5. bölüm · Oyunbaz
5. İlk pilan.
8 saat önce....
Odamda çıkdığımda karşımda Furkanı gördüm. Yoksa teklifimi kabulmü edicekdi?
"Niyə gəldin?"gayet cidi ve tavırlı bir yüz ifadesiyle sormşdum. Bir de kolarımı göğsümde birleşdirdim , ah şimdi tam oldu.
"Tamam. Teklifini kabul ediyorum. Seni o masaya oturtucam."
Birden yüz ifadem deyişdi, sevinmişdim. Gülümsüyordum.
"Sahimi?"
Son anda niye ilk ben dediğimde kabul etmedinde şimdi kabul etdi? Ne değişdi yani? Bunu hatırlayıp az önceki tavrıma geri döndüm.
"Ne değişdi? Hani kabul etmiyordun?"
"İstersen fikrimi değiştireyim?!"
Ne? Fikrinimi değişdirecek? Olmaz bu benim tek çıkış noktam.
"Yok, yok. Değişdirme fikrini falan. " birden telaş yapdım.
"Sadece merak etdim."şimdi sakin ve ola bildiğince masum görünmeğe çalışdım.
"Anlatıcam ama burda değil. Çok iyi bildiğim bir kafe var oraya gidelim."
"Tamam."
♠️
Kafeye gelmişdik. Etafı yeşiliklerle doluydu. Çok sıcak bir havası vardı. Ne çok büyük ne de çok küçük bir kafeydi . Orta boylardaydı. Etrafı camlarla kapatılmışdı. Masamıza geçip oturduk. Masamız pencereye yakın bir yerdeydi. Furkan kahvelerimizi sipariş etdirdi ve lafa girdi.
"Bak söylediğin şeyi kabul ediyorum. Seni o masaya oturtucam. Ama şartımı kabul edersen?!"
Bu arada kahvelerimiz gelmişdi.
"Tamam. Kabul ediyorum yeterki o masaya oturt beni. "
"Tamam. Anaşdığımıza sevindim. " kahfesinden bir yudum aldı, bense daha kahvemi içmemişdim. Genelde sıcak kahve sevmem.
"Şartım şu. Ne yaparsan benimle yapacaksın. Yani binevi ortak olucağız. Mesala birinimi öldüreceksin bu pilanı benimle paylaşıcaksın ve ben sana yardım edicem . Birlikde bu işi hall edicez. Anladımı? Benim şartım bu."
Duraksadım. Ben sadece onun beni masaya oturtucağını istiyordum,benimle ortak olmasını değil. Ben yalnız çalışacakdım. Şimdi ise benden onunla çalışmama istiyor hemde onu doğru dürüst tanımıyorum bile. Benden ona güvenmemi istiyor.
"Bu istediyin büyük bir şey farkındasın dimi?! Bended sana güvememi istiyorsun?! "
"Dediğim gibi insanlar inandıkları için değil, sırtlarını dayayacak bir şey olmadıkları için güvenirler. Hatırlarsan sana kartımı verirkende bana güvenmemişdin?! Ama bak şu an karşımdasın. Yalanmı? Güvenceni boşa çıkarmıyıcam. Söz veriyorum."
Haklıydı. O günde ona güvenmiyordum. Ama ondan yardım istedim. Hala güvenmiyorum ama, galiba yine başka çaraem yok. Mecburen kabul edicekdim.
"Tamam. Ortağız."
Elini bana uzatdı, sanırım bu anlaşma içindi. Bende karşılığında elimi uzatdım ve el sıkışdık.
"Anlaşdık."
"Alaşdık."
Artık geri dönüş yoktu. Bu masaya oturmak için her şeyi yapmağa hazırdım. Her neyse allahdan o pişkin herifden gidib yardım istemedim. Bu durumdan kurtardın beni Furkan. Teşekürler.
Elerimizi ayırdık.
"Ama bir şeyi merak etdim?! Ne deyişdirdi fikrini?"bunu gerçekden merak etmişdim.
