25. bölüm · SADECE
23. Bölüm
Umarım annemin ve kardeşimin ahı öteki tarafta bile üzerinde kalır...
"Ares" diye mırıldandım mideme vuran bulantı ile.
"Söyle güzelim" dediğinde bulantı artınca yüzümü buruşturdum
"Midem bulanıyor" dediğim anda beni kucağından indirmeden ayağa kalktı ve bu kattaki lavabo dururken merdivenlerden hızlıca yukarıya çıkıp bizim odamıza girdi.
Kucağından inmeye çabalasamda nafileydi ama biraz daha hızlı yürüyüp beni sarsarsa üzerine kusacağım!
Lavaboya girince beni kucağından indirdi ki hızlıca tuvaletin oraya ilerledim ve eğilip kusmaya başladım. Böyle oluyordu işte.
O ilacı içsem de içmesem de gerilip stres olduğumda midem bulanıyordu.
Bismillah Gece dün bir bu gün iki daha yeni ilacı aldın!
Olabilir!
Ares salık olan saçlarımı arkada toplayınca diğer eliyle de sırtımı sıvazlıyordu
Midemde ne var ne yok çıkardıktan sonra kafamı kaldırdım ama sanki yukarıda simler uçuyor gibi olunca gözlerimi sıkıca kapatıp açtım.
Şimdi daha iyi gibiydi?
"İyi misin güzelim?" Diyen Ares'e döndüm. Yüzümü yıkarsam çok daha iyi olurdum
"Hı-hı" dediğimde ayağa kalkıp suyu açtım ve elimi yüzümü yıkayıp geri kapattım.
"Benim halletmem gereken işler var ama iyi değilsen erteleyeceğim. Bir de İnci seni görmek istiyormuş buraya geliyor" devam etti
"Ama iyi değilsen gitmeyeceğim" gidebilirdi ama ne yapacaktı ki?
"İyiyim ben... Sen ne yapacaksın yani ne işin var?" Dediğimde bana yaklaşıp kendine çekti
"Şu Kayra itinin ölüsü Eren itinin dirisiyle uğraşacağım bir de toplantı var birkaç saate" kokusunu içime çekip sıkıca sarıldım
Abim ve babam olacak şerefsizlerin biri ölmüştü iyiki de ölmüştü dünya bir şerefsizden arınmıştı işte
Umarım abim de ölür.
"Tamam, sen işlerini hallet hem İnci'de geliyormuş ben ders çalışırım, İnci'yle takılırım" dediğimde saçlarıma öpücük kondurdu.
Geriye çekildiğimde tam adım atacaktım ki bir anda Ares'in arkdan beni hızlıca çekip kucağına almasıyla ağzımdan ufak bir çığlık kaçtı ama bir yandan da gülüyordum
Yavaş yavaş merdivenden inerken aşağıdan İnci ve Serkan'ın sesi geliyordu
Ne ara tanışmışlardı ki
"Ares! Ares indir beni kıza rezil olacağım" İnci'yle yan yana geldiğimizde rezil olamama gibi bir şansımız zaten yoktu ama bari Ares'in kucağında olmayayım!
"Olmazsın olmazsın, karım değil misin kucağımda da taşırım omzumda da" dediğinde gülüyordum ki aşağıya inmiştik
Ares beni kucağından indirince içeriye girdik ki ben İnci'ye, İnci'de bana doğru geliyordu.
Hızlıca kollarımı ona doladım.
Özlemiştim.
İnci benim çocukluk arkadaşımdı.
Annem öldüğünde bile yanımda vardı, ben de onun ailesi öldüğünde yanında hep olmuştum.
Aile acısı insanın içindeki en büyük eksiklik ve acılardan biriydi.
Her neyse.
Sarılmayı bırakıp ayrıldıktan sonra
"Ben çıkıyorum kendinize dikkat edin" diyen Ares'in yanına gidip parmak ucuna çıktım.
Ya ama boyum yetmiyor ki!
"Şey eğilir misin?" Dediğimde gülerek eğilince yanağına bir öpücük kondurup hızlıca geriye çekildim
Bu gün de öpmelere doyamadınız Gece!
Olabilir!
Ben daha da geriye çıkacakken beni kendine çekip üzerime eğildi ve dudağıma bir öpücük kondurdu
Yanaklarım kızardı.
Yardım edin bana ya!
"Görüşürüz" kapıyı kapatıp içeriye koştum
"Gece kuşum!" Diyerek koltuğa oturan İnci'nin yanına atladım hızlıca
"İnci'm!" Dedim ki yüzüme odaklanmış gibi konuştu
"Yanakların niye kızardı kız senin?"
"Yoo kızarmadı"
"Kızarmış kızarmış ne oldu anlat bakayım"
Söyle ne olacak kocamı öptüm de
"Ares öptü de" dediğimde sırıtmaya başladı
"Sen öpmeyle kızarıyorsan-" elimi ağzıma kapattım
"İncii!"
"Tamam tamam sustum, ee evlilik nasıl"
"İyi" omuz silktim
"Şey diyeceğim bu koruma ne kadar yakışıklı... Ne kadar iyii!" Hangisinden bahsediyordu, Serkan'dan mı?
"Hangisi?" Dedim gülerek
"Serkan"
Hoşlanıyor muydu!
"Hoşlanıyor musun?!" Diye sordum heyecanlı bir ses ile.
Uzun süre sonra ilk defa birinden hoşlanıyordu!
"Yanii evet gibi" dediğinde gülümsedim
"Akşama doğru Serkan'ın ağzını yoklarım" dedim göz kırparak
"Yaa sen bir tanesin! Sen cansın!" Dedikten sonra bana yaklaştı
"Sana ne diyeceğim!" Dedim heyecanlı bir ses ile
"Hamile misin?" Dedi aynı heyecanla.
