19. bölüm · SALONUM'UZ

19. Bölüm

Azot Elementi🤑

Sabah gözlerimi açtığımda gördüğüm ilk şey Atlas'ın yüzü oldu. Uyuyordu. Bense onun dizinde yatıyordum. Sırtı ağaca yaslıydı.
Hafifçe doğruldum. Benim kıpırdanmamla hemen uyanmıştı.
"Arıza? "
Sırtımı ağaca yasladım.
"Uyu harita. "
Tüm gece ben uyumuştum. Sırtı tutulmuştur şimdi ya.
Öf bundan bana neyse.
Kafasını dizlerime koydu ve gözlerini kapattı.

Yaklaşık yarım saat sonra herkes uyanmaya başladı.

"Vay bücür erkencisin."
Bu çocuğun sabah kalkar kalkmaz yapacağı ilk iş bana bulaşmak olmalı.
"Sağol savaşın evladı. "
"Sanada günaydın bücür. "
"Sana 'günaydın' demedim. "
"Ben öyle duydum sanki. Evet, dedin. "
"Offf! "
"Seni delirtmek benim görevim bücürcüğüm."
"Peki ben seni delirttiğimde niye dayak yiyorum? "
Güldü.
"Çünkü beni delirtiyorsun."
"Vay müthiş açıklama. "
"Ne demek bücür? "

Atlas yavaş yavaş uyanmaya başladı.
"Hiç uyanmasaydın harita. "
"Demek ben dizlerinden hiç kalkmayayım istiyorsun? Tabii ki zaten kalkmayı düşünmüyorum çok rahat. "
Ellerini kafasının arkasında birleştirdi. Güldü.
"Ne demezsin bayılırım. "
"Tahmin etmiştim zaten. "
"Harika o zaman. "
"Burdan bakınca da çok güzelsin. "
"Normal bakınca çirkinim yani? Öyle mi? "
"Pardon arıza ama oradaki 'da' bağlacı normalde de burdanda çok güzel gözüktüğünü ifade ediyor."
Ne yani ben güzelmiymişim?
Yok artık ben gayet orjinal bir Türk kızıyım.

"İyi de ben herkese benziyorum? Orjinal Türk kızıyım işte. "
"Sen herkese benzemiyorsun."
Elini uzattı ve yüzümü okşadı.
"Eşsizsin."
OHA! NE? Tamam sırıtmam gerekiyor şimdi. Bu sefer romantik anımızı mahvetmeyeceğim.

Hafifçe sırıttım. Ay gamzelerim çıktı mı acaba? Umarım çıkmıştır!
"Bu sefer bu anı mahvetmeyeceğim. "
Güldüm. O da güldü.

Balkan:
"Oy yılın çifti! "
"Balkan boş yapma be! "
"Pardon da adamın korumalarına mesaj gitmiştir. Buradan gitmemiz lazım hadi! "
"Öf tamam! "
Atlas doğruldu.
"Bu son olmayacak. "
"Umarım son olur. "
"Beni istemiyor musun? "
"Hayır mafyadan kaçarak saklandığımız ormanda bu olmasın. Normal bir ormanda ve normal bir zamanda olsun. "
Güldü. Bende güldüm.

Ayağa kalktım. Üstümüzü silkeledik. Diğerlerinin yanına ilerledik.
"Ya ben çok acıktım! "
"Bende ya! "
"Ay burada bir restorant var mıdır? "
Gizem harbi mal. Lan restorant olsa yardım isteriz ki burada adam yok, restorant nerede gezer?
"Aynen Gizem restorant var ve biz yardım istemek için değil, yemek yemek için gideceğiz. "

"Off! Salak mısın Asel? "
"Yoo, salak olan sensin. "
Doruk:
"Nazlımın üstüne gitme Arıza! "
"Doruk onu bırakır senin üstüne gelirim! "
"Ayıp bak Arıza duyan yanlış anlayacak. "
Bu çocuk yeminle beni deli edecek!
Dün yaşanmış birşeyin intikamını alıyor benden ya!
"Doruk bak öldürürüm seni. "
"Terbiyeli olsana biraz! "
Söylediğim şeyi yine yanlış vurguluyor! Bu çocuk harbi gerizekalı!
Yürüdüm ve tokat attım. Ohh haketti.
"Ben seni aldatmadım ki Arıza! "
Mal ya.

Üstüme doğru geldi. Ağaca sırtım geldiğinde anladım. Bu çocuk beni öldürecek!
"Arıza bir yumruk da ben atayım ne dersin? "
"Olmaz derim Dağ öküzüm."
"Olabilir dediğini duydum Arızacığım. "
"Yok, yok yanlış duymuşsun."
"Evet, evet doğru duydum. "

Karnıma çok sert bir yumruk attı.
"Ah! "
"Oy Arıza biraz sert oldu kusura bakma. "
Şimdi elime düştün!
"Gerizekalı duyan yanlış anlayacak biraz terbiyeli olsana! "
"İyi de senin gibi 'ah'lamadım en azından. "
"Doruk canım yandı ne diyim? " Ahey ahey' falan mı? "
"Ne oluyor Arıza 'canım yandı' falan? "
"Of sen harbi malsın. "
"Evet sen malsın. "
Bir elim hâlâ karnımdaydı.
Hayır, anlamıyorum bunların benimle derdi ne?
Balkan:
"Bücür bununla da işin bittiyse hadi yürü. "
"Balkan pardon da işin bitti falan? "
"Sıra bana mı geldi? "
"Evet aptal sıra sende! "
Koştum ve karnına yumruk attım. Pek etkilenmemiş gibiydi.
"Bücürcüğüm zırlayabilirsin çünkü abinin baklavaları var. "

"He bende inandım. "
Yalancı. Bunun anca göbeği olur ne baklavası.
"İnanmıyor musun? "
"Evet, inanmıyorum. "
Tişörtünü kaldırdı.
"Ayıp savaşcığım benim için bunların önünde soyunmana ne gerek vardı? "

Atlas'a baktım. Gülüyordu. Bunlara laf atınca kıskanmıyordu herhalde. Neyse ya değerlendireyim.
Ayrıca ona ne ki?

Melis biraz kıskanmış gibiydi. Ya kardeşim kıskanıyorsan başkasından önce sen kap.

Balkan:
"Bak bücür. "
Cidden baklavaları vardı. Nasıl yapmış bu öküz ya?
"Oha nasıl yaptın? "
"Baklava yedim. "
Vay canına. Müthiş espri. Gülmekten bende babannemi yedim.
"Bende babannemi yemiştim götüm ondan yapılı."
"Sen göstermeyecek misin? "
"Yav yürü git. Sapık adamlar. Allah'ım benim bunların içinde ne işim var? Böyle güzel bir kulun neden bunların içinde? "
Gülmeye başladık. Benim esprilerim bunlara bin basar. Oh olsun. Kudursunlar.
Melis:
"E biyerlerinizi gösterme ve dövüş savaşınız bittiyse artık gidelim mi? Cidden ölmek istemiyorum daha çok gencim! "