"Sen restoranda" ne olursa olsun ben o masaya oturacağım demişdin. Ya senin yardımınla, yada kendi başıma. "İşte bu fikrimi değiştirdi. Muhtemeden benim o masanın üyesi olduğumu söyleyen arkadaş sana o masanın diğer üyelerinide söylemişdir?! Bu yüzden onlardan yardım isteyip ölüme gideceyine, benimle ortak olum gitmen daha bariz geldi."
"Anladım. İyide sen masanın üyelerini bana söylendiğini nerden alıadın?"
"E bura yadsın. Burayı tanıyan ve masayı tanıyan biri bunu sana söylemişdir. Muhtemeden bu söyleyen arkadaşda Meriçdir."
"Doğru Meriç söyledi."şaşırdım buna. Meriçin söylediğini nerden anlamışdı? Yoksa bizi konuşurken görmüşmüydü?
Ben bunları düşünürken Furkan hesabı istemişdi bile.
Hesabı ödeyip , kafeden çıktık. Furkan beni otelin önünde bırakdı.
"Şimdi sen in ve git odana. Benden haber bekle. Bende gidip senin masa üyesi olmak istediğin adaylığını koşucağım. Tamamı?!"
"Tamam. Görüşürüz."
Arabadan indim.
8 saat sonra...
Ve şimdi Furkanın yardımıyla masadayım. Artık gözlerimi Furkandan çekip diğer masa üyelerine bakıyordum. Az evel beni karşılayan adam konuşdu.
"Şimdi masadakilerle tanışma vakti. Ben Ayhan Bolat."yanındakini gösterdi,"bu Mustafa Karadağ,"evet canım onu çok iyi tanıyorum. Onun adı pişkin herif. Sonra Mustafanın yanındakini gösterdi.
"Bu Ayaz Özer."sıra Ayazın yanındakine geldi,"bu da Murat Karakurt, e zaten Furkanıda tanıyorsun. Nede olsa seni bu masaya o oturtu. Şimdi söyle bakalım sen kimsin? "
"Ben Nazlı. Nazlı Karaca."
5 saat önce....
Furkanla odamda oturuyorduk. Adamlarla konuşmuş ve bana gelmişdi. Bunu ulu orta bir yerde konuşamazdık deduği için odama girmeye izin vermişdim yoksa hayatda onu odama sokmazdım.
"Şimdi beni iyi dinle. Onlarla konuşdum izin aldım."o kadar sevindim ki sevinçden Furkanın boynuna atlayıp sarıldım. Tabi bunu sonradan fark edince hemen çekilip oturdğum yere geri döndüm.
"Ben birden sevindim de."
"Anladım. Bak şimdi , seni masaya alıcaklar ama 6 ay deneneceksin. Senin bağlılığnın , sadakatini, nasıl iş yapdığını yokluyacaklar. O yüzdenndeyil haraketlerine konuşduğun sözlere bile dikat etmen gerek. Anladınmı?"
"Anladım."
"Harika . Soru sorduklarında kısa ve öz cevap ver. Seni yokluya bile bilirlre. Bu yüzden her lafını dikatlice düşün öyle söyle."
"Anladım."
5 saat sonra....
"Kumarda baya iyi olduğunuzu duydum?"soran Ayazdı.
"Doğrudur. "
"Nereden öyrendiniz böyle kumar oynamağı? "
"Ben bir süre kumarhanelerde garsonluk yaptım. İşte orda öğrendim. "
"İlginç?!"
"Öyle . Öğrenmeye merakım var diyelim."
"Anladım."
"Bu soruları sana sorma maksadımız şu Nazlı?! Sana güvene bilmek. Bu masada oturanların hepsi baba mesleği sonucu burdalar. Hepsinin zamanıyla babaları bu masada oturmuşlardı. Ama sen yenisin ve seni doğru dürüs tanımıyoruz bile. Bu yüzden bu soruları mazur görmeni istiyoruz."bunu söyleyen Ayhan denen adamdı.