Ama hayır ya!
Bari sen onu düşünme!
"Hayır tabi kii bir oda göstereceğim"
"Çılgın teyzelik hayallerim çökecek ya" bir kere doğuracaksam en az iki sene sonra doğururdum.
Vücudumu bozmakla alakası da yok sadece...
Ne bileyim benden şu an anne nasıl olurdu?
Olmazdı.
"Sonra yaşarsın o hayallerini, hadi kalk" dediğimde elinden tutup merdivenlerden çıkardım ve kitaplık odasının kapısını açtım
"Ayy kızım burası çok güzel! Ne zaman yaptırdınız?!"
"Ares sürpriz yapmış gel oturalım" dediğimde cam kenarındaki koltuğa oturduk
"Şey ya ben dün yanlışlıkla su sanıp alkolü kafama dikince sarhoş olmuşum sonra Ares'e de hayal anlatmışım falan" bir anda İnci'nin yanıma atlayıp bana sarılmasını beklemiyordum. Hızlıca ben de kollarımı ona doladım
"Sen su yerine içkiyi kafana mı diktin" diyerek gülmeye başladı
"Yarasın"
"Gülme!" Dedim ama ben de kendimi gülmekten alamıyordum
★
Çoktan akşam olmuştu ve İnci'de gitmişti.
Hem de onu Serkan götürmüştü!
Ben de kitaplık odasında üzerimdeki mükemmel ötesi her zaman giydiğim siyah pijamalarımın askılı tişörtlü versiyonunu giymiş çalışma masasına oturmuş ders çalışıyordum.
Ama Ares hâlâ gelmemişti?
Tamam saat gecenin yarısı değildi ama dokuz olmuştu neden gelmemişti ki?
Midem bulanıyor.
Belki yemek yemedim diyedir bilmiyorum ama yiyesim hiç gelmemişti yemek yemedim diye ilaç da içmemiştim ama bir gün içmesem sanırım bir şey olmazdı. Karnıma vuran ağrı ile düşüncelerimden sıyrılıp kafamı kitaptan kaldırdım ve kendim de masadan kalkıp kapıya ilerledim. Ayrıca bahçeden ses geliyordu
Kimdi ki bu? Yani korumalardı sanırım çünkü Ares olsa "Gece" diye seslenirdi.
Her neyse.
Şu an tek istediğim herhangi bir ağrı kesici.
Ama ondan önce sanırım lavaboya gitmem gerekiyordu.
Off!
Bu ağrıyı biliyorum ben ya!
Hızlıca odaya girip oradaki banyoya girip işimi hallettim.
Evet!
Regl olmuşum.
Offf!
Neden her ay olmak zorunda ki!
Odadan çıkıp merdivenden aşağıya iniyordum ki son iki basamağa gelince bir anda karnıma bıçak saplanır gibi saplanan ağrıyla olduğum yerde kaldım. Adım atamıyordum bile. Duvara tutunup küçük adımlarla merdivenden inip gene yavaş yavaş koltuğa ilerledim.
Kendimi koltuğa atınca bacaklarımı kendime çektim.
İlk iki günün ağrısı berbattı sonraki günler hiç ağrım olmuyordu zaten beş gün sürüyordu.
Ares ne zaman gelecekti?
O en azından masaj yaparak hafifletiyordu...
Telefonu elime alıp Ares'i aradım ki telefonu anında açmıştı
"Efendim güzelim"
"Ares"
"Gece?" Sesi sorgular gibiydi
"Ne oldu güzelim anlat bakayım"
"Neredesin? Yani ne zaman geleceksin?"
"Bahçedeyim şimdi geldim ne oldu yavrum? Bekle geliyorum" deyip kapattığı anda kapıdan içeriye girdi.
Hızlıca yanıma koşunca önüme diz çöktü
"Ne oldu? Neyin var? Rengin atmış senin" derken eliyle yüzümü yokluyordu
"Karnım" diye mırıldandığımda
"Çok mu ağrıyor?" Dedi. Olumlu anlamda kafa salladım.
Midem de bulamıyordu ama karnımın ağrısı onu bastırıyor gibiydi.
Saçma sapan bir şey işte
"Dur şimdi seni yukarıya çıkarıp yatağa yatırayım sonra ağrı kesici krem getirip ovayım olur mu?" Tekrar kafa salladığımda bir eliyle bacaklarımın altından diğer elini belimden geçirip beni kucağına çekti.
Kafamı göğüsüne yasladım.
"Başka bir şey olmadı değil mi?" Ne olabilirdi ki?
"Hayır sadece karnım ağrıyor ama yarından sonra geçer" diye mırıldandığımda çoktan odaya çıkmıştık.
Beni yatağa yatırınca ayaklarımı örtüyle örtüp aşağıya gitti.
Birkaç dakika içinde geri döndüğünde elinde sıcak su torbası, ağrı kesici hap ve krem vardı.
Ben o hapı içmem.
Yanıma gelip sıcak su torbasını ayaklarıma koydu.
Kremi yatağın üstüne koyunca kendisi de yanıma oturdu ve pijamanın üstünü hafif yukarıya, altını ise hafif aşağıya çekti. Bu sefer bana hiç sorun değildi bunu yapması, hatta hoşuma gidiyordu
Daha doğrusu genel olarak Ares'in yaptığı her şey benim hoşuma gidiyor ama...
Kremi sıkıp hafif hafif yayarak masaj yapmaya başlayınca ben de onu izlemeye başladım.
Selaaaammmmm
Nasılsiniiizzz
Bölüm nasildiii
Birazcık kısa gibi olduu ama olsuuunn artiiikk
Neysemkineee
Diğer bölümde görüşürüzzz 🤍
