9. bölüm / 13
Sesiz Bir EvrenGecenin Oyunu
Bölümler 13Şu an: Gecenin Oyunu
- 1 Evrenin Sesizliği327 kelime
- 2 Vedanın Zamanı436 kelime
- 3 Son Veda565 kelime
- 4 Yepyeni Hayat615 kelime
- 5 Buraya Ait Değilim681 kelime
- 6 Buraya Ait Değilim #2659 kelime
- 7 Sahildeki Şimşek853 kelime
- 8 Gecenin Oyunu400 kelime
- 9 Gecenin Oyunu400 kelime · Okuduğun bölüm
- 10 Gizlenen gerçekler770 kelime
- 11 Annemin Sessizliği787 kelime
- 12 Sana Söz, Güçlü Kalacağım497 kelime
- 13 Sır Gibi758 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Yatakta uzanırken telefonumu elime aldım. Bildirim ekranında Selin'in hikayesi gözüme çarptı.
İçimde bir şey kıpırdadı. Ne olduğunu tam olarak anlamadım ama... farklıydı.
Ne vardı ki orada?
Hikayeye tıkladım. Arabada çekilmiş bir manzara, sonra sahilde bir kare...
Ama bir fotoğraf vardı ki, zaman bir anlığına durdu.
Rüzgar saçlarımı savuruyordu, Selin'le birlikte kahkahalar atıyorduk.
O an... tam olarak içime oturdu.
Dayanamadım.
O fotoğrafı hızlıca kendi hikayemde paylaştım.
Birkaç dakika sonra telefonuma bir mesaj geldi.
Selin yazmıştı.
"Bizim bir grubumuz var, gelmek ister misin? Evren'i de alsana dediler bizimkiler. Ben sana sormadan almak istemedim."
Tereddüt ettim. Ama çok uzun sürmedi.
"Olur," dedim.
Tam o anda başka bir bildirim:
"Gecenin Sessizliği" adlı gruba katıldınız.
Grubun ismine takıldım. "Neden bu isim?"
Bir şey mi ima ediyorlar? Gizemli mi olmak istiyorlar?
Tam anlamaya çalışırken bir mesaj belirdi:
"Hoş geldin Evren!"
Uzay yazmıştı.
Hemen ardından diğerleri de yazmaya başladı. "Hoş geldin!" mesajları arka arkaya yağdı.
Gülümsedim. Isındım.
Sohbet nasıl başladı, ne zaman hareketlendi... fark etmedim bile.
Espriler havada uçuşuyordu.
Göksu, maskeli bir fotoğraf paylaştı.
Uzay hemen dalga geçti.
Mert araya girdi:
"Uzay, sus!"
Kahkahalar arasında bir anda konu oyunlara döndü.
Herkes kendi rank'ını, oynadığı oyunları anlatmaya başladı.
Sohbet öyle hızlandı ki, sadece izlemekle yetindim.
Sonra Mert yazdı:
"Beyler, hadi oyun girelim!"
Göksu hemen atladı:
"O satış bizi yazdı!"
Selin de katıldı:
"Haklı, hemen satış!"
Uzay araya girip ortamı yumuşattı:
"Kızlar, abartmayın, çok fazla oynamıyoruz zaten!"
Her şey öyle hızlı aktı ki, kendimi bir anda oyun lobisinde buldum.
Sesli sohbete geçtik.
Uzay bağırdı:
"Beyler, rank kasıyoruz! Telefonları kenara koyun, sinir krizi geçirtmeyin bana!"
Kahkahalar, muhabbet, oyun heyecanı...
Saatin nasıl geçtiğini bile fark etmedim.
Bir baktım, saat sabah 4.00.
"Beyler, ben yavaştan kaçıyorum," dedim Mert'le Uzay'a.
"Görüşürüz."
Sesli sohbetten çıktım. Oyunu kapatacaktım ki, ekranımda bir mesaj daha belirdi.
Selin'den.
"Unuttun beni, ayıp ama 😅"
Gülümsedim.
"Kusura bakma, oyuna daldım. Şimdiden günaydın."
Tam o sırada kendi arkadaş grubumdan mesajlar geldi.
"Oyun girelim mi?"
Bir an durdum.
Tuhaf bir şey vardı.
Fark ettim ki, o an onlara bile bakmak aklıma gelmemişti.
"Ne oluyor bana?"
"Bu kadar mı değiştim?"
"Yakın arkadaşlarımı unutacak kadar mı daldım?"
Kafamdan sesler yükseliyordu.
Evren, saçmalama. Onlar senin çocukluk arkadaşların. Yeni tanıdığın insanlara kapılıp geçmişi silme. Geçmişle bağlı yaşamak yok ama geçmişi unutmak da değil...
Cebimden sigaramı çıkardım.
Dumanı ciğerlerime çekerken fonda hâlâ müzik çalıyordu.
Derin bir nefes aldım.
Kafamdan onlarca düşünce geçerken, garip bir huzur çöktü üzerime.
Bilgisayarımı kapattım.
Yatağa uzandım.
Yorgundum.
Gözlerimi kapattığım an, uykuya daldım.
Bölüm etkileşimi
