31. bölüm · Robo Ekibi
Bölüm 31 – Yeniden Doğan Tehdit
Robo Ekibi üslerinde biraz olsun nefes alıyordu. Velekır tamir odasında yavaş yavaş kendine gelmeye başlıyordu. Elektro, kapının dışında endişeli gözlerle beklerken, Elekır kardeşinin başından ayrılmıyordu.
Tam o sırada, üsse ulaşan bir uyarı sinyali yankılandı.
> Voltajr: “Bu… imkânsız. Savaşta onları yok etmiştik!”
Ekranda iki siluet belirdi. Yeniden ayağa kalkmışlardı: Kötü-Bot ve Güç-Bot.
Enerjileri kararmış, daha da güçlü bir hale bürünmüşlerdi.
> Kötü-Bot (gülerek): “Bizi alt ettiğinizi mi sandınız? Biz damar enerjisiyle bağlıyız. Biz asla tamamen yok olmayız!”
Güç-Bot: “Sizin bağlarınız kırılabilir… ama bizim bağımız sonsuz.”
Üs sarsıldı, dışarıdan dev enerji dalgaları hissedildi. Robo Ekibi vakit kaybetmeden dışarı çıktı.
⚡ Savaş yeniden başladı!
Voltajr ve Elektro, Kötü-Bot’a karşı ön safta yer aldı. İkisi de sert darbelerle çarpışıyordu. Voltajr’ın şimşek gücüyle Elektro’nun saf öfkesi birleşmişti. Ama Kötü-Bot, damar enerjisini kullanarak saldırıları sürekli emiyor ve güçleniyordu.
Öte yanda Elekır, kardeşi yeni toparlanmış Velekır ile birlikte Güç-Bot’a karşı dövüşüyordu. Güç-Bot’un saldırıları, sanki tek bir dalga gibi üst üste biniyor, onları savunmaya zorluyordu.
Bir an geldi, Güç-Bot dev bir enerji patlaması saldı. Velekır hâlâ tam toparlanmadığı için darbeyi doğrudan almak zorunda kaldı. Yere düştü, devreleri kıvılcım saçtı.
> Elekır (bağırarak): “Hayır! Onu tekrar kaybedemem!”
Bu an, Elekır’ın içinde derin bir öfke doğurdu. Elektro da uzaktan bunu görünce adeta çılgına döndü.
> Elektro (kükreyerek): “YETER ARTIK!!!”
Elektro ve Voltajr aynı anda bütün güçlerini saldı. İki robot, gökyüzünü titreten bir enerji fırtınası yarattı. Güçleri birleşince Kötü-Bot ve Güç-Bot geriye savruldu. Ama hâlâ ayakta duruyorlardı.
> Kötü-Bot: “Ne kadar uğraşırsanız uğraşın… biz asla tamamen yok olmayız!”
Güç-Bot: “Sizin için bu sadece başlangıç.”
Toz bulutu dağılırken Robo Ekibi, bunun sıradan bir düşman olmadığını anladı. Onlar, damar enerjisinin karanlık bir yansımasıydı.
Ve artık savaşı kazanmanın tek yolu, kendi bağlarını daha da güçlendirmekti.
