1. bölüm / 3
Sıradaki Kurban#1
Bölümler 3Şu an: #1
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Gece saat tam 02:17. Telefonumun ekranı sessizlikte birden bire parladı. Yabancı bir numaradan mesaj gelmişti.
Genelde böyle şeyleri takmam, ya deli ya da boşta gezen biridir der geçerim. Ama bu defa işler başkaydı. Ekrandaki yazılara baktım.
Bilinmeyen Numara: Gecenin bu saatinde uyanık olman şaşırtıcı, Asya. Belki de dışarı çıkman için doğru zamandır.
Gözlerimi devirip hemen cevap yazdım.
Asya: Kimsin ya sen? Numaramı nereden buldun? Gece gece boş yapma, engellerim.
Bilinmeyen Numara: Engellemek seni kurtarmaz, güzelim. Ben zaten evindeyim.
Kahkaha attım. Tam bir ergen tuzağı falandı herhalde. Dalga geçmeye başladım.
Asya: Beni çocuk falanmı sanıyorsun? Eğlenecek başka biri bul keyfimde değilim.
Bilinmeyen Numara: Dalga geçmen hoşuma gitti. Ama arkana bakarsan gülüşün yarım kalır. 3 dediğimde lütfen arkana bak, Asya.
Bilinmeyen Numara:
1
2
3
Yine de içimde garip bir huzursuzluk oluştu. Evde alt katta oturuyordum ve balkonun kapısı o an sonuna kadar açıktı dışarıdan serin, ürkütücü bir rüzgar giriyordu içeri. Mesaja bakıp kendi kendime mırıldandım: "Hadi oradan..."
Ama yine de istemsizce başımı çevirdim, omzumun üzerinden arkama doğru bir göz attım.
Ve o an kanım dondu.
Balkon kapısının hemen kenarında, karanlığın içinde bana dik dik bakan bir silüet duruyordu.
Telefon elimden kaydı, koltuğa düştü.
"Ha siktir!" diye bağırdığımı fark bile edemedim. Kalbim göğsümden çıkacak gibi atıyordu. Arkama bakmamla birlikte odadan nasıl fırladığımı hatırlamıyorum bile. Apar topar merdivenlerden yukarı koştum, kendi odama kendimi attım ve kapıyı kilitleyip sırtımı kapıya yasladım.
Nefes nefese kalmıştım. Ellerim zangır zangır titriyordu. Yerde duran ve ekranı hala açık olan telefonumdan yeni bir mesaj sesi geldi. Eğilip aldım, ekrana baktım:
Bilinmeyen Numara: Çok hızlı koştun. Ama üst kat da seni uzun süre saklayamaz, Asya... Oyunumuz daha yeni başlıyor.
Titrer şekilde ekrana bakıyordum.Ödüm bokuma karışmıştı.
-Benden ne istiyorsun??
Anında gördü ve;
Bilinmeyen numara:
Seni.
Ne olur ne olmaz diye kapımın önüne masa koydum ve attığı mesajla telepati kuruyordum resmen "Seni?" derken ne demek istiyordu?
Asya:Ne istiyorsun?
Mesajıma 2 dakika sonra cevap verdi.
Bilinmeyen numara:Seni.
Beni dahada korktumayı başarmıştı direk cama yöneldim ama atlamak için çok yüksekti. Korkuyordum ve oda bunu biliyordu.
Ve aniden alt katta yürüme sesleri geldi kenara çekildim nefes nefese kalmıştım elinde birşey vardı ve sürtüyordu.Daha sonra benim annemden hediye olan piyanomu çalmaya başladı.5 dakika falan orda öylece çalmıştı onu.Polisi aramayı denedim ama numara kısmına girdiğim an internet garip bir şekilde yavaşlıyordu.Aklımda tek soru vardı.
ÖLECEK MİYİM?
Yürüyüş sesleri yavaşça merdivenlere yöneldi. Ahşap basamaklar her adımda gıcırdıyordu sanki acele etmiyor tadını çıkararak çıkıyordu. Kalbim kulaklarımda atıyordu nefesimi tuttum. O an telefonum titremedi ama ekranı kendiliğinden açıldı.
Bilinmeyen Numara: Kapının önündeki masa seni ne kadar koruyabilir zannediyorsun, Asya? Sadece oyunun süresini uzatıyor o kadar.
