6. bölüm · Ses Yok
5. Bölüm
Saatlerdir ağlıyordum. Sürekli ağladım. Ses çıkardım. Bağırdım çağırdım. Kimse bir şey yapmadı. Biliyorlardı. Kaderin bana sunduğu ceza daha ağırdı. Eren bana ihanet etmişti. Ben tüm iplerimi bile ona dolamışken o bana ihanet etmişti.
Hemen alt katımdaki merdivende oturuyordu. Onu da ihanet etmenin ağırlığıyla orda bırakmışlardı. Tüm çığlıklarımı duymuştu. Tüm ağlamalarımı. Buna rağmen özür dilemeyecek miydi ? Nasıl ağladığımı gördü, nasıl özür dileyeceğini bilmiyor. Bunu biliyorum. Sakin ol Alsema, vardır her şeyin bir nedeni ama ihanetin yoktur bir nedeni. Boş boş etrafıma bakarken onunla göz göze geldim. Bakışları aynı değildi. Buz gibiydi. Soğuk. Isıtmayan ya da ısıtmaya yeltenmeden. Gözlerimi kaçırıp telefonumu elime aldım. Biliyordum, daha fazla gözlerine bakarsam ağlarım.
Rastegele bir numara çevirdim. Ve sanki yeni biriyle tanışıyormuşum gibi yazmaya başladım,
Siz: Merhaba.
Siz: Bakın sizi tanımıyorum, ama gerçekten doğruyu söyleyerek yazıyorum ki, burda işkence yapıyorlar bize. 15 yaşındayım ben. 2 yıldır kapalı kaldık burda. Kaçmaya çalıştım, ama başarısız oldum. Bunu size yazıyorum ki bize bir şey olursa bunu yaymanızı istiyorum. Tanımadığım bir insana güvenecek kadar çaresizim. Lütfen bana yardım edin. Sizi rahatsız ettiysem özür dilerim.
Evet, rastgele bir numaraya yazacak kadar çaresizdim.
***
O gün okuldan kaçmıştı Efnan. Biliyordu, babası yine kızacaktı ama o yerinde duramıyordu ki. Gezmek istiyordu. Macera istiyordu. Bilmiyordu ki çok yakın bir zamanda istediğini alacaktı.
Okuldan uzaklaşınca ağaçların arasında dolaşmaya başladı. Büyük bir ağaç bulduğunda çantasını ağacın dibine fırlatıp kendi de oraya yığıldı. Eline telefonunu karıştırmaya başladı. Sonrasında gördüğü mesaj onu şaşırtmaya yetmişti.
Bilinmeyen numara: Merhaba.
Bilinmeyen numara: Bakın sizi tanımıyorum, ama gerçekten doğruyu söyleyerek yazıyorum ki, burda işkence yapıyorlar bize. 15 yaşındayım ben. 2 yıldır kapalı kaldık burda. Kaçmaya çalıştım, ama başarısız oldum. Bunu size yazıyorum ki bize bir şey olursa bunu yaymanızı istiyorum. Tanımadığım bir insana güvenecek kadar çaresizim. Lütfen bana yardım edin. Sizi rahatsız ettiysem özür dilerim.
Okurken aldığı mesajı anlamaya çalışırken kaşlarını çattı Efnan. Aradığı macera bu olabilir miydi ? Bilmiyordu. Ya gerçekti ya da işletme. Her ne olursa olsun ikisinde de kesinlikle eğlenecekti. Hızlıca mesajı cevapladı,
Siz: Merhaba.
Siz: Tabii ki size yardım ederim. Zaten yapıcak pek işimde yok. Okuldan kaçmak artık sarmıyor.
Hemen cevap gelmişti. Bu hoşuna gitmişti Efnan'ın.
Bilinmeyen numara: teşekkürler. Kaç yaşındasınız ki? Yetişkin biri çıkar diye tahmin etmiştim.
Siz: 17
Bilinmeyen numara: Bende 15.
Siz: Adım Efnan bu arada lütfen numaramı kaydet.
Bilinmeyen numara: Tanıştığıma memnun oldum Efnan. Bende Alsema.
