35. bölüm · ÖLÜMÜN ÖTEKİ YÜZÜ
ACI YÜZLEŞME
1 gün sonra
Telefonuma gelen videonun gerçekliği araştırılmış ve gerçek olmadığı videoyla oynandığı kanıtlanmıştı. Her şeyin arasında bir de bu videoyla uğramadığım için çok mutluydum. Kafam biraz olsun sakinleşmişti. Artık anneme üzülmüyordum. Olayların nedenine bakacaktım. Tek derdim katildi. Koltukta oturmuş sadece etrafı izlerken odağımı ekranı aydınlanan telefonum bozdu. Babam arıyordu biraz şaşırsam da bu kısa sürdü. Babam beni öyle kolay kolay aramazdı. Telefonu açıp kulağıma yasladım .
"Alo ,baba?"
Bir nefes sesi geldi karşıdan sonrasında adeta zoraki bir ses duyuldu.
"Ada duyduğuma göre dün biraz fenalaşmışsın bir yerde buluşup konuşmak ister misin?"
Şu anda kimsenin yüzüne bakmak ve konuşmak istemiyordum. Ama babam zaten annemin durumundan dolayı kötü şeyler yaşadığı için kıramadım .
" Tamam olur. Ne zaman ve nerede buluşacağız?"
" Ben sana konum atarım bir saat sonra oraya gelirsin. "
" Tamam olur görüşürüz."
Konuşma bitince telefonu yatağa bırakarak ayağa kalktım. İleri geri volta atarken saate baktım. 21.00 biraz geçti ama sorun değildi. Her ne olursa olsun önlemimi alacaktım.
Bir beş dakika sonra babamdan bir konum geldi. Hemen ekiptekilerin olduğu gruba atarken bir açıklama yazdım. "İki-üç saat sonra benden haber alamazsanız buraya gelin." Açıklama sadece buydu . Babamın F olma ihtimali içindi bu yaptığım.
Hemen üstüme rahat bir şeyler geçirirken konuma baktım 45 dakikaydı şimdi yola çıksam ancak yetişirdim.
1 saat sonra
22.00
Ormanlık alanda ağaçların gizlediği o mekanla bakışıyordum . Siyah yapıyı çevreleyen korumalar o kadar fazlaydı ki neredeyse giriş kapısı belli olmuyordu. Ve aydınlatmalar de bir o kadar yetersizdi.Buraya tek girmek salaklıktı. Ve şu anda burada olduğumdan haberleri olduğunu biliyordum . Lakin bizde boş değildik boynuma taktığım broş dinleme cihazı kulağımdaki küpe ise bir kulaklıktı. Bu küpe sayesinde ekiple iletişim kurabilecektim. Bizimde ufak planlarımız vardı. Artık başlama vaktimin geldiğini anlayınca arabadan inerek sözde mekana ilerledim.
Korumalar beni görünce içeri yönlendirdi. İçerisi dışının aksine oldukça aydınlıktı. Kırmızı ve altın eşyalarla uyum sağlanmıştı. Adeta kraliyet ailesinin bir mekanı gibiydi. Beni sol tarafta kalan bir odaya götürdüklerinde önde emin adımlarla yürüyordum lakin keskin bir acıyı kolumda hissedene kadar . Sağımdaki yapılı adama baktığımda kolumdan bir şırıngayı çıkarıyordu. Kafamı sert bir şekilde adama doğru vurunca seneleri ve hızla üzerime gelmeye başladı. Ne yaparsan yap kaçamazsın Ada şimdi olmaz dur…
Adama bir yumruk atınca bir kaç adım geri gitti ama vazgeçmeden tekrar üstüme yürüdü. Elini kaldırdığında hamle yapmasına engel olmak için kolunu tuttum. Ama bir anlık boşluğuma gelince karnıma yediğim tekme ile direkt yere serildim. Gözlerim artık kapanmak isterken tekrar bir tekme yemem ile yere yığıldım. Sadece acı ve karanlık …
Bir süre sonra
Başımı kaldırdığımda boynumdaki ağrı yüzünden daha yavaş hareket ettim. Ayak ve el bileklerimdeki keskin sızının sebebi kollarımdaki iplerdi. Karşımda ise tam tahmin ettiğim gibi Babam vardı şaşırdık mı kesinikle hayır. Artık finale beş kalmıştı bugün katilin kim olduğunu öğrenecektik.
Etrafta bir saat aradım ama hiç bir yerde yoktu ancak tahminime göre bir kaç dakika sonra her şey başlayacaktı. Birden kapının açılma sesini duyunca o yöne baktım. Katil yanımdayken hiç çıkarmadığı maskesiyle karşımda duruyordu . Yüzündeki ifade belli olmasa da gülümsediğini adım gibi biliyordum. Bana bir kaç adım daha yaklaşınca konuşmaya başladı hem de kendi sesiyle.
