5. bölüm / 9
PERDE ARKASI4. Bölüm: Mesajın Kaderi
Bölümler 9Şu an: 4. Bölüm: Mesajın Kaderi
- 1 GİRİŞ;205 kelime
- 2 1. BÖLÜM: SEÇMELER1.992 kelime
- 3 2. Bölüm: Sessizlikte Yankılanan Dalgalar2.788 kelime
- 4 3. BÖLÜM: BİR ÇİFT MAVİ GÖZ2.163 kelime
- 5 4. Bölüm: Mesajın Kaderi1.757 kelime · Okuduğun bölüm
- 6 5. Bölüm: Bitmeyen Çağrılar1.773 kelime
- 7 6. Bölüm: Gerçek Başlangıçlar1.480 kelime
- 8 7. Bölüm: Oyuncuyu Bul3.287 kelime
- 9 8. Bölüm: Şeytan'ın Resitali2.965 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Selamlaar, nasılsınızz?
Perde Arkası'na bölüm yazmayı o kadar özlemişim ki size anlatamam. Sizi çok beklettiğim için üzgünüm. Okullar açılmadan hiç değilse bir kısmı okumaya başlayalım.
Biraz geç geldi bölüm biliyorum çünkü ben kurguyu yayınlandığımda anlık bir gazla yayınlamıştım ve 1. Bölümün sadece bir kısmı yazılıydı. Hırsa girneyip dünyayı kendi kafamda daha da detaylandırsaydım belki de şuan kafamın içerisinde bulunan bölümlerin birinde olurdukk💕😔
Neyse ben sizi kitap için fazla tutmayayımm. Bölüm sonu görüşürüzz💫💛
Oy vermeyi ve yorumlarınızı benle paylaşmayı unutmayınn 🫶🏻
İyi okumalarr🤎
_______________________________________
Hani kaderini belirleyecek olan anlar vardır ya, seni alta çekicek ya da bir üst kademeye alacak şeyler, işte tam anlamıyla öyle bir anın içerisindeydim. Bir mesaj kaderi belirler miydi? Evet, belirleyecekti. Kaderim şuan bir mesajın içerisine bağlıydı.
Hiç kimse kukla olmamak için direnirken aslında kaderin bir kuklası değil miydik? Her birimiz kadere bağlı kuklalardık. Acı ama bir o kadar da gerçekti. Fakat en çok üzen şey ne kadar acı çekersen, ne kadar kuklalaşmamaya çalışırsan o kadar da kaderin kuklası olursun.
Zaman senin için sıkışık bir zaman dilimine dönüşür. Zamanın ipleri senin etrafına dolanır ve sonra tüm dünya durur, sadece sen kalırsın.
Beynim mesaja bakmak için beni bir inatla uyarıyor, her şeyin sadece bir oyun olduğunu söylüyordu. Hiç bir şey olmayacakmış gibi içimdeki stresi en aza indiriyordu. Fakat kalbim tüm kötü olasılıkları vücuduma yayarcasına hızlı hızlı atıyordu. Öyle bir haykırıyordu ki sanki herkes kalp atışlarımı duyuyor gibiydi.
Kalp atışlarımı umursamadan telefonumun kilit ekranını açtım. Bende kayıtlı olmayan bir numaradan gelmişti mesaj. Ayrıca bir kere de aramıştı. Derin bir nefes aldım ve hızlıca bana gönderilen mesaja tıkladım.
Sevgili 634 numaralı yarışmacı Alev Ateş, öncelikle "KLİ EV NOS" Şirketimize yapmış olduğunuz katılım için çok teşekkür ederiz. KLİ EV NOS Şirketi olarak yarışmacılarımızın hayallerini gerçekleştirmek için elimizden geleni yapmaya, bunları yarışmaya döküp keyif almaktan gurur duyuyoruz ve geldiğiniz için tüm katılımcılara teşekkürler ediyoruz. Umarım bizim gibi çok eğlenceli zamanlar geçirmişsinizdir. Öncelikle bu yarışmanın hayatınızın bir sonu olduğunuzu düşünmeyip hiç değilse eğlendiğinizi düşünmenizi isteriz, bu bizim için çok değerli.
Sevgili 634 numaralı yarışmacımız ALEV ATEŞ, KLİ EV NOS ŞİRKETİNE İZLEYİCİ OLARAK KABUL EDİLDİNİZ. KLİ EV NOS AİLEMİZE HOŞGELDİNİZ. İzleyici olduğunuz için hiç üzülmeyin, rütbeniz her davranışa göre yükselecektir. Bizde alçalmak sadece ölümü getirir ve bizde ekibimizin hayatlarından ve mutluluğundan sorumluyuz. SEVGİLİ YARIŞMACI TEBRİKLER, KABUL EDİLDİNİZ!
