38. bölüm · ÖLÜMÜN ÖTEKİ YÜZÜ

MUTLULUĞA İLK ADIM

Elif Eylül Özmen

3 hafta önce

"Anlattığım gibi… Kaç yıldır boşu boşuna kandırıyormuş beni. Bende salak gibi inandım her şeyi mahvettim . Beni affet demeye yüzüm yok affetmesen haklısın ."
Gözlerinden birer birer dökülen yaşlar, aramızdan usulca akan zaman gibi yere düşüyordu . Göz yaşlarına dokunmak için elimi kaldırdım ama daha ileriye gitmedi aşağı düştü. Affetmeyecektim ama her şeyin düzelmesi için çabalayacaktım.

"Seni affedemem belki ama inanabilirim . Var mısın onun bize yaptığı gibi bir ihanete? Onu hapse tıktıracağız. "

Dediğimde aşağı bakan kafasını bana doğru çevirdi ve gözlerimi buldu.

"Peki ben… Ben bir katilim benim de cezamı çekmem lazım."
Kalbim bir anlığına durmuş gibi hissettim her şey zordu. Ben gerçekleri öğrenmek zor desem de asıl zor olan öğrendiğim gerçeklermiş . Bu bir kaç günde gayet iyi anlamıştım bunu . Cidden zordu .

"Belki anlattığın gibi bu da zihninin oyunudur . Hiç bir suç işledin mi hatırlıyor musun? Fatihin sana verdiği ilaçlar neydi?"

Ela uzun bir süre sanki bir şeyleri hatırlamak istiyormuş gibi düşündü. Konuşmaya başlayınca dikkat kesildim.

"Hayır sadece insanları dövdüm ama kimseyi öldürmedim. Ayrıca Fatih"in verdiği ilaçların adını tam bilmiyorum ama ketamin ve bazı güçlü antikolinerjik ilaçların dolu olduğu bir dolap görmüştüm. "

Zihnim Elanın bu dediklerini tarttı. Tıpta anestezik olarak veya farklı alanlarda kullanılan bazı maddeler delirantlar ve ağır halisülojenler görmeye sebep olabiliyordu. Bu ilaçlar da sadece bu amaçla beraber tıpkı bunların olması için kullanılabilirdi. Fatih bu ilaçları düzenli olarak beraber vererek Ela'nın halüsinasyon görmesini sağlamıştı. Yani zihni gerçeği ayırt edemediği için Ela tam olarak ne yaptığını bilmiyordu. Bunu araştıracaktım dediği gibi suç işlememiş de olabilirdi işlemiş de olabilirdi . En iyisi tedbiri elden bırakmamaktı.

"Tamam işte sen de söylüyorsun. Bu ilaçlar birçok ağır zihinsel karmaşıklıklara sebep olabilir .Fatih tutuklanırken sen de tedavi olmak için bir kliniğe gönderilirsin büyük ihtimalle. Şimdi ne yapmak istiyorsan bir an önce karar ver ona göre bir yol çizmemiz gerekiyor."

Ben uzunca bir süre düşüneceğini sanarken kararını daha önce vermiş gibi çabucak konuştu.

"Tamam her şeyden vazgeçiyorum hatta kendimden bile yeter ki Fatih'ten intikamımızı alalım hakkettiğini bulsun."

Kendinden vazgeçme diyemedim sadece sustum.

"Tamam öyle olsun başlıyoruz. İlk olarak bana bir video lazım bir haber gibi . Haberde anneme benzeyen bir kadının görüldüğü yazmalı ve Manşetlerde de Fatih'in adı geçmeli. Sen video hazırlayıp kanalı hackleyebilir misin?"

"Oldu bile devamında ne yapacağız ."

"İçeriden bilgi alabiliyorsa benim hakkımda olan her şeyden de haberdardır . O yüzden fenalaşmam lazım. Böylece içerideki haini de bulabiliriz. Bunun içinde bir iki saat önce ilaç içeceğim. Beni arayacak araması lazım . O kısımda sende . İşte artık planın son kısmına geldiğinizi ve o gün beni öldürmesi gerektiğini söyleyeceksin .

Biraz soluklandım ama istemsizce gözüm saate kaydı.
23.07

" Ee tabii hemen onaylayacaktır çünkü her şeyin bitmesini bizden çok isteyen bir tek kişi o var. Her şey başlamadan önce güvence olması adına Fatih'in korumalarına birkaç tane MİT'ten adam eklemiştim. Biz o salonda içeri geçtiğimizde dışarı adamlarımız saracak ve sessizce Fatih'in adamlarını yok edecek. Ondan sonrasında silah sesleri artacak ki Fatih çatışma olduğunu ,planın yolunda gittiğini düşünüp rahatlasın. Sonra da biz onu kıskıvrak yakalayacağız. Oldukça basit bir plan bence. Fatih'in koskoca mitin karşısında hiç şansı yok . Bunca ay nasıl bulamadık anlamıyorum."

O da başıyla onaylayınca detayları konuşmak için yeni bir kahve almaya mutfağa gittim. Plan kolaysa bile kusursuza yakın olmalıydı.

