7. bölüm · Sistemin sahibi
Bölüm 7- Güvenmek
Salon nefes sesleri dışında tamamen sessizdi.Yerde yatan çocuk burnundaki kanı silip öfkeyle Sejong’a baktı.
“Sen bittin.”Sejong hiç geri çekilmedi.
“Defol.”Çocuk birkaç saniye boyunca onu süzdü. Sonra yerdeki diğerlerine baktı.“Çıkıyoruz.”“Abi ama—”“Dedim ya çıkıyoruz.”Sanki burada daha fazla kalmak istemiyordu.Özellikle de Sejong yüzünden.Kapıyı sertçe çarpıp gittiklerinde apartman yeniden sessizleşti.Bakun kolunu tutarak homurdandı.
“Harika. Yine başımız belaya girdi.”Go Hyuntak hâlâ nefes nefeseydi. Yüzünün kenarı açılmıştı ama umrunda değil gibiydi.YN ise gözlerini Sejong’dan ayıramıyordu.Az önceki hali…Gerçekten korkutucuydu.Ama aynı zamanda ilk kez yalan söylemiyor gibi görünmüştü.Sejong sonunda ona baktı.
“İyi misin?”YN kısa süre durdu.
“…Evet.”Bakun ikisine sırıtıp baktı.
“Ooo.”İkisi aynı anda dönüp:
“Kes sesini.”Bakun kahkaha attı.
“Tamam tamam.”Bir süre sonra herkes biraz sakinleşince Hyuntak masaya defteri bıraktı.Elektrikler hâlâ yoktu. Telefon ışıklarıyla sayfalara bakıyorlardı.YN sessizce sordu:
“İsim kim?”Hyuntak’ın yüzü tekrar ciddileşti.“Bilmiyorum.”Bakun kaşlarını kaldırdı.
“Az önce biliyor gibiydin.”“Çünkü gördüğüm şeyi anlamaya çalışıyordum.”Sejong defteri çekip son sayfaya baktı.Orada yalnızca yarım kalmış bir isim vardı.“S…”Devamı yoktu.Sanki biri yazarken durdurulmuş gibiydi.YN’in kalbi hızlandı.Çünkü okulda S harfiyle başlayan çok kişi vardı.Sion.Sejong.Başka öğrenciler…Bakun sessizce:
“Bu kötü.”Sejong sayfaya bakmayı bırakmadı.
“Hayır.”
Sesi sertleşti.
“Birisi özellikle yarım bırakmış.”YN kaşlarını çattı.
“Ne demek istiyorsun?”“Bizi birbirimize düşürmeye çalışıyorlar.”Go Hyuntak başını kaldırdı.
“Ben de öyle düşünüyorum.”Tam o sırada dışarıdan siren sesi geldi.Polis.Bakun panikledi.
“Harika. Şimdi açıklama mı yapacağız?”Hyuntak hızla ayağa kalktı.
“Ben gidiyorum.”YN şaşırdı.
“Neden?”“Polis beni burada görmemeli.”Sejong da hemen anladı.
“Hâlâ peşindeler mi?”Hyuntak sinirli şekilde baktı.
“Sence?”YN ikisinin konuşmasını anlamıyordu ama belli ki geçmişte olmuş başka şeyler vardı.Kapıya yönelirken Hyuntak kısa süre durdu.Ve ilk kez doğrudan YN’e baktı.“Kardeşin iyi biriydi.”YN’in nefesi durdu.Hyuntak gözlerini kaçırdı.
“Onu koruyamadım.”Ve hiçbir şey demeden arka kapıdan çıktı.Polis geldikten sonra olay “apartman kavgası” diye geçiştirildi. Kimse doğru düzgün ifade vermedi.Saat gece yarısını geçmişti.Bakun da gittikten sonra koridorda yalnızca YN ve Sejong kaldı.Sessizlik garipti.YN kapısının önünde dururken sonunda konuştu:
“Sen neden yardım ediyorsun?”Sejong duvara yaslandı.
“Çünkü kardeşinin ölümü normal değildi.”“Bu kadar mı?”Sejong cevap vermedi.YN gözlerini kıstı.
“Benden bir şey saklıyorsun.”Sejong birkaç saniye sustu.Sonra cebinden küçük, metal bir anahtar çıkardı.Üzerinde eski bir depo numarası yazıyordu.B-17YN şaşkınlıkla baktı.
“Bu ne?”“Kardeşinin bana bıraktığı şey.”Bir anda zaman durmuş gibi hissettirdi.“Ne…?”Sejong yavaşça konuştu:
“Ölmeden bir gün önce bana geldi.”
Bakışları sertleşti.