İsmini öğrenmesi ile hemen kaydetmişti Efnan onu. Kahverengi perçemlerini kulağının arkasına sıkıştırdıktan sonra tekrar yazdı Alsema'ya. Gün boyu konuştular. Başkalarında bulamadıkları huzuru tesadüf eseri birbirlerinde bulmuşlardı. Alsema Eren'de kaybettiği güveni Efnanda bulmuştu. Efnan ise aradığı heyecanı Alsema da bulmuştu ve zaman onları gittikçe birbirlerine yaklaştıracaktı. Kim bilir belki de bir gün yüz yüze görüşerek gülüşürlerdi. Bu iki kızın arkadaşlığı yine kadere kalmıştı. Kader yine her şeyi ellerine almıştı.
***
Ertesi gün Eren ile birlikte sınıfa götürmüşlerdi bizi. İçeride herkes kendi köşesindeydi. Lavin ve Aslan birlikte oturuyorlardı. Petek , Alparslan'ın göğüsünde uyuya kalmıştı. Alparslanda onun saçlarını okşuyordu. Huzurlu olmalarının sebebi birlikte olmalarıydı. Biz Erenle bunu yapamamıştık.
Diğer tarafta Güzce ve Menessa sıkıntıdan sos oynuyolardı. Normal bir okul günü gibiydi. Kimsenin ne hissettiğimizden. Neye ihtiyacımız olduğundan haberi yoktu. Herkes tarafından unutulmuş kişilerdik. Kötü, iyi ya da gıcık farketmez. Hepimiz bu lanetin bir parçasıydık.
Eren'den uzak bir yere oturup telefonumu tekrar elime aldım. Biraz düşündükten sonra Efnan'ı bizim gruba aldım.
Alparslan : Gruba kimi aldınız bilmiyorum ama şuan peteği uyandırıp beni bu güzel anımdan çeker alırsanız 🥰🔪
Şaka mısın Alparslan?
Aslan: Kısaca sikerim belanızı diyor.
Eren : Sağol kral, biz anlamamıştık.
Aslan: Ne içirdiniz buna yine sinir küpü olmuş.
Eren: Aslan hocaymış, testereymiş, bıçakmış, işkenceymiş... Dinlemem. Kafanı alır duvara vura vura kırarım. Anlatabildim mi?
Efnan: ALSEMA! BENİ NASİL BİR GRUBA ALDIN YA 😭 GERGİNLİK AKIYO BEN BUNA DAYANAMAM 😔🥀
Güzce: Bu kim?
Siz: Kaçış biletimiz.
Alparslan: Pardon anlamadım?
Siz: Anlayacağın dilde söyleyeyim.
Siz: Petekle istedigin şekilde el ele tutuşup gezebileceksin. Anladın mı şimdi?
Menessa: Siz Erenle kavga falan mı ettiniz? İkinizde de bir gerginlik.
Efnan: Şu sinir küpü elemanla sevgili misin sen Alsema 😰
Siz: Hayır sadece arkadaşız biz.
Yazarken bile canım acımıştı. Normal bir zamanda olsaydım sesli bir şekilde bunu nasıl söylemeye dayanabilirdim ki ?
Eren: Arkadaş?
Eren: Yaşadığımız onca şeyden sonra mı Alsema ?
Siz: Yaşadığımız onca şey diyebilecek kadar bir anımız yok Eren.
Siz: Bana ihanet ettiğin için pişmanlık duyuyorsan söyleyebilirsin.
Siz: Ama lütfen beni suçlama. Biz kaçabilirdik. Sen buna izin vermedin. Beni yarı yolda bıraktın. Bana ihanet ettin. Sana olan güvenimi hiçe saydın. Ve bende şimdi o anılarımızı hiçe sayıyorum. Senden vazgeçiyorum. Biz sadece arkadaş olabiliriz. Fazlası değil. Güven meselesine bakarsak arkadaş bile olabileceğimiz şüpheli, ama merak etme ben senin kadar acımasız değilim.
Bunu yazmamla herkes sessizleşmişti. Kimse bir şey dememişti. Başımı duvara yaslayıp göz yaşlarımı akıtmamaya çalıştım. Beynimde tüm şarkılar onu konuşurken o nasıl bana bunu yapmıştı. Var mıydı bir nedeni? Yoksa yok muydu ihanetin bir nedeni.
