14. bölüm · PETEK'İN KANI *gerçek ailem
°•°•14.bölüm•°•°
MERT'TEN DEVAM
°•°•°•°•°•°•°•°•°•°•°•°•°•°•°•°•
Ben ne halt yiyordum ALLAH aşkına. Sevdiğim kızı susturup önüme geleni döverek nereye varabilecektim acaba?
Bu konuda net bir düşüncem varsa oda Petek’in sözünü kesmemin bir hata olduğu ve o Atlas denen herifin kesinlikle Petek’in babası ile ilgili bir bağlantısı olduğuydu.
Buna nasıl bu kadar eminsin ? Dersenizde, elimde hiçbir kanıt yok sadece 6. Hislerim burda bir dolaplar döndüğü yönünde.
Hızla Hastaneden çıkarken sahile doğru adımladım. Taşlıçay geldiğim zaman oraya oturdum.derin nefes alarak gözlerimi denizin hırçın dalgasına kenetlendim.
"Denizin o hırçın dalgası atacak mı sinirini? Dindirecek mı öfkeni? Yoksa o sinir ve öfkeni yine birilerinden mı soracaksın he Güney?"diyen sese döndüm. Pamir arkamdaydı. Gözlerinde bir duygu vardı. Ama pekte umrumda olduğunu söyleyemeyecektim.
"Almıyor Pamir ne sinirimi nede öfkemi alıp yutmuyor hırçın dalga ben bu öfkeyle onun kalbini daha çok kırarım pamir"
Birkaç adım daha atarak yanıma oturdu ve oda denizi seyretmeye başladı.
"Sana kaç kere git tedavi ol hem sen hem çevrendekiler zarar görme-"
Dediğinde ona dönerek sözümü kestim. "Benim öfkem çevremdekileri değil , çevremdekilere dokunana patlar Pamir."
Pamir derin bir nefes daha aldı. "İki yıl önceye kadar eğer tedavi olsaydın sinir hastalığın için böyle olmazdı "
Tekrar denize döndüm. "Bu ilaçlarımı kullanmış halim kullanmasam o çocuğu asfaltla bir ederdim emin ol"
Bende sana bunu anlatmaya çalışıyorum daha çocuğu dinlemeden yargılayamazsın "
"Sen bizi mı dinledin anasını satayım bu kadar şeyi nerden biliyorsun? "
"Orasını boşver ama Petek’i biraz tanıdıysam, ona sinir ve öfke çok başka şeyler çağrıştırıyor. Yapma bunu kendin için değilse bile üçüzüm için yap"derken ayaklandı
"Son birşey daha Güney, Petek narin ve kırılgan herşeyi içine gömüyor. O gülse sen insansın ve neden dikeni var diye yanındaki canlıları sorguluyorsun bazen çok saçmasın kendi gel.Ya tek başına yada tedaviyle. "
Diyerek yürümeye başlamıştı. Belki sadece tedavi konusunda haklıydı.petek üvey babasının sınırı ve öfkesi yüzünden tranva biriktirmişti şimdi birde aynı şeyi ona ben yapamam.
PETEK'DEN DEVAM
°•°•°•°•°•°•°•°•°•°•°•°•°•°•°•°•°•°•
yine gözlerimi aynı yatakta açmıştım. Yandaki sedyeye baktığımda Atlas ve kumsal yoktu.
Resmen çocuk benim yüzümden dayak yemişti.
Diğer tarafıma baktığımda doruk vardı.
"Petek nasıl hissediyorsun kendini ? Yukarı çıktığımda baygındın o yüzden annemleri iyi olduğuna ikna edip eve yolladım sen yalnız kalmayı seversin diye."
Dediğinde mutlulukla gözlerinin içine baktım.bu kadar kısa sürede beni tanımıştı azda olsa.
Minnetle ona bakarken içeri Pamir girdi.
Tekrar kafamı doruğa çevirirken
"Valla söylediğimde bu eşek yoktu. Bu hariç "dedi
Pamir yanıma gelerek "Petek ne oldu güzelim sana?"
