Şah Mat kitap kapağı

1. bölüm / 5

Şah Mat

İlk Hamle

Vaveyla Yazarı: Gece Ece

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 5Şu an: İlk Hamle

Zamanın durduğu yerler, genellikle insanın en çok sorgulandığı odalardır.
Tavandaki eski floresan lambanın ritmik, sinir bozucu cızırtısı, odadaki tek pencereli duvardan yansıyan o çiğ, beyaz ışıkla birleşiyordu. Odanın tam ortasındaki gri metal masa, üzerine çöken karanlığı ikiye bölmüştü. Masanın bir tarafında, henüz on yedi yaşındayken attığı o ilk adımın üzerinden beş koca yıl geçmiş olan ben oturuyordum. Karşımda ise, ömrünün son beş yılını benim ayak izlerimi taklit ederek harcamış, göz altları morarmış, saçlarına kırlar düşmüş bir adam duruyordu.
Komiser, parmaklarının arasındaki kalın kahverengi dosyayı masanın tam ortasına bıraktı. Dosyanın sert mukavvası metal yüzeye çarptığında çıkan tok ses, odadaki ağır sessizliği bir bıçak gibi kesti.
"Beş yıl," dedi Komiser. Sesi, sigara dumanından ve uykusuz gecelerden ötürü pürüzlü, yorgun ama bir o kadar da net çıkmıştı. "Beş yıl boyunca seni bulmak, adını öğrenmek, gölgeni yakalamak için her şeyi yaptık."
Cevap vermedim. Dudaklarımı bile kıpırdatmadım. Bakışlarımı adamın göz bebeklerine diktim; orada sabırsızlık, birazdan kazanacağını düşünen bir avcının kibirli heyecanı vardı. Rakiplerinizi analiz etmek istiyorsanız, önce onların en çok neyi duymak istediğini çözmeniz gerekirdi. Komiser, şu an benim itirafımı ya da korkumu duymak istiyordu. Ona ikisini de vermeyecektim.
"Gecelerce uyumadık," diye devam etti, sandaliyesinde öne doğru eğilerek. "Yüzlerce kamera kaydı, binlerce telefon sinyali, her sokak arasından gelen asılsız ihbarlar... Her birini tek tek, iğneyle kuyu kazar gibi inceledim."
Elini dosyanın üzerine koydu ve hafifçe bana doğru itti. Dosya açıldı. İçindeki parlak fotoğraf kağıtları masanın üzerine birer satranç taşı gibi dağıldı. Yüzüstü devrilmiş bedenler, lüks malikanelerin kan gölüne dönmüş salonları, tarihler, kurşun adresleri... Hiçbirine bakmadım. Kendi hamlelerimin sonuçlarını ezbere bilirdim.
Komiser gözlerini kısmış, yüzümdeki en ufak bir seğirmeyi yakalamaya çalışıyordu. "Yirmi üç kişi," dedi, sesini fısıltı seviyesine düşürerek. "Ve hepsi suçluydu. Bunu inkâr etmiyorsun, değil mi?"
"İnkâr etmiyorum," dedim. Sestim, odadaki floresan ışığından daha soğuk ve düzgündü.
"O zaman neden buradasın?" diye sordu, gözlerinde bir açmazın yarattığı o vahşi merakla. "Eğer bu kadar zekiysen, yirmi üç kişiyi arkanda tek bir iz bırakmadan temizlemeyi başardıysan, neden bugün bu odada karşımdasın?"
Tam o anda, arkasındaki ağır demir kapının kilidi tıkırdadı. İçeriye giren genç polis memurunun nefes nefese kalmış hali, odadaki o sahte kontrol havasını bir anda dağıttı. Eğilip Komiser’in kulağına bir şeyler fısıldadı.
Komiser’in yüzündeki ifadeyi izlemek, benim için bir zevkti. Önce kaşları çatıldı, ardından göz bebekleri büyüdü ve yerini kontrol etmeye çalıştığı saf bir panik dalgası aldı. Başını hızla bana doğru çevirdi. "Bu... Bu imkânsız..." diye mırıldandı.
Sadece izledim. Hafifçe arkama yaslandım. Onun anlamadığı şey, buraya yakalandığım için gelmediğimdi. Burası bitmiş bir oyunun sonu değil, sadece yeni başlayan daha büyük bir oyunun ilk hamlesinin sonucuydu. Taşlar çoktan dizilmişti ve saat işlemeye başlamıştı.
Her şey, tam beş yıl önce, o yağmurlu gecede başlamıştı.
5 Yıl Önce
Yağmur, şehrin varoşlarından yükselen kirli dumanı bastırmak ister gibi ağır ağır, sicim gibi iniyordu. Caddelerdeki neon tabelaların çiğ kırmızı ve mavi ışıkları, caddelerdeki su birikintilerinde kırılıyor; şehri olduğundan daha tekinsiz, daha hileli gösteriyordu.