Kaydınızı ve konumunuzu öğrenmek için lütfen alttaki adrese en geç yarın 20.00'da bulunmanız gerekmektedir. Aksi takdirde tüm kayıtlarınız hiç katılmamış gibi silinecektir.
Aynı zamanda aşağıda belirtilen numaradan daha fazla bilgi alabilirsiniz. İyi günler dileriz~
Bakışlarım mesajın her noktasında değişiyordu. Gözlerim yerini şaşkınlığa ve mutluluk dolu bir heyecana bırakıyordu kendini. Gözlerim mutluluktan ağlayacakmış gibi dolmuştu. Gözlerimi uzun bir süre kapadım ve derin nefesler aldım. Bir şakanın içine düşmüştüm resmen!
İzleyici olmam için sahneye çıkmam mı gerekiyordu? Hayatımda bu kadar rezalet bir durumun içerisinde yere çakıldığımı hissetmemiştim! "Rütbeyle seviyeni yükselt." Eğer kadro doluysa bir yarışmaya sınır belirleyip kaybedenleri seçilmediniz mesajı atabilme şansları da vardı.
Hangi şirket rütbeyle oyunculuğa yükseltirdi ki? Saçmalığın bu kadarı bile fazlaydı.
Bir yanım sinirle tırnaklarını kemirken diğer yanımı merak ve heyacan sarmıştı. Sonuçta denemeden bilemezdim değil mi? Belki de bu benim işime gelirdi.
Saçmalama Alev, kısaca sonuçtan kimse rahatsız olmasın diye kendi rahatlarını düşünüp seni izleyici yapmışlar! O kadar çalışman boşuna gitti. Saatlerin, günlerin hatta aylarını bu yarışmaya hazırladın. Hayatını tiyatroculuğa harcamışken bir de izleyici olarak onların havasını izleyemezsin! Tüm emeklerimiz bir hiç uğruna gitti belki de.
Ya da bu kendimi biraz daha geliştirmek için büyük bir fırsattı. Sonuçta oyuncuların hareketlerini ve oyunculuğunu izleyerek kendimi daha da geliştirir bu uyduruk sistemden de kurtulurdum. Hiç bir emeğim boşuna değildi. Yine olsa yine gecemi gündüzüme katar aylarca çalışırdım. Ta ki sonuç bana gülene kadar.
Telefona olan delici bakışlarımı çekip kafamı havaya kaldırdığımda iki meraklı gözle göz göze gelmiştim. Atlas benim tepkilerimden bir çıkarıma baya çalışıyordu. En sonunda dayanamayıp sordu.
"Ne oldu sevgilim? Bakışların neredeyse duvarı delecek." Derin bir nefes aldım ve konuştum.
"Hiç önemli bir şey değilmiş, sanırım..." Son kısmı benim bile duyamayacağım kadar kısık söylemiştim.
"Önemli olmayabilir belki ama seni üzecekse benim için önemli." Dudaklarına içten bir gülümseme kondurmuştu. Bende karşılık olarak ona en içten gülümsememi sunmuştu. Birbirimize baktığımızda sanki başka birinin yakıcı bakışlarını üzerimizde hissetmiştim.
"İkinizde bir bildirimle telefonlara gömüldünüz ama sesiniz çıkmıyor. Bari biriniz bir şey söylesin." Dedi merakla.
Onun heyecanını anladığım için baştan sona her şeyi anlatmaya başladım.
"Sana anlattığım, aylarımı verdiğim yarışmanın sonuçları açıklandı. Kabul edildiğim yazıyor fakat yarışmaya izleyici olarak katılımım kabul edilmiş." Derin bir iç çektim. "Bir de şu rütbe saçmalığı var."
Bakışlarımı İpek'e çıkardım. "Senin sonucun nasıl?" Dedim merakla. O da benimle beraber bu yarışmaya katılmıştı. Tek fark o benden fazlaca ön sıralarda olan bir yarışmacıydı. Hiç değilse onun oyuncu olarak orada bulunması bir nebze de olsa beni mutlu ederdi. En yakın arkadaşlarının hayatlarını kıskanıp da onlara en kötüsünü yapmalarını isteyecek kadar düşmüş biri değildim. Gerekirse benden daha mükemmel bir şey yapsın ben berbat bir şey yapayım, ben yapmışım gibi sevinirdim.
İpek benim belki de bu hayatta en sevdiğim bir diğer insandı. Samimiyetine inanmak istediğim tek kişi olabilirdi. Beni en zor zamanlarımda görmüş ve bana destek olmuştu. O zor anlar belki de bizim tanışmamıza vesile olmuştu.
