamın fısıldayan sesini seçebiliyordum; " Bağırma Perihan!Bahar duyarsa biteriz" Kaşlarım belli belirsiz çatıldı.

" Ne var ne, yeter artık bıktım bunun nankörlüklerinden ,olmadığım halde ona annelik yaptım şükür edeceği yerde nasıl konuşuyor!" Ne?

" Olmadığım halde annelik yaptım"

Nasıl olmazdı ki? Annemin kafası karışmış olmalı. " O ne demek Anne?" Kapıyı açıp sorduğum soru ikisininde durdurmuştu ama annem eski haline çabuk döndü. "Artık anlamanın zamanı geldi Bahar,ben senin annen değilim"

Annem sanırım eskiden olduğu gibi yine biraz içmişti, annemdi işte nasıl değildi?

Dolu gözlerle elimi uzatıp öne doğru bir adım attım ama annem aynı hızla geri çekildi."Sen hiçbir zaman benim kızım olmadın" Bu Sefer babama dönmüştüm.

" B-baba Annem şaka yapıyor herhalde değilmi?" Bir an duraksadım " Ama sen neden gülmüyorsun o zaman gülsene,Gül hadi!" Babam kollarımı sıkıca tuttuğunda ondan kurtulmak için çırpınıyor avazım çıktığı kadar bağırıyordum. " Baba söylesene şaka yapıyor desene, nolur" babam titrek bir şekilde konuştu. "Doğru" dizlerimdeki tüm güç çekildiğinde Omuzlarından tutan babamla beraber yere yığıldım ,göz yaşları yanaklarımdan akarken fısıldadım. " Neler diyorsunuz siz?"

Bunların hepsi bir şakaydı evet şakaydı!

Çünkü şuan yaşananların gerçek olma ihtimali nasıl olsundu? Annem , beni büyütürken bir damla bile sevgisini göstermemişti düştüğümde saçlarımı okşamamış gece yatarken bir kere baş ucumda durmamıştı, hastalandığımda kendi kendimi iyileştirmeyi bilirdim.Ama yinede o benim annemdi değilmi? Bana sevgisini göstermede de benim annemdi.

Bunca zaman anneme yaranmaya çalıştım, gerektiğinde maaşımın yarısını ona gönderdim, küçükken yere düştüğümde ağlamamak için tırnaklarımı avuç içlerime geçirirdim ağlamamdan hoşlanmaz, eğer ağlıyorsam da temiz bir dayak çekerek ağlamamam gerektiğini bana hatırlatırdı.

O'Zamanlar annem bana vurunca kendime kızardım onu sinirlendirdiğim için ama şimdi daha rahat anlıyordum Hiçbiri benim suçum değildi. O küçük kız çocuğundan özür dilemek, Şimdilerde hala devam eden avuç içlerindeki yaralardan öpmek isterdim.

Yığıldığım yerden yavaşça kalktım artık hiçbir duygu belirtisi göstermiyordum,bu tavırların annemle babamın şaşırmasına sebep olacak ki şaşıp kalmışlardı.

"Bunca zaman beni kandırdınız"

Avucunun içindeki yaraları umursamadan gözyaşlarımı sertçe sildim.

"Sen kimsin Perihan hanım,tanışmamız biraz geç oldu?" Gözlerim bana senelerce annem sıfatıyla her türlü şiddeti uygulayan kadına kilitlenmişti, bu sırada babam kaçacak delik arıyordu çünkü sıranın ona geleceğinin farkındaydı.Bu kadının kızına yaptıklarına göz yummuştu.

"Annen sen 6 yaşındayken öldü,baban annenin ölümünden 1 hafta sonra benimle evlendi."

Mideme giren sancılarla iki büklüm olmamak için çok zorlanıyordum, bir haftamı? Babam karısının ölümünden sadece 1 hafta sonra başkasıyla mı evlenmişti? "Sana bu zamana kadar ben annelik yaptım,şimdi ne bu tavrın?"

Pişkin pişkin suratına bakan kadın sabrımı zorluyordu, bana bu zaman kadar hiçbir anneliği olmamıştı ki.

