6. bölüm · PETEK'İN KANI *gerçek ailem

°•°•6.bölüm•°•°

Güneş .

Uyandığımda yanımda Mahir bey yoktu ve öğlen olmuştu.birazdan Mert gelecek ve beraber hastaneye gidecektik.

O yüzden biraz salonda oturmaya karar vererek salona indim .Bütün ev ahalisi buradaydı.

Hemen azat ve Mahir bey arasındaki boş yere oturdum.

O sırada Mahir bey "kızım seni bizim üçüzlerin olduğu okula aldırmak isitiyorum senin içinde uygunsa"dedi.

Aslında mert'ten ayrılmak istemiyordum ama onlara karşı gelmeyede gücüm yoktu gerekirse mert'te benim okuluma gelirdi kırmazdı beni .

"Olur Mahir bey"dedim ama o Mahir bey dememe biraz bozulmuş gibiydi. Yapabileceğim birşeyde yoktu açıkçası ,bende baba kelimesi eskiden üvey babama Baba dediğim zamanlarda gördüğüm şiddet aklımda getiriyordu.

"Şeyy Mahir bey ben bir iki saatliğine dışarı çıkabilir miyim küçük bir isim varda?"

Efsun hanım narince bana baktı tam cevap verecekken pars atladı.
"Niye kimin altına gidiyorsun?"diyince yüzüm şokla kaldım.

Bana yaptığı bu ima iğrençti.

Azat ise sinirle parsa bakıp "pars kes sesini o Kamer değil dikkat et"deyince aynı şekilde Mahir bey ve efsun hanımda tepki gösterdi.

Ben ise ağlamamak için kendimi zor tutuyordum hayır petek yaralı olduğunu bu aileye belli etmiyeceksin diyordum içimden .

"Hayır kimseye gitmiyorum sadece Mert'in yanına gidicem"deyince ev bir sessizleşti.

O sırada Pamir meraklı gözlerle buraya baktı"hangi Mert bu Mert Güney Yıldırım olanmı?"dedi merakla.

Bende ona cevap olarak kafamı salladım sadece.

Mahir beyde "gidebilirsin kızım"diyince ayağa kalkıp hızla evden çıktım çünkü ev beni baymıştı.
_______________________________
(Çok uzatmıyacağım yarın okula giderlerken Mert ve petek üçüzlerin gittiği okula gitti yani hepsi aynı okula gidiyor)

Şuanda Sabah olmuştu.dün diyaliz beni çok yormuştu aslında günde 4 kez gitmem lazımdı fakat ben 1 kere gidiyordum ve bu vücudumu çok yoruyordu.
Ayrıca Mert ile beraber hafta içi okul olduğu zaman öğlen hastaneye gidip diyalize gidicektim .yani öğleden sonra okula gitmeyecektim hastaneye gidecektim.bu eğitimimi kötü etkileyecekti ama eve gelince her gün her gün bir bahane bulamazdı. Hastalığımı söylersem de acınası bir insan olamktan korkuyordum.

Bana acımları isteyeceğim son şey bile değildi.

Bunları bosverip dün efsu hanımın bana getirdiği formayı giydim.

Altında kısa bir etek üstünde ise gömlek vardı altındaki etek kısa olduğu için bütün yaralarım ortadaydı o yüzden içime termal bir çorap giyip eteği giydim gömleğin üstünede siyah bir hırka giyerek aşağı indim.

Etrafa baktığımda kimseyi göremeyince yemek odasında olabileceklerini düşündüm oraya doğru ilerlemeye başladım.

İçeri girdiğimde herkesin burda olduğunu görünce hemen boş olan Azat ve pamirin arasına oturdum.

Mahir bey afiyet olsun diyince herkes yemeğe başladı.

Yıllar sonra bir aile sofrasında kahvaltı yapmak çok güzeldi aslında
Azat bana doğru döndü sorna üçüzlere bakıp "bugün siz üçünüzü ben bırakıcam okula haberiniz olsun"deyince kafamla onayladım .

Yemeğimizi yiyince ayağa kalktık ve arabaya yürümeye başladık aslında Deniz ve Pamir yürüyor ben sadece arkalarından gidiyordum.

Bir arabanın önüne gelince beklemeye başladılar ben 8sen onlardan bir 10 adım geride bekliyordum.

