8. bölüm · PETEK'İN KANI *gerçek ailem

°•°•8.bölüm•°•°

Güneş .

Şimdi ne yapacaktım?Deniz bana asla böbreğini vermezdi .hatta değil böbrek günahını bile vermezdi.

Mert 'de benim gibi şok olmuştu.aramızın kötü olduğunu oda biliyordu.
Mert sessizce telefonu kapattı ve oda benim gibi düşünmeye başladı.
"Şimdi ne yapıcaz Mert?" Dedim artık midem ağrımaya başlamıştı.

"Yapacağımız şey belli gidip olayı anlatıcaz İNŞALLAH verir böbreğini,hem sonuçta siz üçüzsünüz belkide insafa gelir ha?"

"Hiç sanmıyorum Mert'im,konuşacaksak bile yarınki davetten önce konuşalım "
"Gel beraber gidip konuşalım "dedi elimden tutup ayağa kaldırırken .

"Acaba ben gelmesemmi?"dedim tereddütle .

"İtiraz yok petoşum "dedi beni odadan çıkarırken.

Aslında pekte inancım yoktu .Ama yinede belkide üçüzüm olduğu için insafa gelir diyerekten Mert ile birlikte denizin odasının önüne geldik.

Ahh karnıma ağrılar girdi help me

Mert odanın kapısını çalınca derin bir nefes aldım .

Bir kaç saniye sonra kapı açıldı.Deniz şaşkınlıkla önce Mert'te baktı sonra bana bakınca yüzünde tiksinitcesine bir ifade oldu.

Ve biz bu benden tiksinen adamdan ilik istmeye geldik öylemi?

"Ne oldu Mert?"dedi Deniz beni görmezden gelerek

"Seninle önemli birşey konuşmamız lazım Deniz sadece bir kaç dakika "

Deniz kafasını salladı sorna bana bakarak"bu damı gelecek? "

Mert sinirlendi fakat bunu belli etmemeye çalıştı.

"Onun bir adı var Deniz ve evet o da gelecek"

Deniz göz devirip kapıyı açtı içeri girmemiz için

Mert benim elimi bırakmadan içeri girdi ve odasında bulunan ikili koltulardan birine oturduk.

Denizde karşımıza oturdu.

"Ee bakışmaya mı geldiniz? Hadi çok vaktim yok "

Derin bir nefes aldım ve konuşamaya başladım"Deniz ben böbrek hastasıyım birinci böbreğim iflas etti ve ikinciside iflas etmek üzere sadece %20 çalışma fonksiyonu kaldı yani benim böbrek nakline ihtiyacım var"dedim nefesim bitmişti

"Ee ben böbrek kurmumuyum ne yapayım?"

Sakinliğimi korumak için tekrar derin bir nefes aldım.

"Vee böbreğin uyumlu olduğu iki kişi var birincisi üvey babam ama o neyse vermedi işte birde sen... Biz ailede DNA testi yaptık gizlice ve ailede bir tek sen uyumlu çıktın"

Böbrek istemeye resmen anksiyetem yetmedi .

Deniz alaycı bir gülüşle başını iki yana salladı:
“Sen şimdi kalkıp bana kardeşlik mi satıyorsun? Yıllar sonra çıkıp geldin, sanki yokluğunu biz değil sen yaşamışsın gibi. Kusura bakma ama ben senin için hayatımı riske atacak kadar aptal değilim. Birkaç damla aynı kandanız diye sana organ mı vereceğim? Sen benim için hiçbir şeysin, Petek. Bir yabancıdan farkın yok. Hatta belki daha da kötü, çünkü bir yabancı benden böbrek isteme cüretinde bulunmazdı. Senin gözümde değerini ölçsem, koskoca sıfır bile fazla gelir.”

Deniz’in bu sözlerinden sonra kan bağının herhangi bir aile kavramıyla alakalı olmadığını anladım. Mert'le kan bağım bile yokken o bana aile olmis o kavramı yaşatmıştı.Ve yabancıdan bir farkinyok diye kişi üçüzüm, anne karnındaki ortağım bana şu anda yabancıdan farksiz olduğumu söylüyordu.

Gözlerim hızla doldu. Hayır onun yanında ağlayamazdım ama gözlerim bana ihanet eder gibi yanaklarımdan akmaya başlayınca ayağa kalktım.som kez deniz'e baktım ama herzamanki nefreti gördüm.
“Yanlış yere gelmişim…ailem demek için ”

Onda sadece aile kavramının kül oluşunu görürdüm.

