2. bölüm / 3
Silent Cry02
Bölümler 3Şu an: 02
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
.
.
.
Selam,
°°°°°°°°°°
"Chan, gerçekten bilmiyorsun uzatıp durma." Elini omzuna koymuştu.
Chan elini itip yüzüne baktı. "Bilmediğimi sanıyorsun, olaylar farklı değil Minho bilmiyormuşum gibi davranıp durdukça daha çok sinirleniyorum." Alnındaki damarlar kendini daha da ortaya çıkarıyordu. Minho bunu fark edip sessizleşmişti.
"Gerçekten çok pişmanım," Elleri Chan'ın ellerini bulurken gözlerine baktı.
Sanki Chan onu affedecekti.
Ellerini sertçe çekerken kuruyan dudaklarını yaladı."Şimdi gelmiş seni affetmemi istiyorsun. Bunu aklının ucundan bile geçirme Minho."Chris çok kırgındı, onu affetse bile hep kırgın biri olacaktı.
Şu an kalbi fazlasıyla acıyordu, Minho'nun bir şey demesine fırsat vermeden konuşmayı sonlandırmıştı.Evin arka bahçesine girip gitarını verandanın girişine bırakıp çimlere uzanıp gökyüzüne baktı ve seslice nefesini verdi.
"Nefret ediyorum ondan, çocuğundan da kuzenimden de."
Dolan gözlerini silip dirseklerinde doğruldu, yağmur yağacağını kilometrelerce ötedeki kara bulutlardan tahmin edebiliyordu. Ellerini karnında birleştirip tekrardan gökyüzüne baktı.Telefonuna birkaç bildirim geldi fakat umursamayıp ayağa kalktı gitarını eline alarak eve girdi.Üşüyordu şimdi de, yalnızdı ve ev cidden soğuktu. Gitarını sönmüş şöminenin yanına koyup önüne oturup boş gözlerle kül'e baktı.
"Keşke hiç tanımasaydım onu."
Dolan gözlerini tekrar tekrar sildi. Yaşamak ona çok ağır geliyormuş gibi hissediyordu ama bunu yapamazdı. Kardeşi vardı. Hannah ve Lucas.Dayanmalıydı bu tür şeylere güçlü kalıp savaşmalıydı, çok ağır gelse bile hayatta kalmalıydı en azından Hannah ve Lucas için.Gözlerini pencerenin önündeki kırık gitarına çevirdi, iki yıl önceydi gitarı kırıldığında Minho'yu ilk gördüğü gün elinde kalmıştı o güne ait anıları canlanınca gözlerini kapatıp açtı ve ayağa kalkarak gitarını alıp dış kapının yanına bıraktı.
Yağmur çiseliyordu büyük bir ihtimal sağanak ve gök gürültülü olacaktı. Chris gök gürültüsünden korkardı. Sıkıntıyla nefesini sessizce dışına verip koltuğa yayılarak oturup cam'a çarpan yağmur damlacıklarını izledi bir süre. Hava kararmaya başlamıştı yağmur kendini iyice gösterirken
"Yaz yağmurları erken mi geliyordu ya..?" Diye mırıldandı.
Mart ayındalardı sadece ilkbahar yağmuruydu.
Evin içine karanlık çökmüş, mayışmış ve uyumaya yakın bir haldeydi. Yorgundu, uyumaya ihtiyacı vardı ama direniyordu bulutlar acımazsızca birbirine çarparken çıkardığı sesler onu korkutuyordu. Koltuğun ucundaki battaniyeyi alıp hemen üzerine çekip içinde kayboldu.
"Uyumalı mıyım..."
Düşündüğü sıralarda esnemişti."Otuz iki saat boyunca uyumadın Christopher uyuman gerek." Bunları kendine derken gözlerini kapatmıştı.
••••••••••
☘︎
Bölüm etkileşimi
