3. bölüm · Rozel ( geçmişten gelen yara izleri )

_3 Bölüm _

Kudret Oral

(Beyaz Önlüğün Gölgesi)

"Verilen sözler, bazen insanın,
omuzlarındaki en ağır yük, bazen de onu hayata bağlayan en güçlü halattır.

Annemin mezarı başında döktüğüm son gözyaşıyla birlikte, içimdeki o zayıf kız çocuğunu da oraya gömmüştüm. Artık sadece Ceylin değildim; Açelya’nın hem annesi, hem babası, hem de koruyucu zırhıydım.

O puslu mezarlık sabahının üzerinden aylar geçmişti. Evimizin havası artık yas değil, mücadele kokuyordu. Sabahları güneş doğmadan uyanıyor, bir yandan Açelya’nın kahvaltısını hazırlarken bir yandan da tıp kitaplarının ağır terimlerini ezberliyordum. Gözlerim yorgunluktan kapansa da, anneme verdiğim söz ve babamın o kaçan sırtı aklıma gelince içimde sönmek bilmeyen bir ateş yanıyordu.

Teyzemin desteğiyle ayakta durmaya çalışsak da hayat her geçen gün daha pahalı ve daha zordu. Üniversiteye kayıt günüm gelip çattığında, üzerime en düzgün kıyafetlerimi giydim. Açelya’nın elini her zamankinden daha sıkı tuttum. O büyük kampüs kapısının önüne geldiğimde duraksadım. Burası sadece bir okul değil, benim ve kardeşimin kurtuluş kalesiydi. Cebimde annemin eski bir fotoğrafı, kalbimde binlerce kırık ama başım her zamankinden daha dikti.
Tam içeri adım atacakken, rüzgar sanki annemin kokusunu getirdi burnuma. 'Başardık anne,' diye fısıldadım. Ama hayatın bana hazırladığı sürprizler henüz bitmemişti.

Üniversitenin devasa kapısından içeri girdiğimde, kendimi hem çok güçlü hem de bir o kadar savunmasız hissediyordum. Tıp fakültesi, hayal ettiğimden çok daha sert bir dünyaydı. Sınıftakilerin çoğu kolejlerden gelmiş, hayatı boyunca maddi sıkıntı çekmemiş çocuklardı. Benim ise cebimde sadece akşamki ekmek parası ve kalbimde annemin yarım kalmış hayalleri vardı.

Anatomi dersinden çıktığım bir gün, kantinde bir grubun fısıldaşmalarını duydum. Sınıfın "popüler" kızı Pelin, yanındakilere bakıp beni işaret ediyordu. "Kızlar, duydunuz mu? Bizim 'başarı abidesi' Ceylin, aslında bir yetim kızıymış. Üstelik babası bile yokmuş, terk etmiş bunları. Üstündeki şu hırkanın demode oluşuna baksanıza, kaç yıllık acaba?"

Kahkahaları kulaklarımda çınlarken başımı dik tutmaya çalıştım ama boğazımdaki o düğüm yine oradaydı. Tam o sırada yan masadan bir sandalye gürültüyle çekildi. Kıvırcık saçlı, gözlüklerinin arkasından çakmak çakmak bakan bir kız Pelin’lerin masasına doğru yürüdü.

"Moda dergisinden fırlamış gibi görünebilirsin Pelin," dedi kız sert bir sesle. "Ama zekan o kadar demode ki, okulun bu bölümünü nasıl kazandığını hâlâ anlayamıyorum. Ceylin’in giydiği hırka eskir ama senin şu sığ düşüncelerin asla düzelmez."

Pelin bozulup arkasını dönüp giderken, o kız bana dönüp gülümsedi. "Selam, ben Efsun. Bu fakültedeki tek normal insan benim sanıyordum, seni görene kadar. Takma onları, tıp okumak sadece kitap ezberlemek değil, insan olabilmektir."

Efsun’un o samimi gülüşü, sanki karanlık odama bir pencere açmıştı. Yalnız değildim artık.

Aynı saatlerde, Açelya da hayatının en büyük adımını atıyordu: İlkokul dördüncü sınıftı. Onu okulun kapısına bıraktığımda, minicik parmaklarıyla önlüğünü düzeltmiş, bana bakıyordu.

