4. bölüm · Oyunbaz

4. Masanın yeni üyesi

Nurne Nurne

Gece sabaha kadar uymadım. Elmide Furkanın verdiği karta bakıp durdum. Tabi bi de uzun uzun düşündüm ne yapayım diye?! Şu karara geldim ki Furkanı arayıp yardım isteyeyim. Çünki tek çıkış yolum Furkandan geçiyordu. Gecenin nasıl geçdiğini anlamamışdım bile , güneş artık doğumuşdu bile. Üstümü giyinip aşağıya kahvaltıya indim. Furkanı restoranta görürüm diye etrafıma bakındım ama yoktdu. Barmenin yanına yaklaşıp sordum.
"Где Фуркан Йылдырым? Вы видели его сегодня? " (Furkan Yıldırım nerde? Hiç gördünmü bu gün onu?)
"Нет, я этого не видел. Сегодня он не пришёл в ресторан. " (Yok görmedim. Bu gün restorana hiç uğramadı.) Adam Furkanın adını duyunca kim olduğunu tanıdı. Demeki Furkan burda baya tanına bir arkadaş. Baksan masa üyesi olduğu içindir belkide kim bilir?! Adam kolundaki saati yokladı. "Может быть, он все еще спит?!" (Belkide hala uyuyordur?!) Haklı ola bilirdi ne de olsa ben çok erken gelmişdim restorana.
"Хорошо . Спасибо."
Masaya oturup garsonu çağırdım. Kahvaltılık bir şeyler ikram etdim ve kahvaltımı yapmağa başladım. Kahvaltıyı bitirdikden sonra bir fincan kahve sipariş etdim. Kahvemide bitirdim ama Furkan hala ortalıkda yokdu. Telefonumda saata bakdım saat 07:35 gösteriyordu. Bir az daha beklesim gelirdiye. Oyalanacak bir şeyler bulsam iyi olacakdı. Bende teyzemi arayayım dedim. Çünki o beni geçen gece aramışdı ama ben ona cevap verememişdim. Malum pilnım için kumar haneye gitmişdim ama o pişkin herif yüzünden işimi yapamadan ordan ayrılmışdım. O günden sonra olaylar o kadar üst üste geldiki teyzemi aramağa vaktim olmadı. Kesin meraktan ölmüşdür kadın. Numarasını bulup aradım.
"Alo teyze?! Nasılsın kusura bakma ya bu ara işler yoğun olduğu için sana geri dönemedim. Bilirsin ya desr içalışmak ,ödevler falan." Teyzeme buraya gelme sebebim ünversteden derslerinde iyi öğrencileri Rusyaya özel ünversteye gönderdiklerinin yalanını söylemişdim. Yoksa beni buraya hayatda bırakmazdı. Hem ne diyecekdim teyze böyle bir masa var ben kumar oynuyucam sorada bu masaya oturucam ve anemle babamın intikamınımı alıcam diyicekdim. Tabi ki hayır bende mecburen böyle bir yalan uydurdum.
"Kızım sen beni delirtecekmisin?! Ben burda 2 gündür deliye döndüm . Bilmediğimiz yer. Burası deyil ki arabaya atlayıp geleyim yanına. "
Sesi epey endişeli ve sinirli geliyordu.
"Haklısın teyze. Özür dilerim. Bitaha olmuyucak söz."
"Olmasın. Derslerin nasıl? Sen nasılsın? Alışa bildimi ünversteye , arkadaşlarına?"sesi az evelkinden daha sakindi. Ah be teyzecim sana yalan söyleyip ünverstemi dondurduğumu söylesem kesin beni öldürüsün. Atlayıp ilk uçakla buraya gelirsin. Ama bunu yapamam seninde kayp edemem.
"Hepsi çok iyi teyzecim. Her şey çok güzel ireliyor. "
"Çok sevindim kızım. Neyise seni çok tutmayayım. Derslerin vardır senin. Sonra görüşürüz. Kendine iyi bak."
"Tamam teyze. Görüşürüz. Sende kendine iyi bak." Telefonu kapatdım saat 07:50 olmuşdu. Furkan yokdu artık dayanamıyorum gidip resepsiyona sorucam. Belkide restorana uğramadan çıkmışdı. Ya da gece hiç eve gelmemişdi. Resepsiyona gitdim.
"Привет. А Фуркан Йылдырым вышел?! Вы бы посмотрели?! "(Merhaba. Furkan Yıldırım çıkdımı?!Bi bakarmısınız?!)
Kadın bilgisiyarında bir şeyler aradı ve yeniden bana döndü.
"Нет, сэр, не произошло. Он все еще в своей комнате. "(Hayır efendim daha çıkmadı . Hala odasında.)
