28. bölüm · Saat ŞUÂN 10:05
28. BÖLÜM — “ESKİ ÇIKIŞ”
Ayak sesleri sonunda tamamen uzaklaştı.
Bir süre kimse hareket etmedi.
Sonra yavaşça sınıf kapıları açılmaya başladı.
Öğrenciler korkuyla koridorlara çıktı.
Koridorun sonuna geldiklerinde herkes dondu.
Yerde cesetler vardı.
Azra.
Yusuf.
Belinay.
Kan hâlâ zemine yayılıyordu.
Bazı kızlar çığlık attı.
Ebrar ağlamaya başladı.
Batuhan gözlerini kaçırdı.
Simay olduğu yerde kalmıştı.
Yüzü bembeyazdı.
A.Yiğit hızla etrafa baktı.
Sonra sert bir sesle konuştu:
“Yangın merdivenlerinden gitmeliyiz.”
Kimse itiraz etmedi.
Çünkü artık orada kalamazlardı.
Herkes hızlıca yangın merdivenlerine yöneldi.
Dar merdivenlerde nefes sesleri yankılanıyordu.
İnerlerken Nehir istemeden Simay’a çarptı.
Simay da öndeki Ceren’e çarptı.
Ceren sinirle arkasını döndü.
“Biraz dikkatli olsana.” dedi sessizce.
Simay cevap vermedi.
Zaten konuşacak halde değildi.
Tam aşağı inerlerken uzaktan yeniden silah sesleri duyuldu.
Bang.
Bang.
Sesler merdiven boşluğunda yankı yaptı.
Bazı öğrenciler korkudan çömeldi.
Halil küfür ederek korkuyla etrafa baktı.
Ama A.Yiğit durmadı.
“Devam edin!” diye bağırdı.
Sonunda kantin katına indiler.
Oradan tekrar yukarı çıkıp giriş kata ulaştılar.
Koridorlar bomboştu.
Sadece acil çıkış ışıkları yanıyordu.
A.Yiğit birkaç saniye etrafa baktı.
Sonra bir anda koşarak dışarı çıktı.
Kapının önüne geldi.
Arkasını dönüp sınıfa işaret yaptı.
“Hadi!”
Herkes panikle dışarı koştu.
Soğuk hava yüzlerine vurdu.
Ama rahatlayamadılar.
Çünkü okul kapısı hâlâ açılmıyordu.
A.Yiğit demir kapıyı zorladı.
Ama kapı kilitliydi.
Üstelik duvar çok yüksekti.
Üstü tellerle kaplıydı.
Kimsenin tırmanması mümkün değildi.
Arkadan biri korkuyla konuştu:
“Ölücez…”
Bu söz herkesi daha da sessizleştirdi.
Tam o sırada Batuhan okulun arka tarafını gösterdi.
“Oraya bakalım.”
Herkes korkuyla onu takip etti.
Okulun arkasında eski bir kazan dairesi vardı.
Duvarları yosun tutmuştu.
Kapısı paslanmıştı.
Orası o kadar sessizdi ki küçük bir selam sesi bile yankılanıyordu.
A.Yiğit eski kapıya baktı.
Sonra yavaşça konuştu:
“Burası eski çıkış…”
Bazıları şaşkınlıkla ona döndü.
A.Yiğit devam etti:
“Eskiden… yıllar önce insanlar buradan çıkıyormuş.”
Batuhan kaşlarını çattı.
“Ne kadar eski?”
A.Yiğit kapıya bakmayı sürdürdü.
“1900’lü yıllarda.”
Simay ürperdi.
“Sonra burayı kapatıp yeni giriş yapmışlar.”
Ve herkes ilk kez gerçekten o okulun normal bir yer olmadığını hissetti.
