ŞARLMAN 2 kitap kapağı

3. bölüm / 4

ŞARLMAN 2

2. Bölüm Akıncı

Vaveyla Yazarı: Elif Doğan

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 4Şu an: 2. Bölüm Akıncı



Kudüs halkının pazar tezgahları teker teker kilit vurarak kapanmaya başlıyor, birbirine daha da kışkırtılmış halk her an bir din çatışması için hali hazırda tezgahında dizili malları karşı din halkına atmak için ambarlarına yavaş yavaş taşıyorlardı tıpkı tezgahlarına vurdukları kilit gibi. Halkımın çeşitli dinlere sahip insanlarının bu derece birbirine kin, nefret ve anlamsız biçimde kendi dinini üstün görme çabasına anlam veremiyor ve bu durumu kraliçe olarak çözmem gerekirken büyük İV. Baldwin ve kraliçe Mahsa Şarlman'ın din hırslarını geçen aşkı yüzünden daha da düğüm haline getiriyordum. Çünkü ben, İslâm ve Hristiyan dinine mensup güçlü ama birbirinden tamamen farklı iki din inanışından doğmuş bir varistim.

İslam dinine inanan birini savunur konumda yer alırsam diğer dinler arkamdan konuşuyor, Hristiyan dinini savunur konumda yer alırsam Müslümanlar beni ecnebi ve ikili oynuyorum gözüyle görüyorlardı.

" Gel gel vatandaş, benim güzel Hristiyan mallarıma gel! "

Kudüs sarayının beyaz mermer merdivenlerine bir kaç adım basamak tapınak şövalyeleri ile adım atmıştım ki, halkımın sesi pazar meydanında yükselmeye devam etti.

" Gel gel vatandaş, helal müslüman mallarına gel! "

İşte, yine bir ağız dolaşığının fitili ateşlenmişti. Yeşil gözlerimi siyah kahküllerim altında devirmeye başlarken kabul salonunda beni beklemekten delirmiş Roma Lordunu unutarak bedesten meydanına geri yöneldim. Ayağımı Pazar meydanının beyaz mermerle özenle inşa edilmiş sütunları arasında ki toprağa basar basmaz, halkın yarı dikkat olan bakışlarının hepsi üzerimde toplantı.

" Yüce efendim, biz sorun ile ilgileniriz dilerseniz siz kabul salonuna gidebilirsiniz. "

Emrim altında ki tapınak askeri demir zırhının altından homurdanarak konuşmayı bitirdiği saniye altın dizeli sağ elimi, susması için havaya kaldırarak sesinin vızırtısını saniyesinde susturdum. Asker ise konuşmasının duyulması için bir kaç adım yaklaştırdığı bedenini, bedenimden aynı saniye de geri uzaklaştırarak yerine döndü ben ise din kavgası çıkarmak isteyen 2 yaşlı esnafın tezgahına ilerledim.

" Dinler, hakikatin farklı dillerde söylenmiş dualarıdır; biri diğerine üstün değil, her biri bir kalbin sesidir. "

İki yaşlı esnaf tezgahlarının ardında başlarını saygıyla eğmeye devam ederken, bakışları bende olmamasına rağmen bedenlerini dikkatle incelemeye devam ederek konuştum.

" Tıpkı Pazar meydanında kavga etmek için yükselttiğiniz sözleriniz gibi. İkisi de farklı dil, din ve ırktan çıkıyor ama bir meydanda buluşarak birbirinizi anlamanızı sağlıyor değil mi? "

Daha fazla söze gerek yoktu, ne de bu insanları cezalandırmaya. Bende babam 6. Baldwin ve büyük yüce İV. Baldwin gibi adaletli bir yönetim istiyordum. Bu yüzden ceza ya da aşağılama yaparak halkı birbirine daha da korku ile hırçınlaştırmak amaçsızdı. Pazar meydanının beyaz sütunlarına asılmış siyah demirlikli meşalenin ateşleri yakılmaya başlanıyor ben ise Kudüs sarayının kerpiç sarı duvarları arasında kırmızı elbisem ile kaybolmaya başlıyordum...