Bana baktığını hissettim sonra. Direnemedim gözlerimi ona çevirdim. Bakıştık bir süre. Kahverengi gözlerinden gökyüzünü gördüm. Sonra her şey karardı. Gökyüzü kayboldu. Gözleri benden uzaklaştı. Sakince ayağa kalkıp Lavin'in yanına gitti. Cidden tercih mi yapıyordu ? Suçlu olmasına rağmen mi?
Hayır. Sakın kalmalısın. Kıskandırmak için yapıyor. Sakin ol. Bir erkek için kavga edemezsin. Hemde sana ihanet etmiş bir erkek için.
Derin nefes alıp sakinleştiğimde Aslanda yanıma oturmuştu. Bana elindeki atıştırmalıktan verip gülümsemişti. Aslında sanırım o kadar da kötü biri değil. Telefonumu çıkartıp ona yazmaya başladım,
Siz: Teşekkürler 🦁
Aslan: Bu şakayı yapacağını biliyordum😌
Siz: PSJDBEKDOHSBEKDOXLDJSBWKSH
Siz: Aslında senin hakkında yanılmışım sanırım. Sen iyi birisin. Tekrardan teşekkürler.
Aslan: Rica ederim ne demek.
Konuşmalarımıza gülümserken bana doğru gelen Eren'i farketmemiştim. Elindeki tahta sandalyeyi alıp sinirli bir şekilde duvara vurdu. Sandalye parçaları etrafa yayılırken kendimi tutamayıp ayağa kalktım, hemen sonrasında sinirle bağırdım,
"Napıyorsun be? Ruh hastası manyak!"
Beni dinlemedi. Sandalyeyi kırmaya devam etti. Sanırım cidden sinir sorunları var.
"Eren, bırak şunu hepimizi tehlikeye atıyorsun!"
"Sikmişim tehlikesini! Sen beni dinlemedikten sonra yaşamak haram bana tamam mı?"(Yazardan: düzenleme yaparken farkediyorum şuan da bu hiç etkileyici bir söz değil ama bunu burda birakicam degistirmicem😔🤏)
Sinirle elindeki sandalyeyi aldım. Her an gelebilirlerdi. Sandalyeyi rastgele bir tarafa fırlattım, sonra konuşmaya başladım,
"Senin derdin ne ? Hem suçlusun hem güçlü ! Ne yapmaya çalışıyorsun Eren? Yeter artık herkesi tehlikeye atmayı kes."
Benim konuşmam bitince bana döndü. Gözleri doluydu. Sessizce fısıldadı,
"Her şey için özür dilerim."
Dizlerinin üstüne çöküp ağlamaya başladı. Çaresizdi. Korkmuştu. Ağlıyordu. Fazla düşünmedim bende yere çöküp ona sarıldım. Başını omzuma yaslayıp ağlamaya devam etti. Sessizce saçlarıyla oynamaya başladım. Sarı sarı saçları vardı. Yumuşacık. Sanırım gerçekten şu şampuanın adını öğrenmemiz gereken konular vardı.
Çok zamanımız olmadığını biliyorduk. Hocalardan biri içeri girene kadar omzumda o şekilde ağladı. İçeri girdiklerinde ikimizi de aynı işkence odasına götürmüşlerdi. Derimizi yüzmüşlerdi. Onlarca farklı bıçakla bunu defalarca yaptılar. Çıkardığımız sese göre işkence ediyorlardı. Saatlerce işkence odasında kaldık. Birlikte. Belki onu affetmemiştim ama o birlikte işkence çekebileceğim tek insandı. Bir sebebi vardı biliyorum. Şimdi olmasa da bir gün elbet onu affedeceğimi de biliyorum. Çünkü o Erendi. Yanında rahat hissettiğim. Huzur bulduğum. Güvende hissettiğim tek yerdi . (Yazardan: bu kadar kolay niye affettin bunu Alsema 🙏)
________________________________________________
Meraba meraba
Sınav haftam 2 hafta sürüyor bu süre içinde bölüm gelmeyecek bilgilendirmek istedim iyi okumalar🐬(aslında erenle bu kadar çabuk barismicaklardi ama Eren bir şekilde kendini yazdırdı tutamadım 😔)