Küçükken yemek yapmaya çalışırdım çünkü Bana yemek yapmazdı,bir keresinde mutfakta ufak bir yangın çıkmıştı Ve Annem beni 1 gün aç bırakarak cezalandırmıştı sadece sekiz yaşındaydım,SEKİZ..

Tüm konuşma boyunca sessiz kalan babama baktım,susarak kurtulacağını mı düşünüyordu ve bu suratındaki korku neydi, beni kaybetmekten korkuyor muydu gerçekten?

"Neden suskunsun Baba? Her zaman olduğu gibi annene saygılı ol deyip azarlasana beni."

Hayır o sadece benden gelecek olan parayı kaybetmekten korkuyordu,değilmi

"Gerçek Annem kim!?"

Babamın suratı düşmüştü, yoksa o öldükten bir hafta sonra evlendiği eski karısını hatırlayınca utanmış mıydı¿

"Derya kanserdi,doğduğunda teşhis konulmuştu,sen 6 yaşındayken de kaybettik"

Derya.. ismi Derya.

Annem ölmüştü, beni bu acımasız insanların yanına bırakıp gitmişti, ölmeseydi olmazmıydı hiç tanımadığım annem ölmeseydi olmazmıydı? Belki onun elleri şefkatliydi.

" Mezarı nerede?" Babam elleriyle yüzünü sıvazladı "Ben hastaneye gidene kadar onu çoktan kimsesizler mezarlığına gömmüşlerdi"

Annem kimsesiz olarak mı bu dünyayı terk etmişti? Onun bir kızı vardı işte kimsesiz değildi ama o Mezara girerken kızını kimsesiz bırakmıştı.

Sinirle babama bağırdım; "Sen hangi cehennemdeydin o ölürken, kimsesizler mezarlığına gömülürken neredeydin,şimdi olduğu gibi o'zamanda başka kadınların koynunda mıydın yoksa!?"

Suçlanmış bakışlarından söylediklerimin doğru olduğunu anlayabiliyorum.

Babam sinirlenmişti ama böyle bir anda bana hiçbir şey dememesi gerektiğini iyi biliyordu,doğruları söylerken çekinmeyi uzun zaman önce bırakmıştım..Gözlerim ikisinin arasında gidip gelirken; "Midemi bulandırıyorsunuz, bundan sonra Paramı yiyemeyeceksiniz, yüzümü görmeyeceksiniz!" Eşyalarımı topladım ve dış kapıdan çıkarken nefretim sesime yansımıştı.

" Umarım pisliğinizde boğulursunuz"

.

.

Kendimi sokağa attığımda soğuk hava tenime iğne gibi batıyordu,gözlerimden akan yaşlar da bana hiç yardımcı olmuyordu.

" Allah belanızı versin!" Sinirle kaldırım taşına tekme attığında çok sert vurduğun için ayağımın acısı beni daha çok sinirlendirmişti.

" Kahretsin! Senin gibi taşın ben-" artık topuklu botunun topuğuyla kaldırım taşına üst üste darbeler indiriyordum.

Dışardan görenler beni deli sanıyordur.
Sonunda sakinleştiğimde nefes nefese kalmıştım. Çantamı açıp içinden cüzdanımı aramaya başladım ama her şey ters değilmiş gibi lanet cüzdan çantanın içinde benden kaçıyordu sanki! Çantayı ters çevirip içindeki herşeyi yere döktüm, kısa çözüm!

Cüzdanı alıp eşyaları çantaya koyarken eline daha önce görmediğim bir kartvizit geçmişti.

Kıraç Çakırer

Çakırer Holding

Tel:*****

Daha önce böyle birşeyim olmadığına emindim.

Sonra bugün olanlar aklıma geldi ,bu herifler ben görmeden bu kartı nasıl çantama atmıştı?

Kartviziti elimde döndürürken aklıma bir fikir gelmişti, ve ;Evet, bunu yapacağım!

.

bölüm sonuu umarım begenmişsinizdir,ilk bölümler olduğundan bölümler kısa.
Yorum yapıp Beğeni atmayı unutmayın lütfen.
Gelecek bölümde görüşmek üzere..

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

8okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18