"Sakın okulda üçüz olduğumuzu falan söyleyipte rezil etme bizi"dedi Deniz ikinci kez kalbimi kırdı ama belli etmedim.

Pamir ise sert yüzüyle onu uyardı ama deniz omuz silkti.

Pamir tam bir şey diyecekken azat geldi ve kapıyı açtı. Ben tam arka koltuğa oturcakken beni durdurdu.

"Sen ön koltuğa otur sana diyeceklerim var "dedi yumuşak bir sesle
Kafamla onayladım ve öne oturdum.

Azat dönüp sürücü koltuğuna oturunca arabayı çalıştırdı.

Bir süre sonra ihtişamlı bir okulun önünde durunca tam elimi kapı kulpuna atmıştım ki azat beni durdurdu .

"Bekle. Birazcık çok küçük birşey konusucam"dedi

"Tamam"dedim

"Üçüzler inin ve peteği bekelyin okulu bilmiyor o, sakın bir yere gitmeyin bekleyin arabanın yanında" diyerek onları arabadan indirdi denizin oflamaları kulağıma geliyordu

Deniz ve ve Pamir arabadan inince azat bana döndü "biliyorum yıllar sonra böyle karşılaşmak çok zor ama kamerde bizi çok zorladı biz birazcık yaralandık ama ben seninle normal bir abi kardeş gibi olmak isitiyorum lütfen "dedi tam şehit olan demir abime benziyordu.

Kafamla onayladım "tamam ama kolayca alışamamam sırlarını anlatamam güvenmem uzun sürer ama söz bir gün seni abim olarak kabul edicem"
"O günü bekliycem "dedi ben arabadan indim.

Arabadan inince karşımda sadece pamiri gördüm.Deniz çoktan gitmişti.Pamir elini ensesine attı"şey Deniz gitti ama ben varım "dedi ve koluna boşluk açtı girmem için gülümseyerek koluna girdim.

Pamire baktığımda yüzünde küçük bir gülümseme olduğunu gördüm.
Pamirle birlikte ilerlemeye başladığımda birkaç göz bize doğru dönmüştü ama Pamir onlara aldırmadan ilerlemeye devam etti.

Bir süre sonra sınıfa gelince beni boş bir sıraya otutturup kendisi aşağı gitti bir şey olduğu takdirde onu bulamamı söylemişti.

Ben sırada otururken yanıma bir kız geldi diğer arkadaşlarıda kapıyı tutuyordu.

"Bana bak kızım pamirle ne işin var senin ne diye onun yanında dolaşıyorsun yoksa sevgilisimisin çünkü onun tek sevgilisi benim anla bunu kızım kimsin sen?"

Aslında çok gülesim gelmişti tam üçüzüyüm diyecekken denizin sakın söyleme dediği geldi.bende hiçbir şey söylemedim.

O sırada saçıma asıldı "bana bak bir daha sakın seni pamirin yanında görmiycem tamamı?"dedi ellerinden saçımı çekmeye çalışıyordum.

"Bırak benii"dedim saçlarımı ondan kurtarmaya çalışırken .

Kız ise bir andan bırakıp hızla arkadaşlarıyla beraber sınıftan çıktı benim zaten saçlarım karışmıştı.

O sırada sınıfa Mert girdi ve beni görünce direk yanıma gelerek oturdu
"Aşkım günaydın da saçlarına ne oldu senin?"dede ben saçlarımı elle düzeltmeye çalışırken

"Birşey yok aşkım sadece ....sadece rüzgar bir anda vuruncu şey oldu"diye inandırmaya çalıştırdım.

"İnanmasamda inanmış gibi yapıyorum aşkım, o değilde ben sana birşey sorucam daha doğrusu teklif edicem"

Deyince merakla ona döndüm

"Acaba ailendekilere hastalığından bahsetsen diyorum belki donör bulabiliriz onlardan"

Deyince düşündüm ama direk kafamı olumsuzca salladım

"Hayır tabiki söylemiycem onlara hastalığımdan bahsetmiycem sende bahsetmiyeceksin tamammı söz ver?"

Deyince dertli bir nefes aldı"tamam söz söz bal peteğim söz ama en azından soylemiyeceksende hepsinden gizlice birer örnek alıp hastaneye götürelim belki biriyle donörün uyuşur."

Mert'e bakamya başladım böyle birşeyi yapabilirmiydim yada yapmalımıydım?