1. bölüm · Saf Ve Berrak Aşk 1
Giriş
Alican ve Zehra birbirlerini çok seviyorlardı. Aşkları gün geçtikçe yoğunlaşıyordu ama Alican asker olduğu için nadiren görüşebiliyorlardı.
Bir gün Alican görevden döndüğünde deniz kenarında yalnız başına oturan Zehra'yı gördü. Yavaş adımlarla yanına gitti ve kollarını hızlıca Zehra'nın beline doladı. Zehra korkuyla bağırıp gözüne biber gazı sıktı. Alican yanan gözlerini ovuşturarak:
"Zehra ne yapıyorsun ya, gözüm yandı!"
" Beni korkuttun, öyle sessiz sessiz gelinir mi?"
" Bir dahaki sefere haber veririm."
"Çok yanıyor mu?"
" Çok yanıyor ama seni görmeye değer."
"Sen hiç değişmeyeceksin değil mi?"
"Sinirlenince çok tatlı oluyorsun, hem seni sinir etmek çok güzel."
"Alican!"
" Sadece şakaydı."
" Sen beni hep sinir ediyorsun. Denizli'de deniz var diyorsun, deniz yokmuş. Birkaç yıl önce seni denize getirdim dedin, Van Gölü'ne götürmüştün. Dilek tutup dileğimizi söylediğimiz şişeyi göle attık, gölü temizleyen adam bizi kovaladı."
" En yakın sulak yer Van Gölü'ydü. Hem adamın bizi kovalayacağını nereden bileyim?"
"Unutmadan söyleyeyim, her fırsatta beni kıskandırıyorsun."
" Ne yapıyormuşum?"
" Kızlar seninle konuşuyor."
"Ben onlara zaten sevgilim var diyorum. Benim gözüm senden başkasını görmez."
" Yine de kıskanıyorum işte."
Alican Zehra'ya sıkıca sarıldı.
"Sen beni mi kıskanıyorsun? Bir düşün bakalım, Alican'ın gözü Zehra'dan başkasını görür mü?"
"Görmez değil mi?"
"Görmez tabi."
Zehra Alican'ın kollarından ayrılınca:
" Alican…"
" Efendim."
"Sen de beni kıskanıyorsun biliyorum."
" Ne alakası var, ben seni kıskanmıyorum."
" E o zaman eski Türkçe hocam olan Burak Hoca'yla konuşmama kızmazsın?"
" Hele bir o adamla konuş bak, ben neler yapıyorum o adama!"
"Bu mu kıskanmayan halin?"
" Tamam, biraz kıskanmış olabilirim."
Zehra Alican'ın yanağından öpüp:
" Merak etme, ben senden başka kimseye bakmam. Benim tek sevdiğim sensin Alican, başka kimse değil, sadece sen."
" O zaman bana bir söz ver."
" Ne sözü?"
"Eğer bir gün bana bir şey olursa…"
Zehra korkuyla elini Alican'ın ağzına kapattı.
" Hayır, sakın lafını bitirme! Sana bir şey olursa ben yaşayamam, ben ölü…"
Alican da aynı korkuyla Zehra'nın ağzını kapadı.
" Sakın Zehra, sakın lafını bitirme."
Bir süre sessizlik oldu. Zehra Alican'a bakıp:
" Alican, beni bırakmayacağını söyle."
Alican hiç düşünmeden Zehra'ya sarılıp fısıldadı:
" Seni bırakmayacağım Zehra."
" Her göreve gittiğinde korkuyorum, ya geri… Zehra lafını tamamlayamadı, başını Alican'ın göğsüne yaslayıp: — Düşünmesi bile korkunç."
" Bu seni üzüyorsa o zaman düşünme, dedi Alican ve Zehra'ya daha sıkı sarıldı."
Bir anda Alican Zehra'yı bırakınca Zehra çok korktu.
" Alican ne oldu?"
Zehra da ayağa kalkınca Alican diz çöküp:
" Zehra, sen benim bu dünyadaki en değerlimsin. Ve şimdi sana soruyorum: Zehra Altıdeğirmen, benimle evlenir misin?"
Zehra'nın gözleri doldu.
" Evet… yüzlerce kez… binlerce kez evet!"
Bu kelime her şeyin başlangıcıydı. Bu kelime bir aşkın başlangıcıydı. Bu kelime Zehra ve Alican'ın başlangıcıydı
Saf Ve Berrak Aşk kitabının giriş bölümünün sonuna geldik. Artık yeni bir serüvene başlıyoruz. Umarım beğenirsiniz. ❤️🥰🌹
