37. bölüm · ÖLÜMÜN ÖTEKİ YÜZÜ

TEK YÜZLÜ İFADELER

Elif Eylül Özmen

Ela ve ben hastaneye gittiğimizde ilk müdahaleyi yapıp işlemlerimizi halletmiştik. Ela benden biraz daha kötü olduğu için en az bir iki gün hastanede yatması gerekiyordu. Ama o konuşabileceğini ve ifade vermek istediğini söylemişti. Şimdi ise karakoldayık.

Bir anda her şey o kadar hızlı gelişmişti ki ne ara karakola geldik ne ara ifade alınmaya başlandı ve şu anda Elanın ifadesi alınıyor hiç fark edememiştim . Ancak anlama yetim bir süre önce geri gelmişti ve sorguyu canlı bir şekilde izlemek ve dinlemek için can atıyordum.

Elanın olduğu sorgu odasının karşısındaki izleme odasına yöneldim. İçeride tam da tahmin ettiğim gibi bizim ekip ve Volkan vardı. Her şeyin bitmesinin ve gerçekleri öğreneceğimin heyecanı ile hemen Volkanın yanına geçerek Elayı izlemeye başladım. Oldukça sakin duruyordu ama gözlerindeki vazgeçmişlik her şeyi açıklıyordu.

İyice dikkat kesildiğimde Elanın yanındaki Polis sorguya başladı.

"En başından başlayalım Fatih Akça ile olan bağlantın ne ? Onu nereden tanıyorsun?" Polisin sesi oldukça otoriter ve netti.

Ela gözlerini bizim arkasında bulunduğumuz cama dikti sanki bizim orada olduğumuzu biliyormuş gibi . Tabii ki biliyordu.

Derin bir nefesten sonra Ela en başından anlatmaya başladı.

"Çocukken daha neredeyse 5-6 yaşlarında iken Seda yani annem ve Fatih benim davranışlarımda gariplik olduğundan şüphelenerek beni bir pedegoga götürmeye karar vermişler. O zaman neyi garip bulduklarını tam hatırlamıyorum. Bu pedegog biraz inceleme yapmak için haftada üç gün gelmemizi istemiş. Tabii o sıralar Fatih Akça İstanbul sınırları içerisindeki en büyük anlaşmayı imzalamak için hazırlık yapıyormuş. "

Biraz duraksadı bundan sonrası onun zorlayacakmış gibi duruyordu çünkü duruşu eğrileşmiş gözleri kanlanmıştı.

"Bu anlaşma sonunda Ada ve ben çok iyi imkanlarda eğitim görecekmişiz. Lakin Fatih benim adımın deli diye çıkacağını ve basında itibarlarının bozulacağını anneme o kadar inandırmış ki… İkisi de benim bir kaç ay yatılı bir tedavi ile düzelmem için hastaneye yatmama karar vermiş. Annem benim tedavi olduğumu sanarken Fatih birde benimle uğraşmamak için beni bir yetimhaneye vermiş . Böylece hem itibarı bozulmayacak hem Ada sayesinde övgülere layık görülecek hem de bizi yok etme planı daha kolay işleyecekmiş."

Karşısındaki Polis ona önündeki sulardan uzatırken konuştu .

"Biraz ara verelim istersen?"

"Yok devam edelim."

diyen Ela suyunu ufak ufak yudumlarken dediği gibi anlatmaya devam etti.

"Öyle böyle derken birkaç ay çabuk geçmiş. Tabii ki de bu sırada Fatih boş durmayıp o anlaşmayı imzalamış ve dedikleri gibi eğitim uygulamışlar . Ve Fatih yükselişe geçmiş . Ancak artık annem karşısında başka bir bahane bulamayınca mecburen Tedavinin bittiğini söyleyip beni yetimhaneden almak zorunda kalmış. Lakin hiç beklenmeyen bir şey bu sefer de annem tarafından gerçekleşmiş. Fatih, annem ve Tarık'ın bir tane mektubunu yakalayınca annem Ada çok iyi şartlarda olduğu için ve Fatih ondan vazgeçemeyeceği için beni kurtarmak adına tekrar yetimhaneye vermiş. O yetimhanede birkaç yıl boyunca kaldım öğrendiğime göre birkaç aile beni evlat edinmek istemiş ama Tarık ve annem bunu engel olmuşlar."

Ela'nın dedikleriyle nefesim kesilmişti ben bile Sadece dinlemeyle böyle oluyorsam o yaşarken nasıl hissetmişti? Iki kere yetimhaneye verilmişti hem de amacı Ela'yı kurtarmak olmasına rağmen hiç de kurtulmamıştı. Ela bunları oldukça düz bir şekilde anlatıyordu ama ben bile etkilenmiştim. Tam o anda Volkan bana destek vermek istercesine elini belime atınca daha iyi hissettim ve ana odaklanmaya çalıştım.