" Hem çok uzadı hem de ben acayip sıkıldım bugün ölüm günün olsun dedim. Çünkü bugün benim en sevdiğim gün . Başlayalım mi şekerim?"
Sesindeki alaylı tını beni gram etkilemezken sesini düşündüm. Yaptıklarına yakışmayacak bir sesi vardı hâla çocuk gibiydi ama yine de o kadınsı ses altta gizleniyordu.
Karşımda eğilen katile göz kırpmamla saniyesinde ışıklar gitti . Etraf zifiri karanlık olurken tek duyulabilen ses dışarıda patlayan silahların sesiydi . Bulunduğumuz odada da arbede sesleri yayılırken ışıklar geri geldi. Ve arkada acayip rahatsız edici bir piyano sesi odayı doldurdu. Kulaklarımı kapatmak istedim ama ellerim bağlıydı . Tam o anda bir el ateş sesi duydum daha ne olduğunu anlayamadan tekrar bir ateş sesi duyunca keskin bir sızı hissettim. O silahtan çıkan kurşunlardan biri bana biri de katile isabet etmişti. Kurşunun isabet ettiği yere bakınca kolumda bir yer olduğunu fark ettim zaten kurşun sıyırmıştı. Çok da önemli bir yara değildi ama katilinki ağır duruyordu acele etmeliydim.
Silahın asıl sahibine baktığımda babam ile karşılaştım. Bana ve katile anlamlandıramadığım bir şekilde nefretle bakıyordu. Cihangir babamı ensesinden tuttuğu gibi ayaklarımın ucuna fırlatırken Volkan da bileklerimdeki ipleri kesti.
Babamın elindeki silahı kenara itirip katile baktım. Gözlerinde hayal kırıklığı vardı ama neden?
Uzun bir süre ikisine de baktım ama gittikçe kan kaybediyorduk hızlı olmam lazımdı. Bir adım ileri atmıştım ki katil kendini tutamayarak babama yani Fatih'e doğru konuşmaya başlamıştı.
" Bana geldiğin ilk günü hatırlıyor musun ? Bana Ada ve kendimi yok etmek istediğim zamanda geldin tam da depresyonda olduğum zaman. En zayıf olduğum anlar."
Katil sesini yükselterek konuşmasına devam etti . Bende dahil herkes dikkat kesilmiş onları dinliyordu.
" Tamam dedim ne olacaksa olsun her şey bitsin. Her zaman sana güvenmemek için çok direndim ama güvendim lan! Ben sana güvendim! Kendime bile güvenmezken sana güvendim !Geldiğin günden sonra Ada'ya gittim onu öldürmek için ama o hatırlamıyordur bile."
Katil bana mı gelmişti yıllar önce gelmişti ve ben yine unutmuştum ah benim salak kafam acaba ne olmustu o gün?
"Peki Ada bana ne dedi biliyor musun? 'Beni şimdi vurabilirsin ama ölmem …' Bana zaten ölmüş bir kızı öldürtmeye çalıştın. Sen belki o gün gelmeseydin ya o gün değil bir gün sonra gelseydin şuanda bu durumda olmazdık. Ben katil olmazdım! Olmazdım lan hepsi senin saçma savaşın yüzünden oldu!"
Derin bir nefes aldı ve son sözlerini söyledi.
" Ada'ya de bana da F olarak mesajlar attığında ilk önce dedim ' olabilir mi?' sonra 'yok ya yapmaz' bu kadar da 'ileri gitmez' dedim . Her gün Ada'ya bir şey olacak mı diye onu izledim . Ama bravo beni güven konusunda bir kere daha yanılttınız."
Bu sözler beni gittikçe daha da şaşırtıyordu. Katilin maskesini açmak için can atıyordum ama yüzleşmelerini bölmemek için biraz daha sabrettim. Katilin sesi titriyordu gözleri de dolmuştu ama gözlerinden tek bir yaş akmamıştı . O sırada Fatih konuşmaya başladı.
"İkiniz de büyük bir günahın mesvesiyken sence size acır mıydım? Tam o gün sana geldim çünkü o gün ne dersem kabul edeceğini biliyordum . Gerçekleri bilmeyecek kadar masumdun bu hikayede en çok masumlar yara aldı. Senin yara alman ve kin tutman o yüzden bu kadar zor olmadı . Önce Seda sonra Tarık onların ölümü de benim planımdı sense sadece manipüle ettiğim o piyondun. Bu planı bir bir emek emek işlerken ikinizi de feda ettim. Ama sizin hayatınızı kurtarmak için değil kendi hayatımı kurtarmak için!"
Bu sözlerle kimseye bir şey olmadı ama o an sadece Ela ve ben bir bir parçaya bölünmüştük. Bir kahkaha sesi bizim bu acımızla dalga geçen o acımasız ruhun sesiydi.