"Так какой же номер комнаты? " (Peki oda numarası kaç?)
Kadın yine bilgisayarına döndü ve sonrada sorumu yanıtladı.
"3 этаж, комната 1654. . " (3 kat, 1654 numaralı oda .)
"Спасибо. "(Teşekür ederim.)
Hemen asansöre koşup bindim. 3 kata basdım. Artık vakit kayp edemezdim. Daha Furkanı ikna ermeliydim. Malum bunu öğrenirse hayatda buna izin vermez. Bu yüzden bu gün cüma ertesiydi yarına kadar onu ikna etmeliydim. Ben bunları düşünürken çoktan 3 kata çıkmışdım bile. Oda numaralarına bakıyordum ve işte buldum 1654 numaralı oda. Derin bir nefes aldım. Kapının zilne doğru elimi götürdüm. Kendi kendime söyledim.
"Hadi Nazlı. İntikamın buna bağlı. Sadece cesur ol." Kapının zilini basdım. Açan olmadı. Bir kere daha basdım. Yine açılmadı. Beliki uyuyordu. Bir kere daha basdım. Kapı açıldı. Furkan karşımda duruyordu , hemde sadece şortla yani yarı çıplak vaziyetde karşımdaydı. Ne? Yarı çıplakmı?! Elimile gözlerimi kapatır gibi yapıp aşağıya bakdım.
"Üstüne doğru düzgün bir şeyler giymezmisin sen? "
"Bunu sabahın köründe kapıma dayana kızmı söylüyor?!"alayla gülümsedi. İstemsizde olsa yarı çıplak bedenine çakdırmadan bakdım. Baya kaslıydı, karın kasları çok sert ve güçlüydü. Geniş bir omuza sahibdi. E bide boyu uzun olunca hepsini tamamlıyordu.
"Keyfimden gelmedin kapına. Sabahın köründe."
"Niye geldin o zaman?"kolarını göğsünde bağladı.
"Yardımına ihtiyacım var."
"Ne yardımı?"birden cidileşdi, duruşunu düzeltdi.
"Sen demedinmi "ne zaman ihtiyacın olursa beni ara "diye?!"
"Dedim evet."
"İşte ihtiyacım var."
"Tamam içeri geç."
Birden duraksadım. Elimi yüzümden çekib direk yüzüne bakdım.
"Neden? Neden içeri geçiyim? Ben böyle bir ihtiyaçdan bahs etmiyorum salak. Pis herif. Erkek deyilmisiniz hepiniz aynısınız. Hepinizin aklı bir yerinde. İstemiyorum yardım falan ."baya sinirlenmişdim. Ama suç bende bunu iyi niyetli sanıp yardım istiyorum. Arkamı dönüp gideceken kolumu tutup durdurdu.
"Tamam sakin ol. Ben burda konuşmayalım dikat çekeriz diye söylemişdim. Sen ne sandın?"yüzünde sırıtma vardı. Bense yerin dibine girmişdim. İnanamıyorum bende neler düşündüm. Hepsi o pişkin herifin yüzünden, o benim ayarlarımla oynadı resmen. O kadar çok utanıyordum ki adamın yüzüne bakamıyordum.
"Yok burda olmar restoranda bekliyicem seni. Ayrıca üstünü giyde gel." Ordan asansöre nasıl geldim inanın bilmiyorum.
Kendi kendime söyleniyordum.
"Salaksın sen Nazlı salak. İnanamıyorum durduk yere rezil oldum. Hayır neden böyle düşünürsün ki?! Hepsi o pişkin herifin suçu. Ben buraya ilk geldiğimden bena böyle bir şey teklif etmeseydi, bende böyle durumlara düşmezdim. Pişkin herif. Salak herif. Lanet herif. "Ben böyle kendi kendime söylenirken birden asansöde benden başka bir yaşlı kadının daha olduğunu gördüm. İnanamıuorum. Kadın bana boş boş bakıyordu. Allahdan bir şey anlamıyordu.
"Ne bakıyorsun teyze?! Allahdan hiç bir şey anlamıyorsun yoksa bi de sana rezil olucakdım. "
Asansörün kapısı açıldı. Kadın asansörden ayrıldı ve arkasıyca kısık sesle şunları söylüyordu.
"Все теперь сошли с ума. Было ли так раньше?! У современных людей нет мозгов, чтобы думать." (Artık her kes delirmiş. Eskiden böylemiydi?! Şimdikilerin kafası yok ki bir şeyler düşünsünler.)
Bense arkasından şu sözleri söylemekle yetindim.
"Ben deli diylim teyze. Beni bunlar delirtiyor."asansör kandı.

