1. bölüm · ORİGAMİ SANATÇISI l:KATLANAN ZİHİNLER

BÖLÜM 1 - İLK KAT

Herkese Merhaba

(Katil)

İnsanlar öldürmenin zor olduğunu sanır. Yanılıyorlar. Zor olan karar vermektir. Geri kalanı sadece uygulamadır.

Gece İstanbul’un üzerine ağır ağır çökerken sokak lambaları sarı birer leke gibi titriyordu. Yağmur yağmamıştı ama hava ıslak kokuyordu. Asfalt, gün boyu bastırılmış öfkeyi saklıyor gibiydi.

Onu ilk gördüğümde koşmuyordu. Kurbanlar genelde koşar. Bu yürüyordu.

Ellerini montunun cebine sokmuş, başı hafif öne eğik, kendi düşüncelerine gömülmüş halde ilerliyordu. İnsanlar yalnız yürürken savunmasızdır. Düşünürler. Pişman olurlar. Plan yaparlar. Ama arkalarına bakmazlar.

Ben baktım.

Adımlarımı onun adımlarına göre ayarladım. Ne çok yakın ne çok uzak. Bir gölge gibi. İnsan gölgesini fark etmez, çünkü ışığa bakar.

Sokak daraldı. Tam da istediğim gibi.

Bir an durdu. Telefonunu çıkardı. Ekranın ışığı yüzünü aydınlattı. Yüzündeki ifade sinirliydi. Kısa bir mesaj yazdı. Sildi. Tekrar yazdı. İnsanlar son mesajlarını genelde öfkeyle yazar.

Yanına vardığımda hâlâ fark etmemişti.

“Affetmek zor,” dedim.

İrkilerek arkasını döndü. Gözleri bir anlığına büyüdü ama hemen toparladı. İnsanların en sevdiğim yanı budur. Tehlikeyi inkâr ederler.

“Tanıyor muyum sizi?” dedi.

Gülümsedim. “Hayır.”

Ve o anda karar uygulamaya dönüştü.

Çığlık atmasına fırsat vermedim. Çoğu film yalan söyler; insanlar sandığınız kadar uzun süre bağırmaz. Nefes kesildiğinde ses de kesilir.

Gözleri bana kilitlendi.Saniyeler içinde yere yığıldı. İnsan ölürken birine bakmak ister bir şeye tutunmak için. Ben tutunacak bir şey değildim.

Yere düştüğünde hava hâlâ ıslak kokuyordu. Sokak yine sessizdi. İstanbul bazı geceler hiçbir şeye tanıklık etmez.

Dizlerimin üzerine çöktüm. Cebimden kırmızı kâğıdı çıkardım.

Kırmızı önemliydi. Kanı taklit etmezdi. Kanı tamamlardı.Uyum önemli çünkü ben bir sanatçıyım.

Parmak uçlarımla ilk katı yaptım. Kâğıt çıtırdadı. O sesi seviyorum. Düzenin sesi. Kaosun ortasında kurulan küçük bir sistem.

Bir üçgen. Sonra bir kıvrım. Sonra bir kanat.

Origami bir sabır işidir. Sabır ise kontrol demektir.

Kuğu ortaya çıktığında yüzü ona dönüktü. Gözleri açıktı. İnsanlar ölümden sonra bile bakmaya devam eder.

Kuğuyu göğsünün üzerine bıraktım. Sanat eserinin imzası olur.

Ayağa kalktım. Etrafı kontrol ettim. Kamera yoktu. Tanık yoktu. Panik yoktu. Sadece bir eksik vardı şehirde artık.

Ellerime baktım. Titremiyordu. İnsan ilk seferinde titrer derler. Bu benim ilk seferim değildi.

Sokaktan çıkarken cebimdeki kalan kırmızı kâğıtlara dokundum. Her biri katlanmayı bekliyordu. Her biri bir kararı.

Bu bir öfke değildi. Bu bir temizlikti. Ve temizlik sessiz yapılır.

Köşeyi döndüğümde arkamda sadece bir beden ve origami kaldı.

Yarın gazeteler bir isim bulacak. Bir canavar yaratacaklar. Ama henüz bilmiyorlar.

Ben canavar değilim. Ben bir sanatçıyım. Ve bu daha ilk kat.