"Bende buraya yeni geldim sonuçda. Buraya yeni geldiğim için böyle şeyleri çok iyi bilirim. Bundan hiç şüpeniz olmasın. Yeni sizi anlıyorum. Fakat ben buraya yeni gelmeme rağmen biri bana şunu söylemişdi: " insanlar inandıkları için değil, sırtlarını dayadacak bir şey bulamadıkları için güvenirler." Yani demem o ki, bazen birine güvenmemek için biraz risk almakda fayda var."
"Çok güzel bir söz söylemiş her kim söylediyse."
Hafif gülqmsedim. Ben bunları söylerken göz ucuyla Furlkana bakmışdım kendi lafını söylediğim için dudak altı gülümsemişdi. Beliki hoşuna gitmişdi. Vallah biri benimde lafımı böyle göğsünü gere gere söylese benimde hoşuma gider.
1 saat sonra....
Furkanın arabasındaydım, otele gidiyorduk. Toplantı bir saat sürmüşdü. Ve bu bir saatde sadece bana sorular sormakla geçmişdi. Ama brnim merak etdiğim sorularda vardı ve bunları sadece Furkana sora bilirdim.
"Furkan sana bir şey sorucam?!"
"Sor."
"Bu masa üyüelerinin ben rus olacağını sanmışdım. Malum bu masanı yöneten rus ya, ama hepsi türkdü. Neden?"
"Evet masanı yöneten rus. Ama her ülkeden bir birlik kurup bir masada toplatıyor. Yani herkes kendi ülkesini temsilen kendi masasında oturuyor. Anladımı şimdi?"
"Aladım. Yani bu türkelirin masası olduğu için türkler oturmuşlar o masada. O zaman diğer ülkelerindemi toplaşdığı masa var?"
"Evet. Onlarda farklı yerde ikamet ediyorlar."
"Peki yerlerini biliyormusun?"
"Hayır. Ülkeler bir birlerinin ikamet etdiğleri yeri bilmezler. Hata kimse bilmez. Onu sadece masanın kurucusu biliyor."
"Anladım. Peki hepsinin giyimi aynımı?"evet bu soruyu sormuşdum çünki hepsi siyat ceküt, siyah pantolun ve beyaz gömlekle geliyorlardı. Düşünün ben bile öyle giyinmişdim.
"Evet. Bu kurucunun koyduğu bir kanun. Her kes masada özenli ve resmi olmalıdır."
Bunları konuşurken otele gelmişdik bile. Odamıza doğru yol aldık. Ben hemen odama girp bir duş aldım. Üstüme eşortman takımı giydim. Yağıma girdim , yağın başlığına sırtımı dayadım. Elime bir kalem ve bir kağıt alıp pilan yapmağa başldım. Bu gün masada oturanlarla ilgili bilgiyi masa oturmadan önce Furkandan almışdım. Şimdi hepsini kağıda yazdım. Ve sonraki adımımı pilanlamağa başladım. İşte budur. Buldum.
🎲
Sabah kalkıp kahvaltı için restorana indim. Furkanda restorandaydı. Onun yanına oturdum. Kahvaltı sipariş etdirdim kendime. Ama o da ne Furkanın dudağına ne olmuşdu. Patlamışdı. İyide neden?
"Günaydın. "
"Günaydın."
"Duağına ne oldu?"
"Yok bir şey görünmez kaza."
"Görünmez kaza?!"
"Evet . Her neyse sen akşam düşündünmü. İlk kimi öldüreceksin?"
"Ben birini öldürmiyicem ki?!"
"Napıcaksın o halde?"
"Süründürücem. Yani 5 parasız bırakıcam."
"Yani? Adamlarımı soyucaksın? Doğrumu anladım?"
"Evet. Ve ilk soymağa Ayaz Özerden başlıyıcaz."
"Bana uyar."yüzümde salak bir gülümseme vardı. Tabi aynı şekilde Furkanda hafif bir gülümsedi.
🎲♠️🃏
