Sıfır Noktası kitap kapağı

2. bölüm / 3

1.Bölüm “Sen Kimsin?”

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 3Şu an: 1.Bölüm “Sen Kimsin?”

“Ya gerçekten insan değilsem?”

Küçük kızın bedeni ışığa dönüşmeye başladı. Parça parça dağılıyordu. Ama yok olmuyordu.Sanki ışığın içine karışıyordu. Göğsümdeki o korkunç çekilme hissi daha da büyüdü. Nefes alamıyordum. Karan bir anda beni tuttu.

“Mira bana bak!”

Ama bakamıyordum.

Çünkü küçük kız hâlâ bana elini uzatıyordu. Gözlerinden akan siyah yaşlar ışığa karışıyordu.
“Gitme…”

Başımın içindeki uğultu dayanılmaz hâle geldi. Duvarlar çatlıyordu. Yer sarsılıyordu.Siyah yarık büyümeye devam ediyordu. ARGUS üyeleri çoktan kaçmaya başlamıştı. Beyaz gözlü varlık geri çekiliyordu. Ama siyah varlık hâlâ olduğu yerde duruyordu.
Ve sadece beni izliyordu.
“Karar senin.”

“Ben hiçbir şey anlamıyorum…” diye, fısıldadım. Karan anında kolumu daha sert tuttu. “Buradan çıkıyoruz.”dedi. Tam o anda tavandan dev bir beton parçası düştü.
Karan refleksle beni kendine çekti.
Parça yanımıza çarptığında yer sarsıldı.
Çığlık attım.

Karan hiç düşünmeden belime sarıldı. “Koş!”diye, son gücüyle bağırdı ve beni resmen sürükleyerek koridora çıkardı.Her yer alarm sesleriyle doluydu.Kırmızı ışıklar yanıp sönüyordu.Arkamdan hâlâ o küçük kızın sesini duyabiliyordum. “Mira…” o güçsüz zavallı çıkan minik ses, başımı çevirmeye çalıştım. Karan hemen yüzümü kendine çevirdi. “Arkana dönme.”dedi, uyararak. “Ama o—”diyebildim. Ne düşüneceğimi bilemiyordum. “Mira!”dedi, Karan. Ses tonu o kadar sertti ki sustum. Nefes nefese koşuyorduk artık.Binanın içindeki metal borular patlıyordu. Duvarlarda siyah çatlaklar oluşuyordu. Gerçeklik bozuluyordu sanki. Bir anda yer ayağımızın altında çöktü. Dengemi kaybedince düşecek gibi oldum ama Karan beni tuttu. Kolumu omzuna attı. “Dayan biraz.”dedi.
Başım dönüyordu. Gözüm kararmaya başlamıştı. “Karan…” dedim, tiz bir sesle. “Çıkıyoruz.”dedi, benim halimi görmüyordu. “Başım…”diyebildim, zar zor son gücümle. “Mira bana bak.” dedi, Karan endişeyle. Bakmaya çalıştım.

Ama görüntüsü bulanıklaşmaya başlamıştı. Sadece sesini duyabiliyordum artık. Bir kapı açıldı. Soğuk gece havası yüzüme çarptı.

Yağmur çiselemeye devam ediyordu. Gerçekten yağıyordu.O an ilk kez dışarı çıktığımızı anladım. Karan beni merdivenlerden indirirken sendeledim. “Tutun bana.”dedi, şefkatle. “Tutunuyorum zaten…” diye mırıldandım yarı baygın şekilde. Galiba kısa bir an güldü.
Emin değildim.
Çünkü gözlerim kapanıyordu.

Uzakta siyah bir araba vardı. Farları yağmurun altında parlıyordu. Karan arka kapıyı açtı.Beni dikkatlice içeri oturttu. Başımı cama yasladığım an soğukluk iyi geldi. Ama zihnim hâlâ parçalanıyordu. Karan sürücü koltuğuna geçti. Arabayı çalıştırdı. Birkaç saniye sadece yağmur sesi vardı.
Sonra…
Müzik başladı.
Düşük sesli eski bir şarkıydı.
Yavaş.Sakin.

Bir anda gözlerimi araladım.“Bu şarkı…”dedim. Sesim çok kısıktı. Karan kısa bir an bana baktı. “Ne?”dedi, anlamamıştı sanırım. “Annem…” diyebildim.
Yutkundum.
“Annem bunu dinlerdi.”

Karan’ın elleri direksiyonda hafifçe gerildi. Ama hiçbir şey söylemedi. Yağmuru izlemeye çalıştım. İstanbul’un ışıkları bulanık görünüyordu. Her şey bulanıktı zaten. Kafamın içinde hâlâ o küçük kız vardı.
O siyah yarık.O sesler.M-13.Sıfır Noktası.
Ve Karan.

Başımı koltuğa yasladım. “Sen kimsin…” diye fısıldadım gözlerim kapanırken. Bu kez cevap vermedi.

Son hissettiğim şey…

Arabanın hafif sarsıntısı oldu.

Sonra her şey karardı.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

12okunma 2beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…