Bölümler 3Şu an: 1.Bölüm :İlk Tehdit
- 1 Giriş366 kelime
- 2 1.Bölüm :İlk Tehdit503 kelime · Okuduğun bölüm
- 3 2.Bölüm :Maskenin Ardındaki Gözler702 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Ben Lavin Karaca. Viyana Kolej'inde 11. sınıfım, hayatımda her şey çok sıradan ama aslında bir sene kadar önce çok enerjik, herkesle konuşan sosyal bir kızdım. Şimdiki halimle karşılaştırınca her şey çok sıradandı, önceden bela peşimi bırakmazdı, aslında o günleri özlüyordum. Şimdi ise tam zıt bir karakterdim asosyalim okulda sırama gidip okul bitene kadar uyuyordum.
Gene her zamanki gibi bir sabahtı. Okula herkesten önce giderdim , bunu tam neden yaptığımı bilmiyorum galiba geç gidersem onlarla konuşmak zorunda kalırım diye olabilir, bu yüzden evden erken çıktım annem her gördüğünde bana kızıyordu ve bugünde evden çıkarken anneme yakalanmıştım. söylediği azarlara göz devirip kendimi dışarı attığımda durağa çoktan geç kalmışım bile. Otobüsü kaçırmamak için akciğerlerim patlayacak gibi olana kadar koştum ve kapılar kapanmadan hemen önce içeri daldım.
Okulun bahçesine adım attığımda etraftaki uğultu zihnimi yormaya yetmişti. Doğruca kantine yöneldim. Etraftaki şakalaşan, bağıran kalabalığın sesini bastırmak için başımı öne eğip hızlıca bir simit aldım. İnsanların göz temasından kaçınarak sınıfa çıktım. Simidimi yerken gözlerim boşluğa takılı kalmıştı; yemeğim biter bitmez de bildiğimden şaşmayarak kollarımı sıranın üzerine katlayıp başımı gömdüm. Sığınabileceğim tek güvenli alan burasıydı.
"Lavin!"
Sırama vurulan sert bir kalem sesiyle yerimden sıçradım. Başımı aniden kaldırdığımda hocanın tam tepemde dikildiğini gördüm. Sınıftan birkaç fısıltı ve kıkırdama yükseldi.
"Uykunu alabildiysen toparlan artık," dedi hoca. "Dersi kesiyoruz. Tüm okul konferans salonuna iniyor, çabuk olun."
Bu hocayı hiç sevmiyordum tarih hocasıydı 9.sınıftan beri dersimize giriyordu ama hep bana ayrı bir sert, kötü davranıyordu.
Toparlanıp sınıftan çıktım ve kalabalığa karıştım. Yanımdan geçenlerin yürüttüğü tahminlere kulak kabartarak merdivenlerden aşağı indim. Konferans salonunun kapısı ardına kadar açıktı; içeri girenler buldukları boş koltuklara oturuyordu. Ben de orta sıralardan bir yere geçip oturdum. Birkaç dakika içinde bütün okul içeri doldu. Salondaki herkes birbirine sebebini sorarken sahnedeki mikrofon cızırtıyla açıldı. Müdür mikrofona yaklaştı ve konuşmaya başladı:
"Herkes yerine otursun ve sesini kessin. Buraya toplanmanızın çok önemli bir sebebi var."
Salondaki tüm fısıltılar bir anda kesildi. Herkes pürdikkat sahneye kilitlendi.
"Biliyorsunuz, havalar soğudu ve dönem ortasına geldik. Yönetim olarak bu yıl farklı bir karar aldık. Önümüzdeki hafta tüm okul olarak dağda üç günlük bir kış kampına gidiyoruz."
Salonda bir anda büyük bir uğultu koptu. Müdür elini kaldırarak salonu tekrar susturdu.
"Sessizlik! Katılım zorunlu değil ama gitmeyenler okulda ders işlemeye devam edecek. İzin formlarını sınıf öğretmenlerinizden alabilirsiniz. Otobüsler Cuma sabahı kalkıyor."
Müdür sahneden inerken salonda herkes heyecanla konuşmaya başladı. Ben ise oturduğum koltukta doğruldum. Geziye gitmeyecektim. Kararım netti fakat annemle babam duyarsa benim bu yaşım bir daha gelmeyeceğin söyleyip beni zorla göndereceklerdi, her ne olursa olsun o geziye gidip eğlenemezdim. Bunu hak etmiyordum.
Müdür konuşmasını bitirince hızlı adımlarla sınıfa gidip sıraya başımı koydum. Derslerin hepsi bittiğinde ise eve kadar yürüyordum. Bu çok eskiden beri yaptığım bir alışkanlıktı. Kulaklığımı takıp rastgele bir şarkı açıp yürümeye başladım. Eve yakın bir marketten atıştırmalık aldığım sırada cebimdeki telefon titredi. Ekranı açtığımda bilmediğim, yabancı bir numaradan gelen mesajı gördüm. Bildirime tıkladığımda kanım dondu:
Bilinmeyen Numara: "Kaçmak seni kurtarmaz Lavin. O geziye gideceksin. Her adımını izliyorum ve nereye saklanırsan saklan gözüm üzerinde olacak. Sakın gitmemeyi düşünme, yoksa sakladığın her şey ortaya çıkacak. Hem de senin ağzından..."
Bölüm etkileşimi