Mert ise daha fazla dayanamamış gibi
“Yeter artık Deniz! Bu yaptığın ne biliyor musun? Zaten yıllarını yalnızlıkla, hastalıkla savaşarak geçirmiş birine daha fazla acı çektirmek. Sizin damarlarınızda aynı kan dolaşıyor, ama senin kalbinde gram kardeşlik yok. Ben seni yıllardır dost bildim, ama şu an karşımda gördüğüm adam tanıdığım Deniz değil. Petek bir yabancı olsa bile böyle konuşmazın onunla!”

Bir anlık sessizlikten sonra yanıma gelerek ellerimi tuttu.

“Sen yalnız değilsin Petek. İsterse bütün dünya sırtını dönsün, ben sevgilin olarak hep yanında olacağım.”

Mert'in sözlerinden sonra ağlamam dahada şiddetlendi ve bende onları yalnız odama gittim.Kapıyı kitleyerek yatağa yüz üstü bıraktım kendimi.

"Ben onlara ne yaptımda benden herkes bu kadar nefret ediyor?"diye sordum Kendi kendine tabiki cevap verenim yoktu.

(Hiç uzatmadan davet gününe gidiyoruz olayların daha hızlı gelişmesi için)

Şuanda davet için sade Beyaz bir elbise giymiştim aslında moralim yoktu ama düşününce Deniz haklıydı neden yıllar sonra çıkıp gelmiş birine böbrek veresinki

Moralim yerine gelsin diye sosyal medyaya fotoğraf attım.

*Geceye hazır 🌙✨*

(Bu arada peteğin modeli bu kız)

Daha sonra annemin bana seslenmesiyle aşağı indim.

"Hadi kızım çıkalım artık yoksa kendi davetimize geç kalıcaz"dedi tatlı bir telaşla.

"Tamam annem hadi çıkalım " deyince herkes ayağa kalktı erkekler takım elbise giyerken annem kırmızı bir abiye giymişti .

Dışarı çıktığımızda ben annemlerin aracına bindim bu araçta annem babam pamir ve ben vardım.

Diğerlerinde aramızdaki arabayla gelecekti.

Babam arabayı çalıştırınca yola koyulduk.

Bir kaç dakika sonra ihtişamlı bir malikene gibi bir yerde araç durdu ve sırayla indik.

Kapının önünde yüzlerce magazinci vardı .

Bizim gelişimizle birlikte gazeteciler buraya gelerek sorular sormaya başladı .

Pamir ise elimden tutarak beni sorulardan koruyordu .

"Pamir bey sevgilinizmi?"

"Karıştırıldığınız doğrumu?"

"Kamer hanım yerine siz mı geldiniz?"

Gibi gibi saçma sorular

İçeri girdiğimizde görevli bici bir masaya yönlerdirdi.herkes oraya geçerken ben saçımın bozulduğunu hissettim.

Buarada insanların gözününde bende olduğunun farkındayım.

Herkes masaya giderken ben saçımı düzeltmek için lavaboya girdim.saçlarımın önünü düzelttim.

O sırada yandaki taraftan bir kadın çıktı ve elinde bir ilaç gibi birşey vardı onu beze döktü ben tam ordan çıkarken bezi ağzıma dayadı sonrası karanlık .

Pamirden devam

Masaya oturmadan peteğin içeriye doğru gittiğini gördüm ama lavaboya gidiyordur diyerek umursamadım .

Bir 15 dakika sonra bir anda kalbime bir yük bindi sanki tam ayağa kalkacağım sırada babam konuşmak için kürsüye çıktı .

Ulan kimse peteğin burda olmadığını fark etmiyor mu?

Babam kuru bir öksürükten sonra konuşmaya başladı.

“Değerli dostlarım, yıllardır hayatımda eksikliğini hissettiğim bir parçayı sonunda bulmanın tarifsiz mutluluğunu yaşıyorum. İnsan bazen tüm servetini, tüm başarılarını bir kenara bırakıp sadece yüreğinin özlemiyle yaşar. Benim en büyük özlemim, yıllar boyunca ayrı kaldığım kızıma kavuşmaktı. Bugün burada sizlere tanıtacağım kişi sadece benim kızım değil; aynı zamanda kalbimin en kıymetli parçası, hayatıma yeniden anlam katan bir mucize. Hepinizin huzurunda onu yanımda görmekten gurur duyuyorum. Şimdi, sevgili kızım Petek’i sahneye davet ediyorum.”

Fakat hiçbir yerden haratlenme gelmedi.

"Petek"diyerek tekrar çağırdı babam ama salonda tık yoktu.

O sırada büyük ekran açıldı ve önce karanlık bir oda gözüktü daha sonra kamera çevrilince şok gözlerle ekrana baktım.

Herkesde aynı şekilde şaşkınlıkla ekrana bakıyordu.

Ekranda Petek bir sandalyede bağlıydı ve dudağı patlamıştı .

Anlaşılan biri peteği kaçırmıştı.