♠️

Yarım saatdir restoranda bekliyordum. Sonunda Furkan geldi.
"Nerde kaldın ya?!"
Üzerine siyah bir eşortman takımı giymişdi. Saçları ıslakdı beliki bu gecikmesinin sebebi duş almasıymış.
"Geldim işte."garsonu çağırıp kahve sipariş etdi. Banada siparş etdirecekdi ama ben istemediğimi belirtdim. Malum onu beklerke kahve içmişdim.
"Bak Furkan lafı çok uzatmıyıcam . Beni şu oturduğun masaya üye olarak almanı istiyorum."
Yüzünün ifadesi sertleşdi. Hiç olmadığı kadar cidileşdi.
"Olmaz."bu sıradada kavesi gelmişdi.
"Bak Furkan lütfen. Hayatım buna bağlı."
"Olmaz dedim."
"Furkan lütfen böyle kestirip atma. Aileme bir söz verdim ve bu sözü tutmam gerek."
"Ne sözü verdin?"
"Bak bu masanın başında oturan adam benim ailemi kat etdirdi. Şimdi sıra bende. Ailemin intikamını alıcam. Ve almam içinse senin yardımın gerek. Beni o masaya oturtman gerek. Lütfen."
Alayla sırıtdı.
"Kızım senbu adamların üstesinden geliceyinimi sanıyorsun. Seni bir lokmada yutarlar bunlar. Onlar için kahvaltı sofrasındaki bir dilim peynirden farkın yok. Ben yılrdır bu işin içindeyim. Kimler kimler onu öldürmeye, intikam almağa kalkışdı biliyormusun?! Peki sonuç hüsran. Şimdi heresi bir yerde ölü. Mezarları bile yok."
Yalan söyleyemem bu durumdan biraz korkdum. Ama kayb edecek neyim vardı ki?!
"Furkan ne olursa olsun ben aileme verdiğim sözü tutucam. İntikamımı alıcam. Ucunda ölüm bile olsa. Ya senin yardımınla ,ya da senin yardımın olmadan. Ama ben o masaya oturucam."ayağa kalkıp odama doğru yol aldım. Arkamdan duyduğum Furkın elini öfkeyle masaya vurması ve etrafdakılara "помилование "(pardon)demesiydi.

🎲

Bu günde uyumamışdım. Pilanım tamamen batmışdı. Napıcakdım ben? Furkan işe yanaşmadı. Mecburen şu pişkin herife gidecekdim. Belki o beni masaya otutur. Pazarlık yapacağı kesindi. Tabi ki de koynuna girme pazarlığı yapsa girmeyecekdim koynuna. Bunu bir kahve içmek ve ya bir yemek yemeyi pazarlığı yapa bilirdim. İşte bunları düşünerek odadan çıkdım. Tam arkamı döndüğümde onu gördüm. İnanamıyorum kapımamı gelmişdi?

🃏

8 saat sonra....

Evet o büyük an gelmişdi. Tam 3 yılımı aldı bu. Ve sonunda buradydım. O kumar hanenin önünde. Bu defa kumar oynamağa gelmedim. Masanın yeni üyesi olarak geldim. İşte adım adım intikamıma doğru yürüyordum. Kim bilir belkide Furkanında dediği gibi sonuma doğru. İçeriye girdim. Bir badigar bana beletçilik ediyordu. Beni kumar hanenin arka tarfına götürüdü. Arka tarfda bir merdiven vardı ve bu merdiven aşağıya doğru ireliyordu. İkimizde aşağıya indik. Badigard beni buraya kadar getirip gitdi. Her taraf siyah ve gri renkdeydi. Sadece bir odaydı. Ama kocamandı. Çok büyükdü. Yani burayı bölmeye kalkışsan en az 2 oda çıkardı.hiç bir penceresi yoktdu. Sadece havalandırma bir de buraya geldiğim giriş kapısı vardı. Oda acayip kasvetliydi. Odada bir bar masası ve sandalyeleri ve bide bermen vardı. Ortada bir orta boyda masa vardı. Masa yuvarlakdı. Bu masada 6 sandalye vardı. Masa ve sandalyelerde siyahdı. Masanın üzerinde hiç bir şey yokdu. Her kes masada yerini almışdı. Bir tek benim sandalyem boşdu. Masa üyelerinden biri güler yüzle beni karşıladı.
"Hoş geldin masanın yeni üyesi . Buyur geç otur."sandalyemi işaret etdi. Adam 35 yaşlarında. Yüzü çok iyi traş edilmiş biriydi. Lafını ikiletmeden sandalyeme doğru yürüdüm ve oturdum. Sol tarafımda az evel beni güler yüzle karşılayan adam oturuyordu. Sağ tarafımda ise Furkan oturuyordu. Furkanın yanında 50 yaşlarında bir adam, yaşlı adamın yanında 45 yaşlarımda kel , uzaun boylu bir adam oda çok iyi traş olunmuşdu. Onunda yanında,benimse tam karşımda pişkin herif Mustafa oturuyordu. Böylece masada tam 6 kişiydik. Herkesin yüzü cidiydi. Kimseden ne ses çıkıyordu, ne de yüzlerinde bir ifade vardı. Pişkin herif bile gülümsemiyordu. İstemsizce yüzümü sağ tarafa Furkanın olduğu tarafa çevirdim. Beliki Furkan ona bakdığımı hiss etmişdiki oda aynı şekilde kafasını sol tarafa çevirip bana bakdı. İkimizde bir birimizin gözlerinin içine bakıyorduk.

Arkadaşlar lütfen beyenmeyi ve yorum yapmağı unutmayın. Sizin düşünceleriniz benim için önemli. Hepinize çok teşekür ederim. Eserimi okumağa vakit ayırdığınız için. Sizi çok seviyorum. ❤️

🃏🎲♠️