7. bölüm · Ses Yok
6. Bölüm
Bedenimde uyuşmuş acılarla uyandım. Perçemlerimi geriye atıp gözlerimi ovuşturarak etrafıma baktım. Gözlerim yan tarafımda uyuyan Eren'e kaydı. Benden çok yarası vardı. İlk yardım dolabını açıp , tentürdiyot ve bez alarak geri döndüm. O uyurken sessizce yaralarına ilk yardım yaptım. Uyandırmamak için ekstra özen gösterirken telefonuma gelen mesajla birlikte işimi bitirmiştim.
Telefonumu elime alıp gelen mesaja cevap verdim,
Efnan: Konum at.
Siz: Ne ?
Efnan: Konum at. Sence de yetmedi mi bu çektikleriniz?
Siz: Neden bu kadar ciddileştin ki birden?
Efnan: Konum at Alsema.
Siz: Tamam, tamam atıyorum.
Konumu attıktan sonra başımı duvara yasladım. Bu kadar ciddi olmasının nedeni neydi ki? Ne yaşamıştı? Ya da aklında ne vardı? Bilmiyorum ama umarım ona bir şey olmaz. Birini daha kaybetmeye daha dayanamazdım. Eve hep birlikte gitmeliydik.
Başımı çevirdiğimde Eren'in hafifçe kıpırdandığını gördüm. Uykulu gözlerle bir bana birde ilk yardım yapılmış kollarına bakıyordu. Hafifçe gülümsedim. Uykulu bir şekilde bana gülümserken aslında çok tatlıydı. Sarı saçlarına günes vuruyordu. Yavaşça ayağa kalkıp diger ilk yardım malzemelerini alıp önüme oturdu. Zaman kendini tekrarladı. Bu sefer yaralı olan ikimizdik ama o yine de benim yaralarımı sarıyordu. Bana derman oluyordu.
***
Yavaşça babasının çalışma odasına girdi Efnan. Elinde çantası vardı. Çıkmalıydı. Ama kendini bu odaya sokmaktan alı koyamamıştı. İlk girişi değildi ama çok girmezdi bu odaya. Annesi öldükten sonra bir daha babası ile o kadar yakın olmamıştı. Aynı evde yaşasalar bile aile gibi değillerdi. Yavaşça kapıyı aralayarak içeri girdi. Etraf karanlıktı. Her yerde kağıtlar, notlar ve kitaplar vardı. Rastgele bir tanesini eline aldı sağına soluna baktı. Küçük ışığın olduğu yere doğru yürüdü. Kağıdı okumak için ışığa doğru tuttu. Sessizce kağıtta yazan ismi okudu. İsmin yanında bir tik işareti vardı. Bu bir listeydi. Bir sürü kişinin ismi ve soy ismi yazıyordu. Yavaşça okurken gözleri bir isimde durdu Efnan’ın.
Alsema Yazıkara.
Yan tarafında yine bir tik vardı. Tüm isimleri okuyamadan kağıt anında elinden çekilmişti. Efnan korkuyla arkasını döndüğünde babasıyla göz göze gelmişti. Burnundan soluyordu sanki.
"Odama bir daha girme Efnan. Odana git."
Ani gelen cesaretle karşı çıktı Efnan,
"O listedekiler kim?"
"Seni ilgilendirmez."
"Baba, o listedekiler kim?"
"Efnan dışarı çık."
Karşı koyamadı nedense. Biliyordu koysaydı belki de yaşıyor olmazdı. Sessizce odadan çıktı ama babasının bilmediği bir şey vardı. Efnan'ın gizlice kağıtları değiştirdiği gerçeği. Artık elindeki liste ile Alsema'nın bulunduğu okulun babasıyla olan ilişkisini çözebilirdi. Listeyi çantasına atıp evden çıktı.
Her şeye rağmen,
Alsemayı kurtarmayı göze aldı.
Konuma uygun hareket etmeye başlarken birinin onu takip ettiğini hissetti. Çaktırmadan arkasına baktığında kapüşonu kapalı, kendi yaşlarında olduğunu varsaydığı bir erkek gördü. Yavaş yavaş adımları hızlandı. Onun adımları hızlandıkça Efnan da adımlarını hızlandırdı. Bir süre sonra konumun gösterdiği ormana girerken tekrar arkasına baktı. Onu takip eden kişiyi göremeyince bir ağaca tutunup nefesini düzene sokmaya çalıştı. O sakinleşmeye çalışırken bir el onu ağacın arkasına sakladı. Tam çığlık atacakken onu saklayan kişi ağzını kapattı hızlıca. Bu kişinin onu takip eden kişi olduğunu anlaması pek uzun sürmemişti.
"Sen ne yapıyo-" derken hızlıca sözünü kesti kapüşonlu çocuk,
"Sessiz ol. Yakalanmak mı istiyorsun?" Diye fısıldadı.
Efnan neyden bahsettiğini anlamak için hafifçe kafasını çevirdi sonra elinde balta olan birini görünce kafasını tekrar çocuğa doğru çevirdi.
Oldukça yakınlardı nefesleri birbirine karışıyor ,burunları birbirine değiyordu. Elinde balta olan kişi uzaklaştığında karşısındaki kişinin gözlerine baktı Efnan. Göz göze gelince kısa bir an birbirlerine baktılar. Sanki saatler gibi gelmişti o bakışma.
Karşısındaki kişi sessizce geri çekildi, merakla Efnan'ı süzdü ve sordu,
"Ne işin var burada? Kimsin sen?"
