3. bölüm · Oyunbaz
3.Kumar masası
Sabah kalkıp üstümü deyişdirip aşağıya kahvaltı yapmamağa indim. Dün o pislik herif yüzünden pilanımı gerçekleşdirememişdim. Ama bu akşam mutlaka o kumar masasına oturmalıydım. Kahvaltı yaparken akşam yapacaklarımı düşünü yordum. Öyle yapmam gerekiyorki hile yaptığımı kimse anlamamalıydı. Yoksa benim beynimi uçururlar. Bu yüzden çok ama çok dikatli olmam gerekiyor. Ben bunları düşünürken masama bir adam oturdu hemde benden izinsiz. Bu duruma benim kaşlarım çatılmazmı tabi ki çatılır.
"Merhaba. Ben Furkan, Furkan Yıldırım."elini tanışmak için uzatdı. Bense onun elini tutmadım ve masadan kalkmak için yeltendim.
"Dur. Gitme lütfen. Konuşalım. Beliki burda yenisin."durdum ve yerime oturdum. Ama ne söyliyeceyini merak etdiğim için. Ayrıca yeni olduğumu nerden anladı.
"Yeni olduğumuda nerden çıkardın?"
"Yeni olmasan dün bir kadına saldırdıkdan böyle şeylerde burda pek hoş karşılanmadığını anlar ve o kadına saldırmazdın."
"Nasıl yani? Ayrıca sen dün..."tam o ana hatırladım bu adam dün beni durduran adamdı.
"Evet ben dün seni durduran adamım."
"Tamam. Ne istiyorsun?"kolarımı göğsümde birleşdirdim.
"Bak böyle haraketler burda pek hoş karşılanmaz. Bu yüzden haraketlerine dikat etmelisin."
"Bunları bana niye söylüyorsun?"
"Çünki iyiliğini istiyorum."
"Neden?"
"İyi birine benziyorsun safsın. Burdaki insanlar gibi değilsin. İnana bana ben o kadar çok yüzler gördüm ki hayatımda,ama sen onlar gibi deyilsin."
"Ve bende sana inanıcam öylemi?!"alayla gülümsedim.
"İnanacaksında, güveneceksinde. Sen dün kadına saldırıp gitdikden sonra ne oldu sanıyorsun?!"
"Ne oldu ki?!"kaşlaeımı çatdım. Ne olmuş ola bilirdiki?! En fazla kadın dava açmak istemişdir o kadar.
"Nemi oldu. Kadın seni öldüreceğini söyledi. Yetmedi barmen kırdığın şişenin parasını istedi, o da yetmedi rstorant sahibi bütün müşterileri rahatsız etdiğin için para ödemen gerekdiğini söyledi."
Ne ? Nasıl yani? Gerçekmi bunlar? Bir lalga için bu yayagaraya deyermi yani?!
"Yalan söylüyorsun. Nerde hani bana bir şey olmadı ya da gelmedi."
"Olmadı çünki kadına 10.000 dolar verdim . Hiç bir şey yapmaması için. Gelmedi çünki restorantın ve barmenin zararınıda ben karşıladım. "
Duraksadım. Doğru ola bilirmiydi gerçekden?!
"Tamam diğelim ki bunlar doğru. Şimdi paranım istiyorsun benden?"
"Hayır. Bak sen beni yalnış anlıyorsun. Ben diyorum ki böyle şeylerden uzak dur. Yoksa seni burda yaşatmazlar. Daha yenisin buraları tanımıyorsun. Ayrıca kumarhanelerden de uzak dur. Seni orda hiç yaşatmazlar."
"Sen benim kumanr.... Sendin o. Dün gece kumarhanede çarpışdığım adam sendin."
"Evet bendim. O yüzden diyorum öyle yerlerden uzak dur."
Adam ayağa kalkdı ve bana cebinden bir kart çıkarıp uzatdı.
"Al bunu. Ne zaman yardıma ihtiyacın olsa ara beni."
"Neden bunu yapıyım? Ne den sana güveniyim? Bir saflık ve iyilikle alakalı olduğunu söyleme sakın."
"Çünki yalnız başınasın. Çok sevdiğim bir söz vardır . Diyorki, insanlar inandıkları için güvemezler, sırtlarını dayayacakları kimse olmadıkları için güvenirler. O yüzden bana güvenmekden başka çaren yok."kartı masaya tabağımın yanına bırakıp gitdi. Bense bırakdığı karta öylece baka kaldım.