Günümüz

Volkan gerekli tutanakları ve ifadelerin dosyasını alıp dava konusunda konuşmaya gitmişti. Bu davaya bakacak olan savcı Volkan olacaktı. Fatih'in ifadesi de şimdi alınıyordu. Her şeyi bırakıp ülkeyi terk etmek istiyordum.

Biraz bunaldığım için Fatih'in ifadesini dinlemek yerine bahçeye çıkmıştım.Ve yanımda Cihangir' le, Çınar vardı.
Sağ tarafımda Cihangir sol tarafında Çınar oturuyordu.

Çınar yanağımdan makas olarak konuşmaya başladı.

" Sonunda bitti mi ? Ne günlerdi ama…"

Sanki geçirdiğimiz günler çok güzelmiş de özleyecekmiş gibi bahsetmesi ciddi miydi?

"Harbi sonunda bitti yeni görevler yolda."

Cihangir'in dediği ile her şey gözümün önünden geçti çok şey yaşamıştık cidden. Ama yine de o yaşadıklarımızın da bir sonu vardı. Davayı da güzel atlatırsak son olacaktı.

Fatih ,büyük ihtimalle annemi, Tarık'ı , bir milletvekilinin kızını ve birkaç masum insanı öldürdüğü için müebbet ceza yiyecekti ama Ela için kesin bir şey söylemem mümkün değildi. Onu da mahkeme karar versindi.
Ben önüme bakacaktım .

"Evet bitti rahat nefes alabilirsiniz. Ama o takım elbisenin parasının acısını daha çıkaramadım senden Cihangir!"

Cihangir bir kaşını kaldırıp bana baktı ve hemen cevap verdi .

"Konumuz ne sen ne diyorsun. Ayrıca hala onu unutmadın mı ?"

Tam konuşmak için ağzımı açtığımda Volkan'ın

"Aynı şekilde Çınar senin yüzünden üstüme bok bulaştığı için acısını çıkarmam gerekiyor daha çıkarmadım."

Demesiyle cevap veremedim .

Onlar kendi aralarında dalaşmaya başlayınca önüme döndüm. Aslında ne kadar çok yarım kalmış hayallerimiz, anılarımız vardı beraber. Biz birlikte olduğumuzda eğlendiğimiz zamanlara tutunmuştuk aslında . Şimdi ise bize saçma gelen, gereksiz , hiçbir işe yaramayacak olan şeyleri yapma zamanıydı. Çünkü önemli olan beraber zaman geçirmemizdi . Her şey bitmişti ve biz bunu hak etmiştik.

"Bu arada mahkeme 6 Temmuz Pazartesi günü saat 14.00'da."

Diyen Volkan'a döndü bakışlarım. Fatih'in ifadesi büyük ihtimalle bitmişti ve mahkeme gününe kadar nezarette kalacaktı. Ela'ya ne olacağını merak etsem de soramadım. Ama Volkan bakışlarımdan anlamış gibi cevap verdi.

"Ela da aynı şekilde mahkemeye kadar nezarette tutulacak."

Başımı usulca salladığımda önüme dönerek derin bir nefes aldım. Gerçekten her şey bitmişti sadece mahkeme vardı. Anlık rahatlamaya omuzlarım gevşedi şimdilik peşinden koşturmamız gereken bir görev yoktu .

O anda Çınar'ın heyecanlı sesiyle oraya döndüm.

"Ya şu anda hiç bir şey yokken dondurma falan yemeye mi gitsek? Biraz daha güneşin altında durursam eriyeceğim. "

Kimseden bir ses çıkmayınca ben atıldım öne.

"Olur bence ben gelirim."
Herkeste benim onaylamamı bekliyormuş gibi onaylayınca yola koyulduk.
Herkes neşeliydi bende dahil.

Cihangir bana dönerek kısık bir sesle konuştu

" Keyfine keyif ekleyeyim zaten söylemem gerekiyor. Tesisten Fatih'e yardım eden kişi bulunmuş Ekrem diye bir adam. Hakkında dava da açılmış durumda."

"Şu bizim altımızda çalışan gruptaki ekip üyesi miydi o?"

Kafasını salladığında aramızdaki hainin bu kadar çabuk bulunması beni ekstra mutlu etmişti . Bir sorun daha ortadan kalkmıştı.

Artık dondurmalarımızı huzurla yiyebilirdik. Kısa süre içinde bir dondurmacının önünde durduğumuzda hepimiz sırayla dondurmalarımızı aldık.

"Kırk yılın başı doğru bir fikir ortaya attığın için bravo Çınar. "

Diyen Kardelen ile hepimiz gülmeye başladık. Çınar'ın umrumda bile değildi .

"Ee tabii kızım ben bu günlerde böyle güzel fikirler üretmek için bu ekipteyim."

Gülümseyerek söylediği şeye hepimiz gülünce daha çok gülmeye başladı. Sonunda kötü hiç bir şey yaşamadan
biten bir günün sonuna gelmiştik . Umarım şom ağzım tutmaz da bir şeyler olmazdı.