Saklı kitap kapağı

3. bölüm / 6

Saklı

2. Bölüm İletişimle Öğrenim

Yazar: Mrs Night

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 6Şu an: 2. Bölüm İletişimle Öğrenim

12 Mayıs 2009 Neva'nın Doğumu

Nisa Ecem'in evinde 9 aylık hamile karnını tutmuş acılar ve ağrılar içinde koltukta kıvranıyordu. Ailesinin evinde kalmamıştı, Nisa'yı Bora'nın çocuğuna hamile olduğu için Nisa ile bebeği kabul etmemişti. Ecem sabah kahvalıtısının bulaşığını topladıktan sonra mutfaktan çıkar ve oturma odasına gider. Ona endişeli gözler ile:

"Nisa doktora gidelim her an doğuracak gibisin." Dedi.

"Hayır," dedi Nisa hamileliğimin bu sürecine kadar hep inatçıydı. "İyiyim... Sadece aızıcık sancım var.."
Ecem kaşlarını çattı inanmamış gibiydi, Nisa'nı yanına oturdu. "Nisa," diye başladı. "Şimdi hemen doktora gidiyoruz. Kendine bir bak! Her an doğuracak gibisin. Acıdan zar zor duruyorsun, acıdan nefes alamıyorsun. Bak bende senin içşm endişeleniyorum hadi nir doktora gidelim."

Nisa tam ağzını açıp konuşacakken bacaklarının arasında bir su ve hemen ardından bir kasılma hissetti ve bunları hissedince acı içimde çığlık atmaya başladı. Ecem hemen endişeden ötürü ayağa kalktı.

"Nisa, Ahh ben sana dedimiştim!" Telefonu ararken söyledi. Ecem telefonu bulunca hemen 112'yi aradı. Nisa'nın omzuna elini koydu. Çağrıya cevap verilince hemen Ecem konuşmaya başladı.

"Merhaba acil gelmeniz lazım, arkadaşım doğum yapıyo!" Diye konuşmaya başladı ve kısa bilgiler vermeye başladı sonra telefonu kapattı Nisa'ya baktı.
"Dayan birazdan gelirler." Nisa başını salladı güçsüzce.

Bir kaç dakika sonra ambulans gelir sağlık görevlileri içeri sedye ile gemilerle bir tane kadın sağlık görevlisi Nisa'yı kontrol eder.
"Hastaneye gitmeliyiz doğum şimdiden başlamış." Diğer iki sağlık görevlisi Nisa'yı sedyeye yerleştirip ambulansın arabasına bindirilir ve yola çıkılır. Ecem hemen kaskını alıp motosikletine biner ve onların arkasından yol alır.

Ecem hastaneye vardığı an otoparka motoru park eder, ambulans çoktan hastaneye varmış Nisa'yı doğumhaneye almışlardı. Ecem arkadaşını dışarıda bekler. Sanki bir dakika bir saat gibi geliyordu Ecem'e. En sonunda bir hemşire Nisa'yı kucağında bir bebekle tekerlekli sandalyeyle beraber doğumhaneden çıktı ve Ecem hemen onun yanına koştu.

"Aman Allah'ım Nisa, bu çok tatlı."

Nisa gülümsedi. "Evet biliyorum." Dedi hemşire Nisa'yı odasına götürdü. Hemşire Nisa'yı dikkatlice ve kucağındaki bebeği düşünürekten onu dikkatlice onu yatağa yatırdı. Hemşire mahremiyet sağlamak için dışarı çıktı Ecem hemen geldi.

"Tıpkı babası gibi baksana," Nisa'nın hemen yüz ifadesi değişti. "Bana onu hatırlatma, kızımı ona benzetme."

"Özür dilerim bir daha olmaz." Ecem hemen konuyu değiştirdi. "Adı ne olacak?"

Nisa hiç düşünmeden "Neva," dedi ardından "Neva olacak."
"Güzel isim," dedi Ecem beğenmiş bir iradeyle ve Neva onların saklı aşkının hediyesi olmuştu.

🌙
Bora Ateş Anlatımıyla...
22 Eylül 2018 Günümüz...

Avukatım Yavuz'u ofisimde bekliyordum. Telefonuma bildirim geldi Nisa engellerimi açmıştı yüzümde istemsizce bir gülümseme oldu hemen ardından silindi ve daha bir şey yazmadım ve telefonu masaya koydum. Ateş Zambağım ile boşanmak gibi bir niyetim yoktu ama beni artık kalbim değil, aklım yönetiyordu. Ofisimin kapısı açıldı içeriye en güvendiğim çalışanım Arın gelmişti.

