Bölümler 3Şu an: ~2.Bölüm~
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Yarım saat sonra bir evin önünde durduk. Marcus arabadan inip önce kapımı açtı sonra bagajdan eşyaları aldı. Evin içine girdim. "Odam nerede?" dedim. "Beni takip et." deyip yürüme ye başladı. Onun peşinden gittim. Bir odanın önünde durdu "Burası." dedi. İçeri girdim. İçerisi tam sevdiğim gibiydi. Lacivert tonlarıydı, duvarlar su yeşiliydi, bir balkonu vardı deniz manzaralıydı. Sanki odamı kendim tasarlamış gibiydim. Marcus eşyalarımı içeri bıraktı "Bir şeye ihtiyacın olursa seslenmen yeterli." dedi. Olumlu anlamda kafamı salladım odadan çıkıp kapıyı kapattı.
Çok yorulduğum için yatağa yattım ve düşüncelere daldım. Ben ne yapacağım? Kimse hakkında bir şey bilmezken nasıl hayatıma devam edeceğim? Mimar değil miyim ben annem öyle demişti? Nerede çalışıyordum? Belki de yalan söylemiştir.
Bunları düşünürken bir anda uykuya daldım.
**
Adımı duymamla uyandım. Gözlerimi açtığımda Marcus elinde bir tepsiyle önümde duruyordu. Onu görmemle yataktan doğrulup oturur pozisyona geldim ve "Ne oldu?" dedim. "İlaç saatin geldi yemek yemen lazım gel." dedi ve balkona doğru yürümeye başladı. Onu takip ettim ayrıca beni düşünüyor olması içten içe hoşuma gitmişti. Balkona girdi içeride iki koltuk ve bir sehpa vardı. Koltuğa oturup tepsiyi sehpaya bıraktı bende koltuğa oturdum.
"Teşekkürler." dedim samimi ve tatlı bir gülüşle sonra devam ettim "Elinden ne geliyorsa yaptın gerçekten çok teşekkür ederim." dedim. O da bana güldü "Rica ederim, yapmam gerekeni yaptım sadece." dedi.
O gün anladım ki belki de gerçekten sevgilimdi. Bana aşırı düşünceliydi keşke her şeyi hatırlayabilsem. Eğer gerçekten sevgiliysek benim ona böyle davranmam onu üzüyor olabilirdi. Ve bunu söylemek biraz zor ama sanırım ona güveniyordum. Yada şimdilik öyle hissediyordum.
**
Sabah gözüme vuran güneş ışığı ile gözlerimi açtım. Yataktan doğruldum. Sabah olmuştu. Ayağa kalktım, lavaboya gidip yüzümü yıkadım. Üstüme bir şeyler giyip aşağı indim. İki katlı bir evdi, ben üst katındaki sağ odada kalıyordum. Aşağı indiğimde Marcus kahvaltıyı hazırlamak ile meşguldü. Yanına gidip "Günaydın." dedim. Dememle arkasına dönüp küçük bir tebessüm ederek "Günaydın uyuyan güzel." dedi. Bunu demesiyle içimi küçük tatlı bir his kapladı.
"Hadi gel kahvaltı hazır." dedi ve masaya oturdu. Bende oturdum. Birlikte hiç konuşmadan kahvaltı yaptık. Sessizlik beni korkutmuştu. Kahvaltımız bitti birlikte masayı topluyorduk ki ona bir soru yönelttim "Her şeyi nasıl hatırlayacağım. Artık bu durumdan sıkılmaya başladım." dedim. Masadaki şeyleri toplarken bir anda durdu ve bana baktı ve sonra "Bilmiyorum, ama elimden ne geliyorsa yapacağım. Bugün seni daha önce beraber gittiğimiz bir yere götüreceğim." dedi. Yüzümde istemsizce küçük bir tebessüm oluştu. Benim için uğraşması hoşuma gidiyordu, ama yanlış bir şey yapmaktan korkuyordum. Hafızam yerine gelmeden ona aşık olamazdım, bu bir yalan olabilirdi. Bir sürü ihtimal vardı. Of keşke hemen geri gelse hafızam, belki her şey daha kolay olurdu.
Beni götüreceği için odama çıkıp hazırlanmaya başladım. Üstümü giyindim ve saçımı taradım. Çok özenmek istemedim, zaten Marcus a sorduğumda oraya da aynı bu şekilde gitmiştim. Hazırlanıp aşağı indim.
İndiğimde Marcus beni merdivenin başında telefonuna bakarak bekliyordu. Benim geldiğimi görünce telefonu kapatıp cebine koydu, ıslık çaldı ve "Çok güzel olmuşsun uyuyan güzel. Tıpkı o gün ki gibi." dedi. Güldüm ve "Teşekkür ederim, sende öyle." dedim. Oda güldü ve sonra yürümeye başladı "Gel!" dedi. Arkasından yürüdüm, dışarı çıktığımızda araba kapının önünde bekliyordu. Arabaya doğru yürüdük, kapımı açtı bindim ve sonra o binip arabayı çalıştırdı.
Arabadan hiç konuşmadık, aklımda sadece nereye gideceğimiz ve bir şeyler hatırlayabilecek olup olmamamdı. Gerçekten her şeyi hatırlamak istiyordum, ama bir andan Marcus beni mutlu ediyordu ve her şeyin bir yalan olmasından korkuyordum.
Bölüm sonu...
Bölüm etkileşimi