Kaşlarını çattı Efnan ona hızlıca,
"Beni takip eden sensin be!"
"Ne? Ben seni takip etmiyordum, affedersin. Rahatsız hissettirdiysem özür dilerim. Sapık değilim lütfen bunu bil."
"Sapık!"
"Sapık değilim."
"Sapık!"
"Adım Akay."
"Bende Efnan, sapık beyefendi."
"Sapık değilim."
"Nesin o zaman!"
Sakince burun kemerini sıktı Akay ve yine aynı sakinlikle cevap verdi,
"Bak buraya kardeşimi aramak için geldim tamam mı? Seninle bir derdim yok."
"Bekle sapık bey sen şimdi buraya kardeşini bulmaya geldin? Bu ıssız ormana?"
"Ben sapık değili... Her neyse. Evet onun için. Senelerdir arıyorum. "
"Acaba sapık bey aradığın kişi bunlardan biri olabilir mi?"
Diyerek babasının odasından aldığı listeyi Akay'a uzattı Efnan. Dikkatlice okumaya başladı Akay listeyi. Kardeşini bulmak senelerdir istediği tek şeydi. Kardeşi bu hayatta değer verdiği tek kişiydi. Ailesi her ne kadar onun öldüğünü söylemiş olsada Akay inanmamıştı bunlara. Biliyordu, kardeşi ne olursa olsun onun için yaşardı. Sözü vardı onun Akaya. Bu şekilde gizlice ortadan kaybolarak ölmezdi, biliyordu.
Gözleri bir isimde durdu.
Eren Barak.
"Bu, kardeşimin adı bu."
"Alsema'nın sevgilisi olan Eren mi bu?"
"Alsema kim?"
"Ohooo... Sapık bey sen çok geride kalmışsın, ne yazık ki aynı yere gidiyoruz. Bana uzun bir süre katlanmak zorunda kalacaksın" dedi Efnan dil çıkararak. Sonrasında yürümeye başladı. Hafif bir şekilde kıkırdamadan edemedi Akay. Başımı iki yana sallayıp kendine gelmeye çalıştı. Etkilenmemeliydi. Tek bir amacı vardı. Kardeşini bulmalıydı.
Yavaşça o da yürümeye başladı. Efnan önde sürekli konuşarak bir şeyler anlatıyor Akay ise bir kaç adım geride onu dinliyordu. Bazen onu dinlediğini belirtmek için onaylayan mırıltılar çıkartıyordu. Kader onları bir araya getirmişti. Ve yine kader onları bu yola itmişti. Bazen bazı insanlar bazı insanlara kendi hayatlarından bile fazla değer verirler, bazıları nedenini bilmez sessizce onun için tehlikeye atar kendini, bazıları bilir ama sesini çıkartmaz. Akay kendini kardeşine adamıştı. Efnan kendini bir kaç gün önce tanıştığı bir kıza adamıştı. Akay'ın bir nedeni varken Efnan'ın bir nedeni yoktu. Sadece denemek istemişti ve yapmıştı. Bir şey kaybedeceğini düşünmüyordu. Kimsenin en yakını değildi ama sevilirdi. Buna rağmen ortamlarda olmadığı zamanlarda farkedilmezdi. Başkalarına göre olmazsa bir şey olmaz kızıydı ama Alsema o olmazsa yaşayamazdı. O olmazsa eve gidemezdi. Alsema hayatını Efnan'a bağlamıştı.
***
O zamanlar on yaşındaydı Eren. Akay ise on beş yaşındaydı. Eren'in elinde abisinin aldığı oyuncak uçak vardı. Evin içinde koşarak onu uçuruyordu. Hayaliydi pilot olmak. Çocukluk hayalinden bile başkaydı bu hayal. (Yazardan: bu arada Eren gerçek hayatta da pilot olmak istiyor o yüzden böyle bir sahne yazdım ama sanırım abisi yok karıştırmayın o kısmı 😔🙏)
Akay eve girince çantasını kapının önüne bırakırken Eren koşarak sarıldı ona. Bu hallerine güldü Akay. O andan beri biliyordu, kardeşi için her şeyi yapardı. Eren'i kucağına alıp odasına gitti, Eren elinde sımsıkı tuttuğu oyunca uçağıyla abisinin onu yatağa oturtmasını bekliyordu. O da biliyordu ki abisi onun için canını bile verirdi. Ve yine bilinen bir şey vardı ki abisi için herkese sırtını dönebilirdi, ihanet edebilirdi. Alsema bile olsa.
Ki yapmıştı da. Eren o gün abisiyle tehdit edildiğinde abisi için Alsemadan vazgeçmişti. Abisi için kısa bir zaman içinde her şeyi olan kıza ihanet etmeyi göze almıştı.
_____________________________
AY BU BOLUM COK TATLİYDİ OFF AGLİCAM 😭
birde Efnan'ın babası hakkında ne düşünüyorsunuz ne karistiriyor😔🙏
AKAYİ SEVDİNİZ Mİ CUNKU BEN BAYİLDİM DA🐬
yazım yanlışım varsa soyleyin düzeltiriz🙏 mandalina yemeyi unutmayin bir sonraki bölümde görüşürüz😝
Not:bu arada hikaye dışı kısımlarda kendi notlarımı falan ekliyorum ya hikayeye orda genelde yanlış yazıp yazmadığını dikkat etmiyorum böyle daha samimi geliyor nedense😔🙏