"Bora Bey. Avukatının Yavuz geldi," Başımı sallayıp. "Gelsin." Dedim sakince, Arın geri çekildi, Yavuz içeri girdiğim an ayağa kalktım ve bana yaklaştı. Sağ elimi uzattım Yavuz'da sağ elini uzattı ve selamlaştık.

"Hoş gldiniz Yavuz Bey."

"Hoş bulduk Bora Bey." Elimi bıraktı.

"Buyurun oturun." Diye gösterim sandalyeyi. Yavuz sandalyeye oturdu çantasını çantasının yanına koydu, bende onun karşısındaki sandalyeye oturdum. Yavuz boğazını temizledi

"Evet Bora Bey konu nedir?"

Arkama yasladım ellerimi birbirine kitledim. "Nisa eski karım ile boşanmak istiyorum benden kaçtı, 10 sene sonra onu buldum ve bir kız çocuğu ile o kız da benim çocuğum o nedenle hem velayet ve boşanma davası açmak istiyorum."

Yavuz çantasında bir bölmeli dosya çıkardı, içinden boşanma davası için belgeleri çıkardı "Bu belgeler hazır belgeler Bora Bey," diye başladı söze.
"Bunları sizin ve eşinizin imzalaması gere. Genelde boşanma davalarında velayet davası gerekmez çocuğa anne mi babamı, diye sorarlar eğer sizi seçerse sadece hafta sonları annesiyle yaşar. Ama Nisa Hanım size velayet davası açarsa işler değişir."

Her sözü dikkatle dinlerken dudaklarım ince bir çizgi haline geldi. Bu bana biraz mantıklı gelmişti açıkçası "Tamam bana boşanma belgesini hazırlayın sadece ama için sadece velayet ve boşandıktan sonra 1 yıl içinde evlilik yasak maddelerini ekleyin"

"Anlaşıldı Bora Bey, belgeleri en kısa zamanda hazırlar size kargo aracılığı ile yollarım zaten devamını biliyorsunuz." Dedi Yavuz ve ayağa kalktı bende onunla beraber kalktım ve onu kapıya kadar uğurladım. Yavuz gittikten sonra masama ilerledim ve telefonumu masadan aldım. Telefon kilidini açıp Nisa'nın numarasına tıklayıp onu aradım telefonu kulağıma yaklaştırıp çağrıyı cevaplamasını bekledim.

🌙
Nisa Aksoy Anlatamıyla...

Yatağımda yatmış, evde dinleniyordum Neva okulda olduğu için evde yalnızdım ama birazdan işe gidecektim. İngilizce öğrermeniydim (ortaokul düzeyinde) gideceğim okula yeni atanmıştım ve öğleden önce dersim yoktu. Düşüncelerime dalmışken telefonum çaldı hemen yanı başımdaki sehpadaydı. Telefonu elime aldığımda arayan kişi Bora idi... Telefonu açıp açmamak konusunda kararsızdım ama önemlidir diye açmaya karar verdim.
Telefonu açar açmaz "Alo?" Dedim

"Buraya yarın gelemen yada ben arayınca gelmen gerek." Dedi düşünmeden söylediği açıktı.

"Neden?" diye sordum dayanamayıp. Durdu durdu ve en sonunda "Boşanma sözleşmesini imzalayacaksın." Dedi onu söylediği an sanki zaman durmuş kara delik beni içine çekiyordu sanki. Ama bekle ben onu sevmiyordum ki.

Hayır Nisa sen onu seviyorsun ama kabullenmiyorsun.

Nefes aldım ve ardında. "Ne zamana hazır olur?"

"Bilmiyorum hazır olunca sana söylerim yada yazarım."

"Tamam görüşürüz." Dedim onun cevap vermesini beklemeden kapattım telefonu.
Boşanacaktık. 10 yıl boyunca mahvettiğim ve elimde tutamadığım evlilikten çıkacaktım. Yataktan en sonunda kalktım okul için hazırlanmam gerekiyordu. Telefonu sehpanın üzerine bırakıp dolabıma yöneldim. Üzerime siyah askılı bir tişört , dar siyah bir etek ve siyah tül çoraplarımı giydim. Bunları yaptıktan sonra makyaj aynamın karşısına geçtim. Malzemelrimle hafif bir makyaj yaptım ve son dokunuş olarak kırmızı bir ruj sürdüm. Tokamı saçımdan çözdüm ve dalgalı saçlarımı açığa çıkarım. Elime bir tarak alıp saçlarımı özenle taradım.

