12. bölüm · Rozel ( geçmişten gelen yara izleri )

_6 BÖLÜM _

Kudret Oral

Açelya: "Ne oluyor?.."

Her şey saniyeler içinde gerçekleşti. "Açelya, yat yere!" diye bir feryat koptu. Bu ses Kaan’ındı. Kaan, abisi Baran’ın adamlarından sıyrılıp bir ok gibi Açelya’ya doğru fırladı. Silahlar patlamaya başladığında, Kaan kendini Açelya’nın üzerine siper etti.

Baran: "Kaan! Hayır!"

Baran’ın çığlığı mermi seslerini bastırdı. Kaan’ın vücudu aldığı darbelerle sarsıldı. Beyaz gömleği saniyeler içinde kıpkırmızı bir göle döndü. Çatışma Baran’ın adamlarının karşılık vermesiyle sona erdiğinde, saldırganlar hızla uzaklaştı.

Açelya, altında yatan Kaan’ın yüzüne baktı. Kaan’ın gözleri yavaşça kapanıyordu, ağzından sızan kan Açelya’nın ellerine bulaştı.

Açelya: (Çığlık atarak) "Kaan! Kaan, hayır, aç gözlerini! Yardım edin! Ambulans çağırın!"

Baran, kardeşinin yanına diz çöktü. Elleri titreyerek Kaan’ın yüzünü tuttu. O an, o sert ve korkusuz mafya lideri gitmiş, yerine çaresiz bir ağabey gelmişti.

Baran: "Kardeşim... Kaan, bırakma beni! Yaşayacaksın, duyuyor musun beni!"

Adamı: "Abi, yollar kesik! Karşı taraf her yere pusu kurmuş, ambulans gelemiyor! Kendi doktorumuzu aradım, yolda öldürmüşler şerefsizler!"

Baran öfkeyle Açelya’nın yakasına yapıştı ve onu ayağa kaldırdı. Gözlerinden resmen ateş çıkıyordu.
Baran: "Senin yüzünden! Senin o lanet adaletin yüzünden kardeşim ölüyor! Eğer ona bir şey olursa, seni kendi ellerimle bu adliyenin önüne gömerim!"

Açelya: (Hıçkırıklar içinde) "Beni bırak! Eğer beni serbest bırakırsan onu kurtarabiliriz! Benim ablam... Ceylin şu an hastanede nöbette. O en iyi cerrah! Onu hemen buraya, malikanenize çağırabiliriz. Sadece o Kaan’ı hayata döndürebilir. Lütfen, vaktimiz yok!"

Baran bir an duraksadı. Kardeşinin hırıltılı nefesini duydukça başka şansı olmadığını anladı.

Baran: (Adamlarına dönerek) "Arabayı hazırlayın! Avukatı da alıyoruz. Ve o doktoru... Gerekirse hastaneyi havaya uçurun ama o kadını buraya getirin!"

Ceylin, acil servisin yoğun temposunda, ameliyathaneden yeni çıkmışken bir bardak su içecek vakti ancak bulabilmişti. Ankara’nın ayazı camlara vururken, hastanenin otomatik kapıları şiddetle açıldı. İçeri giren üç adamın sert adımları, hastane koridorunda bir ölüm sessizliği yarattı.

Adam: "Doktor Ceylin! Hemen bizimle geliyorsun. Kardeşin Açelya elimizde, vaktimiz yok!"

Ceylin’in elindeki bardak yere düşüp bin parçaya ayrıldı. Su, beyaz yer karolarına yayılırken Ceylin’in tek düşündüğü Açelya’nın güvenliğiydi. Hiç itiraz etmedi, sadece cerrah çantasını kavradı. Siyah minibüse bindirildiğinde, araç Ankara’nın gri sokaklarını hızla geride bırakıp İncek taraflarındaki yüksek duvarlı o devasa malikaneye yöneldi.Malikanenin kapıları sonuna kadar açıldı. Ceylin araçtan indiği an, karşısında Baran’ı buldu. Baran’ın üzerindeki o pahalı siyah ceket kan içindeydi, gözleri ise fırtına öncesi sessizlik gibi kararmıştı.

Baran: (Ceylin’in kolunu kavrayarak içeri sürükledi) "Hoş geldin doktor. Kardeşinin hayatı için, kardeşimin hayatını bana geri vereceksin!"

Ceylin, kolunu sertçe kurtardı ve Baran’ın tam karşısında durdu. Boyu ondan kısa olsa da, o an Baran’ın karanlığını bastıracak bir ışık saçıyordu.

Ceylin: "Açelya nerede? Onu görmeden parmağımı bile kıpırdatmam!"

Baran eliyle yan odayı işaret etti. Açelya, bir sandalyede bitkin halde oturuyor, hıçkıra hıçkıra ağlıyordu. Ceylin kardeşine doğru bir adım attı ama Baran önüne set gibi çekildi.

Baran: "Kaan uyanana kadar ona dokunamazsın. İçeride kardeşim ölüyor doktor! Eğer o masadan sağ çıkmazsa, Ankara’nın bu soğuk toprağı ikinize de mezar olur."

Ceylin: (Baran’ın gözlerinin içine nefretle bakarak) "Şu an burada tek bir emir kulu var Baran, o da sensin! Eğer o silahını masaya bırakıp dışarı çıkmazsan, ben bu ameliyata başlamam. Senin tehditlerin benim neşterimi korkutmaz, sadece kardeşinin ölüm fermanını hızlandırır. Şimdi çekil önümden!"

Baran hayatında ilk kez bir kadından bu kadar sert bir darbe yemiş gibi sarsıldı. Ceylin’in gözlerindeki o korkusuzluk, Baran’ın içindeki o yıkılmaz otoriteyi titretmişti. Hiçbir şey söylemeden kenara çekildi.