1. bölüm / 3
RESETGri Acı
Bölümler 3Şu an: Gri Acı
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Hava siyah ağır bulutlar ile kaplanmıştı. Sanki herkes gibi güneşte yas tutuyor ve ışığını bizden gizlemek istiyordu. He şey griydi. Ağaç dalları, toprağının huzurlu kokusu, etraftaki insanlar... Tek beyaz olan şey karşımda bu dünyadaki güvenim ve sığınağım olan insanın tabutunun yanında bulunan göz acıtacak kadar parlayan beyaz zambaklardı. Bir şey diyemiyor bir şey yapamıyordum. Ama kalbim susmak bilmiyordu. İçimde sessiz bir çığlık vardı. Bende o da sessiz kalmayı tercih ediyordu. Çünkü sessizlik bizim en büyük kalkanımızdı.
Sağ yanımda duran küçük kızın uzun parmaklarımdan birini tuttuğunu hissettim. Küçük eli parmağıma sıkı sıkıya kenetlendi. Titreyen avuç içi, bana tutunurken aslında kendini kurtarmaya çalışıyordu. Gözyaşları kırmızı yanaklarından süzülüyor ve giydiği siyah elbisesinin üzerine düşüyordu.
Eğilip onu belinden tuttum ve kucağıma aldım. Kollarını boynuma doladığında taşımam gereken yükün düşündüğümden de ağır olduğunu anladım. Elimi uzun kahverengi saçlarına attım. “Buradayım.” dedim sessizce ama içimden sadece bizim anlayacağımız dilden...
Bir adım yanımda ise bir figür vardı. İnce yapılı, titreyen omuzlarını gizlemeye çalışan ama başaramayan biri. Büyük siyah şapkasının gözyaşlarını gizleyeceğini düşünerek kafasını önüne eğmiş ellerini birbirine kenetlemişti. Onun sessizce ağlaması, kalabalığın sesinden de sesliydi.
Hemen yanında simsiyah elbisesi içinde zarifçe duran bir siluet vardı. Rüzgar ile uçuşan kıvırcık gür saçları anlına düşüyordu. Ne kadar dik durmaya çalışsa da gözlerindeki nem onu ele veriyordu. Yanındaki adamın eli belinde kenetlenmiş, onu yıkmadan korur gibiydi. Zarifçe kafasına omzuna yasladığında bir şey fark ettim: Aslında hepimiz bir şekilde tutunmaya çalışıyorduk.
Bense yerimden kıpırdayamadım. Yüzüm sertti ve bakışlarım ise zambaklara çivilenmişti. Ne bir damla gözyaşı akıttım ne de titredim. Oysaki içim darmadağın olmuştu. Kalbim ve beynim ilk defa değil ama bir kez daha uçurumun kenarındaydı. Ama asla düşemezdim o uçurumdan.
Kucağımda küçük bir hıçkırık sesi hissettim. Boynuma daha çok sarıldı, kafasını daha çok gömdü. Kalbimle küçük kalbinin ritmini duydum. Bunca acıya rağmen bu bile bana umut veriyordu. Çünkü o küçük kalp bana güveniyordu. Aynı benim bir zamanla yıkılmaz olduğunu düşündüğüm kadın gibi o da benim yıkılmaz olduğumu düşünüyordu. Kendim için değil onlar için güçlü olmalıydım.
Soğuk rüzgar etrafımdan dolaşıyor ve insanlar tek tek gidiyordu. Çiçeklerin beyazı, toprağın karasıyla aynı noktada gride buluşuyordu.
Biz üç kadın, üç farklı beden... Hep aynı acıda buluşuyoruz ve acının yükü bizi aynı toprağın kokusunda birleştiriyor.
Bölüm etkileşimi