Gözlerimi ekrandan alamıyordum. Adımlar tam odamın kapısının önünde durdu. Birkaç saniye boyunca dışarıdan sadece sessizlik geldi. Sonra kapının kolu yavaşça aşağı yukarı oynamaya başladı. Kilitli olduğunu anladığında ise içeriden duyulan o alçak, tok kahkahası kanımı dondurmaya yetmişti sesi sanki ağzı bantlanmış gibi geliyordu gizlenmek için maske falan takmıştı galiba.Kapıya hafifçe vurdu, ardından tok bir sesle konuştu;
"Merak etme, kapıları kırarak gelmem... Çok daha eğlenceli yollarım var.
Olduğum yere çöküp ellerimle kulaklarımı kapattım. Ama alt kattan gelen o piyano sesleri, merdivenlerdeki o gıcırtılar zihnime kazınmıştı sanki. Bu adam sadece bir katil değildi; zihnimle oynayan bir canavardı.Telefonum bir kez daha parladı.
Bilinmeyen Numara: Arkana bak, güzelim. Sürprizleri sever misin?
Ne demezsin.Bahsettiği şey keşke doğum günü sürprizi olsaymış.Yavaşca döndüm gözümü kapadım açtım ama hiçkimse yoktu.
Nefesimi tutarak etrafa bakındım. Oda tam bıraktığım gibiydi, pencere kapalıydı.balkondan gelen rüzgar kesilmişti. Sadece odanın içinde yankılanan kendi kalp atışlarım vardı.
"Şizofren mi oluyorum acaba?" diye geçirdim içimden. Belki de uykusuzluktan kafayı yemiştim, hepsi buydu.
Telefonumu elime aldım parmaklarım titreyerek mesaja baktım.
Bilinmeyen Numara: Bu kadar çabuk mu rahatladın, Asya? Saklambaç oynamayı severim ama bulması o kadar da zor olmamalıydın.
Kanım yine çekildi. Oda boştu ama o buradaydı, biliyordum. Telefonun ekranına hızla bir mesaj yazdım.
Asya: Neredesin lan sen! Çık ortaya! Benimle niye oynuyorsun?
Cevap anında geldi, sanki kapının arkasından telefonuma yazıyormuş gibi hissediyordum.
Bilinmeyen Numara: Arkana bak demiştim ya... Bakmıştın ama görememiştin değilmi? Ama bazen arkana bakmasan bile ense kökünde hissedersin nefesimi.
O an odadaki havanın değiştiğini hissettim. Ensemde buz gibi, yabancı bir nefes vardı. Yavaşça başımı çevirmeye korkarak telefona baktım, ekranına yeni bir cümle düştü;
Bilinmeyen Numara: Arkana bak, Asya.
Yavaşça başımı çevirdiğimde arkamda kimsenin olmadığını gördüm. Oda bomboştu. Gözlerimi ovuşturup derin bir nefes aldım. Tam o sırada odadaki o buz gibi rüzgarı yeniden ensemde hissettim. Hızla pencereye doğru baktım; cam yarı açık duruyordu, dışarıdaki soğuk hava içeri sızıp duruyordu. Meğer o ensedeki ürperti nefes değil, sadece pencereden gelen rüzgarmış.
"Saçmalama Asya, tamamen kafayı yedin," diye mırıldandım kendi kendime.
Asya:Bana bunu neden yapıyorsun??
Bilinmeyen Numara: Zevk,eğlence.
Asya: Sen nesin??
Bilinmeyen Numara:Kâbusun.
Bilerek soru soruyordum zaman kazanmak için ama oda anlıyordu aptal değilse tabi internet hâlâ yarımyamalak çekiyordu.
Sonra tekrar yazdı:
Bilinmeyen Numara:Bu sefer tekrardan bakmanı isteyeceğim.
Benimle oynuyordu bildiğin kedi-fare oyunuydu bu.Yavaş şekilde uzaklaşarak cama doğru baktım ve;
koyu kırmızı bir sıvıyla yazılmış o dehşet verici ingilizce yazıyı gördüm o koyu kırmızı yazılmış sıvı dediğim muhtemelen kandı.
Next victim is you.
Aynen bu şekilde yazıyordu hemen yazıyı çevirmek için telefonumu açtım ve bir çeviri uygulamasına sordum ve;
Sıradaki kurban sensin.
yazıyordu.
#devam edecek.
Bölüm etkileşimi