♠️
Artık akşamdı. Üzerimi deyişdirip dün ki kumarhaneye gitdim. Yine kumar hane tıklım tıklımdı. Bu cüma günüydü. Ve benim 2 günüm vardı o masaya oturmama. Napıp edip bir younu bulmalıydım. Yoksa intikamımı alamazdım. Artık oynama zamanı gelmişdi. Bir masaya oturdum bu masa 8 kişilik bir masaydı. Daha henüz dolmamışdı masa. Masada bir kel tahmini 45 yaşlarında bir adam, onu yanında 50 yaşlarında boyu kısa bir adam, onun tam karşısında sarışın bir kadın, onunda yanında 30 yaşlarında bir erkek oturuyordu. Bense sarışın kadının solunda oturuyordum. Oyunun başlaması için 3 kişi daha gerekiyordu. Bu dur biri daha geldi. 25-26 yaşlarında bir adam oturdu masaya. Kaldı 2 kişi. Biri daha geldi ve tam karşımda oturdu. Dur bir dakik bu dün akşam bana onunla gece geçirmemi teklif eden adam değilmi. Evet oydu. Allah kahretsin kurtuluş yokmu bu adamdan. Bide pişkin pişkin yüzüme bakıp sırıtıyor. Ben daha onun şokunu kaldıramamışken birde baksım ki sol tarafıma bu gün bana restoranta akıl veren adam oturdu. Neydi bunu adı he Furkan, Furkan Yıldırım. Oda bana üzgün ve sanki "ben sana demedimi böyle yerlerden uzakdur "der gibi bakıyordu. Şimdi masa tamamdı oyuna başladık.
🃏
Oyun başlayalı 1 saat olmuşdu bile. Oyuna bakılırsa sarışın kadın çekilmişdi. Sanırım artıkmparası kalmamışdı. Ondan sonra kısa amacada çekildi. Geriye 6 kişi kalmışdık. Pişkin adam çok iyi oynuyordu. Tabi Furkanda çok iyi oynuyordu. Bense oynamıyor direk hille yapıyodum. Hile yaparak artık 10.000 dolar kazanmışdım. Hedefim burdakı paraları almak deyil. Hedefim bu masada oturan kişileri etkileyip o masada oturmakdı. Ama kimdi o masada oturan? Oyun oynadıkça etrafada bakınıyordum. Belki diğer masaladaydı o masada oturan adamlar . Ama tanımıyodum ki kimin oturduğunu belki de konuşdurmam gerekiyordu onları. Evet konuşdurmak ancak öyle bu meseleni öğrene bilirdim.
"Bu gün ben kazanacağı gibi görünüyor."
25 yaşlarında adam konuşdu.
"Bence bundan bu kadar çok emin olmayın daha oyun bitmedi. "
"Doğru bitmedi ama şimdiden bumasadıkılardan çoğunun kazadığından daha fazla kazandım bile. Buna ne diyorsunuz.?"
25 yaşındakı adam alayla gülümsedi ve kolundaki saate işaret parmağıyla vurdu.
"Zaman diyorum hanım efendi. Zaman. Zaman her şeyi gösterecek."
"Öyle olsun bakalım."
Anaşılan bu adamdan çok zorlarsam laf ala bilrdim. Bu harika.
Pişkin adam lafa daldı.
"Bu arada hanım efendi bize ismini bahş etmedi. Burda oynanayn her kes her kesi tanır. Örneğin Murat abi gösterdiği kişi keltoş adamdı, sonra Alirıza abi bu dafaki kısa adamdı, sonra Funda hanım sarışın bayandı, Meriç gösderdiği az evel benimle kouşan adamdı, Duman buda 30 yaşlarındaki adamdı, Furkan onu zaten tanıyordum ve tabiki ben. Benimde adım Mustafa , Mustafa Karadağ. Ama sizin isminiz bilnmiyor. Rica edsek adınızı bahş edermisiniz hanım efendi. Madem kazanacaksınız bari kimin tarafından yenildiğimizi öğrenelim dimi?!"
Var ya şeytan diyor çık masaya adamın yanına uç çak bir yumruk. Ama böyle ortamda bu pek yapabileceğim bir şey değildi. Yani adımı söylemeğe mecburdum. Zorla gülümsedim.
"Adım Nazlı. "
Bu kadar başka bir şey söylemeyyecekdim her halde. Ne bu evlilik purogramındayızmı bide karşı cinsde aradığım kriterleri söyliyim tam olsun.
Hepsi menun bir şekilde kafa işareti yapdı.
Beliki pişkin herifde memnun kalmışdı. Pişkin herif.
Oyun tüm hızıyla devam ederken Furkan kimse fark etmeden hafif bana yaklaşarak kulamğıma fısıldadı.