Çantamı aldım ve sehpanın üzerindeki telefonumu alıp çantama koydum ve evin çıkış kapısına ilerledim. Çantamı şifonyerin üzerine koydum, ayakkabılıktan topuklu ayakkabılarımı aldım ve onları hemen bir çırpıda giydim ve çantamı aldım anahtarı kilitten çekip dışarı çıktım, kapıyı kapattıktan sonra kilide anahtarı taktım iki kez çevirdikten sonra evin anahtarını çıkardım ve çantama koydum.

Arabama ilerledim çantamdan arabanın anahtarını çıkardım, tuşa basınca arabanın kilidi açıldı, kapıyı açıp şoför koltuğuna oturdum yanımdaki koltuğa çantamı koydum ardından anahtarı kilide taktım bir kez çevirdim araba çalıştı. Gerekenleri yaptıktan somra arabatı sürmeye başladım ve okula yöneldim.

Yaklaşık 20 dakika içinde okula vardım arabayı okulun otoparkına park ettim. Her şeyi kontrol etrikten çantamı alıp arabadan indim sonra okulun girişine yöneldim. Okula girer girmez etraf çocuk kaynıyordu çünkü şuan teneffüstü.
Okul içine girdim ve hemen öğretmenler odasına yöneldim. Ordaki öğretmenler beni görünce gülümsediler bende onlara gülümsedim. Dolabımdan etkinlik kitabını çıkardım, dolabı kapatım hemen çıktım. Bir kaç merdiven sonra 8-E yazan sınıfı buldum ve o esnada öğrenci zili çaldı. Sınıfa girdim ayaktaki öğrenciler beni görünce hemen oturdu. "Sorun değil çocuklar daha öğretmen zili çalmadı ve sınıfta kaç kişisiniz?"

"30 kişiyiz." Dedi bir kız çocuğu. Onayladım çantamı ve etkinlik kitabını masaya kotdum ve etkinlik kitabından bir kelime listesi çıkardım ve sınıftan çıkıp rehberlik odasına yöneldim. Koridor sonuna geldim ve kapıyı açınca karşıma LGS öğrencileri için ödev hazırlayan Ahmet Hoca ile karşılaştım. Ahmet kapının açıldığını duyunca hemen kafasını kaldırıp bana baktı ve yüzünde bir tebessüm belirdi.

"O," dedi harfleri uzatarak "Bakın kim gelmiş. Yeni ingilizce öğretmeni."
Gülümsedim ve elimdeki kelime listesini fotokopi makinesine koydum. "Abartama daha burda ilk günüm ve sen işine devam et." Dedim fotokopi makinesini ayarlarken. Ahmet onayladı ve ödev hazırlamaya devam etti, bende fotokopi adetini 30 yaptım ve sonra başlattım. Bir kaç dakika sonra hepsi çıktı ve hepsini alıp rehberlik odasından çıktım.
Sınıfa yöneldim kapıyı açtığım andan itibaren öğrenciler ayağa kalktı biraz ilerledim ve sınıfın ortasında durdum "Good afternoon everyone!"

"Good afternoon teacher."

"Sit down." Dedim herkes oturdu bende öğrermenler masasına yöneldim sandalyeyi çekip oturdum. "Hello again, my name is Nisa Aksoy; I am your new English teacher. Please speak English in my class."

Bir tane erkek çocuğu el kaldırdı "Can you ask a something?"

"Yeah, sure"

"How old are you teacher."

İç çektim ve ayağa kalktım "I'm twenty eight." Herkes şaşırdı genç bir öğretmene alışık değillerdi belliki. "Okey guys.I will give you a list of words; study it this is your homework."
Fotokopileri alıp herkese dağıtmaya başladım. Herkese dağıttıktan sonra telefonum çaldı hemen çantamdan telefonumu çıkardım arayan yine Bora idi. Sınıfa baktım "Be quiet. I need to talk on the phone; this is important."
Dedim ve hemen kapının dışına çıktım. Çağrıya cevap verdim ve telefonu kulağıma yaklaştırdım.

"Alo?"

"Alo ateş zambağı sana bir şey söylemem gerek."

İç çektim "Ne oldu?"

"Yarın yanımda olman gerek Çünkü belgeler geldi ve bunları imzalaman gerek."

Durdum ve bir süre konuşmadım idrak etmeye çalışıyordum ama içim almıyordu bir türlü. "Tamam, yarın yanında olacağım" dedim normalce. "Bekliyor olacağım" ve bunu söyledikten sonra telefonu kapattı. Telefonu kulağımdan çektim ellerim yana düştü. "Demek bu kadarmış..." diye sessizce mırıldandım.

Ben artık Nisa Aksoy veya Nisa Ateş değil iki türlü varlığı silinmiş bir insanoğluyum artık...

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

65okunma 6beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…