"Pamir ven artık burda kalmak istemiyorum doktora sorar mısın ne zaman taburcu olabilirim diye?"
Dediğimde tam ayağa kalkarken doruk onu durdurdu.
"Ben gideyim sen pamir'le daha yakınsın bir derdi falan vardır belki anlatırsın ona "diyerek ayaklandı.
"Teşekkürler doruk dediğimde kısa bir kafa hareketiyle dışarı çıktı.
"Üçüz nasılsın? Sen bu ara uyanık göremiyoruz maşallah hep bir uyku içerisindesin biraz uyan kendine gel"
Dediğinde sırıttım. Ama uzun sürmedi."Eğer üvey babam yada deniz bana donör verseydi sürekli uyumak zorunda kalmazdım. Ama haklılar bir yerde biliyor musun? Birinin kızı bile değilmişim , diğeride 17 yıl sonra gelmiş bir üçüz eski üçüzündende çok kazık yemiş vermemesi doğal aslında ikisininde hakkı vermemek kimseden zorla böbreğini alamayız sonuçta"
Elimi tuttu " biliyor musun? Eğer donör denizde değil bende olsaydı sorduğun ilk anda al senin olsun bende fazladan bir tane daha var derdim."deyince gülümsedim.
"Herkes senin gibi değil işte üçüz kiminin canı kiminin baş tacı " Dediğimde kapıda bir kapattı geçti.ama çokta aldırış etmedim.
"Aynı Osman Ağa gibi konuştun *atla anneciğım kiminin parasi kiminin hayir duasi*" Derken sözlerin ağzından Trakya gibi çıkmasıyla kahkaha attım.
"Sen hep gül be üçüz gerçekten bu mutluluğu en çokda sen hak ediyorsun bence."
Dediğinde aklıma kiraz geldi. Çok mutlu bir kızdı.ve en yakın arkadaşımdı.Mert ile kapışırdı o derece.Ama iki sene önce bir gün gece onunla beraber dışarı çıktık tabiki ben zorla çıktım.Sahile indiğimizde bir grup erkeğin gözleri sürekli bizim üstümüzde olunca kiraz abisini bende Mert'i aradım. Önce Kiraz'ın abisi yiğit abi geldi o gruptakileri dövmeye başladı. Sonra Mert'te geldi kavganın arasına daldı derken bir adam kiraz'ın boynuna sarıldı bıçak doğrultarak kaçmak için, sonra kirazla beraber kaçtı Mert'te arkasından gitti. Yiğit abi diğerlerini hallettikren sonra bir silah sesi duyunca onların yanına doğru koştuk Mert adamı haşat etmişti ama kiraz yerde kanlar içinde yatıyordu.ve bıçaklanmamış aksine silahla vurulmuştu. Ve Mert ağlıyordu ona ne olduğunu sorsamda söylemedi bunun üzerine yiğit abi polislik okumaya karar verdi halada okuyor.
Halada olay aydınlanmamıştı. Aklıma gelen kirazla gülümsedim.
"Ne o aklına o zibidi sevgilin mi geldide eşşek gibi sırıtıyorusun?"
Dediğinde gülümsemesi silmeden pamir'e döndüm.
"Yok Aklıma arkadaşım kiraz geldi de "deyince Pamir'i yüzündeki o mutluluk yerini paniğe verdi.
"Yiğit'i kardeşi olan kiraz mı?"dedi tereddütle
Pamir kirazı nerden tanıyordu? Yada onun hakkında ne biliyordu da beti benzi atmıştı?.
Nasılsınız?
Aslında hastayım diye bölüm atmayacaktım ama dün tanem adında bir okuruma söz verdim:)
Bölüm nasıldı?
Sizce Atlas gerçekten hainmi? Yoksa normalmi?
Diğer soru Pamir kiraz'ın adını duyunca neden beti benzi attı? Yada Mert o güne dair neden birşey anlatamıyor?
Bu arada düzenlemedim yarın düzelticem inşallah kapakda değişecek yarın
Şimdilik ALLAH'A EMANET OLUN
Öptümbayss
