BÖLÜM 5 – GERÇEK SEVGİ

Vaveyla Yazarı: Atik Stayl

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 5Şu an: BÖLÜM 5 – GERÇEK SEVGİ

Rüzgarlı bir dolunay gecesiydi. Avcı, aylardır Prenses’in odasındaki pencerenin iç kısmına oturmuş, sessizce iyileşmesini bekliyordu. Bazen gecenin en sessiz anlarında dışarıdan gelen rüzgâr, sanki sarayın taş duvarlarında onun adını fısıldıyordu. Sarayın kendisi bile bu bekleyişe tanıklık ediyor, nefes alıp veriyordu. Ay ışığı, odanın taş zeminine vuruyor; beyaz ışık Prenses’in solgun yüzünü olduğundan bile kırılgan gösteriyordu. Dışarıdaki gece ne kadar canlıysa, bu oda da bir o kadar sessizdi.

Bitkilerle ilgili onlarca kitap karıştırmış, başında günlerce gözyaşı dökmüş lakin fayda etmemişti. İçten içe, yaşanan her şeyden kendini sorumlu tutuyordu. Eğer o gün peşine düşmeseydi, başta her şeyi anlatsaydı... Belki ondan kaçmaz ve yaralanmazdı. Kendisine itiraf etmekte zorlanıyordu ama... gönlünü Prenses’e kaptırmıştı. Bu duygu ona yabancıydı. Hayatı boyunca korku, öfke ve itaatle yaşamıştı; şimdi ise tek bir kişinin nefesi için sabahlıyordu. Bir emir değil, yerini unuttuğu kalbi onu yönlendiriyordu.

Avcı düşünceler içinde boğulurken, Prenses’in hançerini eline aldı. Hançerin soğukluğu, o güne kadar bastırdığı tüm suçluluğu yeniden avuçlarına kazıyordu. Yavaş adımlarla yanına yaklaşıp başucuna oturdu. “Özür dilerim, Prenses… Her şey benim yüzümden. Seni koruyamadım. Belki de o lanet çiçeğin istediği candır… Senin uyanman için kanıyla mühürlendiğin kişi fedakarlık yapmalıdır…

“Uyan, Prenses! Uyan ve kalbindeki masum sevgiyle bu karanlığı dağıt. Bu krallığı sensiz bırakma…” Sesi gittikçe kısılmış, son kelimeler neredeyse bir fısıltıya dönüşmüştü. Pamuk'un gözlerindeki ışıltı ona hep annesini hatırlatır, değerlisinin yine ondan alınmasından korkardı.

Avcı’nın gözünden süzülen bir damla yaş, Prenses’in yanağına düştü. O an odada zaman bile nefesini tutmuş gibiydi. Sanki dünya, o tek damlanın ne yapacağını izliyordu. Hançeri kaldırıp kalbine saplamak isterken bir mucize oldu. Prenses, gözlerini kırpıştırmaya başladı ve aylardır uyuyan genç kızın dudaklarından dökülen fısıltı sadece bir isimdi: “Avcı…”

O tek kelime, Avcı’nın içindeki bütün karanlığı parçalamaya yetmişti. Yıllardır içinde taşıdığı bütün yük o anda yere düşmüş gibi hissetmişti.

Avcı gözlerine inanamadı. Hançer elinden düştü. Metalin yere çarpma sesi, bir kabusun kırılışı gibiydi. Hemen Prenses’e doğru yöneldi. Yıllardır ilk kez titreyen elleri, gerçek bir umutla karşılaşmışti. Bir an için korktu; bu bir hayal mi diye. Ama Prenses’in nefesi gerçekti.

Belki uyanır diye her gün tazelediği bardaktaki suyu uzattı. Birkaç yudum içip gözlerini tam açtığında, Avcı için zaman durmuştu. Tek dileği gerçek olmuştu. Hiçbir savaşında kazanamayacağı bir şey kazanmıştı: hayatın kendisi.

Gözyaşlarından doğan çiçek, yine gözyaşlarıyla etkisi yitirmişti. Onu bozan şey ne bir kılıçtı, ne de bir büyü; Avcı’nın fedakârlığı ve gözyaşının taşıdığı saf sevgiydi. Yanağına düşen damla büyüyü bozmuştu. İkisinin de kaderi birdi. O gün, sonsuza dek çözülmemek üzere birbirine düğümlenmişti. Avcı’nın saf sevgisiydi Prenses’i iyileştiren. Ve bu bağ, artık hiçbir şeyin lanetleyemeyeceği kadar güçlüydü.

Prenses tamamen gözlerini açtığında, ilk yaptığı şey Avcı’nın yüzüne bakmak oldu. Parmakları hafifçe Avcı’nın eline dokundu. O temas, ikisi için de sessiz bir yemin gibiydi.