İslâm coğrafyası Selçuklu etekleri Edirne Kasr-ı

" Destuurr, akıncı başı Mihaloğlu Tura Han geliyor. "

Edirne Kasr-ı'nın bahçesinde açan pembe renkli has bahçe gülleri yeni bir taht uğuruna kardeş katlinin günahına eşlik etmek üzere, solarak hazırlanıyor bu iş için en iyi ölüm terzisini Saray'a davet ediyorlardı. Baş ucundan ayak uçlarına kadar simsiyah diba kumaşları ile bedenini sıkıca kumaşlar altına saklamış akıncı Birliği'nin başları pembe güller arasında bir siyah karga gibi süzülüyor adımları dahi ölümün ağırlığını yansıtmak adına çakıl taşlı yolu titretiyordu sanki.

Adamın geniş omuzlarına sarılmış siyah kumaşlar sarayın pembe güllerini okşayarak dans ettirdiği gibi, kumaşlarının fazlalık olan ipliklerine temas ediyor siyah kumaşları güllerin pembe yaprakları gibi hafifçe okşuyordu sanki. Büyük akıncı birliklerinin baş ailesinde gelen Mihaloğulları kuşaktan kuşağa bu başlılığı yönetmeye el vermiş ve hepsi bu asker birliğini yönetmekte en iyisi olarak anılmaya devam etmişlerdi tabi her ailenin, her bir kabilenin içerisinde en iyisi her zaman sona saklanırdı değil mi? İşte, bu akıncı başımızda bu kuşağın sonu ama ölüm makinası olarak anılan tek baştı.

" Hoş geldiniz akıncı başım "

Eski sarayın hademe görevlisi bu ölüm kokan birlik olarak saray duvarlarına dedikodu olmuş askerlerin, başlarını karşılarken saygıyla eğildi. Harem ağası Nadir'in kahve gözleri adamın siyah peçeler altına gizlenen ela bakışlarına dahi değdiğinde ölüme yakın olacağını düşünüyor, elini ayağını nereye koyamayacağını bilerek kendisine sultan MelikŞah tarafından verilen görevin sözcüklerini dilinden dökemiyordu.

" Eğer biraz daha konuşmaz isen ağa, dilinin ağzında olduğuna emin olmak için küçük bir yoklama yapacağım. "

Akıncı başı siyah kumaşlar ile sarılı sağ elini belinde ki uzun kılıç'ın kabzasına sardığı vakit, harem ağası kuş gibi şakıyarak konuşmaya başladı.

" Sultanımız MelikŞah hazretleri sizi infazı gerçekleştirmek üzere divan odasında bekliyorlar efendim. "

Siyah diba kumaşlarının içerisinde yalnızca ela gözlerinin gözükmesine izni olan adam, kumaşların sıkıca sardığı dudakları arasından Ağa'nın çok belirgin olan korkusuna karşı gülümseyerek bu oyunu devam ettirme kararı almıştı. Kendisi için yazılan, çizilen, söylenilen korkunç ölüm makinası, Azrail ya da karga lakaplarıyla biraz eğlenmek Akıncı başının dikkatini bir kaç saniyeliğine çekmiş gibiydi.

Harem ağasının almaşık örgülü taş duvarları arasında kalmış harem kapısının önünde ki, kirişte saray ağasının üzerine adımlamaya başladığı vakit zaten korkusu dışarıdan alnına döktüğü gözyaşları gibi şıpır şıpır ter ile belli olan zavallı Ağa'yı büyük cüsseli bedeni ve 1.94 boyu ile sıkıştırmaya devam etti. Sağ elinin hizasında ki konumda duran belinde ki kılıç kabzasından bugüne dek kaç kelle aldığı bilinmez kılıcını çıkartarak, ağanın boynuna bastırmaya başladığın da siyah kumaşlarının gülümsemesini saklayacağını bildiği rahatlıkla gülümsemeye devam ederken gözleri tam tersi bir ciddi tavır takınıyordu.

" Çirkin bir karga ya da Azrail olabilirim ama adaletliyimdir. Birilerinin haksız yere canını yakmadığın ya da bana dokunmadığın sürece seni öldürmem "

Ağa'nın esmer boynunda ki teninden siyah kumaşlar ile sarılı parmaklarında ki kılıcı geri belinde ki kabzaya koyduğu vakit devam etti.