“Ve eğer ona bir şey olursa bunu sana vermemi söyledi.”
Salon nefes sesleri dışında tamamen sessizdi.Yerde yatan çocuk burnundaki kanı silip öfkeyle Sejong’a baktı.
“Sen bittin.”Sejong hiç geri çekilmedi.
“Defol.”Çocuk birkaç saniye boyunca onu süzdü. Sonra yerdeki diğerlerine baktı.“Çıkıyoruz.”“Abi ama—”“Dedim ya çıkıyoruz.”Sanki burada daha fazla kalmak istemiyordu.Özellikle de Sejong yüzünden.Kapıyı sertçe çarpıp gittiklerinde apartman yeniden sessizleşti.Bakun kolunu tutarak homurdandı.
“Harika. Yine başımız belaya girdi.”Go Hyuntak hâlâ nefes nefeseydi. Yüzünün kenarı açılmıştı ama umrunda değil gibiydi.YN ise gözlerini Sejong’dan ayıramıyordu.Az önceki hali…Gerçekten korkutucuydu.Ama aynı zamanda ilk kez yalan söylemiyor gibi görünmüştü.Sejong sonunda ona baktı.
“İyi misin?”YN kısa süre durdu.
“…Evet.”Bakun ikisine sırıtıp baktı.
“Ooo.”İkisi aynı anda dönüp:
“Kes sesini.”Bakun kahkaha attı.
“Tamam tamam.”Bir süre sonra herkes biraz sakinleşince Hyuntak masaya defteri bıraktı.Elektrikler hâlâ yoktu. Telefon ışıklarıyla sayfalara bakıyorlardı.YN sessizce sordu:
“İsim kim?”Hyuntak’ın yüzü tekrar ciddileşti.“Bilmiyorum.”Bakun kaşlarını kaldırdı.
“Az önce biliyor gibiydin.”“Çünkü gördüğüm şeyi anlamaya çalışıyordum.”Sejong defteri çekip son sayfaya baktı.Orada yalnızca yarım kalmış bir isim vardı.“S…”Devamı yoktu.Sanki biri yazarken durdurulmuş gibiydi.YN’in kalbi hızlandı.Çünkü okulda S harfiyle başlayan çok kişi vardı.Sion.Sejong.Başka öğrenciler…Bakun sessizce:
“Bu kötü.”Sejong sayfaya bakmayı bırakmadı.
“Hayır.”
Sesi sertleşti.
“Birisi özellikle yarım bırakmış.”YN kaşlarını çattı.
“Ne demek istiyorsun?”“Bizi birbirimize düşürmeye çalışıyorlar.”Go Hyuntak başını kaldırdı.
“Ben de öyle düşünüyorum.”Tam o sırada dışarıdan siren sesi geldi.Polis.Bakun panikledi.
“Harika. Şimdi açıklama mı yapacağız?”Hyuntak hızla ayağa kalktı.
“Ben gidiyorum.”YN şaşırdı.
“Neden?”“Polis beni burada görmemeli.”Sejong da hemen anladı.
“Hâlâ peşindeler mi?”Hyuntak sinirli şekilde baktı.
“Sence?”YN ikisinin konuşmasını anlamıyordu ama belli ki geçmişte olmuş başka şeyler vardı.Kapıya yönelirken Hyuntak kısa süre durdu.Ve ilk kez doğrudan YN’e baktı.“Kardeşin iyi biriydi.”YN’in nefesi durdu.Hyuntak gözlerini kaçırdı.
“Onu koruyamadım.”Ve hiçbir şey demeden arka kapıdan çıktı.Polis geldikten sonra olay “apartman kavgası” diye geçiştirildi. Kimse doğru düzgün ifade vermedi.Saat gece yarısını geçmişti.Bakun da gittikten sonra koridorda yalnızca YN ve Sejong kaldı.Sessizlik garipti.YN kapısının önünde dururken sonunda konuştu:
“Sen neden yardım ediyorsun?”Sejong duvara yaslandı.
“Çünkü kardeşinin ölümü normal değildi.”“Bu kadar mı?”Sejong cevap vermedi.YN gözlerini kıstı.
“Benden bir şey saklıyorsun.”Sejong birkaç saniye sustu.Sonra cebinden küçük, metal bir anahtar çıkardı.Üzerinde eski bir depo numarası yazıyordu.B-17YN şaşkınlıkla baktı.
“Bu ne?”“Kardeşinin bana bıraktığı şey.”Bir anda zaman durmuş gibi hissettirdi.“Ne…?”Sejong yavaşça konuştu:
“Ölmeden bir gün önce bana geldi.”
Bakışları sertleşti.
“Ve eğer ona bir şey olursa bunu sana vermemi söyledi.”