İpek bir şeylerini düşünüyor gibi gözü bir noktada takılmıştı. Bir eli yumruk olmuştu. Sinirle soludu ve bakışlarını bana çıkardı. "Benim durumlar da seninki gibi Alev. İzleyici olarak kabul edilmişim! Nasıl bir saçmalıksa bu artık..." Sinirle soluyordu. Fazlasıyla sinir bozucu bir durumun içinde bulmuştuk birbirimizi.
İpek'in bakışları yerden hemen benim gözlerimi buldu." Sen gidecek misin? Bence çok saçma ama senin de fikirlerini duymak istiyorum."
Nefesimi sesli bir şekilde verdim. " Zaten saçma, bu kadar rezil bir mesajı görmek bile istemezdim."
"O zaman gitmeyeceksin, değil mi?" Sesinde büyük bir merak vardı.
O bana bunu sormadan önce sinirle dolu olan bedenimde umutlar yeşermeye başlamıştı. Ya rütbe saçmalığı benim işime yararsa? İçimde bu işte bir terslik var diyen sesimi bir umut susturmuştu. Belki oraya gitmezsem hiç bir şeyi asla öğrenemeyecektim. Hayatımda belkilerin yer almasını istemiyordum. Hiç değilse denediğimde değmedi diyeyim ama denemiş olayım. Sonuçta bir denemeyle kim ölmüş? Ya bugün o kayıtı sildirirsem ve herşey büyük bir pişmanlık olarak içime yerleşirse ömrüm boyunca bu pişmanlıkla yaşamayı asla düşünmüyordum.
"Hayır, tam tersine oraya gideceğim."
İkisininde ağızları bir şokla aralandı. Gözleri irileşmişti. Bir an birbirlerine bakıp tekrardan bana döndüler. Bu sessizliği ilk bozan İpek olmuştu.
"Alev sen salak mısın? Seni küçük düşüren bir yere gidecek kadar yüzsüz müsün?"
"Gerekirse evet. Gitmediğim için pişman olacağıma hiç değilse bu fırsatı elimde değerlendiririm İpek."
Atlas kaşlarını çattı. "İpek doğru söylüyor. Bu kadsr yüzsüz olnamalısın sevgilim. Onlar seni kaybetti sonuçta, daha iyilerini bulabilirsin."
"Ama bir daha elime böyle bir fırsat gelir mi sizce? Bu fırsatı asla elimin tersiyle itemem kusura bakmayın." İşaret parmağıyla kendimi gösterdim. "Benim için ne iyi ne kötü ben karar verebilirim. Fikirlerimi bir teneke gibi tekmelemek yerine ya karşısında durun ya da yanımda, bu sizin seçeneğiniz. Ben kimse için fikirlerinden vazgeçmeyeceğim."
İşaret parmağımı Atlas'a doğrulttum. "Fikrim her ne kadar kötü de olsa bir kere uyar yeter. Kararımı değiştirmeye kesinlikle karışamazsınız. Hayat benim hayatım ve yaşayacak olan da benim. Sizin iki kelimeniz benim hayatımı etkileyemez."
İpek'e döndü bakışlarım. "Sende istersen benim gibi katıl, istersen de yeni fırsatları aramaya koyul. Her zaman arkanda olacağım ama kendi yolumda."
Çantamı aldım ve oturduğum sandalyeden hızla kalktım.
"Alev nereye gidiyorsun?" Dedi Atlas kaşlarını çatarak.
Arkama döndüm ve "Elinin körüne gidiyorum Atlas! Eve gidiyorum tabii ki de size afiyet olsun. Sonra görüşürüz."dedim.
Gerçekten fikirlerime saygı duyulmamasından nefret ederdim ve maalesef ki ikisi d ebunu çok tekrarlıyordu. İpek çok üstelemiyordu belki ama Atlas fazlasıyla kurcalayan biriydi. Ona kalsa tiyatro ile bile uğraşmamalıydım.
O yüzden onu hemen durdurmuştum çünkü konuşmanın sonunda hissiz bir ben olacaktı ortalıkta. Beni o düşünceleriyle sömürecek ve tüm isteğimi yerler bir edecekti. Bunu bilecek kadar kendimi tanıyordum. O yüzden konuşmayı başlamadan bitirmiştim.
Dükkandan çıktığımda serin hava yüzüme carpmıştı. Bu da biraz da olsa rahatlamamı sağlamıştı. Ortamdan ayrılmış olmak bile tüm gerginliğimi almıştı. Önümde bir otobüs durağı vardı bir kaç dakika yürüme mesafesinde de bir taxi durağı vardı. İkisini de es geçip yürümeye karar verdim.