" Ya da dilini kesmem. "

Siyah kumaşlar ile her bir teninin bölgesi sarılı olan adam ağa gözlerini korkudan yuvalarına sıkıca kapamış açana dek, toz olmuş rüzgarlara karışmıştı sanki. Harem ağası üzerinde ki korkuyu atmak için omuzlarını silkeleyip kalp atışlarını kontrol ederken, bir yandan sarayın has bahçesinde gözlerini teştif ederek gezdiriyor diğer ağalara madara olmamak adına akıncı başının üstünde yarattığı korkuya kimselerin denk gelmediğine bakmak için emin olmak istiyordu.

" Allah'ım dün o aç saray uşağına yemek verdiğim için canımı bağışladın çok minnettarım Allah'ım çok! "

Akıncı başının gittiğine emin olmak için başını, almaşık örgülü tuğlaların payanda desteklerinin altından sarkıtan harem ağası çoktan saray içerisinde kaybolmuş akıncı başının siyah kumaşlarını arıyor ama görünürde olmadığı için böbürlenmeye devam ediyordu.

" Azrail kılıklı seni! Nasıl da aklımı alıyordu, kızların söylentileri kadar varmış ne kargası şahinsin sen şahin! "

Kudüs Saray'ı

Güneş çoktan Kudüs'ün kutsal topraklarında batmış, ardında çöl havalarında yükselen yumuşak ay ışığını bırakırken geceye sıcak bir rüzgar da hediye etmişti. Saray hademeleri, koridor, kabul salonu, kraliçe odası, yemek odası vs. Çeşitli alanlarda ki siyah demirlikle duvarlara asılı olan meşale ateşlerini yakıyorlar karanlık saray duvarlarına ışık oluyorlardı.

" Yüce kraliçe Amira Şarlman! "

Kabul odasının altın varaklı taç kapılarının halka tutamaçlarından iki kanatları tek bir çatı altında olmaktan çıkıyor, birisi sağ diğeri sol duvarlara eğilmeye başlarken hiç hazır olmadığım o görüntü meşale ateşinin altında titreyerek hiyeroglif duvarları aydınlatırken Lord ve Roma elçilerinin görüntüsünü de beraberinde veriyordu.

" Yüce hanımefendi... "

Kabul salonuna adımladığım saniye tüm elçiler kendi Kudüs elçilerim dahil, Lord önlerinde pozisyon almış biçimde eğilirken Lord'un özel yalancı ilgisine maruz kalmamak adına hemen altın, yakut, zümrüt ve diğer değerli taşlardan yapılmış olan tahtıma oturarak başımı kırmızı elbisemin eteklerinden kaldırarak, müstakbel iğrenç kocam ve beraberindeki elçilerinde bakışlarımı dikkatle gezdirdim. İlk bakış, ilk izlenim ne olursa bir insanının çizeceği hikâye de ona göre şekillenirdi ve ben asla ilk izlenimlerini beğenmedim.

" Her bir kumu kutsal olan bu din topraklarının yüce hanımefendisi ile tanışmak, ne büyük bir onur. "

Lord'un hâlâ devam eden yalancı ilgili sözlerine karşı bir imparator olarak cevap vermedim, yalnızca kendilerine ayrılan sandalyelere oturmalarını elimle tasvir ettiğim saniye Lord hariç tüm Roma ve Kudüs elçileri oturdu.

" Size gösterdiğim oturma refaransını dikkate almadığınıza göre önemli bir ileti söylemek istediğinizi düşünüyorum? "

Lord'un kabul salonunun hiyeroglif ve İslâm süslemeleri ile betimlenen duvarları arasında ki, resmi takım elbiseli giyiminin mavi kumaşlarını duvarlarda asılı olan meşale ateş ışıkları aydınlatıyor ve mavi gözlerinde bu ateşin gölgeleri gezinmeye başlarken aramızda ki 10 adımlık boşlukta ki taht ve kabul salonunun meydanı arasında sözleri gidip gelirken dudaklarından çıkan tek bir söz tüm Kudüs elçilerini ve hatta saray hizmetçilerini dahi ayağa kaldırırken Kudüs, Roma Savaşı'nın diploması krizinin ateşi duvarda aydınlatma için yanan ateş ile birbirine karışıyordu.

" Hemen bugün bu evlilik gerçekleşecek. "

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

8okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 144

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıkaderKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikapsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18