"Sana böyle yerlerden uzak durmanı söylemişdin. Niye beni dinlemiyorsun ki?!"
"Bu seni hiç ilgilendirmez. Şimdi izninle oynu oynuyorum." Kimse bana ne yapacağımı söyleyemez. Heleki 2 gündür tanıdığım biri hiç.
🎲
Ve işte bu kazanan ben tam 500.000 dolar kazandım. İnanmıyorum hiyleyle kazandım ya helal bana. Parayı alıp çıkdım. O sırada gözüm 25 yaşlarımda ki adamı geziyordu. Bu bilgiyi ondan almam lazımdı. Ve gördüm ordaydı arabasına biniyordu. Yanına gitdim.
"Noldu hani her şeyi zaman göstericekdi Meriç bey."
Güldü. "Gösterdi zaten. Sen kazandın."
Bende zoraki gülümsedim. Adam bana elini uzatdı.
"Tebrik ederim."
Bende elimi uzatım.
"Teşekür edrim. "
Sonra adam arabasına binmek isterken artık sorumu sordum.
"Aslında benim daha büyük hedeflerim var. Mesala şu malum masaya oturmak gibi ."
Duraksadı yüzünün gülümsemesi silindi ve cidileşdi.
"Bu istediyin çok büyük bir şey. Ayrıca tehlikelide."
"Neden?"
"O masaya oturanlar itatet etmek zorundadır. Yokasa ölürler."
"Bu kolay. İtata ederim bende."
"Bu düşündüğün gibi bir şey değil."
"Nasıl bir şey peki?"
Derin bir nefes verdi.
"Nasıl bir şey.... Bak yani emiri veren sana git anenin kelesinin getir dese bile gidip getirmelisin. Ya da çocuğunu öldür dese bile öldürmelisin. Yoksa ne aileni ne de seni yaşatırlar. Anladımı şimdi."
Kanım dondu resmen. Böyle vahşilikmi olur.
"Anladım . O zaman o masada oturan her kes kafayı yemiş. Peki sen o masada oturu yormusun?"
"Daha onu yapacak kadar kafayı yemedim. "
"Peki içieridekilerden. Az evel bizimle oynayan arkadaşlardan oturan varmı o masada?"
Duraksadı. Anlamışmıydı laf almak istediyimi. Düzelt Nazlı düzelt.
"Oturmak istediğimden deyil öylesime marakdan soruyorum. Yani böyle bir deliliği kim yaopar ki?!"
"Zaten bu deliliği yaopan çok kişi yok. Sadece 5 kişi oturuyor masada. İçeridekilerden de 2 kişi masada oturanlardandı."
Demeki fark etmeden 2 siyle birden bir araya geldim .
"Hangileriydi? Allah aşkına bu salaklığı yapan o iki kişi kim?"
Hadi bana onların ismini ver ki. O masaya oturmanın bir yolunu buluyim. Hadi.
"Mustafa Karadağ ve Furkan Yıldırım. İkiside o masanın üyesi. Mustafaya parmak kesen diye tanırlar. Furkanıda acımasız diye. Bu onların lakabları. "
Yani o pişkin adamla, o bana akıl veren adamı masanın üyesi.
"Tam bir salaklar. Böyle bir şeyi kim seçer ki?! Neyise senide tutdum. İyi geceler. Tanışdığıma memnun oldum."
"Bende . İyi geceler."arabasına binip gitdi. Şimdi ne yapacakdım? Bu masaya oturmanın tek yolu bu adamlardan geçiyordu. Birden bu gün restoranda Furkanın bana kartını verdiğini hatırladım. Ona inanmasamda burda tanıdığım kimse olmadığı için onun kartını almışdım ve buraya gelirkende cebime atmışdım. Kartı cebimde aramağa başladım. Kartı bulup cebimden çıkardım. Kartın üstünde adı ve numarası vardı. Tek çıkş yolum Furkandı. O pişkin herifden yardım isteyemezdim. İstesem kesin "gel benim koynuma gir sonra seni o masaya oturtayım" derdi her halde. Düşüncesi bile yüzümü buruşturmaya yetdi. Yok kalsın istemem. En iyiysi Furkandan yardım istemkdi. Ama bu zaor olucakdı. Çünki o beni bu işlerden uzak tutmak istiyor. Ama ne yapıp edip onu yola getirecekdim. Yoksa o masaya oturmam hayal olurdu. O masaya oturamazsam da intikamım alamazdım. Yani bütün yolar Furkandan geçiyordu.