Sarayın içinde uzun süredir hissedilmeyen bir sıcaklık yayılmaya başladı. Sanki taş duvarların arasında yeniden kahkaha sesleri duyuluyordu. Uzun süredir sessiz kalan koridorlar bile artık daha az karanlık görünüyordu. Gün ışığı bile pencerelerden içeri daha farklı bir şekilde süzülüyordu.

Kraliçe, Prenses’in uyanışından sonra günlerce onun yanından ayrılmadı, defalarca özür diledi. Her gece odasının kapısında bekledi; sanki bir daha karanlık geri gelirse onu ilk karşılayan olmak istiyordu.

Lanetli aynanın kırılan parçaları yakılıp, külleri sarayın en derin mahzenine mühürlendi, kimsenin bakmasına izin verilmedi. Çünkü artık kimse geçmişin tekrar uyanmasını istemiyordu.

Avcı ile Prenses, zamanla sarayın duvarları arasında değil, bahçelerinde yaşamayı öğrendi. Rüzgâr artık düşman değil, bir dosttu. Çiçekler sadece süs değil, birer hatıraydı. Her biri, yaşanan acıların içinden doğan sessiz tanıklarıydı. Özellikle sarayın kuzey bahçesinde açan beyaz güller, Prenses’in en sevdiği yer olmuştu. Avcı ise onu izlemekle yetiniyor, bazen hiçbir şey söylemeden yanında duruyordu. Sessizlikleri bile birbirlerini anlamaya yetiyordu. Çünkü bazen en güçlü sözler, hiç söylenmeyenlerdi.

Bazı kalpler, ne kadar kırılmış olursa olsun, doğru sevgiyle yeniden bütün olabiliyordu. Ve bazı insanlar, birbirlerinin yaralarını iyileştirirken aslında kendilerini de kurtarıyordu.

Prenses’in uyanışıysa tüm krallığa gün ışığı gibi doğmuştu. Her şey, eskisinde de güzel olmuştu. Kraliçe ve Prenses, aralarına giren, ruhlarını sömüren lanetli aynadan kurtulmuştu. Sarayın en karanlık köşeleri bile artık eskisi kadar ağır hissettiriyordu. Koridorlarda yıllardır ilk kez gülüşler yankılanıyordu. İnsanlar yeniden şarkılar söylemeye, meydanlarda kutlamalar yapmaya başlamıştı. Krallık, uzun süren bir kışın ardından ilkbaharı karşılar gibiydi. Ve o ilkbahar, sadece doğayı değil, insanları da değiştirmişti.

Avcı, artık insanları öldürmeyi bırakmış, yaşatmaya söz vermişti. Prenses’le birbirlerine olan sevgileri, onun içindeki karanlığı da aydınlatmıştı. Unuttuğu merhamet duygusunu yeniden tatmıştı. Bazen kendi ellerine bakıyor, geçmişini hatırlıyor ama artık kaçmıyordu. Artık geçmişinden kaçmak yerine onu güzel anılara dönüştürüp kalbinde huzuru bulmak istiyordu. Eskiden ellerindeki izlere baktığında sadece döktüğü kanı hatırlardı. Şimdiyse aynı ellerin birini hayata bağlayabildiğini biliyordu. Bu düşünce, yıllardır içinde taşıdığı yükü hafifletiyordu.

Aylar sonra Prenses’le evlenmiş, özlemini sürdüğü mutlu aileye kavuşmuştu. Ve asıl mucizenin, kalpten gelen gerçek sevgi olduğunu anlamıştı. Her şeyin ilacı da buydu. Gerçek sevgi… her zaman bir yolunu bulurdu. Avcı ve Prenses’in birbirlerine olan saf sevgisi, sadece kendi dünyalarını değil, tüm krallığı yeniden inşa etmişti.

Düğün günü sarayın bahçeleri çiçeklerle süslenmiş, yıllardır görülmeyen kadar büyük bir şölen kurulmuştu. Halk, artık korkuyla değil umutla aynı çatı altında toplanıyoruz. Avcı artık kanı çağrıştırmıyordu.

İki kalp, uzun bir karanlıktan sonra ışığa ulaşmıştı. Gerçek sevgi, yalnızca bir his değil, bir yoldu. Bu yol ki, herkesin yürümesi gereken, ama çok az kişinin bulabildiği bir yol... Çünkü sevgi bazen birini kurtarmak değil, onun için kendinden vazgeçebilmeyi göze almaktı. Bunu başarabilen insanlar da en karanlık lanetleri bile yıkabilecek güce sahipti...

Başta da söylediğimiz gibi… Bu masalda, kalıplara sığdırılmaya çalışılan Kraliçe’ye, güçsüz gösterilen Prenses’e ya da güzelliğe tapan Prens’e yer yok. Bu sadece saf sevgiyle kalpten seven, sevdiği için korkmadan fedakarlık yapan cesurların masalı...

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

166okunma 85beğeni 11yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 136

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurgugenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18