Aslında cebimde param vardı ama gerek duymamıştım. Belki de düşüncelerimle baş başa kalmaya ihtiyacım vardı. Çantamı açtım ve içerisinden kulaklıklarımı çıkardım. Kulaklığımı kulağıma taktım ve yürümeye başladım.
Birden aklıma şu şirketi aramak geldi. Yeterli bilgi almadığımı hissediyordum. Evde aramayı düşünmüştüm ama içimi kemiren merak bunu hemen halletmem gerektiğini söylüyordu.
Hemen bana gelen sms'e girdim ve oradaki numarayı tuşlayıp aradım.
Telefon çaldı
Çaldı ve bir kaç dakika sonra aramayı bir operatör bağlandı.
"Merhabalar ben kli ev nos'tan Selin Şahin, size nasıl yardımcı olabilirim?"
"Merhabalar ben yarışmayla ilgili daha fazla bilgi alabilmek için aramıştım."
"Anladım. İsim-soyisim ve oyuncu numaranızı alabilir miyim?"
"Alev Ateş,634 numara"
"Tamamdır Alev hanım, öncelikle şirketimize hoş geldiniz. Merak ettiğiniz herhangi bir şey var mı?"
"Aslına bakarsanız şu izleyici konumunu ve rütbeleri pek anlayamadım. Daha da açıklayabilir misiniz?"
Gülerek cevap verdi."Sonuçlar açıklandığından beri bize sadece bu konuda sorular soruluyor. İzleyici olmanız sizi üzmemeli çünkü bir nevi oyuncunun yedeği gibi düşünebilirsiniz. Biz sadece sizin oyunculuğunuzu biliyoruz ve burada yazılanlara göre harikasınız. Bizde önemli olan sadece oyunculuk değil karakterdir de. Bunu biraz zaman ve karakteriniz belirleyecek diyebiliriz. Buna göre bir rütbe artışı olacak. Ya izleyici olarak kalıp daha da kendinizi geliştirirsiniz ya da rütbenizi yükseltip oyunculukla kendinizi gösterirsiniz. Olay bundan ibaret Alev hanım."
"Anladım, çok teşekkür ederim."
"Ne demek Alev hanım. Bu arada siz oda numaranızı aldınız mı?"
Oda numarası ne be? Ne garip işler anlayamadım ki.
"Oda numarası derken Selin hanım? Bana böyle bir bilgi gelmedi."
"Şirketimiz adına çok özür dilerim Alev hanım. Açıklamada bunun hakkında bilgi vermeyi unutmuşlar anlaşılan. Şirketimiz her üyesine özel olarak bir oda da ayarlar işin eve mesafesini düşürmek için. Maalesef biraz zorunlu bir durum. Şirketimiz bu tarz şeylere cok dikkat eder ama rahat olacağınız bir tercih yaparlar. O yüzden herkes bavullarıyla kayıt alanına gelir."
"Anladım, peki oda numaram nedir?"
"13. Oda . Kayıt yaptığınızda size daha fazla bilgi verirler Alev hanım. Başka bir sorunuz var mıydı?"
"Hayır teşekkür ederim. Çok yardımcı oldunuz."
"Rica ederim Alev hanım. Size yardımcı olsuğum için cok mutluyum. İyi günler dilerim."
"İyi günler." Dedim be telefonu kapattım. Bu heterli olmuştu.
Şimdi eve gidip eşyalarımı da toplamalıydım! Cidden mi ya. Her neyse sonuçta paramdan hiç bir sey eksilmeyecekti.
Adımlarımı hızlandırdım ve müziğin sesini fulleyip eve doğru yürümeye başladım. Hemen eve gidip eşyalarımı bir valize sığdırsam iyi olacaktı anlaşılan.
Yürürken eve dönene kadar düşüncelerimle boğuşmaya devam ettim.
_______________________________________
Tekrardan Selammm,
Bölüm hakkındaki düşünceleri alabilir miyimmm?
Gelecek bölümler icin ne düşünüyorsunuz bakalımmmm?
Sizin favori karakterinizin kim olacağını o kadar merak ediyorum kiii hepsi birbirinden güzel karakterlerim var arka plandaaa ve perdenin arkasında sizler tarafından okunmayı bekliyorlarr💛🫶🏻
Bu arada bölümlerle ilgili şöyle bir sey düşünüyorum; iki haftada bir bölüm gelecek bir değişim olmazsaaa🩷
O zamann diğer bölümde görüşürüzzz ben yorumlarınızı okumaya kaçarrr💕
Bölüm etkileşimi