"Abla," dedi titreyen bir sesle. "Annem beni görüyordur değil mi? Pembe çantamı çok sevmiştir."

"Görüyor bitanem," dedim saçlarını öperek. "Hatta en çok seninle gurur duyuyor."

Ben hastanenin koridorlarında zorbalara karşı dik durmaya çalışırken, Açelya da sınıfında "Annen nerede?" sorusuna vereceği o zor cevabı hazırlıyordu.
İkimiz de farklı sınıflarda, farklı yaşlarda ama aynı büyük boşlukla hayatı öğrenmeye başlıyorduk. Ama artık biliyordum; ne benim fakültedeki zorbalarım ne de babamın yokluğu, bizim güneşimizin doğmasını engelleyemeyecekti.

Fakültedeki günler, Pelin ve grubunun bitmek bilmeyen fısıltılarıyla geçiyordu. Laboratuvarda mikroskop başında çalışırken veya kütüphanede sabahlarken Efsun hep yanımdaydı. Efsun sadece bir arkadaş değil, bana gülmeyi hatırlatan bir kardeşti. Bir akşam ders çalışırken bana dönüp şöyle demişti:

"Ceylin, bu koridorlar sana dar gelecek, biliyorum. Senin gözlerinde bu sınırları aşacak bir ateş var."

Gerçekten de öyle oldu. Tıp fakültesinin zorlu yıllarını, hem Açelya’ya annelik yaparak hem de geceleri ek işlerde çalışarak bitirdim. Mezuniyet günü geldiğinde, sadece diplomamı almadım; aynı zamanda Avrupa’nın en iyi hastanelerinden birinden, "Gelecek Vaat Eden Genç Cerrah" bursunu kazandığımı öğrendimGitme vakti geldiğinde, havalimanının o soğuk ve kalabalık salonunda Açelya ile el ele duruyorduk.

Açelya artık küçük bir çocuk değil, ablasıyla gurur duyan genç bir kızdı.

"Git abla," dedi gözyaşlarını silerek. "Annem için git. Benim için git. Ama en çok, kendin için git. Biz o dar sokaklardan çıktık, şimdi senin gökyüzünde uçma vaktin."

Teyzemi ve Açelya’yı Türkiye’de, sağlam bir temele oturttuğum hayatın içinde bırakıyordum. Onlara aldığım küçük ev, babamın bize yaşattığı o güvensizliğin panzehiri olmuştu.

Aradan geçen yıllar beni bambaşka bir kadına dönüştürdü. Şimdi Londra’nın en prestijli hastanelerinden birinde, zor ameliyatların aranan ismiydim. Bir sabah, hastanenin bahçesine bakan odamda kahvemi yudumlarken masamdaki fotoğrafa baktım. Annem, Açelya ve ben...

Pencereden dışarıya, gri ama umut dolu Londra gökyüzüne baktım. İçimden anneme seslendim: "Bak anne, başardım. Beni terk edenlere, beni küçümseyenlere, 'yapamazsın' diyenlere inat; senin kızın bugün dünyanın bir ucunda hayat kurtarıyor."

Pasaportumun içinde duran o eski sınav sonuç belgesi artık sararmıştı ama üzerindeki zafer hâlâ ilky günkü gibi taze duruyordu. Ben Ceylin; yetim kaldığı sabah tıp kazanan, babasının yokluğunu başarısıyla silen ve şimdi kendi masalını en baştan, en yüksekte yazan o kız çocuğu.Sizin hikayeniz nerede başlıyor bilmem ama benimki, bir ölümün kucağında doğan büyük bir zaferle bitti.

Sahi, siz kendi zaferiniz için kaç gece uykusuz kalmaya hazırsınız?"

_ Bölüm sonu 🪷_
🪷Ceylin başarıdan başarıya atlamaya devam edecek mi?

🪷Ceylinin gelecek bölümde neler yaşanacak?

🪷Sizce Ceylin birdaha Türkiye'ye dönecekmi?

Kitabı nasıl buldunuz canlarım☺️
Gelecek bölümde yeni karakterler eklicem
Konumuz çok farklı olacak sıkı tutunun ceylinin yeni hayatı başlıyor .
Diğer bölümlerde görüşmek üzere 🪷