Şehrin göbeğindeki o devasa bina, dışarıdan bakıldığında sadece zenginlerin uğradığı lüks bir kulüp gibi duruyordu. Ama kapısının önünden geçen herkes bilirdi ki, orası insanların kazanmayı hayal ederek girdiği, ancak ne zaman kaybettiklerini bile fark edemeden ruhlarını bırakıp çıktıkları bir yerdi. Bir kumarhane.
Kapının birkaç metre uzağında, sırılsıklam olmuş montumun kapüşonunu biraz daha öne çekerek durdum. Girişte iki koruma vardı. Soldaki sürekli etrafı tarıyor, ceketinin altındaki ağırlığı gizlemeye gerek duymuyordu. Sağdaki ise gelenlerin üstünü süzüyordu. Profesyonel değillerdi; sadece cüsselerine ve arkalarındaki güce fazla güveniyorlardı. Satrançta en tehlikeli oyuncu, piyonunu korumasız bırakan kibirli oyuncudur. Bu adamlar da o kibir yüzünden en kolay hata yapacak tiplerdi.
İçeri girdim. Ağır süslü kapı arkamdan kapandığında, yağmurun sesi yerini lüks halıların yuttuğu boğuk fısıltılara, bardak şıngırtılarına ve rulet tekerleğinin o ritmik tıkırtısına bıraktı. Işıklar gözü yormayacak kadar loş, ama yeşil çuhaların üzerindeki paraları gösterecek kadar netti. Burada dikkat çekmemenin sırrı, bir gölge gibi hareket etmek değil, tam aksine oraya aitmiş gibi doğru yerde durmaktı.
Kalabalığın arasından, kimseyle göz teması kurmadan ilerledim. Kimse beni durdurmadı, kimse yaşımı ya da niyetimi sorgulamadı. Çünkü paranın kokusu, insanların gözünü kör etmeye yeterdi.
Hedefimi bulmam uzun sürmedi.
Kumarhanenin sahibi, salonun en arkasında, yükseltilmiş özel bir locada oturuyordu. Herkesi görebileceği ama kimsenin ona kolayca dokunamayacağı bir stratejik noktadaydı. Yüzü sakin, dudaklarının kenarında yapay bir tebessüm vardı ama gözleri... Gözleri bir akbaba gibi sürekli etrafı, masaları, krupiyeleri denetliyordu. Güçlü görünmek için bağırmasına gerek yoktu, çünkü o gücün bizzat kendisi olduğunu düşünüyordu.
Ama güçlü insanların ortak bir zaafı vardır: her şeyi, her an kontrol edebileceklerini sanırlar.
Onu izlerken, zihnimde onun sonraki üç hamlesini hesaplıyordum. Fakat tam o sırada, salonun diğer köşesinde, yapay bir palmiye ağacının gölgesinde duran bir karaltı dikkatimi çekti.
Sessizdi. Elindeki kadehe dokunmuyordu bile. Bakışları tıpkı benimki gibi, tek bir noktaya kilitlenmişti. Kumarhanenin sahibine.
Onu tanımıyordum. Yüzünün hatları gölgede kalmıştı ama duruşundaki o gergin, yırtıcı sakinlik niyetini ele veriyordu. Aynı oyunun içindeydik. Aynı tahtada, aynı şahı devirmek için bekleyen iki farklı taştık. O an aramızda kelimesiz bir ölçüm başladı. Birbirimizi tarttık.
Birden hedef hareket etti. Yanına gelen korumalardan biri kulağına bir şeyler söyledi. Kumarhane sahibinin o sarsılmaz rahatlığı bir anda un ufak oldu; kaşları çatıldı, yüzü gerildi. Bir şey öğrenmişti. Ve yüzündeki o korku ifadesi, onu ölüme bir adım daha yaklaştırıyordu.
O an kararımı verdim. Bekleme süresi dolmuştu.
Diğer köşedeki yabancı da aynı anda hareketlendi.
Salonda ani, küçük bir kargaşa yaratıldı; muhtemelen adamlardan birinin bilerek devirdiği bir içki tepsisi dikkati dağıtmaya yetti. Güvenlik o tarafa yönelirken ben, hedefimin arkasından açılan özel odaya doğru adımladım. Kimse beni fark etmedi. Ben kapıdan süzülürken, salonun diğer ucundaki o yabancının gözleri arkamdan bana dikilmişti.
Göz göze geldik. Bir saniyeden daha kısa bir an.
Ama bir satranç oyuncusunun, rakibinin niyetini anlaması için bir saniye fazlasıyla yeterlidir. O bakış, bu oyunun burada bitmeyeceğinin, aksine taşların daha yeni dizildiğinin habercisiydi.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

8okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18