"Ne yapıp edip bu mektubun yalan olduğunu sahte olduğunu Fatih'e inandırmışlar yani öyle sanmışlar .Fatih bu işin peşini bırakmamış ve birkaç ayda bu sırrı aralamış. Lakin kimseye söylemeden planının en ince ayrıntılarını kurmaya başlamış . Önceden şüpheleri olduğu için de buna İnanması zor olmamış. Tam 8 yaşında artık yetimhaneden evime geçtiğimde Ada Beni sadece arkadaş olarak tanıyordu. Çünkü yetimhanedeyken sürekli onlara gidip gelsem bile beni arkadaş olarak tanıtmışlardı. Her ne kadar ikizim olsa birbirimize benzesek de çocuk aklı anlamamış. Arkadaş olsam da yanında olduğum için oldukça yakındık yine de bu yakınlık bir yıl sürdü 9 yaşında beni gizlemek ve basına yakalanmamak adına iki taraflı bir anlaşma yaptılar .Hem annemin hem Fatih'in yararına olacaktı. Tarık amcaya gönderdiler biz tam 18 yaşına gelene kadar Ada ile ayrı yaşamak zorunda kaldım. Daha 18 yaşına giremeden annemin ölüm haberini aldım. Zaten onsuz 9 yıl yaşamıştım arada görsem bile onunla sürekli yaşayan Adaydı bu yüzden benim yıkımım daha büyük oldu. Üstüne üstlük ölümü normal bir ölüm değildi. Cinayet olması da benim etkilenmemin en büyük nedenlerinden sadece biriydi .Onunla daha tam olarak bir şeyler yaşayamamışken gitmesi beni büyük bir depresyona soktu. Tam depresyonun en diplerindeyken Fatih geldi. Ben ne yaptığımı bilmiyordum Fatih de benim ne halde olduğumu bilen en iyi kişiydi. O gün saatlerce ağladım ve Fatih bana o cümleyi kurdu :
"Senin annenin katili Ada. "

O anda inanmak istemesem bile bana birkaç fotoğraf ve video gösterdi ve ben zaten o depresif halimle buna sebepsizce inandım. Meğersem o benim yediğim yemeklere sakinleştirici katıp onun her dediğini yapmamı sağlıyormuş. Böylece zihnim uyuşuk olduğu için düzgün düşünüp asıl katili bulamıyormuşum."

Bundan sonrasını bildiğim için yüzümde gereksiz ama buruk bir gülümsemeyle dinlemeye başladım. Keşke şu anda Fatih de burada olsaydı ve onun da yüz ifadesini görebilseydim .

"Ben de bunu her şey bitmeden birkaç hafta önce öğrendim ve onun verdiği yemekleri yemeyi kesmiştim. Evde yemekleri yiyormuş gibi yaptım ama başka yerlerde yedim. Gerçeği öğrenmem oldukça geç olmuştu. Aslında annemin katili ne Ada ne ben ne de uzaklardan biriydi.

Aslında annemin katili Fatih'miş…

Annemi öldürme sebebi ise asıl babamızın Tarık olması. Yani annemin Fatih'i aldatması . Dediğim gibi bunları birkaç hafta önce öğrendim .Fatih benim herkese katil olduğumu o kadar inandırmıştı ki bir ara ben de katil olduğunu düşünmüştüm. Her yere cesetler bırakıyordu ve herkes şüphesiz benim öldürdüğümü düşündü ben de dahil. Oysa ki tek yaptığım adamları dövmekti . Meğersem Fatih adamları benim dövmemi sağlayıp en sonunda sonra işi kendisi halledip onları öldürüyormuş. Böylece o adamları benim öldürdüğümü düşünmemi istiyormuş. Durum böyle olunca psikolojimi içten altüst ederken ben bunu fark edemeyip kendimi bir katil olarak gördüm. O yüzden saklandım. O yüzden kaçtım bu baskılara maruz kaldım. "

Bunları dedikten sonra derin bir sessizlik oldu devamını biliyordum ama yine de nasıl bir şekilde anlatacağını merak ediyordum.

"Fatih hakkında şüphelerim hep vardı ama o kadar inanmıştım ki sorgulamadım, sorgulayamadım. Ancak bir hafta önce Ada ile iletişime geçene kadar . İkimiz de uzun bir süre konuştuk ve plan yaptık. Bu görevde katili bulma sorumluluğu tamamen Ada'ya ait olduğu için en ufak bir pürüz çıkmaması adına günlerce ihtimalleri konuştuk . Fatih yakalanana kadar rol yaptım. En sonunda bana yaptığı ihanet yüzünden kendimi tutamadım. Planın sonuna kadar benim kendimi tutamamam ve vurulmamız dışında hiç bir sorun yoktu ve şimdi de buradayız . Anlatacaklarım bu kadar memur bey."