Ölüm Oyunu kitap kapağı

2. bölüm / 3

~1.Bölüm~

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 3Şu an: ~1.Bölüm~

Annem olan kadın birkaç saat sonra gitti adı Victoria'ymış. Benden nasıl biri olduğumdan bahsetti. Benim mimar olduğumu söyledi, yirmi altı yaşındaymışım ve onunla çok uzun zamandan beri görüşmüyormuşuz. Odada kimse yoktu sessizlik canımı yakıyordu oysaki annem yalnız yaşadığımı söylemişti. Arkadaşım falan yok muydu benim? Acaba annemin nasıl haberi oldu bu durumdan?

Kafamın içindeki düşünceler devam ediyordu ve zihnimdeki boşluk beni kahrediyordu. Bunları düşünürken bir anda kapı açıldı. Sağımda olan kapıya doğru baktım. İçeri kahverengi saçlı, ela gözlü ve esmer tenli bir adam girdi. Tanıdık gelmemişti, sanki hafızamı kaybetmesem bile hiç görmediğim biriydi.

Neyse belki doktordur sivil gelmiştir. Adam bana doğru yaklaştı elinde lilyum çiçeği vardı. Sonra bir anda aklımda bir anı canlandı . Birine en sevdiğim çiçeğin lilyum olduğunu söylüyordum ama yüzü tam gözükmüyordu. Adam yanıma gelip yanımdaki sandalyeye oturdu. Bana güler yüzle bakıyordu. Uyandığımdan beri niye herkes böyle bakıyor ki çok rahatsız edici. Böyle bakan kimsenin gülüşü kendi isteğiyle, gerçek bir gülüş gibi gelmiyordu.

Bana elinde olan çiçeği uzattı, aldım. Sorgulayan gözlerle "Sen kimsin?" dedim. O bu dediğime şaşırmadı. Niye şaşırmadı ki? Adam hala güler bir yüzle "Ben senin sevgilinim." dedi. Ne? Anlamadım cnm? Ne dedin? Duyduklarıma inanamamıştım gerçekten o benim sevgilim miydi? Peki annem neden bundan bahsetmedi hiç? Off zaten aklım karışıkken daha da karışmıştı. Şaşkınlıkla "Pardon? Anlamadım?" dedim. O hâlâ aynı gülümsemesindeydi bu beni sinir ediyordu.

Gülümseyerek "Hafızanı kaybettin hayatım beni hatırlamaman normal." dedi. Ciddi miydi şu an? İnanamıyordum. Şaşkınlıkla "Dalga mı geçiyorsun?" dedim. O hala aynı sinir bozucu gülüşle "Hayır tabii ki." dedi. Ben tam ağzımı açıyordum ki kapı açıldı. Odaya giren kişi doktordu. Bana ve yanımdaki sevgilim olduğunu idea eden adama gülümseyip selam verdi. "Evet, Vanessa hanım, nasıl hissediyorsunuz kendinizi?"

"Biraz başım ağrıyor ama iyiyim. Ne zaman çıkacağım hastaneden?" dedim yataktan biraz doğrulurken. Doktor elindeki dosyaya baktı sonra tekrar bana doğru bakarak "İki gün sonra çıkabilirsiniz." dedi. "Ne? İki gün tek başıma sıkılırım ben burada." dedim. Adam bana doğru dönüp "Ben senin yanında kalacağım." dedi aynı gülüşüyle. Niye bilmiyorum ama bu seferki gülüşü çok sıcak ve çok içten gelmişti. "Hayır! Bu asla olmaz seni tanımıyorum bile." dedim. Bu sözümle adamın yüzü düşmüştü. Ama ne yapayım? Belki gerçekten sevgilim ama hatırlamıyorum. Hatırlamadığım bir insana nasıl güvenebilirim?

Doktor bana ilaçlarımı verip gitti. Adama doğru yöneldim ve "Adın ne?" dedim. "Marcus" dedi. Of yine hiç tanıdık gelmiyordu. Sonra bir soru daha sordum "En sevdiğim çiçeğin lilyum olduğunu nereden biliyorsun?" dedim. Marcus "Bana hep kokusunu çok sevdiğini ve en sevdiğin çiçek olduğunu söylüyordun." dedi.

Aklımda canlanan anı da birine en sevdiğim olduğunu söylüyordum ama bu kişi o kişimi bilemiyordum. Kendimi biraz zorladım bir şeyler hatırlamak için yüzünü görmek için. Ama yoktu hiç bir şey yoktu. Gözümü kapattığımda sadece karanlık görüyordum.

Marcus onu hatırlamam için bana kendinden bahsetti. Aklımda en ufak bir şey bile canlanmamıştı. Bu duruma aşırı derecede sinir oluyordum.

Aradan iki gün geçmişti çıkış günüm gelmişti. Bu iki günde aklımda en ufak bir şey bile canlanmadı. Ama Marcus bana çok samimi bir şekilde davrandı. Hatırlamam için elinden geleni yaptı.

Çıkmak için eşyalarımın topladık ve hastaneden çıktık. Ona "Nerede kalacağım ben?" dedim. "Benim evde." dedi. Ne? Ona daha tamamen güvenmiyorken onunla nasıl kalabilirdim ki. Şaşkınlıkla "Ne?" dedim. O sakin bir şekilde çok normalmiş gibi "Hastaneden daha yeni çıktın başın dönebilir, bayılabilirsin her şey olabilir seni yalnız bırakamam." dedi. "Benim kendi evim yok mu? dedim. "Birkaç aydır benimle kalıyorsun. Şimdi oralar toz olmuştur hasta halinle uğraşma." dedi.

Niye bilmiyorum ama bu dediği bana gerçekmiş gibi geldi. O yüzden 'Tamam' dedim. O kadar doluydu ki beynim bunu düşünecek yer kalmamıştı bile. Dışarı çıktık 'İki dakika bekle arabayı getirip geliyorum' dedi ve gitti.
Birkaç dakika sonra siyah renkli bir arabayla geldi. Eşyalarımı alıp bagaja koydu bende arabaya bindim. Ve onun evine doğru gittik.
Belki de gerçekten sevgilimdi bana çok iyi davranıyordu. Of ne yapacağım?

Bölüm Sonu...

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

54okunma 6beğeni 2yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…